close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahkâf Sûresi 17. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżî kâle livâlideyhi uffin lekumâ eta’idâninî en uḣrace ve kad ḣaleti-lkurûnu min kablî vehumâ yesteġîśâni(A)llâhe veyleke âmin inne va’da(A)llâhi hakkun feyekûlu mâ hâżâ illâ esâtîru-l-evvelîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve öbürü de, anasınababasına, uf sizden, tekrar kabirden çıkacağımı mı söylüyor, buna inanmaya mı çağırıyorsunuz beni? Ve benden önce nice nesiller gelipgeçti demiştir ve onlar da Allah'a yalvarırlar da yazık sana derler, inan, şüphe yok ki Allah'ın vaadi gerçektir, derken o, bu der, eskilerin masallarından başka bir şey değil.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O (nasipsiz) kimse ki, (mü’min) anne ve babasına: "Öf size, benden önce nice nesiller gelip geçmişken (ve hiçbiri geri gelmemişken), beni (diriltilip mahşere) çıkarılacağımla mı tehdit ediyorsunuz?" diyerek (inkâra ve isyana kalkışmaktadır). O ikisi (anne ve babası) ise Allah’a sığınarak: "Yazıklar olsun sana, iman et, şüphesiz Allah’ın va’adi Hakk’tır" (diye uyarsalar da) o: "Bu, geçmişlerin masallarından başkası değildir" deyip (azgınlaşmaktadır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Müslüman olan ana babasına isyan eden bir inkârcı şöyle der: “Öf! Bıktım sizden, benden önce nice asırlarda insanlar gelip geçmiş iken ve hiçbirinin de dirildiğini görmemişken, benim öldükten sonra diriltilip çıkarılacağımı mı bana söylüyorsunuz?” O ana baba ise, Allah'ın yardımı için dua ederek; “Yazık sana” derler. “Etme, eyleme, iman et. Çünkü Allah'ın sözü mutlaka doğru çıkar.” O inkârcı da: “Bu eskilerin masallarından başka birşey değildir” diyerek cevap verir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ana ve babasına: “Canımı sıktığınız yeter! Benden önce sayısız nesiller geçip gittiği halde, hiç birisinde diriliş belirtileri görülmezken, siz, bana öldükten sonra tekrar diriltilip kabrimden çıkarılacağımı mı va'dediyorsunuz?” diyen kimseye, anne, babası Allah'a sığınarak: “Aman, nasıl düşünüyorsun evladım! Gel iman et. Allah'ın va'di haktır, doğrudur” dediklerinde, oğulları: “Bu Kur'ân kesinlikle öncekilerin masallarıdır.” der.
Ahmet Varol
swap_vert close
Fakat o kimse ki, anne babasına: "Öff size! Benden önce nice nesiller geçtiği halde benim (yeniden diriltilip) çıkarılacağımı mı vaad ediyorsunuz!" der. Onlarsa Allah'a sığınarak: "Yazık sana iman et. Şüphe yok ki, Allah'ın vaadi gerçektir" derler. O da: "Bu (Kur'an), öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" der.
17.İbnu Ebi Hatim`in Suddi`den rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime Hz. Ebu Bekir (r.a.)`in oğlu Abdurrahman hakkında inmiştir. Onun anne ve babası Resulullah (a.s.)`a iman etmişlerdi, kendisini de iman etmeye çağırıyorlardı. Ama bunu kabul etmeğe yanaşmıyor, Kureyş`in geçmişlerinden bazılarını anarak: "Filanca nerede, falanca nerede (yani bunlar yeniden mi diriltilecek)?" diyordu. Ancak Abdurrahman (r.a.) daha sonra İslâm`a girmiş ve iyi bir Müslüman olmuştur.Ancak Buhari`nin nakletmiş olduğu bir rivayete göre Hz. Aişe (r.a.), bu ayeti kerimenin kardeşi Abdurrahman (r.a.) hakkında indirilmiş olduğu yolundaki iddiaya karşı çıkmış ve bunun bir başka şahıs hakkında indiğini söylemiştir. İbnu Hacer de, Hz. Aişe (r.a.)`nin karşı çıkmasına dair rivayetin daha sağlam ve kabule daha uygun olduğunu söylemiştir.Ayetin Hz. Ebu Bekir (r.a.)`in oğlu Abdurrahman (r.a.) hakkında indirildiğine dair rivayet sadece bir yorumdan ve tahminden ibaret olabilir. Ancak Abdurrahman (r.a.)`ın anne ve babasından sonra Müslüman olduğu bilinmektedir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
O kimse ki, anne ve babasına: 'Öf size, benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni (diriltilip) çıkarılacağımla mı tehdit ediyorsunuz?' dedi. O ikisi (anne ve babası) ise Allah'a yakararak: 'Yazıklar sana, iman et, şüphesiz Allah'ın va'di haktır.' (derler; fakat) O: 'Bu, geçmişlerin masallarından başkası değildir' der.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Kendisini Allah'a ve ahiret gününe iman etmiye davet ettikleri zaman), ana ve babasına: “- Öf size, (usandım sizden)! Benden evvel ne kadar nesiller gelib geçtiği (ve hiç biri dirilmediği) halde, beni (kabirden dirilib) çıkarılmakla mı korkutuyorsunuz?” diyen kimse var ya; ana ve babası kendisinden Allah'a elamân çekerek: “- Yazık sana; imana gel. Muhakkak ki Allah'ın vaadi bir gerçektir, (vukubulacaktır).” diyorlar da, o yine diyor ki: “- Bu dediğiniz, (beni imana davet ettiğiniz şeyler) evvelkilerin uydurma masallarından başka bir şey değildir.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Fakat ana-babasına: “Bıktım sizden. Benden önce nice çağlar gelip geçmiş iken bir daha dirileceğimi mi bana vaadediyorsunuz?” diyen kimseye, ana-babası Allah’a sığınarak; “Yazıklar olsun sana! İman et, şüphesiz Allah’ın va’di haktır” derken, o: “Bu, eskilerin efsanelerinden başka bir şey değildir” diye cevap verenin…
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Diğer bir kimse de anne babasına, “Öf be! Bana kabirden çıkartılıp diriltileceğimizi mi söylüyorsunuz? Oysa benden önce nice nesiller de gelip geçti” der. Anne babası da Allah'tan yardım dileyerek, “Sana yazıklar olsun, Allah'ın vaadine inan, çünkü Allah'ın vaadi gerçektir” dediler. O da, “Bunlar eskilerin masallarından başka bir şey değildir” diye cevap vermişti.
Besim Atalay
swap_vert close
Anasına, atasına: «Of, sizin elinizden, beni haşirle mi korkutuyorsunuz? Benden önce, nice nice bir hayli nesil geçti» diyenler için, anası, babası Allaha sığınırlar: «Vaydır senin haline, gel inan Allahın va'di doğrudur!» demektedirler, hemen o da der ki: «Bu ancak eskilerin masalları!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Fakat (öyle insan da vardır ki) kendisine (âhirete) inanmayı her tavsiye ettiklerinde anne babasına: “Öf, bıktım sizden! Benden önce (bu kadar çok) insan gelip geçmişken (öldükten sonra) tekrar diriltileceğimizi mi söylüyorsunuz?” diye çıkışır. Onlar ise Allah'ın yardımı için dua eder ve: “Yazık ediyorsun kendine! Gel iman et, şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir” derler. O ise yine de: “Bu ahiret inancı eskilerin masallarından başka bir şey değildir” diye diretirler.
Cemil Said
swap_vert close
Vâlideynine "Of! Bana mezarımdan çıkacağımı mı haber viriyorsunuz bu kadar ensâl bizden evvel geçmişler ânlar dirilmiş mi?" diyenlere vâlideyni "Size yazık olur va’du(A)llâh hakdır" dirler. Fakat ânlar "Bunlar eski masallardır" cevâbını virirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
17,18. Annesine babasına: "Of ikinizden; benden önce nice nesiller gelip geçmişken beni tekrar diriltilmemle mi tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, anne babası Allah'a sığınarak: "Sana yazıklar olsun! İnan; doğrusu Allah'ın sözü gerçektir" dedikleri halde: "Bu, Kuran öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" diye cevap verenler işte onlar kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde, Allah'ın azap vadinin aleyhlerinde gerçekleştiği kimselerdir. Doğrusu onlar hüsranda olanlardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Anne ve babasına, “Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni tekrar diriltilecek olmakla mı tehdit ediyorsunuz?” diyen kimseye, onlar Allah’a sığınarak, “Yazıklar olsun sana! İman et, Allah’ın va’di gerçektir” diyorlar, o da, “Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir” diyordu.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Anne babasına, “Yeter be! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken beni yeniden dirilip çıkmakla mı tehdit ediyorsunuz?” diyen kimseye anne babası, Allah’tan yardım dileyerek, “Yazıklar olsun sana! İnadı bırak da imana gel. Kuşkusuz Allah’ın vaadi gerçektir” demekteler. O ise, “Bu eskilerin masallarından başka bir şey değil” cevabını vermektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ana ve babasına: Öf be size! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni mi tekrar dirilmekle tehdit ediyorsunuz? diyen kimseye, ana ve babası Allah'ın yardımına sığınarak: Yazıklar olsun sana! İman et. Allah'ın vâdi gerçektir, dedikleri halde o: Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir, der.
Edip Yüksel
swap_vert close
Öte yanda bir başkası var ki anne babasına, "Öf size, benden önce nice kuşaklar geçmiş olmasına rağmen benim diriltileceğimi mi iddia ediyorsunuz?" O ikisi ise ALLAH'a sığınarak: "Yazık sana; lütfen inan. ALLAH'ın sözü gerçektir." Bunun üzerine o, "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değil," der.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ana ve babasına: "Öf size! siz bana öldükten sonra tekrar dirilip kabrimden çıkarılacağımı mı vaad ediyorsunuz? Oysa benden önce nice nesiller gelip geçmiştir." diyen kimseye ana ve babası Allah'a sığınarak "Yazıklar olsun sana! Gel iman et, şüphesiz ki, Allah'ın vaadi gerçektir." dediklerinde o: "Bu Kur'ân öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" diyordu.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şöylesi ise ki: «anasına babasına of size, dedi: bana çıkarılacağımı mı va'dediyorsunuz? Halbuki benden evvel nice karnlar geçmiş; ikisi de Allaha el'eman çekerek yazık sana, iymana gel, her halde Allahın va'di haktır diyorlar da o yine diyor ki: bu, eskilerin esatîrinden başka bir şey değildir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Müslüman) anne ve babasına, “Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni tekrar diriltilecek olmakla mı tehdit ediyorsunuz?” diyen kimseye, anne ve babası, Allah’ın yardımına sığınarak, “Yazıklar olsun sana! Îmân et. Allah’ın vaadi haktır!” dedikleri hâlde o (kâfir), “Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir” der.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Anne ve babasına: “Öf be, ikinizden de bıktım! Bunca insan gelip geçtiği halde, hala, beni öldükten sonra diriltileceğimle mi tehdit ediyorsunuz?” dedi. Onlar, onun için Allah'a dua ederek: “Yazık sana! Gel iman et. Kuşkusuz Allah'ın sözü haktır.” dediler. Bunun üzerine o: “Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ana ve babasına: «Of size, benden evvel nice nice nesiller gelib geçtiği halde beni (tekrar dirilib kabrimden) çıkarılacağımla mı tehdîd ediyorsunuz?» diyen (adam yok mu?) anası, babası Allaha yalvarırlar, (ona) «Yazık sana. İman et. Allahın va'di şübhesiz hakdır» (derler). O ise «Bu (dediğiniz) evvelkilerin masallarından başkası değildir» der.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat o kimse ki, ana-babasına: “Öf ikinize! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, (siz) beni (kabirden) çıkarılmakla mı tehdîd ediyorsunuz?” dedi. Onlar (ana-babası) ise, Allah'dan yardım isteyerek: “Yazıklar olsun sana! Îmân et! Elbette Allah'ın va'di haktır!”(dedikleri hâlde, o) diyordu ki: “Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bir de (öyle insan da vardır ki) kendisine Allah’a inanmayı her telkin ettiklerinde anne babasına: “Öf size! Benden önce (bu kadar çok) insan gelip geçmişken (öldükten sonra) tekrar diriltileceğimizi mi söylüyorsunuz?” diye çıkışır. Onlar ise Allah’a sığınır, yardımı için dua eder ve: “Yazık ediyorsun kendine! Gel iman et, şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir” derler. O ise yine de: “Bu (inanç), eskilerin masallarından başka bir şey değildir” der.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Birde ana babasına “İkinize de öf be, kalkmış benim ve benden önce ki zamanlarda gelip geçmiş nesillerin tekrar diriltilip çıkarılacağını mı vaat ediyorsunuz?” diyen kimse var. Ana babası Allah’a sığınarak “Ey oğul sana yazıklar olsun, buna inan. Allah’ın vaat ettiği mutlaka gerçekleşecektir” dediler. Oğulları da “Sizin bu söyledikleriniz, yalnızca eski nesillerden gelen masallar” der.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimse ki anasına, babasına şöyle der: "Of! Benden önce nice nesiller gelmiş geçmiş. Siz beni öldükten sonra diriltmekle mi korkutacaksınız?" Anası babası ise Allah’a yalvarırlar, ona derler: "Yazıklar olsun sana! Artık inan. Çünkü Allah’ın verdiği söz doğrudur." O ise şöyle der: "Bütün bunlar olsa olsa eskilerin masallarıdır."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O kimse ki ana ve babasına «— Of size! Öldükten sonra mezardan çıkacağıma beni mi inandıracaksınız? Halbuki benden evvel gelip geçenlerden mezardan çıkmış kim vardır?» der. Ana ve babaları ise onun imana gelmesi için Allah/a yalvarıp yakarırlar. Oğullarına «— Vay senin hâline! İmana gel, çünkü Allah/ın vaadi doğrudur» derler. O ise bu dedikleriniz eskilerin masallarıdır, der.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Anne babasına, “Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş (kimse geri gelmemiş) iken, siz benim diriltilip çıkartılacağımı mı vaat ediyorsunuz?” dedi.⁹ Anası babası da Allah’ın yardımına sığınarak, “Yazıklar olsun sana, imana gel! Muhakkak ki Allah’ın sözü yerli yerindedir/ haktır” (dediler). O da “Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir” dedi.¹⁰
9 Bu ayetin Hz. Ebu Bekir’in oğlu Abdurrahman’ın Müslüman olmadan önceki durumuyla ilgili olduğu rivayet edilir. Krş. İsrâ, 17/23 10 Her ne kadar bu ayetin iniş sebebi bir önceki dipnotta belirtilse de ayetin hükmü geneldir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Anne ve babasına, “Of ikinizden! Siz bana, öldükten sonra tekrar dirilip kabrimden çıkarılacağımı mı vaat ediyorsunuz?” diyen kimseye anne babası Allah'a sığınarak, “Sana yazıklar olsun! İman et; doğrusu Allah'ın sözü gerçektir” dedikleri halde, “Bu Kur'an, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir” diye cevap verene gelince.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bir de öyle bir kimse vardır ki, anne. babası, kendisini ne zaman ilâhî adâletle uyarsalar, “Öf be! Yetti artık!” diye çıkışır, “Benden önce nice nesiller ölüp gitmişken ve hiçbirinin mezarından kalkıp canlandığı görülmemişken, siz kalkmış bana yeniden diriltileceğimi mi söylüyorsunuz?” Onlar ise, bu hayırsız evlada karşı Allah’ın yardımına sığınarak, “Kendine yazık etme evladım!” derler, “Ne olur, âhiret gününe inan, çünkü Allah’ın sözü gerçektir!” Bunakarşılık o, “Hayır; bu söylediğiniz, eskilerin masallarından başka bir şey değildir!” diye cevap verir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O kimse ana-babasına dedi ki: -“Öf be size! Bana, yeniden çıkarılacağımı mı vaad ediyorsunuz? Hâlbuki benden önce de Kuşaklar gelip geçti”. Her ikisi de Allah’tan yardım isterler: “Yazıklar olsun sana! İmana gel! Allah’ın vaadi, gerçektir” derler. Bunun üzerine der ki: -“Bu, İlk Öncekiler’in hikâyelerinden başkası değil!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bir evlat ailesine karşı: " Öf be! sıktınız artık! asırlar geçmiş olmamış, siz hâlâ bana tekrar diriltilmekten söz ediyorsunuz " dese bile, ailesi, Allah'tan ümidini kesmez: " Gel etme oğlum! İnançlı ol! Allah'ın dediği olur " derler. Buna rağmen evlat: " hepsi eskilerin uyduruk masalları " diyerek bildiğini okursa,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Annesine ve babasına; "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, beni tekrar diriltilmekle mi tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye; annesi babası Allah’a sığınarak, "Yazıklar olsun sana! İman et! Allah’ın sözü gerçektir!" diyorlar, inkâr eden de; "Söylediğiniz eskilerin masallarından başka bir şey değildir" diyordu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ana babasına “Öf! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, bana (tekrar) diriltilmemi mi vadediyorsunuz?” diyen kişiye, onlar (ana babası) Allah’ın yardımına sığınarak “Yazıklar olsun sana! Allah’ın vaadinin gerçek olduğuna inan!” dediklerinde o, “Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir!” der.
Mehmet Türk
swap_vert close
(İnsanlardan bir kısmı da) anne ve babasına: “Yuh olsun size benden önce nice toplumlar gelip geçmiş (ve hiçbiri geri gelmemiş) iken siz, bana (öldükten sonra) tekrar diriltileceğimi mi söylüyorsunuz?” der.¹ O ikisi ise Allah’a sığınarak: “Yazıklar olsun sana, (gel) îman et, şüphesiz Allah’ın verdiği söz gerçektir.” (deyince) O: “Bu kesinlikle eskilerin masallarından başka bir şey değildir.” der.
1 Bazı müfessirler, bu şahsın Hz. Ebû Bekir’in oğlu Abdurrahman olduğunu iddiâ etmişlerse de Hz. Âişe’ye göre Abdurrahman, bu âyet nâzil olmadan önce Müslüman olduğu için bu itham doğru değildir. Emevi sultanı Mervan bir gün mescitte halka hitap ederken: “Ben Emîr’ül-Mü’minîn’in, (yani Muaviye’nin) Yezîd’i yerine halife tayin etmesi hakkındaki görüşünü güzel görüyorum. Çünkü Ebû Bekir de, Ömer de yerine halife tayin etti” demişti. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir’in oğlu Abdurrahman: “Yani krallık mı? Vallahi Ebu Bekir (r.a) onu çocuklarından birisi için de ailesinden birisi için de yapmadı. Muaviye ise sırf oğluna rahmet ve ikramda bulundu.” dedi. Bunun üzerine Mervan: “Sen, ana ve babasına üf size diyen kimse değil misin?” dedi. Abdurrahman da: “Sen Rasulullah’ın lanetlediği melunun oğlu değil misin?” dedi. Bunu Hz. Aişe işitince, Mervan’a: “Sen Abdurrahman’a şöyle şöyle mi dedin? Yalan söylemişsin. Vallahi o âyet, onun hakkında inmedi, isteseydim kimin hakkında indiğini söylerdim,” dedi. (İbnü Kesir)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Fakat [öyle insan da var ki] kendisine Allah’a inanmayı her tavsiye ettiklerinde anne-babasına, “Yuh olsun size!” diye çıkışır, “Benden önce [bu kadar çok] insan gelip geçmişken [öldükten sonra] tekrar diriltileceğimizi mi söylüyorsunuz?” ²¹ Onlar ise Allah’ın yardımı için dua eder ve “Yazık sana!” derler, “Çünkü Allah’ın vaadi her zaman doğru çıkar!” O da: “Bu, eski zamanların masallarından başka bir şey değil!” diye cevap verir.
21 Zımnen, “herhangi bir kimsenin yeniden dirildiğine veya dirileceğine dair hiçbir işaret/gösterge olmadan”. Bu temsîlî “diyalog”, yalnız yaşlı ve genç kuşaklar arasında sürüp giden -ve belki de tabii olan- çatışmayı tasvir etmekle kalmayıp aynı zamanda aile ilişkilerinin en önemli fonksiyonu ve böylece bütün bir sosyal devamlılığın en temel unsuru olarak dinî inançların/düşüncelerin süreklilik sağlama potansiyeline işaret eder.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bunun yanında, kendisine nasihat eden anne ve babasına; – Yuh olsun size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken benim yeniden diriltileceğimi mi söylüyorsunuz? Diyerek çıkışan evladına Allah’a sığınarak; “Bak yavrucuğum ne olur kendine yazık etme imana gel zira Allah’ın yeniden diriliş vaadi mutlaka gerçekleşecektir” diyen anne ve babasına; “Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir” diye cevap veren evlat da vardır. 6/29, 13/5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne ki, (kendisine imanı telkin eden) ana babasına “İkinize de yuh olsun! Ne yani, benden önce bunca nesil gelip geçtiği halde (hiçbiri dirilmemişken) bana diriltileceğimi mi söylüyorsunuz?” diye çıkışan da var.[⁴⁵²²] Ana-baba da Allah’ın yardımına sığınarak (şöyle der): “Yazıklar olsun sana! Şuna kesinlikle inan ki, Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir.” Bunun üzerine şöyle der: “Bunlar eskilerin masallarından başka bir şey değildir.”[⁴⁵²³]
[4522] Bu âyetin Hz. Ebubekir’in henüz Müslüman olmamış olan oğlu Abdurrahman hakkında indiği görüşü doğru değildir. Âyet cins içindir (billezi kâle) ve bir sonraki âyetin girişindeki “işte onlar” çoğul ibaresi âyetin bir şahsa atfedilemeyeceğinin delilidir (Krş: Ebu Hayyan). [4523] Zımnen: Engin şefkat ve merhametiyle insanların mânevî babası olan Rasûl’ün davetini reddetmek, anne babaya nankörlükten bin kat daha beter bir cürümdür.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Fakat o kimse ki ana-babası (onu imana çağırdıklarında) "Öf be, bıktım sizden!.. Benden önce nice nesiller gelip geçmiş (hiç dirilen yok) beni tekrar dirilmekle tehdit mi ediyorsunuz?" diyerek küfründe direnince ana-babası (çok üzülür ve) Allah'a sığınırlar (da bir kez daha onu) "Yazıklar olsun sana ey oğul gel de iman et! Hiç şüphe yok ki, Allah'ın va'di gerçektir" diye uyarmaya çalışırlar. O ise, (küfründen vazgeçmez de) onlara "Bu (Kur’an) eskilerin masallarından başka bir şey değildir" der.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve o anasına, babasına: "Öf size, benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken beni (onlarla beraber topraktan tekrar) çıkarılacağımı mı vaâd ediyorsunuz?" dedi. Onlarsa Allah’a sığınarak: "Yazıklar olsun sana, iman et, Allâh’ın vaâdi haktır" dediler O da : "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir. " dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o kimse ki, anasına babasına dedi ki: «Üf ikinize! Beni korkutuyor musunuz ki, ben çıkarılacağım? Halbuki, benden evvel nice nesiller gelip geçmiştir.» Anası ile babası ise Allah'tan medet istiyor: «Yazık sana! İmân et, şüphe yok ki, Allah'ın vaadi haktır (diyorlardı).» Oğulları ise hemen diyordu ki, «Bu (dediğiniz), evvelkilerin efsanelerinden başka değildir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Fakat bir de öyleleri var ki, kendisini imana dâvet eden anne ve babasına: “Öf be! (Yetti artık! ) Benden önce nice nesiller ölüp de geri dönmediği halde, siz beni mezarımdan dirilip çıkarılmakla mı korkutuyorsunuz! ” derken, onlar: Allah'a sığınıp yalvararak oğullarına: “Yazık ediyorsun kendine! derler, imana gel, Allah'ın vâdi elbette gerçektir. ”O ise yine de: “Bu âhiret inancı eskilerin masallarından başka bir şey değildir” diye diretir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Fakat o kimse ki anasına, babasına: "Öf size, benden önce nice nesiller gelip geçmiş, (kimse geri gelmemiş) iken siz benim (diriltilip) çıkarılacağımı mı bana va'dediyor(beni bununla mı tehdidediyor)sunuz?" dedi. Onlarsa Allah'a sığınarak: "Yazık sana, (etme, gel) inan; Allah'ın sözü gerçektir" derken o: "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir." der.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve şu kimse ki (kendini dîne da'vet iden baba ve anasına) "Of sizden! Bana öldükden sonra kabirden çıkacağımı mı va'd idersiniz. Benden evvel bu kadar karnlar geçdi. (Onlardan kimse dirilmedi)" dir ve vâlideyni îmâna gelmesini niyâz ve ricâ ile: "Sana yazık olur. Gel îmân it. Allâh'ın va'di hakdır. (Dûçâr-ı 'azâb ve helâk olursun)" dirler. Ve o da: "Bu sizin söyledikleriniz ancak geçmiş zamânın efsâneleridir" cevâbını virir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Anasına, babasına şöyle diyen de vardır: “Yazık size! Tekrar diriltilmekle mi korkutuyorsunuz? Benden önce nice nesiller öldü de ne oldu?” Onlar ise, yardım ve destek için Allah’a yalvararak evladına: “Sana yazık oluyor; artık inan. Allah’ın verdiği söz doğrudur!” derler. Ama o, şöyle der: “Bu olsa olsa eskilerin masalları olur.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Anne ve babasına:-Öf be siz de, benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken beni yeniden diriltilip, çıkartılmakla mı tehdit ediyorsunuz? diyen kimseye, anne ve babası Allah'a sığınarak:-Yazıklar olsun sana, iman et, şüphesiz Allah'ın vaadi haktır. (derler. O ise:)-Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir, diye cevap verir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Anne-babasına “Öf size! Benden önce nice nesiller geçip gitmişken, siz hâlâ beni tekrar diriltilmekle mi korkutuyorsunuz?” diyen kimseye gelince: Anne-babası Allah'tan yardım isteyerek, “Yazık sana! Allah'ın vaadi gerçektir” demekte, o ise “Bu eskilerin efsanelerinden başka birşey değil” diye cevap vermektedir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Birisi de ana-babasına: "Yazık size, benden önce bir yığın nesil gelip geçtiği halde, siz bana, benim diriltileceğimi mi söylüyorsunuz?" dedi. Onlarsa Allah'a sığınarak, "Yazıklar olsun; inansana, Allah'ın vaadi haktır" diye vahlanınca o şöyle dedi: "Bu, öncekilerin masallarından başkası değil!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol kim eyitti atasına anasına “öf siz ikiye! iy va'de mı eylersiz baña kim çıķarıları daħı bayıķ geçdi bölükler benden ilerü?” daħı ol iki meded irmek dilerler Tañrı’dan “ķatı 'aźābuñ! inan! bayıķ Tañrı va'desi ŧoġrudur.” pes eydür: “degül uşbu illā meŝelleri ilergilerüñ.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol kimse ki eyitdi atasına, anasına: Tū yüzüñüze! Va‘de mi idersizbaña ki ben türbeden çıḳam, ikinci dirilem. Benden burun nice ümmetler geç‐di. Ol ikisi Tañrıdan meded isterler: Vay saña, īmān getür, dirler. TañrıTa‘ālā va‘desi girçekdür. Eydür: Bu degüldür, illā evvelki ümmetlerüñ yalan‐larından.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Özünü Allaha, axirət gününə iman gətirməyə də’vət edən) ata-anasına: “Tfu sizə! Məndən əvvəl neçə-neçə nəsillər gəlib-getdiyi (öləndən sonra dirilmədiyi) halda, siz mənə (qiyamət günü dirildilib qəbirdən) çıxarılacağımımı və’d edirsiniz?! – deyən kimsəyə, (valideynləri) Allahdan mədəd diləyərək: “Vay halına! (Ay yazıq) inan, Allahın və’di haqdır!” – deyərlər. O isə: “Bu (dedikləriniz) qədimlərin əfsanələrindən (yalan sözlərdən) başqa bir şey deyildir!” – deyə cavab verər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And whoso saith unto his parents: Fie upon you both! Do ye threaten me that I shall be brought forth (again) when generations before me have passed away? And they twain cry unto Allah for help (and say): Woe unto thee! Believe! Lo! the promise of Allah is true. But he saith: This is naught save fables of the men of old:
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But (there is one)(4793) who says to his parents, "Fie on you! Do ye hold out the promise to me that I shall be raised up, even though generations have passed before me (without rising again)?" And they two seek Allah.s aid, (and rebuke the son): "Woe to thee! Have faith! for the promise of Allah is true." But he says, "This is nothing but tales of the ancients!"
4793 A godly man often has an ungodly son, who flouts all that the father held sacred, and looks upon his father himself as old-fashioned and unworthy of respect or regard. The contrast in an individual family may be matched by the contrast in the passing and the rising generations of mankind. All this happens as a passing phase in the normal evolution of mankind, and there is nothing in this to be despondent about. What we have to do is for the mature generations to bring up their successors in godly ways, and for the younger generations to realise that age and experience count for something, especially in the understanding of spiritual matters and other matters of the highest moment to man.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ي
fakat o kimse ki
قَالَ
dedi
لِوَالِدَيْهِ
ana babasına
اُفٍّ
öf
لَكُمَٓا
ikinize
اَتَعِدَانِن۪ٓي
beni mi tehdit ediyorsunuz
اَنْ اُخْرَجَ
çıkarılmamla
وَقَدْ
halbuki gerçekten
خَلَتِ
gelip
geçti
الْقُرُونُ
nesiller
مِنْ قَبْل۪ي
benden önce
وَهُمَا
ve o ikisi
يَسْتَغ۪يثَانِ
yardımına sığınıyorlar
اللّٰهَ
Allah'ın
وَيْلَكَ
yazıklar olsun sana
اٰمِنْۗق
iman et
اِنَّ
şüp- hesiz
وَعْدَ
vaadi
اللّٰهِ
Allah'ın
حَقٌّۚ
haktır
فَيَقُولُ
fakat diyordu
مَا هٰذَٓا
bu değildir
اِلَّٓا
an- cak
اَسَاط۪يرُ
masalları
الْاَوَّل۪ينَ
öncekilerin
Fakat o kimse(nin de vay hâline! O ki) Ana ve babasına, "öf be size! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken, (siz) beni (kabirden) çıkarılmakla mı tehdit ediyorsunuz?" dedi. Onlar ise Allah'ın yardımına sığınarak, "yazıklar olsun sana! İman et! Allah'ın vaadi haktır!" (dedikleri hâlde, o) diyordu ki: "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir."
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
وَالِدَي
İsim
و ل د
Ana baba
اُفّ
İsim
ا ف ف
Öf, yuh olsun.
لَكُمَا
Zamir
لَكُمَا
İkiniz için, sizin için, size
وَعَدَ
Fiil-I
و ع د
Telkin etti, vaad etti, tehdit etti, söz verdi, uyardı
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَخْرَجَ
Fiil-IV
خ ر ج
Çıkardı
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
خَلَا
Fiil-I
خ ل و
Baş başa kaldı, gelip geçti
قَرْن
İsim
ق ر ن
Nesil, kavim
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
هُمَا
Zamir
هُمَا
O ikisi
اِسْتَغَاث
Fiil-X
غ و ث
Yardım istedi, yardımına sığındı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
وَيْل
İsim
وَيْل
Yazıklar olsun, yuh olsun, vay hâline
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
وَعْد
İsim
و ع د
Vaad, söz
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَسَاط۪ير
İsim
س ط ر
Masallar
اَوَّل
İsim
ا و ل
İlk, önce, birinci, başta, evvel