(Ey îman edenler!) O (Yahûdîler,) nerede bulunurlarsa bulunsunlar; (Müslüman olarak) Allah’ın ipine sarılmadıkça ve Müslümanlarla yaptıkları antlaşmalara uymadıkça, alçaklıkla damgalandılar, Allah’ın gazabına uğradılar ve alınlarına da perişanlık damgası vuruldu.¹ Bu, onların Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri ve Peygamberlerini (Allah’a) isyan ederek ve haddi aşarak hakları olmadığı halde öldürmeleri,² yüzündendir.
1 Yani, onların dünyada yaşadıkları en ufak güvenlik bile kendileri tarafından kazanılmamıştır; aksine, başkalarının yardımları ile güvenliğe sahip olmuşlardır. Onlar, bunu ya Allah adına Müslüman devletlerden ya da başka sebeplerle Müslüman olmayan devletlerden almışlardır. Eğer bazı durumlarda biraz güç kazanmışlarsa, bunu; kendi çabalarıyla değil, başkaları sayesinde elde etmişlerdir. (Mevdudi)2 Yani “peygamberleri öldürmek gibi bir hakları bulunmadığı halde” demektir. Bu ayeti, “peygamberleri hak etmedikleri halde öldürüyorlardı” şeklinde anlarsak o zaman “peygamberlerin öldürülmeyi hak edebilecekleri” de anlaşılabilir ki bu, peygamberler için asla düşünülemez. Bk. (Bakara: 61, Âlu İmran: 21,181, Nisâ: 155)