close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 105. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ tekûnû kelleżîne teferrakû vaḣtelefû min ba’di mâ câehumu-lbeyyinât(u)(c) veulâ-ike lehum ‘ażâbun ‘azîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra da gene bölük bölük olanlara, gene ayrılığa düşenlere benzemeyin. Öyle kişilerdir onlar ki onlaradır pek büyük azap.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Sakın ha) Kendilerine açık deliller (ve kesin Kur’ani hükümler) geldikten sonra ayrılığa düşüp ihtilaf edenler (ve Hakk’tan kayıp gidenler) gibi olmayın! İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kendilerine açık belgeler geldikten sonra, Allah ve elçileri ile ayrılığa düşüp parçalananlar gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kendilerine apaçık âyetler, deliller geldikten sonra, birbirinize düşerek bölük pörçük olup, parçalanıp, ayrı baş çekerek kasıtlı ihtilâf çıkaran, doğru bilgileri çarpıtan ehl-i kitap gibi olmayın. Onlar, işte onlar için büyük bir ceza vardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kendilerine açık belgeler geldikten sonra dağılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, parçalanıp ayrılan ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azab vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey müminler, kendilerine açık deliller ve âyetler geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşen Hristiyan ve Yahudî'ler gibi olmayın. İşte onlar için çok büyük bir azâp vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kendilerine açık mucizeler geldikten sonra ihtilafa düşüp dağılanlar gibi olmayın. Böyleler için büyük bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hakikatin bütün kanıtları kendilerine geldikten sonra ihtilafa düşüp parçalananlar gibi olmayınız. İşte bunlar için feci bir azap vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Kendilerine belgeler geldikten sonra, bölük bölük olan, ayrışan kimselere benzemeyin, işte bunlar için ulu azap var
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey inananlar!) Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın! İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
Yani, aynı ortak inanç kaynağından beslendikleri ve aynı manevi hakikatler temeline dayandıkları halde “Yahudi” ve “Hristiyan” olarak bölünen ve bu kimlikler altında değişik mezheplere ayrılan Kitâb-ı Mukaddes’in takipçileri gibi olmayın!Kitab-ı Mukaddes, tahrif edilmiş şekilleriyle Tevrat, Zebur ve İnciller yanında, bazı peygamberlere atfedilen kitaplar, Pavlus’ un kitap ve mektuplarından oluşmuş kitaplar bütününe verilen addır.  
Cemil Said
swap_vert close
Âyât-ı mübeyyineye şâhid oldukdan sonra ihtilâf idüb fırkalar teşkîl idenler gibi olmayınız. Ânlar ’azâb-ı elîme dûçâr olacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
105,106. Kendilerine belgeler geldikten sonra ayrılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı günde büyük azab onlaradır. Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar eder misiniz? İnkar etmenizden dolayı tadın azabı" denecektir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayınız. İşte onlar için büyük bir azap vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra ayrılık ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayınız. Onlar için büyük bir azap var
Falan imamı veya filanca şeyhi taklid ederek mezheplere ayrılanlar müslüman olamazlar. Bak 6:159.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve şunlar: Şu kendilerine beyyineler geldikten sonra ayrılık çıkarıb ihtilâf edenler gibi olmayın, onlar için büyük bir azab var
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey mü’minler!) Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra (dinin esaslarında) ayrılığa düşüp, ihtilaf eden (hıristiyan ve yahûdî) ler gibi olmayın. İşte onlar için (âhirette) büyük bir azap vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, ayrılığa düşüp parçalanan kimseler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Siz kendilerine apaçık deliller, âyetler geldikten sonra parçalanıb ayrılanlar, ihtilâfa düşenler gibi olmayın: işte onlar (ın haali): En büyük azâb onlarındır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ihtilâfa düşenler (yahudi ve hristiyanlar) gibi de olmayın! Hem işte onlar yok mu, kendileri için (pek) büyük bir azab vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey inananlar!) Kendilerine açık deliller geldikten sonra (mezhepler hâlinde) parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar (parçalanıp ayrılığa düşenler) için büyük bir azap vardır. *
(*) Yani, Dinin bir kısım emirlerini tanıyıp bir kısmını tanımayarak (dinin ibadet kısmını tanıyıp, hukuk sistemini ve sosyal hayatla ilgi hükümlerini tanımayarak) parçalayan, dinlerini çeşitli mabutlar ve önderlerle çatallandıran veya din başka, devlet başkadır diyerek, dinlerini birçok işlerinden, sosyal hayattan uzaklaştıranlar gibi olmayın. (M. Türk Meali 105. Ayet Açıklaması) Geçmişte peygamberlerin getirdikleri kitaplara ve apaçık delillere rağmen insanlar, anlamsız ve faydasız tartışmalar yüzünden asıl görevlerini unutmuşlar ve kendilerine tevdi edilen emaneti koruyamamışlardır. İçine düştükleri ayrılık, toplumların bölünmesine ve parçalanmasına sebep olmuştur. Sonuçta insanlar hakkı ve adaleti ayakta tutamaz, zulme karşılık veremez, iyilikleri tavsiye edemez, kötülükleri engelleyemez duruma gelmişlerdir. Fakirler, mazlumlar ve âcizler ezilmiş, güçlülerin, zenginlerin ve zalimlerin haksızlıkları karşısında bir şey yapılamamıştır. Neticede insanlar mutsuz olmuşlar, dünya onlar için bir zindan, hayat katlanılamaz bir işkence haline gelmiştir. Bu yüzden Allah müslümanları uyarmakta, geçmiş milletlerin düştükleri hataya düşmemelerini emretmektedir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 649) Ama maalesef bugün Müslümanlar bu korkunç duruma düşmüşlerdir. Kur’an’ı Kerim’in anlatımıyla yüce Allah öteden beri, insanlığa gönderdiği ilk vahiy mesajlarıyla (هو سماكم المسلمين من قبل)’’hüve semmakümül müslimiyne min kablu’’(Hac-78) yani, ‘’O Allah öteden beri adınızı Müslüman koymuştur’’denildiği hâlde bu isim yerine Hz. peygamber döneminde olmayan ve daha sonra uydurma rivayetlere dayanılan ve Kur’an da olmadığı hâlde din adına oluşturulan ekoller, ehli sünnet, ehli şiâ, fıkhı mezhepler, meşrepler, tarikatlar, hizipler vs. daha nice adlar altında Müslümanlar bölünüp parçalanmışlardır. Yani Müslümanlar öyle bir duruma düşmüşlerdir ki İslam dininin yegâne kaynağı olan Kur’an’ı Kerim’i bırakıp mensup oldukları siyasi ekolün, fıkhı mezhebin, tarikatın, meşrebin ve hizbin Kur’an dışı görüş ve içtihatlarını din hâline getirmişlerdir. Oysaki İslam dini ve onun yegâne kaynağı Kur’an’ı Kerim bu uydurulan dinden beridir. Bu yüzden Allah resulü kıyamet gününde yüce Rabbimize bu durumu şöyle arz edecektir. Furkan- 30. ayette ‘’ Ve (kıyamet günü) elçi der ki: "Rabbim! Gerçekten benim kavmim, (ümmetim benden sonra) bu Kur’an’ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar." denilmektedir. İşte bu ilahi mesaj, bizim için gerçekten büyük bir uyarıdır. Zira bugün Kur’an terk edilmiş, onun yerine uydurma hadis ve rivayetlerden oluşan Kur’an dışı uydurulmuş bir dinle karşı karşıyayız..Müslümanlar Kur’ân’ı Allah kelâmı olduğunu kabul ederek onun her çağda geçerli ve yeterli olduğuna inandıklarını söyledikleri hâlde, gerçekte Kur’an’ı hayatlarının rehberi yapamayan ve ona aktif bir âmelle uyum sağlayamayan, dinin tek temel kaynağı olan Kur’an’i Kerim yerine uydurma hadisleri, mezhep, meşrep ve tarikatlarıın içtihat ve görüşlerini koyan ve adeta Kur’an dışı uydurulmuş bir din yaşayan bugünkü Müslümanlar (اتَّخَذُوا هَذَا الْقُرْآنَ مَهْجُورًا)‘’Bu Kur’an’ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bırakmışlardır. İşte ahiret günü Allah resulü de bu konuda kendi ümmetinden böylece şikâyetçi olacaktır. Hz. Peygamber, bizi Allah’a böyle şikâyet ettiğinde hâlimiz nice olur?  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kendilerine açıklayıcı ayetler geldikten sonra, ihtilafa düşen ve ayrı ayrı guruplara ayrılanlar gibi olmayın. İşte bu şekilde davrananlara acıklı bir azap vardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Siz kendilerineaçıklayıcı belgeler geldikten sonra birbirinizden ayrılıp çekişmeye başlıyanlar gibi olmayın. Onlar için pek büyük bir azap vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kendilerine açık âyetler geldikten sonra birbirlerinden ayrılıp ihtilâfa düşenler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra ayrılanlar ve ihtilaf edenler gibi olmayınız. İşte onlar için çok büyük bir azap vardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendilerine belgeler geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar içindir büyük bir azap.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sakın ola ki, kendilerine hakîkati tüm berraklığıyla gösteren Tevrat, İncil ve Kur’an gibi apaçık belgeler gelmesine rağmen ayrılığa düşüp dağılan şu Yahudi ve Hıristiyanlar gibi olmayın! Çünkü onlar için, büyük bir azap vardır!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kendilerine Beyyineler / Açık Belgeler geldikten sonra ihtilafa düşerek parçalananlar gibi olmayın! İşte onlar için çok büyük bir azap vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Son derece açık belgelere rağmen, kendi aralarında anlaşmazlığa düşüp darma dağın olanlar gibi olmayın. Bu gibilerin cezası çok ağır olacak.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın! Ayetler geldikten sonra inandık dedikleri halde ayrılığa düşenler, parçalanıp birbirine düşman olanlar için büyük bir azap vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra ayrılığa düşüp parçalananlar gibi olmayın! İşte onlar için büyük bir azap vardır. [*]
Lokmân 31:21’de ifade edildiği üzere [tefrika] ve ihtilaf bir ateştir ve içine düşenleri yakacaktır. İşte Kur’an bu felaketlerle karşılaşmamak için muhataplarını uyarmakta ve [tefrika] ile [ihtilaf]ı onların gündeminden çıkarmalarını istemektedir. Fikir belirtmesi bağlamında farklı görüşler elbette ileri sürülebilir; ancak bunları dini metin gibi mutlak doğru haline getirerek insanlara dayatmaya çalışmak dünyada perişanlığı, mahşerde ise ağır bir azabı beraberinde getirecektir. Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:103; En‘âm 6:159; Enfâl 8:46; Mü’minûn 23:53; Rûm 30:30-32.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey îman edenler!) Kendilerine apaçık hükümler geldikten sonra, parçalanıp ayrılığa düşen (Hıristiyan ve Yahû-dî)ler¹ gibi olmayın.² İşte onlara büyük bir azap vardır.
1 (Celâleyn, Kurtubî, Taberî, Elmalılı)2 Yani, Dinin bir kısım emirlerini tanıyıp bir kısmını tanımayarak parçalayan, dinlerini çeşitli mabutlar ve önderlerle çatallandıran veya din başka, devlet başkadır diyerek, dinlerini birçok işlerinden uzaklaştıranlar gibi olmayın.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Hakikatin bütün kanıtları kendilerine geldikten sonra karşıt görüşlere kapılıp parçalananlar gibi ⁸⁰ olmayın; işte bunlar için feci bir azap vardır,
80 Yani, aynı ortak inanç kaynağına sahip oldukları ve aynı manevî hakikatler temeline dayandıkları halde “Yahudi” ve “Hristiyan” olarak bölünen Kitâb-ı Mukaddes’in izleyicileri gibi (bkz. ayrıca 6:159 ve ilgili not).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra ihtilafa düşüp, bölünüp parçalananlar gibi olmayın. İşte onlar için korkunç bir azap vardır. 6/59, 42/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kendilerine hakikatin apaçık belgeleri geldikten sonra parçalanıp birbirine düşen kimseler gibi olmayın;[⁶³⁸] işte bunlar var ya, korkunç bir azaba müstahak olanlardır;
[638] Yasak olan görüş farklılığı değil, bu farklılıkların inanç birliğini parçalamasına izin vermektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler) Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, parçalanıp ayrılığa düşenler (evvelki ümmetler) gibi olmayın. İşte onların hali, en büyük azap onlarındır.
(Onlardan ibret alın, birliğinizi koruyun Evvelki ümmetler peygamberlerinin izinden gitmediler. Rablerini unuttular fasıklardan oldular. Nitekim Haşr suresinin 19. ayetinde "Ey iman edenler; Allah'ı unutan, Allah'ın onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın, onlar fasıkların ta kendileridir" buyurulmuştur)  
Osman Fırat
swap_vert close
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve kendilerine beyyineler geldikten sonra ayrılık çıkarıp ihtilâfa düşenler gibi de olmayınız. Ve işte onlar için büyük bir azap vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kendilerine kesin delillerin gelmesinden sonra bölünüp ihtilâfa düşenler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kendilerine açık deliller geldikten sonra bölünüp ihtilaf edenler gibi olmayın. İşte onlar (evet) onlar için büyük bir azab vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kendilerine beyyinât (kitâb ve rasûl) geldikden sonra aralarında ihtilâf idüb birbirinden ayrılanlar (yahûdîler ve hıristiyanlar) gibi olmayınız. Onlara (birbirlerinden ayrılanlara) büyük 'azâb vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kendilerine açık âyetler geldikten sonra onlardan uzakta kalan ve ihtilaf çıkaranlar gibi olmayın. Onları bekleyen büyük bir azap vardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
105,106. -Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra ihtilafa düşerek parçalananlar gibi olmayın. Bir takım yüzlerin parladığı ve bir takım yüzlerin de karardığı günde onlar için büyük bir azap vardır. Yüzleri kararanlara:-İmanınızdan sonra kafir mi oldunuz, öyleyse, kafir olduğunuz için tadın azabı (denir).
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra anlaşmazlığa düşüp de parçalananlar gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kendilerine açık-seçik kanıtlar geldikten sonra, çekişmeye girip fırkalar halinde parçalananlar gibi olmayın. Böyle olanlar için çok büyük bir azap vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı olmañ anlarcılayın kim bölük oldılar, daħı ŧartışdılar; andan śoñra kim geldi anlara ḥüccetler daħı şunlar, anlaruñdur 'aźāb ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı olmañuz ol kişiler gibi kim bölük bölük oldılar, daḫı çekişdiler gel‐genden ṣoñra özlerine bellü işler. Anlara vardur ulu ‘aẕāb cehennemiçinde.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allahdan tərəfindən) açıq-aydın dəlillər gəldikdən sonra, bir-birindən ayrılan və ixtilaf törədən şəxslər kimi olmayın! Onlar böyük bir əzaba düçar olacaqlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And be ye not as those who separated and disputed after the clear proofs had come unto them. For such there is an awful doom,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Be not like those who are divided amongst themselves and fall into disputations after receiving Clear Signs: For them is a dreadful penalty-
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا تَكُونُوا
ve olmayın
كَالَّذ۪ينَ
o kimseler gibi ki
تَفَرَّقُوا
parçalandılar
وَاخْتَلَفُوا
ve ihtilafa düştüler
مِنْ بَعْدِ
sonradan
مَا
o şey ki
جَٓاءَهُمُ
kendilerine geldi
الْبَيِّنَاتُۜ
apaçık deliller
وَاُو۬لٰٓئِكَ
ve işte onlar
لَهُمْ
onlar için vardır
عَذَابٌ
bir azap
عَظ۪يمٌۙ
büyük
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ihtilafa düşen (Yahudi ve Hristiyan)lar gibi olmayın. İşte onlar için (âhirette) büyük bir azap vardır.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
تَفَرَّقَ
Fiil-V
ف ر ق
Parçalanıp bölündü, ayrılığa düştü
اِخْتَلَفَ
Fiil-VIII
خ ل ف
İhtilafa düştü, ayrılığa düştü
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
بَيِّنَة
İsim
ب ي ن
Apaçık delil, apaçık mucize
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam