close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahkâf Sûresi 34. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve yevme yu’radu-lleżîne keferû ‘alâ-nnâri eleyse hâżâ bilhakk(i)(s) kâlû belâ verabbinâ(c) kâle feżûkû-l’ażâbe bimâ kuntum tekfurûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve o gün, kafir olanlar, ateşe arz edilirler de bu gerçek değil mi denir, evet derler, andolsun Rabbimize; der ki: İnkar ettiğinizden dolayı artık tadın azabı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İnkâr edenler ateşe sunulacakları gün, (onlara:) "Nasıl, bu (cehennem) gerçek değil miymiş?" diye (sorulacak); onlar ise; "Rabbimize andolsun, evet (öyleymiş)" diye (yanıtlayacaklardır. Allah da:) "Öyleyse inkâr ettiklerinizden dolayı azabı tadın!" buyuracaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah tarafından gelen gerçekleri örtbas edenler, ateşe sunulacakları gün, Allah onlara: “Nasıl, bu gerçek değil miymiş?” der. Onlar da: “Evet, Rabbimiz hakkı için gerçekmiş” derler. Allah da: “Öyleyse, gerçekleri örtbas etmenizden dolayı azabı tadın” der.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler ateşe atılacakları gün, onlara: “Dünyada hakka ve sorumluluklara riayetsizliğin şu icrası kesinleşmiş cezalarla sonuçlanacağı doğru ve gerçek değil miymiş?” denir. Onlar da: “Evet, Rabbimiz hakkı için doğruymuş, gerçekmiş.” derler. Allah da: “O halde, inkârınız, küfrünüz sebebiyle azâbı tadın.” buyurur.
Ahmet Varol
swap_vert close
İnkar edenlerin ateşe sunuldukları gün (onlara): "Nasıl, bu gerçek değil miymiş?" (denir). "Evet, Rabbimize yemin olsun ki (gerçekmiş)" derler. (Allah da): "Öyleyse inkar etmenize karşılık azabı tadın" der.
Ali Bulaç
swap_vert close
İnkâr edenler ateşe sunulacakları gün, (onlara şöyle denir:) 'Bu gerçek değil miymiş?' Onlar: 'Rabbimize andolsun, evet (öyledir)' derler. (Allah da:) 'Öyleyse inkâr ettiklerinizden dolayı azabı tadın' dedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Kur'an'ı ve Peygamberi) inkâr edenler, ateşe arz olunacağı gün, (kendilerine şöyle denilir): “- Nasıl, bu azab gerçek değil mi imiş?” Onlar: “- Evet, Rabbimize yemin ederiz (azab hakdır).” diyecekler. (Allah onlara şöyle) buyuracak: “- Öyle ise, ettiğiniz inkâra karşılık tadın azabı bakalım...”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O kâfirler ateşe arz edildikleri gün (Allah:) “İşte bu, gerçek değil mi?” (der.) Onlar: “Evet, Rabbimize andolsun, haktır” derler. Allah: “Öyle ise, eski küfrünüzden dolayı azabı tadın!” der.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kâfirler ateşle yüz yüze getirildikleri gün, kendilerine, “Bu gerçek değil miymiş?” denilecek. Onlar, “Evet, Rabbimize andolsun doğruymuş” diyecekler. Allah, “Öyleyse, inkâr etmenizden dolayı tadın bu azabı” diyecektir.
Besim Atalay
swap_vert close
O gün, küfredenler ateşe gösterilip: «Nasıl, bu hak değil miymiş?» diye sorulduğunda, derler ki: «Evet Tanrımız!»; Allah buyurur ki : «Küfrünüz yüzünden azabı tadın !»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnkârcılar, ateşin karşısına getirileceği ve kendilerine: “Bu, gerçek değil mi?” diye sorulacağı gün: “Rabbimize andolsun ki öyledir!” diye cevap verecekler. (Bunun üzerine) Allah: “Öyleyse, hakikati inkâr etmenizin karşılığı olan bu azabı tadın (bakalım)!” buyuracak.
Cemil Said
swap_vert close
Kâfirler ateşe arz olunacağı gün kendilerine "Sahîh mi imiş?" diyu sorılacak. "Evet rabbimiz" diyecekler "Öyle ise küfrünüzün cezâsı olarak ’azâb çekiniz" cevâbı virilecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnkar edenler, ateşe sunuldukları gün onlara: "Bu, gerçek değil miydi?" denir, onlar: "Rabbimize and olsun ki evet gerçekti" derler. Allah: "İnkar etmenizden ötürü azabı tadın" der.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnkâr edenlere ateşe sunuldukları gün, “Bu gerçek değil miymiş?” denir. Onlar, “Evet, Rabbimize andolsun ki gerçekmiş” derler. Allah, “Öyle ise inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı azabı tadın!” der.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnkâr edenler ateşe getirilince, “Bu gerçek değil miymiş?” denilecek, “Rabbimiz hakkı için öyle” diyecekler, Allah da “İnkâr etmiş olmanız sebebiyle azabı çekin!” buyuracaktır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnkâr edenlere, ateşe sunulacakları gün: Nasıl, bu gerçek değil miymiş? denildiğinde: Evet, Rabbimize andolsun ki gerçekmiş, derler. Allah: Öyleyse inkâr etmenizden dolayı azabı tadın! der.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkarcılar ateşe sunuldukları gün: "Bu gerçek değil mi?" Derler ki, "Evet, Rabbimize andolsun." O da, "İnkar etmiş olduğunuz için azabı tadın," der.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İnkâr edenler ateşe arz olunacakları gün onlara: "Bu gerçek değil miymiş?" denir. Onlar da: "Rabbimiz Hakk'ı için gerçekmiş!" derler. Allah onlara: "O halde inkâr ettiğinizden dolayı şimdi tadın azabı!" der.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve o küfredenler ateşe arzolunacağı gün: nasıl bu hak değil mi imiş! diye, evet, rabbımız hakkı için diyecekler, buyuracak: «öyle ise haydin tadın azâbı, küfrede geldiğiniz için
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kâfirler, ateşe sunuldukları gün, “(Şimdi bu azap) gerçek değil miymiş?” (diye sorulduğunda onlar,) “Evet, (dünyada iken alaya alıp yalanladığımız azap) Rabbimize yemin olsun ki (gerçekmiş!” derler. (Allah o kâfirlere,) “Öyleyse, (hakkı) inkâr etmenizden ötürü tadın azabı!” buyurur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçeği yalanlayan nankörler, ateşle karşı karşıya kaldıkları gün, onlara: “Nasıl, bugün gerçekmiş değil mi?” dendiğinde, onlar, “Rabb'imize ant olsun ki gerçekmiş.” diyecekler. “Gerçeği yalanlayarak nankörlük ettiğinizden dolayı azabı tadın.” denecek.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O kâfirler ateşin karşısına (getirilerek) gösterileceği gün (kendilerine denilecek ki:) «Bu (azâb) gerçek değil mi imiş»? Onlar «Evet, Rabbimize yemîn ederiz (ki gerçekdir)» dediler (diyecekler). (Allah da) «Küfredegeldiğinize mukaabil tadın azâbı» dedi (diyecek).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Artık inkâr edenler, ateşe arz olunacakları gün (kendilerine): “(Nasıl?) Bu gerçek değil miymiş?” (denilir). (Onlar:) “Evet! Rabbimize yemîn olsun (ki, gerçekmiş)!” derler.(Rableri de:) “Öyle ise inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı, tadın azâbı!” buyurur.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (dünyada iken) inkâr etmiş olanlar, ateşe sunulucakları ve kendilerine: “Bu, gerçek değil mi?’’ diye sorulacağı gün (ahiret günü): “Rabbimize yemin ederiz ki öyle!” diye cevap verecekler. (Bunun üzerine Allah:) “Öyleyse, hakikati inkâr etmenizin karşılığı olan bu azabı tadın!” buyuracak. *
(*) Bu ayetten de anlaşılıyor ki, cehennemlik olanlar kabirde değil, ahiret gününde ateşe sunulacaklar. Yani azap ahirettedir, kabir de değil.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kıyamet günü doğruları inkâr edenler ateşe götürüldüklerinde onlara “Şimdi bu ateş gerçek değil mi? diye sorulur. Onlar da “ Evet! Rabbimize yemin olsun ki gerçek” derler. Allah onlara “İnkâr etmenizin karşılığında azabı tadın” der.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Tanımıyanlar ateşle yüzyüze geldikleri gün onlara sorulacak: "Nasıl, doğru muymuş?" diyecekler, onlar da: "Evet, çalabımız hakkı için doğru imiş" diyecekler. Allah ‘da buyuracak: "Öyleyse tadın şimdi azabı tanımazlık ettiğiniz için."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfirler ateşe gösterildikleri gün, onlardan sorulacak: «— Bu azap doğru değil mi?» Onlar «— Rabbimiz hakkı için, elbette doğrudur, hayâl değildir» diyecekler, «— Öyleyse küfürünüzün cezası olarak azabı tadın» diyecek.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnkâr edenlere ateşe sunuldukları gün, “Bu gerçek/hak değil miymiş?” denildiğinde onlar, “Bilakis, Rabbimize andolsun ki (gerçekmiş)” derler. (Allah da) “O hâlde inkâr etmenizden dolayı azabı tadınız!” der.
Kadri Çelik
swap_vert close
Küfre sapanlar ateşe sunulacakları gün, (onlara şöyle denir:) “Bu gerçek değil miymiş?” Onlar, “Rabbimize andolsun evet (gerçektir)!” derler. (Allah da,) “Öyleyse küfretmekte olduklarınızdan dolayı azabı tadın” der.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu gerçeği inkâr edenler, Hesap Günü ateşin karşısına çıkarıldıklarında, onlara “Nasıl, bu azap gerçek miymiş?”diye sorulacak. Onlar da, “Evet; Rabb’imize yemin olsun ki, gerçeğinta kendisiymiş!” diyecekler. Bunun üzerine Allah, “O hâlde,hakîkati inkâr etmenizin karşılığı olarak, hak ettiğiniz azâbı tadın bakalım!” diyecek.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnkâr etmiş olanların Ateş’e sunulacağı gün: -“Bu Gerçek değil mi?”. “Rabbimize and olsun ki evet!” dediler. “İnkâr ediyor olduğunuz sebebiyle Azab’ı tadın!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kıyamet gününde inkarcılar cehenneme arz edilirken kendilerine: " Bunlar doğru değil miymiş " denecek. " Evet efendimiz doğruymuş. " diyecekler. O zaman bir ses: " O halde, inkarınız sebebiyle çekin cezanızı " diye gürleyecek...
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenler ateşe sunuldukları gün; "Bu gerçek değil miymiş?" denilir. Onlar; "Evet! Rabbimize andolsun ki gerçekmiş!" derler. Allah; "Öyle ise inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı azabı tadın!" der.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ateşe sunulacakları gün, kâfir olanlara “Bu (diriltilme) gerçek değil miymiş!” (diyecek), onlar da “Rabbimize yemin olsun: Evet (gerçekmiş)!” diyeceklerdir. (Allah:) “İnkâr ettiğinizden dolayı azabı tadın!” diyecektir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Kâfirlere cehenneme atılacakları gün: “Nasıl? Bu, gerçek değil miymiş?” denilince, Onlar: “Evet! Rabbimize yemin olsun ki (gerçekmiş!)” derler. (Allah da): “Öyleyse inkârınızın karşılığı olan şu azabı, tadın bakalım.” der.
Muhammed Esed
swap_vert close
Böylece, hakikati inkara şartlanmış olanlar, ateşin karşısına getirilecekleri ve “Bu, gerçek değil mi?” diye sorulacağı Gün “Rabbimize andolsun ki öyle!” diye cevaplayacaklar. [Bunun üzerine] Allah, “Öyleyse, hakikati inkar etmenizin karşılığı olan bu azabı tadın!” diyecektir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerçekleri örtbas eden kâfirlerin ateşe sunuldukları o gün onlara: – Şimdi bu gerçek, değil miymiş? Denildiğinde onlar: – Evet, Rabbimize andolsun ki gerçekmiş, diyecekler. Allah da: – Öyleyse gerçekleri örtbas ettiğiniz için tadın bakalım bu azabı! Diyecek. 10/25.30, 32/12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve hakikati inkâr eden kimselere ateşe takdim olunurken, “Ne yani, bu da mı gerçek değil?” (denileceği) gün, onlar şöyle cevap verecekler: “Rabbimize andolsun ki evet, işte (bu hakikatin ta kendisidir)!” (Allah) buyuracak: “Haydi, hakikati inkârınıza karşılık tadın malum azabı!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Oysa) O Kâfirler, ateşe sunulacakları gün kendilerine "Nasıl bu (inkâr ettiğiniz tekrar dirilme ve azap) gerçek değil miymiş?" denildiğinde "Evet Rabbimiz gerçekmiş" diyecekler ve o zaman onlara (Rableri katından) "Öyleyse, küfretmenizden ötürü, şimdi o azabı tadın” buyurulacaktır!
Osman Fırat
swap_vert close
İnkâr edenlere ateşe sunuldukları gün, "Bu gerçek değil miymiş?" denir. Onlar, "Evet, Rabbimiz... " derler. Allah, "Öyle ise inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı azabı tadın!" der.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o gün ki, kâfir olanlar, ateş üzerine arzolunurlar. (Onlara) Denilir ki: «Nasıl, bu hak değil mi imiş?» Onlar da: «Evet. Ve Rabbimiz hakkı için (diyeceklerdir). « Cenâb-ı Hak da, «Artık siz inkar eder olduğunuz şey sebebiyle azabı tadınız,» diyecektir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gün gelecek, kâfirler cehennem ateşine karşı tutulacaklar. İşte o zaman, kendilerine: “Nasıl, bu ateş doğru değil miymiş? ” diye sorulunca: “Evet, Rabbimize yemin ederiz ki haktır, gerçektir! ” diyecekler. Yüce Allah da şöyle buyuracak: “İnkâr edip durduğunuz için haydi öyleyse tadın bakalım azabı! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnkar edenler ateşe sunulacakları gün (Allah onlara): "(Nasıl), Bu gerçek değil miymiş?" (der); "Evet Rabbimiz hakkı için (gerçekmiş)" derler. "Öyleyse inkar etmenizden dolayı azabı tadın" der.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ateşe arz olundukları günde kâfirlere: "Tekzîb iylediğiniz bu 'azâb hak ve doğrı değil mi imiş?" denilür ve onlar da: "Evet, Yâ Rabbî!" dirler. O zamân: "Öyle ise dünyâda iken küfür ve inkâr iylediğiniz 'azâbı tadınız" denilür.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ateşle yüzleştirildikleri gün, ayetleri görmezlikten gelenlere şöyle denecek: “Cehennem gerçekmiş değil mi?” (Onlar:) “Evet, Rabbimize yemin olsun ki gerçekmiş” diye cevap verecekler. Allah da “Ayetleri görmezlikten gelmenize karşılık tadın şu azabı” diye karşılık verecek.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bunu inkar edenler, ateşe sunuldukları gün:-Bu, gerçek değil mi?-Rabbi'mize andolsun ki evet (gerçektir), dediler.-Nankörlük ettiğiniz için azabı tadın! der.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ateşe sunuldukları gün, kâfirlere sorulur: “Bu gerçek miymiş, değil miymiş?” “Evet,” derler. “Rabbimize and olsun ki gerçekmiş.” Allah buyurur ki: “İnkâr edip durduğunuz için, şimdi tadın azabı!”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gün gelir, o inkâr edenler, ateşe arz edilir. "Bu gerçek değil miymiş?" diye sorulur. "Elbette! Rabbimize yemin ederiz, gerçekmiş!" derler. Allah buyurur: "O halde, inkâr ettiğinizden ötürü tadın azabı!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol gün kim 'arż olına anlar kim kāfir oldılar od üzere “iy degül mi uşbu ḥaķ?” ya'nį eydile. eyittiler “evet çalabumuz ḥaķķı-içün!” eyitti “pes daduñ 'aźābı andan ötürü kim olduñuz kāfir olursız.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol gün ki ‘arż oluna kāfirler cehennem üstine. Eyidile: Bu ḥaḳ degülmidür? Anlar eyide: Evet, ḥaḳdur, Tañrımuz ḥaḳḳı‐çun. Eyide: Pes daduñuz‘aẕābı küfrüñüz sebebi‐y‐ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Kafirlər cəhənnəm oduna göstəriləcəkləri (cəhənnəm əzabını dadacaqları) gün (onlardan soruşulacaqdır): “Məgər bu (daddığınız əzab) doğru deyilmi?!” Onlar: “Bəli, Rəbbimizə and olsun (ki, doğrudur)!” – deyə cavab verəcəklər. (Allah) buyuracaqdır: “Elə isə (dünyada) küfr etdiyinizə görə dadın əzabı!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And on the day when those who disbelieve are exposed to the Fire (they will be asked): Is not this real? They will say: Yea, by our Lord. He will say: Then taste the doom for that ye disbelieved. .
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And on the Day that(4813) the Unbelievers will be placed before the Fire, (they will be asked,) "Is this not the Truth?" they will say, "Yea, by our Lord!" (One will say:) "Then taste ye(4814) the Penalty, for that ye were wont to deny (Truth)!"
4813 Cf. 46:20, where the argument was closed about the undutiful son of a good father. After that the example of 'Ad and of the believing Jinns was cited, and now is closed that argument in similar terms. 4814 The Truth which they denied is now all too clear to them. They are out of the Light of Truth, out of the Light of Allah's Countenance. And that in itself is a terrible Penalty.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيَوْمَ
ve o gün ki
يُعْرَضُ
arz olunur
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
عَلَى النَّارِۜ
ateşe
اَلَيْسَ
değil miymiş
هٰذَا
bu
بِالْحَقِّۜ
gerçek
قَالُوا
dediler
بَلٰى
evet
وَرَبِّنَاۜ
andolsun Rabbimize
قَالَ
buyur- du
فَذُوقُوا
öyle ise tadın
الْعَذَابَ
azabı
بِمَا
o şeyden dolayı ki
كُنْتُمْ
idiniz
تَكْفُرُونَ
inkâr edi- yorsunuz
İnkâr edenler ateşe arz olunacakları gün (onlara şöyle denir), "(nasıl) bu (azap) gerçek değil miymiş?" (Onlar da) "Evet, Rabbimize andolsun (ki gerçekmiş)" derler. (Rabbleri de) "Öyle ise inkâr ettiğinizden dolayı tadın azabı!" buyurur.
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
عَرَضَ
Fiil-I
ع ر ض
Arzetti, teklif etti
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
بَلٰى
Edat
بَلٰى
Bilakis, tabi ki, evet, hayır (inandım)
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
ذَاقَ
Fiil-I
ذ و ق
Tattı, hissetti
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı