close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahkâf Sûresi 16. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ulâ-ike-lleżîne netekabbelu ‘anhum ahsene mâ ‘amilû ve netecâvezu ‘an seyyi-âtihim fî ashâbi-lcenne(ti)(s) va’de-ssidki-lleżî kânû yû’adûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öyle kişilerdir onlar ki yaptıklarının en güzelini kabul ederiz ve kötülüklerinden geçeriz, cennet ehlinin içindedir bunlar; dosdoğru bir vaittir ki vaadedilmiştir onlara.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte bunlar; yaptıklarının en güzelini (ve en güzel biçimde) kabul ettiğimiz ve kötülüklerinden vazgeçtiğimiz; cennet ehli içindeki kimselerdir. (Elbette bu,) Onlara va’ad olunan doğru bir va’addir. (Yakında gerçekleşmiş olacaktır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar öyle kişilerdir ki, yaptıklarının en güzelini kabul ederiz veya yaptıklarının en iyisine göre ödüllendiririz ve işledikleri kötülükleri de görmezden geliriz. İşte bunlar cennetlikler arasında olacaklardır. Bu dünyada kendilerine vaadedilen doğru sözün gerçekleşmesidir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşte onlar, işlemeye devam ettikleri amaçla örtüşen niyete dayalı, bilinçli amellerin en güzelini, en değerlisini ölçü alarak mükâfatlandıracağımız, günahlarını bağışlayacağımız Cennet ehli arasında olan kimselerdir. Bu kendilerine va'dedilen doğru bir sözdür.
Ahmet Varol
swap_vert close
İşte bunlar, yaptıklarının en güzelini kabul edeceğimiz ve kötülüklerinden de geçeceğimiz, cennet halkı içinde yer alan kimselerdir. Bu kendilerine vaad olunan doğru vaaddir.
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte bunlar; yaptıklarının en güzelini kabul ederiz ve kötülüklerinden geçeriz; (bunlar) cennet halkı içindedirler. (İşte bu,) Onlara va'dolunan doğru bir vaaddir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte bu sözü söyliyenler, cennetliklerle beraber (cennette) o seçkinlerdir ki, kendilerinden işledikleri güzel ameli kabul edeceğiz ve günahlarını bağışlayacağız. Bu, onların vaad edilmiş bulundukları gerçek bir vaaddir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte yaptıklarının en güzelini bunlardan kabul ederiz ve Cennet ehli içinde (onların mevcut) kötülüklerini onlarda sileriz. Bu, kendilerine daha önce vaadedilen doğru bir söz olarak gerçekleşecektir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte onlar öyle kişilerdir ki, yaptıklarının en iyisini onlardan kabul ederiz ve onların kötülüklerini bağışlarız; onlar cennet halkı arasındadırlar. Bu, kendilerine verilen doğru sözün gerçekleşmesidir.
Besim Atalay
swap_vert close
İşte bunların, yaptıkları şeylerin, en güzellerin onaylarız, vazgeçeriz onların kötülüklerinden, onlara söz verilen, gerçek bir vait olarak cennetliktirler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte bunlar, cennet halkı arasında o kimselerdir ki, yaptıklarının en güzelini kabul ederiz, işledikleri hataları görmezlikten geliriz. Bu onlara verilmiş olan şaşmaz vaattir.
Ayette geçen “yaptıklarının en güzelini kabul ederiz” söylemi, “değerlendirme yaparken işlediklerinin en güzeline göre kıymetlendiririz” demektir. Yani “yapmaya devam ettikleri samimi ve halis niyete dayalı, inandıklarıyla örtüşen bilinçli amellerin en güzelini, en değerlisini ölçüt alarak diğer çalışmalarını ödüllendiririz. Bilinçli yapılmadan ve kötü niyete dayanmadan yapılan hataları da yokmuş gibi kabul ederiz.”  
Cemil Said
swap_vert close
Bunların a’mâlinden en iyilerini kabûl ve seyyiâtını ’afv idiyoruz. Bunlar ashâb-ı cennetdendirler bunlara idilen va’adler lâyetezelzeldir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İşte, işlediklerini en güzel şekilde kabul ettiğimiz ve kötülüklerini geçtiğimiz bu kimseler, cennetlikler içindedirler. Bu, verilen doğru bir sözdür.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İşte, yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu, onlara öteden beri yapılagelen doğru bir va’ddir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte cennetlikler arasında olan bu kimselerin yaptıkları güzel işleri kabul ederiz, kötülüklerini de görmezden geliriz. Bu kendilerine yapılagelen gerçek vaaddir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte, yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu, kendilerine verilen doğru bir sözdür.  
 Bu âyet, 15. âyetteki duayı eden Hz. Ebubekir ve diğer müminlerin itaatlarının karşılığını, sevap ve mükâfatla göreceklerine işaret etmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İşlediklerinin en iyisini kabul ettiğimiz ve kötülüklerini geçtiğimiz bu kimseler cennet halkı arasındadırlar. Bu, kendilerine verilen doğru sözdür.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte yaptıklarının en güzelini kendilerinden kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu onlara vaad edilmiş olan dosdoğru bir sözdür.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İşte bunlar Eshabı Cennet içinde o mumtazlardır ki kendilerinden yaptıkları amellerin en güzelini kabullanacağız ve günahlarından geçeceğiz, bu şaşmaz doğru va'd iledir ki va'd olunmakta bulunuyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
İşte yaptıklarının en güzelini kendilerinden kabul edeceğimiz (mükâfatlarını yaptıkları en güzel amel üzerinden değerlendirip) ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler, cennetlikler arasındadırlar. Bu onlara (tarafımızdan) vadedilmiş olan dosdoğru bir sözdür.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, yaptıklarının karşılığını en iyi şekilde verdiğimiz ve kötülüklerini görmezden geldiğimiz, Cennet ehli olan kimselerdir. Bu, kendilerine verilen doğru sözün gerçekleşmesidir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte bunlar —ki cennet yârânı içindedirler— işlediklerinin en güzel (ler) ini kabul edeceğimiz, günâhlarından geçeceğimiz kimselerdir. (Bu), onların va'd olunageldikleri dosdoğru bir söz vermedir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte onlar, kendilerinden yaptıklarının en güzelini kabûl edeceğimiz (mükâfatlarını buna göre vereceğimiz) ve kötülüklerinden vazgeçeceğimiz, Cennet ehli arasında bulunan kimselerdir. (Bu, dünyada iken) söz verilmekte oldukları sâdık va'ddir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte onlar öyle kişilerdir ki, yapmış olduklarının en iyisini onlardan kabul ederiz (onları, yapmış olduklarının en iyisine göre ödüllendiririz) ve onların kötülüklerini bağışlarız; (onlar) cennet ehli içindedirler. Bu onlara vaad edilmiş olan dosdoğru bir sözdür.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Böyleleri, yaptıklarını en güzel şekilde kabul edip, işledikleri hatalarını örtüp sildiğimiz cennet ashabı içerisine gireceklere vaat olunmuş, en doğru vaatlere kavuşan kimselerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte Biz bu gibilerin işlediklerinin en güzellerini onarız, kötülerinden geçeriz. Onlar cennetlikler arasındadırlar. Çünkü onlara verilen söz dosdoğru bir sözdür.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İşte biz, bu gibilerin iyi amellerini kabul ederiz, fenalıklarından vaz geçeriz. Onlar cennetlik olmuşlardır, bu da kendilerine yapılan gerçek bir vaad üzerinedir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İşte yaptıklarının en güzelini kendilerinden kabul edeceğimiz ve cennet ehli arasında günahlarını bağışlayacağımız kimseler bunlardır. İşte vaat edildikleri doğru vaat budur.
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte, işlediklerini en güzel şekilde kabul ettiğimiz ve kötülüklerini geçtiğimiz (görmezlikten geldiğimiz) bu kimseler, cennetlikler içindedirler. Bu onlara vaat edilmiş olan dosdoğru bir sözdür.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte onlar, yaptıkları iyiliklerin en güzellerini kabul edip günahlarını bağışlayacağımız ve kendilerine verilmiş olan gerçek vaade göre, cennet halkı arasına katacağımız kimselerdir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte onlar işledikleri şeylerin en güzeliyle karşılayacağımız ve Cennet arkadaşları içinde kötülüklerinden vazgeçeceğimiz kimselerdir. Vaad ediliyor oldukları Sıdk’ın / Doğruluğun vaadi olmak üzere!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz, böylesi kulların işlediği amellerin en güzelini alıp, tüm günahlarından vazgeçebiliriz. Bu ve benzerleri, vaktiyle kendilerine söz verildiği gibi cennettlikler arasındaki yerlerini tastamam alacaklardır...
Mehmet Çoban
swap_vert close
İşte! Yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz, günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadır. Bu mükâfat inananlara eskiden beri verilen sözdür. Biz her zaman şöyle dedik; “Kim Rabbine inanır, yasalarımıza göre yaşar, günah işlemekten, şeytana uymaktan sakınırsa; onlara mükâfat olarak cenneti vereceğiz!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte, yaptıklarının en iyisini kabul edeceğimiz [*] ve günahlarını bağışlayacağımız bu kişiler cennet halkı arasındadır. Bu, kendilerine verilen doğru bir söz olarak (böyledir).
Benzer mesajlar: Tevbe 9:121; Nahl 16:96, 97; Nûr 24:38; ‘Ankebût 29:7; Zümer 39:35.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günâhlarını bağışlayacağımız bu kimseler,¹ cennetlikler arasındadırlar. İşte bu onlara (dünyada) verilen dosdoğru bir sözdür.
1 Burada, “Yaptıklarının en iyisi” ifadesi hakkında iki görüş vardır. Birisi (اَحْسَن) “en güzel” (حَسَن) “güzel” mânâsınadır denilmiş, birisi de (اَحْسَن) “en güzel” den maksat mubahın üzerinde olan itaattir ki “mendub” ve “vacib”i de içine alır. Çünkü mubah çirkin değil güzeldir, ama ona sevap ve ceza gerekmez. Fakat açık olan şudur ki bunların günahlarından geçilmiş olduğu gibi yaptıkları iyilikleri de onlara kefaret olarak cennetteki mertebelerinin en güzel amellerine göre olmasıdır. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar [öyle] kişilerdir ki Biz yaptıklarının iyilerini kabul ederiz ²⁰ ve kötü fiillerini de görmezden geliriz: [onlar,] kendilerine [bu dünyada] verilen doğru sözün tutulmasıyla cennet sakinleri arasına katılacaklardır.
20 Yani, “onları, yaptıklarının en iyisine göre ödüllendiririz”: karş. 29:7.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte biz böylelerini yaptıklarının en güzeli ile ödüllendireceğiz ve onların kötülüklerini bağışlayacağız ve kendilerine verilmiş olan vaadin bir gereği olarak onları cennetlikler içinde değerlendireceğiz. 29/7, 39/35, 47/2
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte bunlar, yaptıklarının en iyilerini kabul edip kötülüklerinin de üstünü çizeceğimiz kimselerdir: Verilmiş olan söze sadâkatin bir gereği olarak, cennet ehli arasındaki yerlerini alacaklar.
Orhan Kuntman
swap_vert close
İşte bunlar cennetlikler arasındadır, yaptıkları amellerin en güzelini kabul edeceğimiz, günahlarını bağışlayacağımız kimselerdir. Bu (müjde) onlara va'd olunan, kuşkusuz gerçekleşecek bir sözdür.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar öyle kişilerdir ki, işlediklerinin iyisini kabul, ve kötülüklerinden geçtiğimiz, cennet halkıdırlar. Bu kendilerine va’ad edilen doğru sözün gerçekleşmesidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İşte onlar, o kimselerdir ki, onlardan işlediklerinin en güzelini kabul ederiz ve onların günahlarından geçeriz, cennet ashâbı arasındadırlar. (Bu) Bir sâdık vaad iledir ki, onlar vaadolunmuş bulunmaktadırlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte Biz, onların yaptıkları en güzel işlerini, taatlerini kabul edip, günahlarını affedeceğiz. Bunlar cennetlikler arasındadırlar. Bu, onlara söz verilen gerçek bir vaaddir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar öyle kişilerdir ki, yaptıklarının en iyisini onlardan kabul ederiz ve onların kötülüklerinden geçeriz, cennet halkı arasındadırlar. Bu, (dünyada) kendilerine söylenen doğru söz(ün gerçekleşmesi)dir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İşte bunların eyi 'amellerini kabûl ider ve seyyiâtlarından tecâvüz iyleriz. Ve dünyâda va'd olundukları sâdık va'ad mûcibince kendilerini ehl-i cennetden kılarız.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İşte bunlar, kendilerine verilen söz gereği[*], kabahatlerine bakmayıp yaptıklarının en güzelini esas alarak Cennet ahalisi arasına soktuğumuz kimselerdir.
[*] Allah Teala'nın verdiği söz şu ayettedir: Size konan yasakların büyüklerinden kaçınırsanız kabahatlerinizi örter, sizi şerefli bir yere yerleştiririz. (Nisa 4/31)  
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte onlar, yaptıklarını en iyi şekilde kabul ettiğimiz, günahlarını geçtiğimiz, cennet halkı içinde olanlardır. Kendilerine yapılan vaad, dosdoğru bir vaaddir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar, Cennet ehli içinde olan ve yaptıklarının en güzelini kabul edip günahlarını bağışladığımız kimselerdir. Bu, kendilerine verilmiş olan dosdoğru bir sözdür.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bunlar, cennet halkı arasında o kimselerdir ki, yaptıklarının en güzelini kabul ederiz, çirkinliklerini görmezlikten geliriz. Bu onlara verilmiş olan şaşmaz vaattir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şunlar anlardur kim ķabūl olınur anlardan görklüregin işledüklerinüñ daħı geçerüz yavuzlıķlarından uçmaķ isleri arasında. ŧoġrılıķ va'desi ol kim oldılar va'de olınurlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar ol kişilerdür ki Tañrı Ta‘ālā ḳabūl ider anlaruñ yaḫşı ‘amellerini veanlaruñ ṣuçlarından geçer. Cennet ehlleridür. Ol girçek va‘dedür ki va‘de olunurlardı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Belələri (dünyadakı) yaxşı əməllərini qəbul edəcəyimiz, günahlarından keçəcəyimiz və onlara verilmiş doğru və’də görə cənnət əhli içərisində olacaq kimsələrdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those are they from whom We accept the best of what they do, and overlook their evil deeds. (They are) among the owners of the Garden. This is the true promise which they were promised (in the world).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Such are they from whom We shall accept the best(4792) of their deeds and pass by their ill deeds: (They shall be) among the Companions of the Garden: a promise! of truth, which was made to them (in this life).
4792 Cf. 29:7 and n. 3429.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
الَّذ۪ينَ
o kimse-lerdir ki
نَتَقَبَّلُ
kabul edeceğiz
عَنْهُمْ
kendile- rinden
اَحْسَنَ
en güzelini
مَا
o şe- yin ki
عَمِلُوا
yaptılar
وَنَتَجَاوَزُ
ve geçeceğiz
عَنْ سَيِّـَٔاتِهِمْ
kötülüklerinden
ف۪ٓي اَصْحَابِ
ehli arasındadırlar
الْجَنَّةِۜ
cennet
وَعْدَ
vaaddir
الصِّدْقِ
dosdoğru
الَّذ۪ي
o şey ki
كَانُوا
idiler
يُوعَدُونَ
vaad olunuyorlar
İşte, yaptıklarının en güzelini kabul edeceğimiz ve kötülüklerinden vazgeçeceğimiz bu kimseler cennet ehli arasındadırlar. (Bu) Onlara vaad edilen dosdoğru bir sözdür.
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
تَقَبَّلَ
Fiil-V
ق ب ل
Kabul buyurdu, kabul etti
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
اَحْسَن
İsim
ح س ن
Daha güzel, en güzel
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
نَتَجَاوَزُ
Fiil-VI
ج و ز
Geçeceğiz, vazgeçeceğiz (affedeceğiz)
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
سَيِّـَٔات
İsim
س و ا
Kötülükler, günahlar, kötü işler
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَصْحٰب
İsim
ص ح ب
Ehil, halk, arkadaşlar, Ashâb, sahipler
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
وَعْد
İsim
و ع د
Vaad, söz
صِدْق
İsim
ص د ق
Sadakat, sıdkiyet, doğruluk, dosdoğru
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
وَعَدَ
Fiil-I
و ع د
Telkin etti, vaad etti, tehdit etti, söz verdi, uyardı