close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 127. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Liyakta’a tarafen mine-lleżîne keferû ev yekbitehum feyenkalibû ḣâ-ibîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O, kafirlerin ileri gelenlerinden bir kısmını öldürmek, bir kısmını da baş aşağı edip ümitsiz bir hale getirerek döndürmek için yardım etti size.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ki bununla) İnkâr edenlerin (önde gelenlerinden) bir kısmını(n kökünü) kessin (helak etsin), ya da ‘umutları suya düşmüşler olarak onları tepesi aşağı getirsin de geri dönüp gitsinler’ (diye kâfirleri ve zalimleri hezimete uğratıverecektir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bir de Allah bu yardımı; gerçekleri örtbas edenlerin bir kısmının kafalarını sizin vasıtanızla kessin ve öylesine alçaltsın ki, ümitsizliğe kapılıp geri çekilsinler diye yaptı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah bu yardımı, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin liderlerinin, askerî erkanının kökünü kazısın veya onları perişan etsin de, ümitsiz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.
Ahmet Varol
swap_vert close
İnkar edenlerden bir tarafı kesmek yahut bozguna uğratıp eli boş bir halde geri dönmelerini sağlamak için (Allah yardım ulaştırır). [17]
17.Bu ayeti kerime bir önceki ayeti kerimenin son cümlesi ile bağlantılıdır. Yani bir önceki ayeti kerimenin son cümlesinde sözü edilen yardımın inkar edenlerden bir tarafı kesmek, yahut bozguna uğratıp eli boş dönmelerini sağlamak için olduğu anlaşılıyor. "Bir tarafı kesmek" ile kastedilen de onların savaş fırkalarından birinde bulunanların tümünün öldürülmesi veya esir edilmesi suretiyle tamamen etkisiz hale getirilmesidir. Bu durumda öteki fırkaların hareket imkanları daraltılmış olacağından bir şey elde edemeden geri dönmek zorunda kalacaklardır. Bazı tefsirlere göre ise burada "taraf" ile kâfirlerin ileri gelenleri kastedilmektedir. Çünkü "taraf" kelimesi değişik anlamlara gelmektedir ki, bu anlamlarından birisi de "ileri gelenler, başlar"dır. Bu anlama göre de, Yüce Allah ilahi yardımıyla küfür güçlerinin ileri gelenlerinin öldürülmelerini veya esir edilmelerini sağlayarak geri kalanlarını eli boş bir halde geri çevirir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
(Ki bununla) İnkâr edenlerin önde gelenlerinden bir kısmını kessin (helak etsin) ya da 'umutları suya düşmüşler olarak onları' tepesi aşağı getirsin de geri dönüp gitsinler.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Böylece Allah, o kâfir olanlardan bir kolu kessin veya perişan etsin de, geri kalanlar keder ve ziyan içinde dönüp gitmiş olsunlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Böylelikle Allah yardım eder ki;) o kâfirlerden bir kısmını kessin veya onları alçaltsın ve sonuçta onlar hüsrana uğramış olarak geri dönsünler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, kâfirlerden bir kısmının kökünü kessin veya onları perişan etsin de, arzularına ulaşamadan hayal kırıklığı içinde dönüp gitsinler.
Besim Atalay
swap_vert close
Kâfirlerin nicelerin öldürmek için, nicesini horlandırıp, umutsuz döndürmek için, size yardım etmişti
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Böylece (Allah) inkârcıların bir kısmını imha etsin (ya da onları etkisiz hale getirip bozguna uğratsın), diğerlerini de iyice alçaltarak ümitsizce geri dönmelerini sağlasın.
Mü’minlerin zaferiyle sonuçlanan Bedir gazvesinde, Müslümanlar 14 şehit verirken, başta Ebu Cehil olmak üzere müşriklerin ileri gelenlerinden yetmiş kişi hayatını kaybetmiş bir o kadarı da esir düşmüştür. Orduları bozguna uğrayan müşrikler bu savaşla çok büyük darbe yemiştir.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh kâfirleri münhezim ve kahr idecekdir, perîşan olacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
126,127. Allah bunu, ancak size müjde olsun ve böylece kalbleriniz yatışsın diye yapmıştır. İnkar edenlerin bir kısmını kesmek veya ümidsiz olarak geri dönecek şekilde bozguna uğratmak için gereken yardım, ancak Güçlü ve Hakim olan Allah katından olur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bir de Allah bunu, inkâr edenlerden bir kısmını helâk etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
(Allah bu yardımı) inkâr edenlerin bir kısmını helâk etmek veya onları ümitsiz olarak geri dönecek şekilde bozguna uğratmak için (yapmıştır).
Diyanet Vakfı
swap_vert close
127, 128. Allah, kâfirlerden bir kısmının kökünü kessin veya onları perişan etsin, böylece bozulmuş bir halde dönüp gitsinler -ki bu işte senin yapacağın bir şey yoktur- yahut (müslüman olsunlar da) tevbelerini kabul etsin, ya da (ısrar ederlerse) onlara azap etsin diye (Allah Bedir'de size yardım etti). Çünkü onlar zalimdirler.  
 127. âyette «bir kısmı» diye tercüme edilmiş olan «taraf» kelimesinin manalarından birkaçı, «eşraf, liderler, kumandanlar»dır. Nitekim burada söz konusu edilen Bedir savaşında müşriklerin birçok ileri gelenleri öldürülmüş veya esir alınmıştı.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Böylece inkarcıların bir kısmını imha eder veya onları etkisiz hale getirip bozguna uğratır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Allah bu yardımı) inkâr edenlerden bir kısmını kessin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler (diye yaptı).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ta ki o küfredenlerden bir kolu kessin veya perişan etsin de haib-ü hasir dönüb gitsinler
Emrah Demiryent
swap_vert close
126-127. Allah, sizi (zaferle) müjdelemek, kalplerinizi bununla ferahlatmak, inkâr edenlerin bir kısmını (ileri gelenlerini) öldürmek, diğerlerini de iyice alçaltarak ümitsizce geri dönmelerini sağlamak için size (melekleriyle) yardım etti. (Ancak unutulmamalıdır ki, meleklerin yardımı, Allah’ın sünnetinin cereyan etmesi için zahiri unsurlardır. Size yapılan bu) yardım, (hakiki manada,) ancak her işinde mutlak galip, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah tarafındandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bu yardım, Gerçeği yalanlayan nankörlerden bir kısmının imha edilmesi veya bozguna uğrayarak umutsuzca geri dönüp gitmeleri için yapıldı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Bir de Allah bu imdadı) küfredenlerden ileri gelenleri (n kafasını) kessin, yahud onları tepesi aşağı getirsin de (geri kalanlarda) emellerine kavuşamayan (bedbaht) lar olarak dönüb gitsinler diye (yapdı)
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Tâ ki inkâr edenlerden bir kısmını helâk etsin veya onları perîşan etsin de maksadlarına erişemeyen kimseler olarak dönüp gitsinler!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Bu yardım va’di) inkâr etmiş olanlardan (önde gelenlerinden) bir kısmını(n güç ve nüfuzunu) kesmek (onları yıkıma uğratmak) veya arzularına ulaşamadan hayal kırıklığı içinde dönüp gitmek içindi.*
(*) Bu âyette «bir kısmı» diye tercüme edilmiş olan «taraf» kelimesinin manalarından biri, «liderler, kumandanlar»dır. Nitekim burada söz konusu edilen Bedir savaşında müşriklerin birçok ileri gelenleri etkisiz hâle getirilmiş veya esir alınmıştı. (D. Vakfı Meal Açıklaması) فقطع الله يوم بدر طرفـاً من الكفـار، وقتل صناديدهم ورؤساءهم، (جامع البيان في تفسير القرآن) قال قطع الله يوم بدر طرفاً من الكفار، وقتل صناديدهم، ورءوسهم، (فتح القدير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Böylece Allah bir taraftan, gerçeği inkâr eden kâfirlerin güçlerini kırsın yahut onları aşağılık duruma düşürsün ve elleri boş olarak savaş sahasından gerisin geriye dönsünler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bir de Allah’ı tanımayanların bir kısmını öldürmek, yada onları bozguna uğratıp umutsuzca gerisin geriye döndürmek için yaptı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah kâfir olanlardan bir miktarını kessin veya [³] baş aşağı kılsın da nevmit olarak dönsünler diye size yardım etmiştir.
[3] (Ya) terdit için değil, tenvi içindir. Kimini helâk ve perişan, kimini hâk ile yeksan, kimini rüsvay, kimini münhezim kılsın.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah (yardımını) inkâr edenlerden bir kısmını kıyıma uğrasın veya (diğerleri de) rezil olup umutsuzca geri dönüp gitsinler diye (yapar).
Kadri Çelik
swap_vert close
(Bu ilahi yardım) Küfre sapanların kökünü kesmek veya ümitsizler olarak gerisin geriye dönecek şekilde hor kılmak içindi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah, inkâr edenlerden bir kısmını mahvetmek, diğerlerini de iyice alçaltarak ümitsizce geri dönmelerini sağlamak için size yardımını göndermiştir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnkâr etmiş olanlardan bir kolu kessin (ayırsın) veya onları sindirsin! Bozgunlara dönsünler!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Zaten Bedir savaşı, inkarcı kesimin gözünü korkutup içten çökertmek ve geriye boynu bükük dönmelerini sağlamak için yapılmıştır...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’ın size yardımı, sizi zafere ulaştırması; inkâr edenlerin bir kısmını yok etmek, diğerlerini perişan etmek, geri kalanların gerisin geriye kaçması içindir. Onlar öyle bir yenilgiye uğratılır ki bir daha savaşma mecalleri kalmaz. Bütün umutları yerle bir olur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Allah) kâfir olanlardan bir kısmının kenarını (kökünü) kessin veya onları perişan etsin de umutsuz olarak geri dönsünler diye (size yardım eder).
Mehmet Türk
swap_vert close
Zîrâ (Allah,) kâfirlerin bir kısmını helâk ederek veya perişan ederek (yaptığı bu yardımı) onlar umutsuz bir şekilde dönüp gitsinler (diye yaptı.)
Muhammed Esed
swap_vert close
[ve] O, hakikati inkara şartlanmış olanlardan bazısını [sizin vasıtanızla] mahvetsin, diğerlerini de öylesine alçaltsın ki ⁹⁵ ümitsizliğe kapılıp geri çekilsinler diye [bunu emretti].
95 Lafzen, “… bazısını mahvetsin yahut onları [öyle] alçaltsın ki”. Ev (“yahut”) edatının bu bağlamda bir alternatifi değil, tersine bir çeşitlemeyi (tenvî‘) gösterdiği açıktır -tıpkı “on kişi öldürüldü veya yaralandı” ibaresinde olduğu gibi: ki, bazısının öldürüldüğü, bazısının da yaralandığı anlamına gelmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bu yardımı, kâfirlerden bir kısmını ortadan kaldırmak yahut onları hezimete uğratıp kaybetmiş olarak çekip gitsinler diye yaptı. 8/67, 71/26...28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ki, küfre saplanan kimselerden bir kısmını tamamen mahvetsin ya da alçaltsın; sonunda umutsuzluğa kapılarak geri çekilsinler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bir de bu yardımı size) Küfredenlerin bir kısmı katledilsin veya perişan olsun, geride kalınlar da, umutlarını yitirmiş bir halde geri dönüp gitsinler diye yaptı.
Osman Fırat
swap_vert close
İnkâr edenlerden bir kısmının (arkasını) kessin ve perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye (size yardım eder).
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Tâ ki, o küfredenlerden bir kısmını kessin, veya onları mağlûp etsin de hâip ve hâsir oldukları halde geri dönüp git- sinler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Evet, Allah Teâlâ kâfirlerden ileri gelenleri imha etmek Veya onları başaşağı ederek ümitsiz bir hale düşürmek için size bu imdadı gönderdi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnkar edenlerden bir kısmını kessin ve perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye (size yardım eder).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Cenâb-ı Hakk'ın size bu nusreti) kâfirlerden bir gürûhı kat' ve helâk ve yâhud yüzleri üsti düşürmek içün idi ki onlar hâib ve hâsir geri dönüb münhezim oldılar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu desteği, kâfirlerin[*] bir bölümünü koparıp atmak, perişan etmek veya kaybetmiş olarak geri dönmeleri için verir.
[*] Âyetleri görmezlikten gelenlerin.  
Şaban Piriş
swap_vert close
126,127. -Allah, bu yardımı size sadece müjde olması ve kalplerinizin bununla yatışması, kafir olanların da bir kısmını yok edip veya perişan ederek ümitsizce geri dönmeleri için yapmıştı. Zafer, ancak Aziz ve Hakim olan Allah katındandır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir de, inkâr edenlerden bir kısmını imha etmek, yahut onları baş aşağı çevirip umduklarını boşa çıkarmak için Allah size yardım gönderdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah bunu yaptı ki, küfre sapanlardan bir kısmını bölüp ayırsın veya onları zelîl etsin de yıkık ve ürkek bir halde dönüp gitsinler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
[33b] tā kese bir yanın ya'nį bir bölük, anlardan kim kāfir oldılar ya'nį yitmiş gişi depelendügi, daħı yitmiş esir; yi ħor eyleye anları, döneler nevmidler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Kesmeg‐içün kāfirler ṭarafını yā helāk itmeg‐içün anları ḥattā ki döne‐ler ṣınup maḥrūm olalar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O (bununla) kafirlərin bir hissəsini məhv etsin (döyüş meydanında kəsib-doğrasın) və ya onları məğlubiyyətə uğratsın. Belə ki, onlar naümid geri dönsünlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
That He may cut off a part of those who disbelieve, or overwhelm them so that they retire, frustrated.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
That He might cut off a fringe of the Unbelievers(448) or expose them to infamy, and they should then be turned back, frustrated of their purpose.
448 A fringe of the Unbelievers: an extremity, an end, either upper or lower. Here it may mean that the chiefs of the Makkan Pagans, who had come to exterminate the Muslims with such confidence, went back frustrated in their purpose. The shameless cruelty with which they and their women mutilated the Muslim corpses on the battlefield will stand recorded to their eternal infamy. Perhaps it also exposed their real nature to some of those who fought for them, e.g., Khalid ibn al Walid, who not only accepted Islam afterwards, but became one of the most notable champions of Islam. He was with the Muslims in the conquest of Makkah, and later on, won distinguished honours in Syria and Iraq .  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لِيَقْطَعَ
kesmesi için
طَرَفاً
bir kısmını
مِنَ الَّذ۪ينَ
o kimselerden ki
كَفَرُٓوا
kâfir oldular
اَوْ
veya
يَكْبِتَهُمْ
onları peri- şan eder
فَيَنْقَلِبُوا
ve dönüp giderler
خَٓائِب۪ينَ
harab olanlar olarak
(Allah bunu) Kâfirlerden bir kısmının ardını kesmek (kökünü kurutmak) veya perişan ederek harab olmuş bir hâlde dönüp gitsinler diye (böyle) yaptı.
قَطَعَ
Fiil-I
ق ط ع
Kesti
طَرَف
İsim
ط ر ف
Kısım, taraf
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
كَبَتَ
Fiil-I
ك ب ت
Perişan etti
اِنْقَلَبَ
Fiil-VII
ق ل ب
Geri döndü, dönüp gitti, dönüverdi
خَٓائِبِين
Etken fiil
خ ي ب
Harab olanlar