close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahkâf Sûresi 8. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Em yekûlûne-fterâh(u)(s) kul ini-fteraytuhu felâ temlikûne lî mina(A)llâhi şey-â(en)(s) huve a’lemu bimâ tufîdûne fîh(i)(s) kefâ bihi şehîden beynî vebeynekum(s) vehuve-lġafûru-rrahîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yoksa bunu, kendisi uyduruyor mu derler? De ki: Ben uyduruyorsam Allah'ın azabından hiçbir şeyi gideremezsiniz benden; o, Kur'an hakkında neler dediğinizi daha iyi bilir; benimle sizin aranızda tanık olarak o yeter ve odur suçları örten, rahim.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yoksa "Onu (Kur’an’ı) kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer Ben (bunları) uydurdumsa, bu durumda siz; Allah’tan Bana (gelecek) hiçbir şeye (belaya ve cezaya engel ve) malik olamazsınız. (Ama) Sizin Kendisi (Rabbiniz ve Kur’an-ı Kerim) hakkında ne taşkınlıklar yaptığınızı, O daha iyi Bilendir. (Artık) Benimle sizin aranızda şahit (ve hâkim) olarak O (Allah) yeterlidir. O çok Bağışlayandır, Esirgeyip Koruyandır."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yoksa onlar, Kur'ân'ı Muhammed mi uydurdu diyorlar? De ki: “Eğer O'nu ben uydursaydım, Allah'tan bana gelecek cezayı savmaya, sizin gücünüz yetmezdi. Ve Allah sizin Kur'ân hakkında kopardığınız yaygara ve sergilediğiniz taşkınlığı çok iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yoksa onu: “Muhammed uydurdu.” mu, diyorlar. “Eğer onu ben uydurmuşsam, Allah'tan bana gelecek cezayı önlemeye sizin gücünüz yetmez. O sizin Kur'ân'a karşı yaptığınız hücumları, taşkınlıkları iyi bilir. Benim hak peygamber olduğuma ve tebliğ görevimi yaptığıma sizin de yalanlamanıza ve inkârınıza şâhit olarak Allah kâfidir. O çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.” de.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 25/5-6; 69/44-47; 72/22-23.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Yoksa: "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer onu ben uydurduysam, Allah'tan gelecek (cezaya) karşı siz bana hiç bir şey sağlamaya güç yetiremezsiniz. O, sizin ne taşkınlıklar yaptığınızı daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O bağışlayan, rahmet edendir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yoksa: 'Kendisi onu uydurdu' mu diyorlar? De ki: 'Eğer ben uydurdumsa, bu durumda siz, Allah'tan bana (gelecek) hiç bir şeye malik (engel) olamazsınız. Sizin kendisi (Kur'an) hakkında, ne taşkınlıklar yaptığınızı O daha iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yahud: “-Kur'an'ı kendisi uydurdu.” derler. (Ey Rasûlüm), de ki: Eğer ben onu uydurdumsa, siz beni Allah'dan kurtaracak hiç bir şeye sahib olamazsınız; O, sizin içine dalıb durduğunuz (Kur'an'a dair) itirafları çok iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, Gafûr'dur = mağfireti boldur, Rahîm'dir = çok merhametlidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yoksa “O bunu uydurmuş” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben bunu uydurmuşsam, siz Allah’a karşı benim için hiçbir şeye sahip olamazsınız. O, sizin içine daldığınız durumu çok iyi biliyor. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeterdir. O, çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Yoksa onu uydurdu mu?” diyorlar. De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. Allah, sizin Kur'ân hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, affedicidir; merhamet sahibidir.”
Besim Atalay
swap_vert close
«Onu kendi uydurdu mu?» diyorlar; diyesin ki: «Onu ben uydursaydım, Allahtan gelecek olana karşı, beni savunamazdınız, bu yoldaki sizin yaygaranızı O iyi bilir, aramızda O'nun tanıklığı yetişir, O'dur bağışlayıcı, O'dur yarlıgayıcı»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yoksa: “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan (bana) gelecek olan (ceza)ya karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Cemil Said
swap_vert close
Sana "Bunları îcâd itdin" didikleri zamân ânlara di ki: "Eğer ben îcâd itmiş olsam siz Allâh’a karşu bana hiç bir yardımda bulunamazsınız lâkin Allâh hakîkati herkesden iyi bilür. Beynimizde ânın şâhid olması bana kâfîdir, o gafûr ve rahîmdir."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Veya, "onu uydurdu" derler. De ki: "Eğer onu uydurdumsa, beni Allah'a karşı hiçbir şekilde savunamazsınız; O, Kuran için yaptığınız taşkınlıkları daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayandır, merhamet edendir."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yoksa, “Onu uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah’tan gelecek olana (cezaya) karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında (düşüncesizce) yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şâhit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yoksa “O’nu Allah adına uyduruyor” mu diyorlar? Şöyle de: “Onu uydurmuş olsaydım, Allah’a karşı beni korumaya asla gücünüz yetmezdi. İçine gömüldüğünüz iftira batağını O daha iyi bilmektedir. Sizinle benim aramda şahit olarak O yeter. Çokça bağışlayan, rahmetini esirgemeyen O’dur.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yoksa «Onu uydurdu» mu diyorlar? De ki: Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. O, sizin Kur'an hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki, "Onu ben uydurduysam siz beni ALLAH'tan gelecek hiç bir şeye karşı koruyamazsınız. O, sizin taşkınlığınızı en iyi bilendir. Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter. O Bağışlayandır, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yoksa, "Onu (Muhammed) uydurdu." mu diyorlar? Sen de ki: "Eğer onu ben uydurmuşsam Allah'tan bana gelecek cezayı savmaya sizin gücünüz yetmez. O sizin yaptığınız taşkınlıkları daha iyi bilir. Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. O çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yok, iftirâ etti mi diyorlar? De ki: ben onu iftirâ ettimse siz beni Allahdan kurtaracak hiç bir şey'e mâlik olamazsınız ve o sizin neye yaygara edip durduğunuzu pek âlâ bilir, ona benimle aranızda şâhid o yeter, hem de gafûr, rahîm o
Emrah Demiryent
swap_vert close
*Yoksa “Onu (Kur’ân’ı, Muhammed kendisi) uydurdu mu” diyorlar? (Resûlüm!) De ki: “(*Farz-ı muhâl) eğer (sizin iddiâ ettiğiniz üzere) onu ben uydurduysam, Allah’tan gelecek olan (azab) a karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O (Allah ki), sizin (Kur’ân’ın aleyhinde, ‘O bir sihirdir, bir uydurmadır, bir şiirdir’ şeklindeki haddi aşan sözlerinizi ve) yapmakta olduğunuz (daha başka) taşkınlıklarınızı en iyi bilendir! Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! O (tövbe edenleri) çok bağışlayandır, (mü’minlere) çok merhamet edendir.”
* “Yoksa ‘Onu (Kur’ân’ı, Muhammed kendisi) uydurdu mu’ diyorlar?”; Ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen Rabbimizin, sormuş olduğu bu soru, esasında müşrikleri kınama ifadeleridir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yoksa “Onu uydurdu.” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu uydurmuş olsaydım, Allah'tan bana gelecek şeye siz engel olamazdınız. O, sizin ona karşı nelere giriştiğinizi çok iyi biliyor. Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yahud «Onu kendisi uydurdu» diyorlar. De ki: «Eğer onu ben (bilfarz) uydurdumsa o halde siz Allahdan bana (gelecek azâbı savmıya) hiçbir vech ile güc yetiremezsiniz. O, sizin ona dâir ne taşkınlıklar yapıb durduğunuzu çok iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şâhid olarak O yeter. O (küfürden rücû' ile îman edenleri) çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yoksa, “Onu (Muhammed) uydurdu!” mu diyorlar? De ki: “Eğer (ben) onu uydurmuşsam, o takdirde benim için Allah'dan (gelecek) bir şeye (bir azâba karşı, onu benden def' edecek bir güce) mâlik olamazsınız. O, (sizin) onun hakkında (Kur'ân'ın aleyhinde) yapmakta olduğunuz taşkınlıkları en iyi bilendir! Benimle sizin aranızda (buna)şâhid olarak O yeter! Çünki O, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yoksa (senin hakkında): ‘’Onu (Kur’an’ı) kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu ben uydurduysam, Allah’tan gelecek (cezaya) karşı siz bana hiçbir şey sağlamaya güç yetiremezsiniz. Sizin kendisi (Kur’an) hakkında, ne taşkınlıklar yaptığınızı o daha iyi bilendir. Benimle sizin aranızda buna (bu duruma Allah’ın) şahit (muttali) olması yeter! Ve O, (çok) bağışlayandır, (çok) merhamet edendir.”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yoksa onlar “Kur’an’ı O’mu (Muhammed), uydurdu?” diyorlar? Onlara deki “Eğer ben onu Allah adına uydurmuş olsam, Allah’a karşı hiçbirinizin bir şekilde beni kurtarmaya gücü yetmez. Allah, sizin yaptığınız taşkınlıkları, haddi aşan sözlerinizi en iyi bilendir. O, benimle sizin aranızda şahit olarak yeter. Allah bağışlayan ve merhamet edendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"yoksa onu kendisi uydurup da Allah’ın üstüne mi atıyor?" derler. De ki "Eğer onu ben uydurmuş olsaydım beni Allah’ın azabından kurtarmıya sizin gücünüz yetmezdi. Allah Kur’an’a karşı yaptığınız taşkınlıkları da çok iyi biliyor. Benimle sizin aranızda Allah’ın tanık olması yeter. O, yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yok, «— O, Kur/an/ı kendiliğinden uydurdu» diyorlar. Sen de «— Eğer onu kendiliğimden uydurmuş olsaydım siz, Allah/tan göreceğim cezayı sayamazdınız. O, Kur/an hakkında giriştiğiniz türlü türlü saçmaları herkesten iyi bilir. O/nun sizinle benim aramızda hakkıyle şahit olması elverir. O, yarlıgayan, bağışlayandır» dersin.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yoksa “Onu uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu uydurmuşsam Allah’tan gelecek olana karşı siz hiçbir şey yapamazsınız. O, hakkında taşkınlık yaptığınız [tufîdûne] şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter! O, Gafûr’dur, Rahîm’dir.”
Kadri Çelik
swap_vert close
Yoksa “Kendisi onu uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu ben uydurduysam, bu durumda siz, Allah'tan bana (gelecek) olan hiç bir şeye (karşı) malik olamazsınız. Sizin, kendisi (Kur'an) hakkında, ne taşkınlıklar yapmakta olduğunuzu O daha iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yoksainkâr edenler, “Kur’an’ı Muhammed uydurdu!” mu diyorlar? Ey şanlı Elçi! Onlara de ki, “Eğer onu uydurmuş olsaydım, siz beni Allah’tan gelecek azâba karşı koruyamazdınız. Çünkü Allah, kendi adına yalan uyduran kimseleri kesinlikle azâba uğratacaktır. Öyleyse, neden sizin hatırınız için bütün bunları uydurup kendimi ateşe atayım? Aslında, böyle bir şey yapmayacağımı siz de pekâlâ bilirsiniz. Fakat unutmayın, Allah, içine daldığınız bu iftira kampanyasının elbette farkındadırve cezasını verecektir. O hâlde, benimle sizin aranızda şâhit olarak O yeter. Bununla birlikte, hâlâ tövbe etme fırsatınız da var: ÇünküO, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yoksa “Onu uydurdu!” mu diyorlar? De ki: “Onu uydurduysam, benim için Allah’tan bir şeye mâlik olmazsınız. O, sizin yaygara bastığınız şeyleri çok iyi bilir. Benim ve sizin aramızda şahid olarak O yeter. O Rahîm Gafûr’dur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yoksa: "Kuran’ı kendisi uydurdu " mu diyorlar. De ki: " onu ben uydurdumsa, beni Allah'ın elinden alabilecek haliniz yok, Çünkü Allah, Kuran’a yaptıklarınızı biliyor. Herhalde aramızda tanık olarak, engin sevgi ve hoşgörü sahibi Allah yeterlidir. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yoksa sana "Kitabı uydurdun!” mu diyorlar? De ki: "Eğer ben okuduklarımı uydurmuşsam, Allah’ın bana vereceği cezaya karşı hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin niçin böyle söylediğinizi benden daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şâhit olarak Allah yeter! O, kendisine inanan, yasalarına uyanları bağışlayan, merhamet edendir."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yoksa “Onu (Muhammed) uydurdu” [*] mu diyorlar! De ki: “Ben onu uydurursam, Allah tarafından bana gelecek şeyi (azabı) savmaya gücünüz yetmez. O, sizin (Kur’an) hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok iyi bilendir. Benimle aranızda şahit olarak O (Allah) yeter. O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.”
Hz. Muhammed’e “müfteri/iftiracı” suçlamasıyla ilgili benzer mesajlar: Yûnus 10:38; Hûd 11:13; Nahl 16:101; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4; Secde 32:3; Sebe’ 34:8; Şûrâ 42:24.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yoksa (müşrikler de): “O (Kur’an’ı Muhammed) kendisi uydurdu.” mu diyorlar? (Sen onlara): “Eğer onu ben uydursaydım, Allah’tan bana (gelecek cezâyı) savmaya sizin gücünüz yetmezdi. Hem sizin o (Kur’an) hakkında yapmakta olduklarınızı O (Allah), çok iyi bilir. Benimle sizin aranızda şâhit olarak da O yeter. Zîrâ bağışlayan ve esirgeyen, sadece Odur.” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
Yoksa, “Bütün bunları o uydurdu” mu diyorlar? De ki [ey Muhammed]: “Eğer onu ben uydursaydım Allah’a karşı bana hiçbir faydanız dokunmazdı. ⁸ O, düşüncesizce bulaştığınız bu [iftira]nın tamamen farkındadır: benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! Ve yalnız O, gerçek bağışlayıcıdır, gerçek bir rahmet kaynağıdır”. ⁹
8 Zımnen, “öyleyse bütün bunları neden sizin hatırınız için uydurayım?”9 Bunun anlamı şudur: “Allah sizi affetsin ve sizi hidayete ulaştırsın” (Zemahşerî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yoksa onlar, “Bu Kuran’ı kendisi uydurdu” mu diyorlar? – De ki: “Şayet onu ben kendiliğimden uydurmuş olsaydım o zaman hiç biriniz beni Allah’ın azabından kurtaramazdınız. Zira O, sizin bu vahiy hakkında söylediğiniz yakışıksız sözleri bilmektedir. Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, eşsiz bir bağışlayıcı sonsuz bir rahmet kaynağıdır.” 10/37, 11/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yoksa “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu ben uydurmuş olsaydım, Allah’tan bana gelecek hiçbir (cezayı) başımdan savamazdınız. (Allah) öksesine düştüğünüz bu iftiranın nedenini bilmektedir; benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter: mutlak bağış sahibi, sonsuz merhamet kaynağı O’dur.’[⁴⁵⁰⁶]
[4506] Bir yandan Rasul’e yapılan büyük iftirayı -ki bu Allah’a da iftiradır- dile getirirken, öte yandan Allah’ın sonsuz merhametini hatırlatmak. “Ya Rab! Rahmetinin büyüklüğüne akıl sır ermez” demekten başka ne denir ki!  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yoksa "Kur'an'ı kendisi uydurdu" mu diyorlar? (Ey Muhammed) De ki: "Şayet onu ben uydurmuş olsaydım, Allah katından gelecek azabı savmaya elbette sizin gücünüz yetmezdi. (Benim yaptığım ancak, Rabbimden bana vahyolunanı size tebliğ etmektir) O, -Kur'an hakkında- yaptığınız taşkınlıkları kuşkusuz çok iyi bilir, benimle sizin aranızda şahit olarak da Rabbim bana yeter. O, çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır!
Osman Fırat
swap_vert close
Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah’tan gelecek cezâya karşı sizin bana hiçbir yararınız olmaz. O, sizin yaptığınız taşkınlığı daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda O’nun şâhid olması yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Yoksa, «İftira etti,» mi diyorlar? De ki: «Eğer onu ben iftira ettim ise benim için Allah'tan hiçbir şeye mâlik olamazsınız. O sizin neye daldığınızı pek iyi bilendir. O benimle sizin aranızda şâhit olmaya kafidir. Ve O gafûrdur, rahîmdir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yoksa, “Kur'ân'ı kendisi uydurdu! ” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben uydurduysam zaten Allah, çok geçmeden cezamı verir. Siz bana yardım etmek isteseniz bile Allah'ın azabından beni kurtaramazsınız. (Ben cezamı çekmeye hazırım. Siz rahat olun). Demek ki sizin bu kabil laflarınız boş sözlerden, içine daldığınız yaygaradan ibarettirAllah da bunu pek iyi bilmektedir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O, kâfidir. O gafurdur, rahîmdir (affı, merhamet ve ihsanı pek boldur). [72, 22-23; 69, 44-47; 25, 5-6]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan gelecek cezaya karşı sizin bana hiçbir yararınız olmaz. O, sizin yaptığınız taşkınlığı daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda O'nun şahid olması yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Yoksa Muhammed bu Kur'ân'ı kendiliğinden uydurub Allâh'a iftirâ itdi" mi dirler? Onlara di ki: "Eğer ben Kur'ân'ı cennât-ı hakka iftirâ itmiş isem siz Allâh'ın 'azâbından bir şey benden def' idemezsiniz. Bana karşı vukû' bulan ta'n ve düşnâmınızı Allâh Te'âlâ bilir. Ve sizle aramızda şâhid olarak Allâh kâfîdir. O gafûr rahîmdir."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yoksa “Onu kendisi uydurup Allah’a mal etti” mi diyorlar? De ki “Uydurup Allah’a mal ettiysem beni hiç bir şekilde onun elinden kurtaramazsınız. Allah yaptığınız dedikoduları çok iyi bilir. Sizinle benim aramda Allah’ın şahitliği yeter. O çok bağışlar, ikramı boldur.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Veya:-Onu uydurmuş! diyorlar. De ki:-Eğer onu uydurmuşsam, beni Allah'tan (kurtaracak) hiç bir şeye sahip değilsiniz. O, sizin onun hakkında yaptığınız taşkınlığı daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak o yeter. O, çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Veya “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: Onu ben uydurmuşsam, sizin gücünüz beni Allah'ın azabından kurtarmaya yetmez. İçine daldığınız şeyi O pek iyi biliyor; sizinle benim aramızda şahit olarak O yeter. Aynı zamanda da O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yahut da şöyle diyorlar: "Uyduruyor onu!" De ki: "Eğer uydursaydım onu, hiçbir şeye sahip olamazdınız Allah'tan kurtarmak için beni. İçine gömüldüğünüz yaygarayı en iyi bilen O'dur. Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter. Çok affedici, çok merhametlidir O."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy eydürler mi: “yalan baġladı anı”? eyit “eger yalan baġladum-ise anı mālik olmayasız ya'nį def eyleyimeyesiz benüm içün Tañrı 'aźābından nesene. ol bilürirekdür anı kim girürsiz anuñ içinde ya'nį ķur’ān’a. ŧap oldı ol ŧanuķ aramda daħı arañuzda. daħı ol yarlıġayıcıdur raḥmet ķılıcı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā eydürler mi ki iftirā idüp yalan söyledi? Eyit: Ben iftirā itdüm‐iseelüñüzden gelmeye beni Tañrı ‘aẕābından ḳurtarmaġa. Ol bilicidür siz ifāżaitgeni. Anda anuñ ṭanuḳluġı yiter benümle sizüñ ortañuzda. Ol ‘afv idi‐cidür, raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yoxsa onlar: “(Muhəmməd) onu (özündən) uydurmuşdur!” – deyirlər. (Ya Peyğəmbər!) De: “Əgər mən onu (özümdən) uydurmuşamsa, siz məni Allahdan (Allahın əzabından) qurtara bilməzsiniz. O sizin (Qur’an) barəsindəki dedi-qodularınızı daha yaxşı bilir. Mənimlə sizin aranızda Onun şahid olması kifayətdir. O, bağışlayandır, rəhm edəndir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Or say they: He hath invented it? Say (O Muhammad): If I have invented it, still ye have no power to support me against Allah. He is best aware of what ye say among yourselves concerning it. He sufficeth for a witness between me and you And He is the Forgiving, the Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Or do they say, "He has forged it"? Say: "Had I forged it, then can ye obtain(4781) no single (blessing) for me from Allah. He knows best of that whereof ye talk (so glibly)! Enough is He for a witness between me and you! And he is Oft-Forgiving, Most Merciful."
4781 'If I forged a message from myself as one purporting to come from Allah, you would not be able to see me enjoy any of the blessings from Allah which I enjoy: you would not see me calm and relying on Allah, nor would you see me bear the reputation of being a trustworthy man. A liar comes to an evil end. But what about those who talk so glibly and freely about things which they know not? Allah knows all, and He is my witness! But even against your false accusations, I pray for His forgiveness and mercy to you, for He is Oft-Forgiving, Most Merciful!'  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَمْ
yok- sa
يَقُولُونَ
diyorlar mı
افْتَرٰيهُۜ
onu uy- durdu
قُلْ
de ki
اِنِ
eğer
افْتَرَيْتُهُ
onu uydur- muşsam
فَلَا تَمْلِكُونَ
asla malik olamazsınız
ل۪ي
benim için
مِنَ اللّٰهِ
Allah'tan
شَيْـٔاًۜ
bir şeye
هُوَ
O
اَعْلَمُ
en iyi bilendir
بِمَا
o şe- yi ki
تُف۪يضُونَ
dalıyorsunuz
ف۪يهِۜ
orda
كَفٰى
yeter
بِه۪
O
شَه۪يداً
şahid olarak
بَيْن۪ي
aramda
وَبَيْنَكُمْۜ
ve aranızda
وَهُوَ
ve O
الْغَفُورُ
Ğafûr'dur
الرَّح۪يمُ
Rahîm'dir
Yoksa, "onu (Kur'ân'ı, Muhammed) uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. O, (sizin) onun hakkında (Kur'ân'ın aleyhinde) daldığınız şeyleri (ve yaptığınız iftiraları) en iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, Ğafûr'dur, Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir).
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِفْتَرٰى
Fiil-VIII
ف ر ي
Uydurdu, iftira etti
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اِفْتَرٰى
Fiil-VIII
ف ر ي
Uydurdu, iftira etti
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
مَلَكَ
Fiil-I
م ل ك
Sahip oldu, malik oldu, güç yetirdi, hükümdarlık etti
ل۪ي
Zamir
ل۪ي
Bana, beni, benim, benim için
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
اَعْلَم
İsim
ع ل م
Daha iyi bilen, çok iyi bilen, en iyi bilen
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَفَاضَ
Fiil-IV
ف ي ض
Akın etti, aktı, döktü, daldı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
كَفٰى
Fiil-I
ك ف ي
Yetti, kâfi oldu
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
شَهِيد
İsim
ش ه د
Şehîd ( Allah'ın ismi, esmasıdır. Herkese ve her şeye şahid olan demektir), şahid
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli