close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 111. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Len yadurrûkum illâ eżâ(en)(c) ve-in yukâtilûkum yuvellûkumu-l-edbâra śümme lâ yunsarûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar size hiçbir suretle zarar veremezler, ancak incitirler sizi. Onlara bir tek yardımcı bile bulunmaz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ancak bu inkârcılar ve münafıklar) Onlar size ezadan (geçici sıkıntı ve zorluklardan) başka, kesinlikle (ciddi) hiçbir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşırlarsa, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez. (Sahipsiz ve desteksiz kalacaklardır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu bize de kitap verildi diyen Yahudi ve Hıristiyanlar gelip geçici iftira ve bozgunculuk gibi hafif eziyetler dışında size hiç bir şekilde kökten imha ve galibiyet gibi bir zarar veremezler. Sizinle savaşırlarsa arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine yardım da edilmez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ehl-i kitap, birtakım üzücü sözlerin dışında size bir zarar veremez. Sizinle savaşmak mecburiyetinde kalsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Üstelik onlara yardım da edilmez.
Ahmet Varol
swap_vert close
Size rahatsızlık vermekten başka bir zarar dokunduramazlar. Sizinle çarpışacak olsalar arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra bir yerden yardım da göremezler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar size ezadan başka kesinlikle bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşırlarsa size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey müslümanlar) Yahudiler size eziyyet vermekten başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşırlarsa arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra, kendilerine yardım da yapılmaz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Size sıkıntı vermekten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşırlarsa, geri kaçacaklar. Sonra yardım da görmezler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yoldan çıkan kitap ehli, size incitmekten başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşa girecek olsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
Besim Atalay
swap_vert close
İncitmekten başka onlar size hiçbir zarar veremezler, çarpışsanız, size arka dönüp kaçarlar, yardım da olunmazlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey inananlar!) Onlar size eziyetten (geçici sıkıntı ve zahmetten) başka (ciddi) bir zarar veremezler. Sizinle savaşacak olurlarsa da (cesaret ve metanetiniz karşısında) geri dönüp kaçarlar; sonra onlara yardım da edilmez.
Cemil Said
swap_vert close
Sizi pek cüz-î rencîde idebilürler. Eğer sizinle muhârebe iderler ise çabuk kaçarlar ve kimse ânlara nusret itmez.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar incitmekten başka size bir zarar veremezler. Sizinle savaşa koyulurlarsa, geri dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar size incitmekten başka zarar veremezler. Sizinle savaşırlarsa geri dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar (ehl-i kitap) size, incitmekten başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşa girecek olsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
Edip Yüksel
swap_vert close
Size hakaretten başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşırlarsa dönüp kaçarlar; kazanamazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
size ezadan başka bir zarar edemezler ve sizinle çarpışacak olsalar size arkalarını dönerler sonra da nusrat bulamazlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey mü’minler!) Onlar (yahûdîler; hakkı inkâr etmek, sizi bozuk inançlarına davet etmek, tehdit etmek ve iftira atmak sûretiyle) eziyet etmenin dışında, size asla zarar veremezler. Sizinle savaşacak olurlarsa da arkalarını dönüp kaçarlar, sonra onlara yardım da edilmez.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, eziyetten başka size bir zarar veremezler. Sizinle savaşsalar bile geri dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar size ezadan başka asla bir zarar yapamazlar. Eğer sizinle muhaarebe ederlerse size arkalarını dönüb kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlar size, eziyetten başka aslâ bir zarar veremezler. Hem sizinle savaşırlarsa, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım (da) edilmez.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey inanmış olanlar!) Onlar (o kitap ehlinden fasık olanlar) size, incitmekten (geçici sıkıntı ve zorluklardan) başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşacak (size saldıracak) olurlarsa da geri dönüp kaçarlar; sonra onlara yardım da edilmez.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar size sıkıntı vermekten başka zarar veremezler. Eğer size karşı savaşacak olsalar, size arkalarını döner kaçarlardı. Sonra onlara yardım da edilmezdi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onların sizi incitmekten başka bir zararları olamaz. Sizinle vuruşacak olsalar bile size arkalarını dönerler. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar size, dilleriyle cüz/i bir ezada bulunmadan başka hiçbir zarar eriştiremezler. Sizin ile kıtalde bulunsalar size arka çevirirler. Sonra da yardım görmezler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar size eziyetten başka bir zarar vermezler. Sizinle savaşsalar bile, size arkalarını dönüp kaçarlar, sonra onlara yardım da edilmez.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar incitmekten başka size bir zarar veremezler. Sizinle savaşa koyulurlarsa, geri dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sizler en hayırlı toplum olmanın gereklerini yerine getirdiğiniz sürece, onlar size hiçbir şekilde zarar veremezler. Olsa olsa, aranızda fitne ve bozgunculuk çıkararak sizi keskin dilleriyle incitirler.Size karşı göğüs göğse çarpışmağa yürekleri yetmez. Sizinle savaşsalar bile,cesaret ve gücünüz karşısında hemen arkalarını dönüp kaçarlar ve hiç kimse onlara yardım edemez. Bunun sonucu olarak da:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Size ezâdan / üzüntüden başka asla zarar vermeyeceklerdir. Sizinle savaşırlarsa, Arkalar’ı dönerler. Sonra yardım edilmezler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onların size manevi rahatsızlıktan öte bir zararları olamaz. Size karşı savaşsalar bile, dayanamayıp kaçarlar, sonunda ortada kalakalırlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar size eziyetten başka zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar (kitap ehli), size sıkıntı vermekten başka hiçbir zarar veremezler. Sizinle savaşsalar, size arkalarını dönüp (kaçar)lar. Sonra onlara yardım da edilmez.
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar, size eziyetten başka hiçbir zarar veremezler. Eğer onlar sizinle savaşmaya kalkışırlarsa, arkalarını dönüp kaçarlar sonra da onlara yardım eden bulunmaz.¹
1 Bu âyetteki ifâdeleri okuduktan sonra; Allah’ın vadinin şarta bağlı olduğunu unutmamak gerekir. Zîrâ Allah, 100. Âyette: “Ey îman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden hangi gruba uyarsanız uyun, onlar sizi îmanınızdan sonra kâfirliğe döndürürler.” buyurarak bu vaatte bulunacağı Müslümanların özelliklerini belirtmiştir. Bunun bu şekilde olduğunun en büyük şahidi ise tarihtir. Müslümanlar, ne zaman bu şartları terk ettilerse; izzet ve şereflerini kaybetmişlerdir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Fakat] bunlar size gelip geçici ezadan başka bir zarar veremezler ve eğer size karşı savaşa girseler bile hemen arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez. ⁸²
82 Yukarıdaki 110. ayetin başlangıç cümlesinden anlaşıldığı gibi, Kur’an’ın izleyicilerine yapılan bu vaad, onların, “doğru olanı emreden, eğri olandan alıkoyan ve [gerçekten] Allah’a iman eden” bir topluluk olmalarına veya bu vasıflarını sürdürmelerine bağlıdır ve tarihin gösterdiği gibi Müslümanlar, her ne zaman inançları doğrultusunda yaşamayı terk ederlerse bu vaad geçerliliğini ister istemez kaybedecektir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar, size dille eziyetin dışında asla zarar veremeyeceklerdir. Eğer sizinle savaşırlarsa, arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da ulaşmaz. 3/118, 64/11
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
onlar size, geçici eziyet vermenin dışında, kalıcı hiçbir zarar veremezler; sizinle savaşacak olsalar arkalarını dönüp kaçarlar: Sonra onlara yardım da ulaşmaz.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Oysa) Onlar (yahudiler) size, incitmekten başka bir zarar veremezler, sizinle savaşa girişecek olsalar, arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez, (münafıklar onlara yardım vadinde bulundukları halde sözlerinde durmazlar)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle sa-vaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Size ezadan başka bir zarar veremezler. Ve eğer sizinle savaşta bulunurlarsa size arka çevirir kaçarlar. Sonra yardım da olunmazlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar size hiçbir zarar veremezler, olsa olsa incitirler. Sizinle savaşacak olurlarsa, arkalarını dönüp kaçarlar. Kendilerine yardım eden de bulunmaz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Size eziyetten başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşsalar bile, size arkalarını dönüp kaçarlar, sonra onlara yardım da edilmez.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar, ancak size dil ile eziyet itmekden başka zarar idemezler. Eğer sizinle muhârebe ve mukâtele itseler arkalarına dönüb kaçarlar. Ve sonra da onlara kimse tarafından yardım olunmaz.[¹]
[1] Ka'b bin Eşref ve rüfekâsı mütemerridîn müslümânların aleyhlerinde ağızlarına gelen sözleri söylerlerdi. Fakat fi'ilen tecâvüze cesâret idemezlerdi. Bu âyet-i kerîme bunı beyân ider.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar size sıkıntıdan başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşsalar, gerisin geri dönüp kaçarlar. Sonra yardım da görmezler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, size eziyetin dışında asla zarar veremeyeceklerdir. Eğer sizinle savaşırlarsa arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar size sıkıntıdan başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşacak olsalar bile arkalarını dönüp kaçarlar; sonra kimseden yardım da görmezler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biraz eziyet dışında size asla zarar veremezler. Sizinle savaşırlarsa size sırtlarını dönerler. Sonra onlara yardım da edilmez.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
hergiz ziyān degürmeyeler size, illā incinesi nesene daħı eger çalışalar sizüñ- ile, döndüreler size arķalarını andan arķa virinilmeyeler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Size żarar degüremezler illā sizi incitmek. Daḫı eger sizüñle ṣavaş eyleselerarḳa ḳaytarurlar, sizden ḳaçarlar, nuṣret daḫı bulmazlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar (yəhudilər) sizə (dil ilə) əziyyət verməkdən başqa bir zərər yetirməzlər. Əgər sizinlə savaşacaq olsalar, dönüb qaçarlar. Sonra isə onlara kömək edən də olmaz.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They will not harm you save a trifling hurt, and if they fight against you they will turn and flee. And afterward they will not be helped.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They will do you no harm, barring a trifling annoyance; if they come out to fight you, they will show you their backs, and no help shall they get.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَنْ يَضُرُّوكُمْ
asla size bir zarar veremezler
اِلَّٓا
ancak
اَذًىۜ
bir eziyet
وَاِنْ
ve eğer
يُقَاتِلُوكُمْ
sizinle savaşırlarsa
يُوَلُّوكُمُ
size dönüp kaçarlar
الْاَدْبَارَ۠قف
arkalarını
ثُمَّ
sonra
لَا يُنْصَرُونَ
yardım olunmazlar
Onlar size, (geçici) eziyetten başka (herhangi) bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşırlarsa size arkalarını dönüp (sizden) kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
ضَرَّ
Fiil-I
ض ر ر
Zarar verdi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَذَى
İsim
ا ذ ي
Bir rahatsızlık, eziyet, eza
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
قَاتَلَ
Fiil-III
ق ت ل
Savaştı, öldürdü, kahretti
وَلّٰى
Fiil-II
و ل ي
Döndü, çevirdi, dönüp kaçtı, üstlendi, dost etti, yöneldi, yüz çevirdi
دُبُر
İsim
د ب ر
Arka, ardı, geri
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَصَرَ
Fiil-I
ن ص ر
Yardım etti