close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahkâf Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ulâ-ike-lleżîne hakka ‘aleyhimu-lkavlu fî umemin kad ḣalet min kablihim mine-lcinni vel-ins(i)(s) innehum kânû ḣâsirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bunlar, öyle kişilerdir ki, onlardan önce cinden ve insanlardan gelip geçen ümmetler içinde, onlara da, azaba uğrayacaklarına dair söylenen söz hak olmuştur; şüphe yok ki onlar, ziyana uğramışlardır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte bunlar (inkârcı vicdansızlar), cinnlerden ve insanlardan kendilerinden evvel gelip-geçmiş ümmetler içinde (azap) sözü üzerlerine hak olmuş kimselerdir. Gerçekten onlar, (ebediyen) ziyana uğrayanlardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İşte bu ve benzerleri, kendilerine azap sözü gerekli olmuş kimselerdir. Kendilerinden önce geçen cin ve insan toplulukları arasında, azabın içinde bulunacaklardır. Bunlar kesinlikle kaybedenlerdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşte onlar, hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, peygamberlere ve kutsal kitaplara itibar etmedikleri için, kendilerinden önce yaşayıp geçip gitmiş olan cin ve insan toplulukları içinde azap ile ilgili gerekçeli kararı hak eden kimselerdir. Onlar gerçekte hüsrana uğramış kimselerdir.
Ahmet Varol
swap_vert close
İşte bunlar, cinlerden ve insanlardan kendilerinden önce geçmiş ümmetler içinde üzerlerine (azap) sözü gerçekleşmiş kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte bunlar, cinlerden ve insanlardan kendilerinden evvel gelip-geçmiş ümmetler içinde (azab) sözü üzerlerine hak olmuş kimselerdir. Gerçekten onlar, ziyana uğrayanlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte bu inançta olanlar, kendilerinden daha evvel gelib geçen insan ve cinlerden, üzerlerine azab gerçekleşmiş ümmetlerle beraberdirler. Çünkü bunlar, aldanıb hep ziyana uğrayanlardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan toplumlarında geçerli olan azap sözü, (yasası) böyleler aleyhinde gerçekleşir. Onlar gerçekten zararlı çıkanlardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında azabın gerçekleştiği kimselerdir. Gerçekten onlar ziyana uğrayanlardır.
Besim Atalay
swap_vert close
İşte bunlara, inden, cinden kendilerinden önce geçen ümmetlere olduğu gibi, söz hak olmuştur, onlar ziyandalar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte onlar da kendilerinden önce görünen ve görünmeyen iradeli varlıklardan gelmiş geçmiş topluluklar içinde, haklarında azap hükmü kesinleşmiş olanlardır. Çünkü onlar hüsrana uğramış kimselerdir.
Cemil Said
swap_vert close
Evvelce ’aleyhlerine hüküm virilmiş akvâmdan, cinlerden, insânlardandır, hepsi hâsir olacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
17,18. Annesine babasına: "Of ikinizden; benden önce nice nesiller gelip geçmişken beni tekrar diriltilmemle mi tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, anne babası Allah'a sığınarak: "Sana yazıklar olsun! İnan; doğrusu Allah'ın sözü gerçektir" dedikleri halde: "Bu, Kuran öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" diye cevap verenler işte onlar kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde, Allah'ın azap vadinin aleyhlerinde gerçekleştiği kimselerdir. Doğrusu onlar hüsranda olanlardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında o sözün (azabın) gerçekleştiği kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte kendilerinden önce gelip geçen insan ve cin toplulukları ile birlikte bunlar hakkında Allah’ın azap sözü gerçekleşmiştir. Onlar gerçekten kaybedenlerden olmuşlardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında azabın gerçekleştiği kimselerdir. Gerçekten onlar ziyana uğrayanlardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bu gibiler, gelip geçmiş cin ve insan toplumları arasında azap sözünü haketmiş kimselerdir. Onlar kaybedenlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte onlar kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan toplulukları içerisinde haklarında azab vaadi hak olmuş kimselerdir. Onlar gerçekten hüsrana uğramışlardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İşte bunlar İns-ü Cinden önlerinde geçen ümmetler içinde üzerlerine söz hakk olmuş olan kimselerdir, çünkü bunlar hep husrana mahkûm olmuşlardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında o sözün (azabın) gerçekleştiği kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte onlar ki, kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin¹ ve ins¹ toplumlarında aleyhlerinde “sözü”² hak etmiş kimselerdir. Kuşkusuz onlar, hüsranda olanlardır.
1- Gördüğümüz- görmediğimiz, bilinen-bilinmeyen, tanınan-tanınmayan, yerli-yabancı, gelmiş geçmiş kim varsa. 2- Yaptıklarından hesaba çekileceklerine, azabın gerçek olduğuna dair Allah'ın sözü.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte o (ve benzerleri) cinden ve insandan kendilerinden evvel gelib geçen ümmetler arasında, üzerlerine (azâb) söz (ü) hak olmuş (kimseler) dir. Çünkü bunlar hüsrana uğramış olanlardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte bunlar, cin ve insandan, kendilerinden önce gelip geçmiş topluluklar içinde üzerlerine (azâba dâir) söz, hak olmuş kimselerdir. Gerçekten onlar hüsrâna uğrayanlardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte onlar (o inkâr edenler, ana babalarına iyilik yapmayanlar ve saygısızca davrananlar), kendilerinden önce cinlerden (görülmeyen varlıklardan) ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde, aleyhlerinde söz (hak ettikleri azap sözü) gerçekleşmiş olan kimselerdir. Kuşkusuz onlar hüsrana uğrayanlardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İşte böyleleri, daha önce yaşamış, sizin tanımadığınız (cin) veya tanıdığınız (ins) toplumlar üzerine, Allah’ın azap sözünün gerçekleştiği kimselerdir. Elbette ki onlar kaybetmiş topluluklardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte bunlar kendilerinden önce cin yada insan olarak gelip geçen topluluklar arasında üzerlerine azap gerekmiş olan kimselerdir. Çünkü bunlar kendilerine yazık edenlerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İşte kendilerinden evvel perilerden, insanlardan gelip geçen ümmetler arasında bu gibiler hakkında azap sözü sabit olmuştur. Çünkü bunlar ziyankâr kimselerdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İşte onlar, kendilerinden önce gelip geçen cin ve insan toplulukları arasında haklarında azap sözünün gerçekleştiği/hak olduğu kimselerdir¹¹. Muhakkak ki onlar zarara uğrayanlardır.
11 Krş. Yâsin, 36/7; Fussilet, 41/25; Sâd, 38/84-85  
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte bunlar, cinlerden ve insanlardan kendilerinden önce geçen ümmetler içinde üzerlerine söz (azap) hak olmuş kimselerdir. Doğrusu onlar, hüsrana uğrayanlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Böyleleri, kendilerinden önce gelip geçmiş isyankâr cin ve insan toplumlarıyla beraber azâbı hak etmiş olan kimselerdir. Gerçekten onlar, o Gün büyük bir hüsrana uğrayacaklardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte onlar İnsanlar’dan ve Cinnler’den, kendilerinden önce gelip geçmiş ümmetler arasında Söz aleyhlerine gerçekleşmiş olanlardır. Onlar, hüsrana düşenlerdi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Artık bu ve benzerleri, geçmiş milletler için verilen tarihî hükmü hak etmişlerdir. Nitekim daha önceki ins ve cin soyu da aynı gerekçe ile yere serilmişlerdi...
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenlerden bazılarını bilirsiniz, bazılarını bilmezsiniz. Bazılarının geçmişini bilirsiniz, bazılarının geçmişini bilmezsiniz. Onlar inkâr ettikleri için, yasalarımıza uymadıkları için cezayı hak ettiler. Ahiretteki hesapları da kesinleşti. Ahiret hayatında onları çetin bir azap bekliyor. Şüphesiz onlar ahiret hayatında ziyana uğrayanlardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte onlar, kendilerinden önce geçen cinler ve insanlardan oluşan ümmetler hakkında (uygulanacak azap) sözü kendileri için de gerçekleşmiş olanlardır. [*] Şüphesiz ki onlar kaybedenlerdi.
Benzer mesajlar: Hûd 11:119; Secde 32:13; Yâsîn 36:7; Fussilet 41:25.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte bunlar kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan toplulukları hakkındaki azap sözü, kendileri için de hak olan kimselerdir. Doğrusu bunların hepsi, kendilerine yazık etmiş oldular.
Muhammed Esed
swap_vert close
İşte bunlar, kendilerinden önce geçip gitmiş [öteki günahkar] insanlar ve görünmeyen varlıklar toplulukları ²² ile birlikte [yok olup gitme] cezasına çarptırılacak olanlardır. Onlar, kesinlikle kaybedenlerden olacaktır:
22 Bkz. Ek III.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte böyleleri, kendilerinden önce gelip geçen ve haklarında azap hükmü gerçekleşmiş olan insan ve cin topluluklarına dâhil olmuşlardır. Şüphesiz onların hepsi de hüsrana uğramışlardır. 6/130-131, 46/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte onlar, haklarında ilâhî yasanın gerçekleştiği kimselerdir;[⁴⁵²⁴] kendilerinden önce geçip gitmiş görünür görünmez-bilinir bilinmez iradeli varlıklara dahil olmuşlardır:[⁴⁵²⁵] Şüphesiz kaybeden de onlar olacaktır.
[4524] “Onlar”, yani inkârcı aklın “benden önce bunca nesil gelip geçti” sözüyle kastettikleri. “İlâhî yasa” diye çevirdiğimiz “malum söz”, ölüm yasası olarak anlaşılabilir (Krş: Ferrâ). [4525] el-Cinn ve el-ins’i çevirimiz için bkz: 6:112 not 94.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İşte onlar - kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde yer alan- haklarında (cehennem azabının) gerçekleşeceğine hükmolunmuş kimselerdir, kuşkusuz onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Osman Fırat
swap_vert close
İşte bunlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında O (azap) sözünü hak eden kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İşte bunlar izi kendilerinden önce gelip geçen cin ve insten ümmetler arasında bulunan kimselerdir ki, üzerlerine söz hak olmuştur. Muhakkak ki onlar hüsrâna uğramış oldular.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte onlar, kendilerinden önce insanlardan ve cinlerden gelmiş geçmiş topluluklar içinde, haklarında azap hükmü kesinleşmiş olanlardır. Çünkü onlar hüsrana uğramış kimselerdir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
İşte onlar da kendilerine (azab) söz(ü) gerekli olmuş kimselerdir. Kendilerinden önce geçen cin ve insan toplulukları arasında (azabın içinde) bulunacaklardır. Gerçekten onlar, ziyana uğrayanlardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İşte onun üzerine hükm-ü 'azâb hak oldı. Cin [ve] insândan evvel geçen ümmetler meyânında, onlar da dûçâr-ı 'ikâb ve hâsirlerden oldılar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu gibiler, daha önce gelip geçmiş insan ve cin toplumları içinden şu sözü hak edenlerdir: “Onlar kaybetmişlerdir.” İşte bu kişi (bu gerçeğe masal diyen) gibi, daha önce gelmiş insan ve cin toplumlarından olanlar, (tehdit edildikleri şey) başlarına gelince o sözün gerçek olduğunu anladılar ve elbette kaybedenlere dönüştüler.
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte onlar, cinlerden ve insanlardan, kendilerinden önce gelip geçmiş toplumlar arasında haklarında (azap) hükmü gerçekleşmiş olanlardır. Onlar, hüsrana uğrayanlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar, kendilerinden önceki cin ve insan toplulukları içinde azabı hak etmiş kimselerdir. Gerçekten de onlar hüsrana uğramışlardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte bunlar, kendilerinden önce gelip geçmiş cin ve insan ümmetleri içinde, üzerlerine azap hak olanlardır. Hiç kuşkusuz, onlar, hüsrana uğrayanlardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şunlar anlardur kim vācib oldı anlaruñ üzere söz bölükler içinde bayıķ geçdi anlardan ilerü perrįden daħı ādemįden bayıķ anlar oldılar ziyānlular.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar ol kişilerdür ki vācib oldı üstlerine ‘aẕāb gelmesi, niçe ümmetleriçinde ki geçdiler özlerinden öñdin cinden ve ādemīlerden. Anlar ḫasāretitdiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Belələri özlərindən əvvəl gəlib getmiş və insanlardan ibarət (kafir) ümmətlərlə birlikdə haqlarında əzab sözünün (hökmünün) gerçəkləşdiyi kimsələrdir. Onlar, doğrudan da, ziyana uğrayanlardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Such are those on whom the Word concerning nations of the Jinn and mankind which have passed away before them hath effect. Lo! they are the losers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Such are they against whom(4794) is proved the sentence among the previous generations of Jinns and men, that have passed away; for they will be (utterly) lost.
4794 Cf. 41:25 and n. 4494. Each individual, each generation, and each people is responsible for its own good deeds or misdeeds. The law of actions and their fruits applies: you cannot blame one for another. The only remedy lies in seeking for Allah's Grace and Mercy, not only for ourselves but for others in brotherly or fatherly love. This verse is in balanced contrast to verse 16 above.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerdir ki
حَقَّ
hak olmuştur
عَلَيْهِمُ
üzerlerine
الْقَوْلُ
söz
ف۪ٓي اُمَمٍ
topluluklar içinde
قَدْ
ger- çekten
خَلَتْ
geçmiş
مِنْ قَبْلِهِمْ
kendilerinden önce
مِنَ الْجِنِّ
cinlerden
وَالْاِنْسِۜ
ve insanlardan
اِنَّهُمْ
kuşkusuz onlar
كَانُوا
idiler
خَاسِر۪ينَ
hüsrana uğrayanlar
İşte onlar, kendilerinden önce cin(ler)den ve insan(lar)dan gelip geçmiş topluluklar içinde üzerlerine (azap) söz(ü) hak olmuş kimselerdir. Kuşkusuz onlar hüsrana uğrayanlardır.
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
حَقَّ
Fiil-I
ح ق ق
Hak oldu, hakikat oldu, hakkını verdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اُمَّة
İsim
ا م م
Ümmet, topluluk
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
خَلَا
Fiil-I
خ ل و
Baş başa kaldı, gelip geçti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
جِن
İsim
ج ن ن
Cin
اِنْس
İsim
ا ن س
İnsan
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
خَاسِر۪ين
Etken fiil
خ س ر
Hüsrana uğrayanlar