close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne keferû len tuġniye ‘anhum emvâluhum velâ evlâduhum mina(A)llâhi şey-â(en)(s) veulâ-ike hum vekûdu-nnâr(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kafir olanları, Allah katında, ne malları birşeyden kurtaRabilir, ne evlatları. Onlardır ateşin yakacağı kişiler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Kendilerine tebliğ yapıldığı ve İslami gerçeklere akılları yattığı halde; işlerine gelmediği için bile bile inkâr eden) Kâfirlerin ne malları (ekonomik ve teknolojik imkânları), ne de çocukları (nüfus ve askeri çoklukları) onlara, Allah’tan (gelecek felaket ve hezimet gibi) şeylere karşı (hiçbir fonksiyonu olmayacak ve) hiçbir fayda sağlamayacaktır. (Adil bir düzene ve yönetime karşı, haksız inkâr ve isyana kalkışanların da, devlet katında can ve mal güvenlikleri ortadan kalkacaktır.) Ve onlar ateşin yakıtlarıdır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlere gelince, onların ne malları, ne de çocukları, Allah'a karşı kendilerini hiçbir şekilde koruyamayacaktır. İşte onlardır ateşin yakıtı olanlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhüdünü, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuuraltına itip örtbas ederek Allah'ı, peygamberlerini ve Allah'a imanın gerektirdiği esasları inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin ne malları-servetleri, ne evlâtları Allah'tan gelecek bir şeyi, bir cezayı asla engelleyemeyecektir. Onlar, işte onlar ateşin yakıtıdır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kâfirlerin malları ve çocukları Allah'a (Allah katından gelecek azaba) karşı kendilerine bir şey sağlamayacaktır. İşte bunlar ateşin yakıtlarıdır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şüphesiz inkâr edenler; malları da, çocukları da kendilerine Allah'tan (gelecek azaba karşı) hiç bir şey kazandırmaz. Ve onlar ateşin yakıtıdırlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şu (mal ve evlâtlarıyla öğünen ve peygamberin mal ve evlâdı yoktur, diye dil uzatan) kâfirler var ya! Muhakkak ki onlardan ne malları, ne de evlâdları, Allah'dan gelecek hiç bir azâbı geri çeviremez; ve işte onlar, cehennemde ateşin çırasıdırlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Allah’a ve ahiret gününe inanmayan) o kâfirlerin mal ve evlatları, onları Allah’tan korumayacaktır. Onlar, Cehennem için yakıt olacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnkâr edenlere gelince, ne malları ne de çocukları Allah'a karşı onlara bir fayda sağlayacaktır. İşte onlar ateşin yakıtı olanlardır.[51]
[51] Mal-çocuk ilişkisi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, III, 502-504.  
Besim Atalay
swap_vert close
Kâfirleri, hem malları, hem de çocukları Allahtan kurtaramaz, bunlar ateş tuturağı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnkârcılara gelince; dünya malları da çocukları da Allah katında kendilerine en ufak bir yarar sağlamayacaktır. İşte onlardır (yaptıkları yüzünden cehennemde) ateşin yakıtı olanlar!
Cemil Said
swap_vert close
Küfür idenlerin zenginlikleri ve evlâdı Allâh nezdinde hiç bir şeye yaramıyacakdır. Ânlar ateşde yanacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnkar edenlerin malları ve çocukları, Allah'a karşı onlara bir şey sağlamaz. İşte onlar ateşin yakıtlarıdır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz, inkâr edenlere, ne malları, ne de evlatları Allah’a karşı hiçbir fayda sağlar. Onlar ateşin yakıtıdırlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnkâr edenlerin malları da evlâtları da Allah’ın azabına karşı onlara hiçbir yarar sağlamayacaktır. İşte onlar cehennemin yakıtıdır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bilinmelidir ki inkâr edenlerin ne malları ne de evlâtları Allah huzurunda kendilerine bir fayda sağlayacaktır. İşte onlar cehennemin yakıtıdır.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkarcıların ne paraları ne de çocukları ALLAH'a karşı hiç bir yarar sağlamaz. Onlar ateşin yakıtıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gerçek şu ki, kâfirlere, Allah'tan gelecek bir zararı, ne malları, ne de evlatları engelleyemez. İşte onlar, o ateşin yakıtı olacaklar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O küfredenler, muhakkak ki onlara ne malları ne evlâdları Allahdan zerrece faide vermiyecektir, onlar o ateşin çırasıdırlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz, (hakkı) inkâr edenlere (kâfirlere), ne malları ne de evlatları, Allah (‘tan gelecek azab) a karşı bir fayda sağlayabilir. Onlar ateşin (cehennemin) yakıtıdırlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçeği yalanlayan nankörlerin ne mallarının ne de evlatlarının Allah'ın yanında bir yararı olmayacaktır. Onlar ateşin yakıtıdırlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O küfredenler (yok mu?), ne malları, ne evlâdları Allah yanında onları hiç bir şeyden asla kurtaramaz, işte onlar, (evet) onlar ateşin yakacağıdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki inkâr edenlerin ne malları ne de evlâdları, Allah'(ın azâbın)a karşı kendilerine hiçbir şeyle fayda vermeyecektir! (Cehennem) ateşin(in) yakacağı olanlar da işte ancak onlardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Gerçekleri örtbas edip) inkâr etmiş olanlara gelince; dünya malları da çocukları da Allah katında onlara hiçbir yarar sağlamayacaktır. İşte onlardır (inkâr etmeleri yüzünden) ateşin yakacağı kişiler!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gerçekleri inkâr edenlere gelince, malları ve evlatları, Allah’ın katında onlar için hiçbir şeye fayda sağlamayacak. İşte onlar ateşin yakıtıdırlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten o kimseler ki Allah’ı tanımazlar, ne malları, ne de çocukları onları Allah’a karşı biraz olsun koruyamazlar. Onlar ateşin yakacaklarıdır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfir olanlar yok mu, onların ne malları, ne oğulları Allah yanında hiçbir şeye yaramaz [¹]. İşte onlar ateşin yakacağıdır,
[1] Yahut Allah'ın azabından onları hiçbir şey kurtaramaz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnkâr edenlere gelince; onların ne malları ve ne de çocukları Allah katında onlara hiçbir yarar sağlamaz. İşte onlar ateşin yakıtıdırlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz küfre sapanlar (var ya), onların malları da, çocukları da kendilerini Allah'tan (gelecek azaba karşı) hiçbir şeyden müstağni kılmaz ve onlar ateşin yakıtıdırlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah’ın ayetlerini inkâr edenlere gelince; o çok güvendikleri servetleri, saltanatları, orduları, güçleri, yani malları ve çocukları, onları Allah’ın azâbından kurtaramayacaktır! İşte onlar, cehennemdeki korkunç ateşin yakıtıdırlar!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnkâr etmiş olanlar; onların malları da, çocukları da onlara Allah’tan bir şey sağlamayacaktır. İşte Ateş’in yakıtı onlardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nankörlerin ne malları ne çocukları, Allah'tan gelecek herhangi bir tehlikeye karşı kendileri için asla güvence olamaz. Onlar, olsa olsa Cehenneme yakıt olurlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz inkâr edenlere malları evlatları hesap gününde yarar sağlamaz. İnkâr edenler ateşin yakıtıdırlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki kâfir olanların malları da çocukları da Allah’a karşı onlara hiçbir şeyde asla yarar sağlamayacaktır. İşte onlar -evet onlar- cehennemin yakıtıdır. [*]
Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:116; Mücâdele 58:17.  
Mehmet Türk
swap_vert close
10,11. Gerçek şu ki onların malları da çocukları da Allah’ın azabından o kâfirleri asla kurtaramayacaktır. Çünkü onlar; tıpkı âyetlerimizi yalanlayan ve Allah’ın da bu günâhları sebebiyle kendilerini helâk¹ ettiği, Firavun’un ailesi ve ondan öncekiler gibi, cehennemin yakıtıdırlar. Şüphesiz Allah’ın cezâsı, çok şiddetlidir.
1 Firavun: Eski Mısır krallarına verilen unvandır. Türklerin hükümdarlarına Hakan, Bizanslıların Kayzer, İranlıların Kisra dedikleri gibi, eski Mısırlılar da Firavun derlerdi. Firavun kelimesi, kibir ve gurur anlamına gelen “fer’ane” ya da “tefar’ane” kelimesinden gelir. Çoğulu “ferâine”dir. Kelimenin anlamı, diğer bir görüşe göre, “güneş tanrısının oğlu” da demektir. Buna göre her zâlim, sapkın ve mütekebbir kişi firavundur. Kur’an da kelimeyi bu anlamı doğrulayacak biçimde kullanır. Kur’an, Hz. Musa ile ilişkisi nedeniyle sık sık andığı Firavun’un kimliğinden söz etmez. Kur’ân kimlikler üzerinde durmayarak ilâhî mesaj karşısında yer alan Firavun tipinin özelliklerini vurgular. Kur’an, tarihî olayları bir tarih kitabı gibi belli bir olayı aktarma amacıyla değil; insanları uyarma, düşündürme ve evrensel gerçekleri kavratma gibi amaçlarla konu edinir. Kur’an, bize Firavun kıssası ile Firavunî toplumların temel özelliklerini belirleme imkânı verir. Buna göre bu tür toplumların en temel özelliği; Allah’ın yeryüzündeki hâkimiyetini reddetmeleridir. Firavunun ilâhlık ve rablık iddiası, gerçekte Allah’ı ya da o toplumda varlığı kabul edilen ilahları yok saydığını değil; yeryüzünde kendisinden başka itaat edilecek, kanun koyacak, yönetecek güç tanımadığını ifade eder. Allah’ın hâkimiyetini ve ilahî kanunları reddeden toplum, bu yetkiyi ister Firavun gibi tek kişiye, isterse belli bir topluluğa, bir sınıfa, bir partiye tanısın, sonuç değişmez. Firavunî düzenler yapıları gereği varlıklarını ancak zulüm ve zorbalıkla sürdürebilirler. Firavun kıssası, Firavun ve işbirlikçilerinin kaçınılmaz akıbetlerini de gözler önüne serer. Onlar, galip ve güçlü olanın yakalayışı ile yakalanır (Kamer: 42) ve azabın en kötüsü ile kuşatılırlar. (Mü’min: 55) Sonunda bütün yaptıklarının intikamı alınır ve hepsi boğulur, yok olup giderler. (Zuhruf: 55) Ahiretteki durumları ise daha da kötüdür. Onlar azabın en şiddetlisine sokulurlar. (Mü’min: 46) Hz. Musa ve müminler ise imanlarının, sabır ve mücâdelelerinin bir ödülü olarak kurtuluşa erer, Firavun ve işbirlikçilerinin mülküne vâris ve hâkim olurlar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
HAKİKATİ inkara şartlanmış olanlara gelince, ne dünya malları ne de çocukları Allah’a karşı onlara en ufak bir fayda sağlamaz: İşte onlardır ateşin yakıtı olanlar!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şüphesiz gerçeği örtbas eden kâfirlerin malları da çocukları da Allah’a karşı kendilerine zerre kadar fayda sağlamayacaktır. İşte bunlar, ateşin yakıtı olanlar. 3/116, 60/3, 31/33
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
KÜFRE saplananlara gelince: ne malları ne de çocukları, onlara Allah’tan gelecek bir azap karşısında hiçbir yarar sağlamaz: işte ateşin yakıtı olanlar da onlardır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gerçek şu ki, (Rablerinin ayetlerini) inkar edenlerin ne mallan ne de evlatları, kendilerine Allah'tan gelecek bir zararı önleyebilir! Çünkü, onlar cehennem ateşinin yakıtı olacaklardır.
Osman Fırat
swap_vert close
İnkâr edenler var ya, ne malları, ne de çocukları onlara, Allah’a karşı hiçbir yarar sağlamaz. Onlar ateşin yakıtıdırlar;
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O kimseler ki kâfir oldular, onların malları ve evlatları onlar için Allah Teâlâ'nın nezdinde hiçbir fayda vermez ve onlar işte ateşin çırasıdırlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Dini inkâr edenlerin ne malları ne de evlatları, müstahak olmaları sebebiyle Allah'ın vereceği cezayı önlemede, kendilerine asla fayda veremezler. İşte onlar cehennemin yakıtıdırlar. [2, 24]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnkar edenler var ya, ne malları, ne de çocukları onlara, Allah'a karşı hiçbir yarar sağlamaz. Onlar ateşin yakıtıdırlar;
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kâfir olanların mallarının çokluğı ve evlâdlarının kudret ve kuvvet ve ziyâdeliği Allâh'ın 'azâbından bir şeyi onlardan def' ve izâle itmez. Onlar cehennemin mahrûkâtı (odunları)dırlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ayetleri görmezlikte direnenleri (kâfirleri), Allah’ın cezasından ne malları ne de çocukları kurtarabilir. Onlar cehennem yakıtıdırlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Şüphesiz kafir olanlar, onların malları da, çocukları da Allah'a karşı zerre kadar kendilerine fayda sağlamayacaktır. İşte bunlar, ateşin yakıtı olanlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnkâr edenlere gelince, Allah'ın azabından kurtulmak için ne mallarından bir yarar görürler, ne evlâtlarından. Onlar Cehennem ateşinin çırasıdırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Küfre sapanlara gelince, onların malları da çocukları da Allah'a karşı kendilerine hiçbir yarar sağlamayacaktır. Onlar, işte onlar, ateşin yakıtıdırlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim kāfir oldılar, hergiz def' eylemeye anlardan malları anlaruñ ne daħı oġlanları anlaruñ Tañrı’dan nesene daħı şunlar od odunlarıdur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ ol kişiler kim kāfir oldılar, aṣṣı eylemez anlara mālları, oġlanları.Daḫı Tañrınuñ ‘aẕābından hīç nesne bile ḳurtulmazlar. Daḫı anlar odunı‐dur ṭamu odınuñ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Haqqı inkar edənlərin nə malları, nə də övladları onları Allah yanında (axirətdə) heç bir şeydən qurtara bilməz. Əlbəttə, onlar cəhənnəm odunun yanacağıdırlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(On that day) neither the riches not the progeny of those who disbelieve will aught avail them with Allah. They will be fuel for fire.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who reject Faith,- neither their possessions nor their (numerous) progeny will avail them aught against Allah. They are themselves but fuel for the Fire.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
لَنْ تُغْنِيَ
asla fayda sağ- lamayacaktır
عَنْهُمْ
kendile- rine
اَمْوَالُهُمْ
malları
وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ
ve ne evlatları
مِنَ اللّٰهِ
Allah'tan
شَيْـٔاًۜ
bir şeye
وَاُو۬لٰٓئِكَ
ve işte onlar
هُمْ
onlar- dır
وَقُودُ
yakıtı
النَّارِۙ
ateşin
İnkâr edenlere gelince, (o gün) onların ne malları ne de evlatları Allah'a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar (cehennem) ateşin(in) yakıtıdır.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
اَغْنَى
Fiil-IV
غ ن ي
Fayda sağladı, müstağni kıldı, zengin etti, kazandırdı, savdı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
مَال
İsim
م و ل
Mal, sermaye
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
وَلَد
İsim
و ل د
Çocuk , evlat
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
وَقُود
İsim
و ق د
Yakıt, tutuşturucu
نَار
İsim
ن و ر
Ateş