close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahkâf Sûresi 32. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemen lâ yucib dâ’iya(A)llâhi feleyse bimu’cizin fî-l-ardi veleyse lehu min dûnihi evliyâ(u)(c) ulâ-ike fî dalâlin mubîn(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve kim icabet etmezse Allah'a çağırana, artık o, yeryüzünde Allah'ı aciz bırakamaz ve ondan başka yardımcılar da yoktur ona; bu çeşit kişilerdir apaçık sapıklığa düşenler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"(Şunu bilin ki) Kim Allah’a (ve İslami kurallara) davet edene icabet etmezse, artık o yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacak değildir ve onun O’ndan (elçilerin Allah’tan) başka velileri yoktur. İşte onlar, (Allah’ın çağrısına ve uyarılarına aldırmayanlar) apaçık bir sapkınlık içindedirler" (diye uyarmışlardı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'a davet edene icabet etmeyen, Allah'ın azabından yeryüzünde kaçacak yer bulamaz. Öteki dünyada da O'ndan başka hiçbir koruyucu bulamaz, böyleleri apaçık bir sapıklık içindedirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Kimler Allah'ın yoluna, İslâm'a davet edene icabet etmez, uymazsa, bilsin ki, yeryüzünde Allah'ı âciz bırakacak, koyduğu kanunların dışına çıkarak yakayı kurtaracak değildir. Onların Allah'ın dışında, kulları durumundakilerden, dostlarının, velilerinin, koruyucularının olması da mümkün değildir. Onlar tamamen başına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet, bozuk düzen içindedirler.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Kim Allah'ın davetçisine icabet etmezse o yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değildir ve onun, O'ndan başka dostları da yoktur. İşte onlar apaçık sapıklık içindedirler."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Kim Allah'a davet edene icabet etmezse, artık o, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değildir ve onun O'ndan başka velileri yoktur. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kim Allah'ın davetçisinin (Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'ın) davetine uymazsa, arzda (Allah'ı) aciz bırakacak değildir, (asla başına gelecek azabı engelleyemez). Ona Allah'dan başka sahib olacak yardımcılar da yoktur. Böyleleri, açık bir sapıklık içindedirler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kim Allah’a çağırana cevap vermezse, o, yeryüzünde kurtulacak yer bulamaz. Allah’tan başka ona sahipler de olamaz. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kim Allah'ın çağrısına uymazsa, bilsin ki yeryüzünde Allah'a karşı koyamaz, onun O'ndan başka dostları da olmaz. Böyleleri apaçık bir sapıklık içindedirler.
Besim Atalay
swap_vert close
Allaha çağırana kim cevap vermez ise, yeryüzünde kaçınmakla kurtulamaz, Allahtan başka da dostları yoktur, işte bunlar açık bir sapkınlık içindedirler»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Her kim Allah'ın çağrısına uymazsa bilsin ki, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değildir. Kendisinin O'ndan başka dostları da olmayacaktır. Onlar (Allah'ı dışlayarak başkalarını dost edinenler) apaçık bir sapıklık içindedirler.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’a da’vet ideni dinlemeyen Allâh’ın yeryüzünde kudretini tenkîs iderim zan iylemesün. Allâh’a karşu ânlara kimse müzâheret idemez. Bunlar âşikâr bir dalâletdedirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'a çağırana uymayan kimse bilsin ki, Allah'ı yeryüzünde aciz bırakamaz; onların O'ndan başka dostları da bulunmaz; işte onlar apaçık sapıklıktadırlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kim Allah’ın davetçisine uymazsa, yeryüzünde Allah’ı âciz bırakacak değildir. Kendisi için Allah’tan başka dostlar da bulunmaz. İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah yolunun davetçisine kulak vermeyenler yeryüzünde O’nu âciz bırakamayacak, O’na karşı bir yar ve yardımcı da bulamayacaklardır; bunlar apaçık bir sapkınlık içindedirler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'ın dâvetçisine uymayan kimse yeryüzünde Allah'ı âciz bırakacak değildir. Kendisi için Allah'tan başka dostlar da bulunmaz. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'a çağıranı yanıtlamıyanlar yeryüzünde kaçamaz. Onların O'na karşı dostları da olmaz. Onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Her kim Allah'ın davetçisine uymazsa bilsin ki, yeryüzünde Allah'ı aciz bırakacak değildir. Onun Allah'tan başka dostları da yoktur. İşte onlar apaçık bir sapıklık içerisindedirler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve her kim Allahın da'vetcisine icâbet eylemezse Arzda âciz bırakacak değildir ve ona onun berisinden sahib olacak veliyler de yoktur, öyleler açık bir dalâl içindedirler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kim Allah’ın davetçisine uymazsa, yeryüzünde Allah’ın azabından kaçıp sığınacağı bir yer yoktur. Kendisi için Allah’tan başka (azaba engel olacak) dostlar da bulunmaz. İşte onlar, apaçık bir sapkınlık içindedirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Her kim, Allah'a çağıran kimsenin çağrısına uymazsa, bilsin ki Allah'ı yeryüzünde aciz bırakacak değildir. Ve onun Allah'tan başka velileri de yoktur. İşte onlar apaçık bir sapkınlık içindedirler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kim Allahın da'vetcisine icabet etmezse o, yer (yüzün) de (Allâhı) âciz bırakacak değildir. Onun Allahdan başka yardımcıları da yokdur. Onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Artık kim Allah'ın da'vetçisine icâbet etmezse, bu yüzden yeryüzünde (Allah'ı)âciz bırakıcı değildir ve kendisi için, O'ndan (Allah'dan) başka (azâbı def' edecek) dostlar yoktur. İşte onlar, apaçık bir dalâlet içindedirler!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve her kim Allah’ın çağrısına (vahiy yoluyla gönderdiği mesajına) uymazsa, (bilsin ki) yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakamaz (dilediğini yapmasına mâni olamaz). Ve onun yanı sıra (Allah’tan) başka velileri (koruyucu ve yardımcıları) da olmaz. İşte böyleleri besbelli bir sapkınlık içindedirler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Kim Allah’ın çağrısına icabet etmezse, yeryüzünde Allah’ın yapacağı şeylere, hiçbir kimse engel olamaz. Çağrıyı kabul etmeyen için, Allah’dan başka sahip çıkıp koruyacak (veli) kimse de bulunmaz. O kimse açık bir sapıklık içindedir” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Herkim Allah’ın çağrısına uymazsa o, Allah’ı yeryüzünde yıldıracak değildir. O kimsenin AllahTan başka koruyucuları da olamaz. O kimse açıktan açığa sapkınlık içindedir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Kim ki Allah/a dâvet eden peygambere icabet etmezse o, Allah/ı yeryüzünde âciz bırakacak değildir [⁴]. Allah/tan başka onun hiçbir yâr ve iş göreni yoktur, onlar apaçık bir sapıklık içindedir».
[4] Yani kaçacak yer bulamaz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah’ın davetçisine uymayan kimse, yeryüzünde Allah’ı âciz bırakamaz. Ona Allah’tan başka dostlar da bulunmaz. İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.
Kadri Çelik
swap_vert close
“Kim Allah'a davet edene icabet etmezse artık o, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakıcı değildir ve onun O'ndan başka velileri de yoktur. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Unutmayın, Allah’ın çağrısına uymayanlar, yeryüzünde Allah’ınhükmünden kaçamayacaklardır ve Kıyâmet Günü hiç kimse, bunları O’na karşı koruyamayacaktır. Her kim Kur’an’da yüz çevirirse, işte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kim Allah’ın davetçisine icabet etmezse, Yeryüzü’nde aciz bırakacak değildir. Onun lehine O’ndan başka veliyyler yoktur. İşte onlar açık bir şaşkınlık içindedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ona kulak vermeyenler ise, yer yüzünde güç kaybına uğrarlar. Allah'tan başka dostu kalmaz, giderek müthiş bir yalnızlık bunalımına girerler... "
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Allah’ın yasalarına karşı çıkanlar, Allah’ın yasalarına uymayanlar, yeryüzünde Allah’ı âciz bırakacak değildir. Cezamız gelince onların bizden başka dostu yoktur. Ceza günü onlara dostluk etmeyiz. İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Ancak) kim Allah’ın davetçisine (çağrısına) cevap vermezse, bilsin ki kimse O’nu yeryüzünde elbette aciz bırakamaz [*] ve böylesi kişilerin O’nun peşi sıra dostları da olamaz. İşte onlar apaçık bir sapkınlığın içindedir.”
Benzer mesajlar: En‘âm 6:134; Enfâl 8:59; Tevbe 9:2, 3; Yûnus 10:53; Hûd 11:20, 33; Nahl 16:46; Nûr 24:57; ‘Ankebût 29:22; Fâtır 35:44; Zümer 39:51; Şûrâ 42:31.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“Kim Allah’a davet eden (Peygambere) uymazsa artık o, yeryüzünde (Allah’ı asla) âciz bırakamaz ve onun, Ondan başka dostları da yoktur. Çünkü onlar, apaçık bir sapkınlık içerisindedir.” (dediler.)
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama Allah’ın çağrısına uymayan, [O’ndan] yeryüzünde asla kurtulamaz, ve [öteki dünyada] O’na karşı hiçbir koruyucu bulamaz: böyleleri, sapıklık içinde kaybolup gitmişlerdir.” ⁴⁰
40 Bkz. 72:15, not 11.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Zira kim Allah’ın bu davetçisine uymazsa, iyi bilsin ki yeryüzünde kendisini Allah’ın azabından kurtaracak kimse yoktur ve Allah’tan başka hiçbir evliyası da olmayacaktır. İşte böyleleri apaçık bir sapkınlık içindedirler. 26/69...103
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama kim Allah’ın davetine icâbet etmezse, asla O’nu yeryüzünde atlatmış olmaz; ve ona (Allah)tan başka hiçbir dostun yararı dokunmaz: böyleleri fark edilir bir sapıklığın göbeğine düşerler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kim Allah’ın davetçisine tabi olmazsa o kimse elbette yeryüzünde Allah’ı aciz bırakacak değildir. (O'nun azabından kendisini kurtarmaya muktedir değildir) O'nun Allah'tan başka hiçbir yardımcısı da yoktur, o gibi kimseler apaçık bir sapıklık içindedirler.
Osman Fırat
swap_vert close
Kim Allah’a çağırana uymazsa, yeryüzünde Allah’ı âciz bırakacak değildir. Kendisi için Allah’tan başka dostlar da bulunmaz. İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve her kim Allah'ın dâvetçisine icabet etmezse, artık yerde aciz bırakıcı değildir ve onun için O'nun ötesinde yardımcılar da yoktur. Onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'ın elçisine icabet etmeyen kimse bilsin ki, Allah'ın cezasından asla kaçıp kurtulamaz ve Allah'tan başka hiçbir hâmi ve dost bulamaz. Onlar besbelli bir sapıklık içindedirler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kim Allah'ın da'vetçisine uymazsa, yeryüzünde (başına inecek belaya) engel olamaz. Kendisinin O'ndan başka velileri de olmaz. Onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh'ın da'vetcisine icâbet itmeyen kimse dünyâda 'azâbdan kurtulmağa kâdir değildir. Ona Allâh'dan gayrı dost da yokdur. Onlar hakdan uzak dalâletdedirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Ama kim, Allah’a çağıran kişiye olumlu cevap vermezse bu topraklarda onun elinden kurtulamaz. Allah ile arasına girecek dostları da olmaz. Böyleleri açık bir sapıklık içindedirler.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Kim Allah'ın davetçisine uymazsa, yeryüzünde kaçıp sığınacağı bir yer yoktur. Onun Allah'tan başka bir velisi de yoktur. İşte böyleler apaçık bir sapıklık içindedir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'a çağıran davetçiye uymayan kimse ise, dünyada Allah'ı âciz bırakacak değildir; onun için Allah'tan başka dostlar da bulunmaz. Onlar apaçık bir şaşkınlıktadır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ın davetçisine uymayan, yeryüzünde hiç kimseyle yarışamaz/hiç kimseyi âciz bırakamaz. Böylesinin, Allah dışında/Allah'ın davetçisi dışında evliyası da olmaz. Böyleleri apaçık bir sapıklık içindedir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı her kim uy virmeye Tañrı oķıyıcısına degül 'āciz eyleyici yirde daħı yoķdur anuñ andan ayruķ arķa viriciler. şunlar azġunlıķ içindedür bellü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Kim ki icābet eylese Tañrıya da‘vet idene, ol ‘āciz eylemez yirlerde. Daḫıbulunmaya aña Tañrı ‘aẕābından ḳurtarıcı kimse. Anlar āşikāre azġun‐luḳdadur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allahın carçısını qəbul etməyən (bilsin ki) yer üzündə qaçıb canını Ondan (Onun əzabından) qurtara bilməz və ona Allahdan başqa kömək edən dostlar da tapılmaz. Belələri açıq-aşkar (haqq yoldan) azmışlar!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And whoso respondeth not to Allah's summoner he can nowise escape in the earth, and ye (can find) no protecting friends instead of Him. Such are in error manifest.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"If any does not hearken to the one who invites (us) to Allah, he cannot(4811) frustrate ((Allah)´s Plan) on earth, and no protectors can he have besides Allah. such men (wander) in manifest error."
4811 If a person refuses to believe the Truth, or opposses it, it has not the least effect on Allah's Holy Plan, which will go on to its completion; but it will deprive such a person of Grace and of any protection whatever; he will wander about as an outlaw in manifest helplessness.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَنْ
ve her kim
لَا يُجِبْ
icabet etmez
دَاعِيَ
davet- çisine
اللّٰهِ
Allah'ın
فَلَيْسَ
bu yüzden değildir
بِمُعْجِزٍ
âciz bırakıcı
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
وَلَيْسَ
ve yoktur
لَهُ
kendi- si için
مِنْ دُونِه۪ٓ
O'ndan başka
اَوْلِيَٓاءُۜ
dostlar
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
ف۪ي ضَلَالٍ
bir dalâlet içindedirler
مُب۪ينٍ
apaçık
Her kim Allah'ın davetçisine icabet etmezse, bilsin ki yeryüzünde Allah'ı âciz bırakacak değildir. (Kıyamet günü) Kendisi için Allah'tan başka dostlar da bulunmaz. İşte onlar apaçık bir dalâlet içinde (olanlar)dır.
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَجَابَ
Fiil-IV
ج و ب
İcabet etti, cevap verdi, kabul oldu, uyuldu
دَاعِى
Etken fiil
د ع و
Davetçi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
مُعْجِز
Etken fiil-IV
ع ج ز
Âciz bırakan, âciz bırakıcı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ضَلَال
İsim
ض ل ل
Dalâlet, sapma, şaşkınlık, boşa çıkma, boşa gitme
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan