close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahkâf Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul eraeytum in kâne min ‘indi(A)llâhi ve kefertum bihi ve şehide şâhidun min benî isrâ-île ‘alâ miślihi fe-âmene vestekbertum(s) inna(A)llâhe lâ yehdî-lkavme-zzâlimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Ne dersiniz, Allah katındansa ve siz onu inkar ettiyseniz; İsrailoğullarından bir tanık, onun gerçek olup Allah'tan geldiğine tanıklık etti de inandı, halbuki gene de siz ululandınız, kibirinize yediremediniz; şüphe yok ki Allah, zulmeden topluluğu doğru yola sevketmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Görüşünüz nedir? (Söyleyin;) Eğer (bu Kur’an) Allah katından ise, siz de Onu inkâr etmişseniz ve İsrailoğullarından bir şahit (âkil ve âlim bir kişi de) bunun bir benzerine (Tevrat’a dayanarak) şahitlik edip iman etmişse ve siz de büyüklük taslayarak (kibirlenip yüz çevirmişseniz; hiç düşündünüz mü, bunun sonucu ne olacaktır)? Şüphesiz Allah, zalim olan bir kavmi hidayete ulaştırmayacaktır."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: “Hiç düşündünüz mü? Eğer bu Kur'ân, Allah tarafından gönderilmiş ise ve siz de O'nu inkâr ederek tanımamışsanız, İsrailoğullarından bir şahit durumunda olan Musa da, Kur'ân'ın bir benzeri olan Tevrat'taki müjdeye dayanarak, böyle bir peygamberin geleceğine iman etmiş olduğu halde, sizler inanmaya tenezzül etmeyip kibirlenerek imandan uzak durursanız, yaratılış gayesi dışında yaşamış olmaz mısınız? Şüphesiz Allah, varoluş gayesine aykırı hareket eden bir toplumu, asla doğru yola iletmez.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Hiç düşündünüz mü? Eğer bu Kuran Allah tarafından gelmişse, siz de onu inkâr etmişseniz; İsrâiloğulları'ndan bir şâhit, âlim birisi de, onun muhtevasının benzerini, Tevrat'ta görüp ona, Kur'ân'a inanmışken, siz büyüklük taslamaya, serkeşlik etmeye devam ederseniz, haksızlık etmiş olmaz mısınız? Allah, bile bile hakka riayet etmeyen, inkârda, isyanda ısrar eden zâlim bir kavmi doğru, hak yola sevketme lütfunda bulunmaz, başarıya ulaştırmaz.” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Ne dersiniz? Eğer (Kur'an) Allah katındansa, siz de onu inkar etmişseniz, İsrailoğullarından bir şahit de bunun benzerine şahitlik edip iman etmişse ve siz de büyüklenmişseniz (haksızlık etmiş olmaz mısınız)? Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez."
10.Buhari ve Müslim`in Sa`d bin Ebi Vakkas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre bu ayeti kerimede İsrail oğullarından şahitlik edenle Abdullah bin Selâm (r.a.) kastedilmektedir. İbnu Cerir`in rivayet ettiğine göre de Abdullah bin Selâm (r.a.): "Bu benim hakkımda inmiştir" demiştir. Bunu destekleyen daha teferruatlı bir rivayeti Taberani, İbnu Avf bin Malik el-Eşca`i`den rivayet etmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Gördünüz mü-haber verin; eğer (bu Kur'an,) Allah katından ise, siz de onu inkâr etmişseniz ve İsrailoğullarından bir şahid bunun bir benzerine şahidlik edip iman etmişse ve siz de büyüklük taslamışsanız (bunun sonucu ne olacak)? Şüphesiz Allah, zalim olan bir kavmi hidayete erdirmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Yahudi'lere) de ki: “- Şunu iyice düşünüb bana haber verin: Eğer bu Kur'an Allah tarafından gönderilmiş de, siz onu inkâr ettinizse ve İsraîloğullarından bir şahid, Kur'an'ın (Tevhid esaslarında) benzerine (Tevrat'a ve ondaki manalara dayanarak) şahidlik edib iman getirdi de siz kibirlendinizse, (artık zalimler değil misiniz)? Şübhe yok ki Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Gördünüz mü (düşündünüz mü?) Eğer bu Kur’an Allah katından ise ve İsrailoğullarından bir şahit O’nun benzerine şahitlik ettiği halde siz onu yalanlamış iseniz, o iman ettiği halde siz büyüklük taslamışsanız, (bile bile hakkı inkâr ettiğiniz için, siz zalim olmaz mısınız?) Şüphesiz Allah, zalim olan bir toplumu doğru yola iletmez.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Hiç düşündünüz mü? Eğer Kur'ân, Allah katından olduğu halde siz onu tanımamışsanız, İsrâiloğuları'ndan bir tanık da bunun benzerini görüp inanmış iken siz inanmaya tenezzül etmemişseniz, durumunuz nice olur? Allah, zâlim toplumu doğru yola iletmez.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Bu Allah katındansa, siz de onu tanımamış iseniz, Yakup oğullarından bir tanık onun benzerine tanıklık ederek, inanmış ise, siz de kasalırsanız ne düşünürsünüz? Zulmeyliyen bir ulusu evet, Allah doğru yola iletmez!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Eğer bu (Kur'an) gerçekten Allah'tan (gelen bir vahiy) ise (ki öyledir) buna rağmen onun gerçekliğini inkâr ediyorsanız (halinizin ne olacağını) hiç düşündünüz mü? Hatta İsrailoğullarından bir şahit, kendisi gibi birisi(nin ortaya çıkması)na şahitlik etmişken; siz de (o kişiye iman etmeyerek) büyüklük taslamışsanız (o zaman zalimlerden olmaz mısınız)? Şüphesiz Allah, zalim olan bir kavmi hidayete erdirmez.”
Ayette zikredilen “şahit” Hz. Musa’dır. Çalışmalarıyla diğer peygamberlere nazaran daha çok övülmeyi hak edecek bir peygamberin geleceği ile ilgili iki Tevrat pasajı aynen şöyledir: “Rabbiniz, Allah aranızdan sizin kardeşiniz ve bana benzeyen bir peygamber çıkaracaktır.” (Tesniye, xviii, 15) ve “Ben onlar için senin kardeşlerin arasından, sana benzeyen bir peygamber çıkaracağım ve sözlerimi o’nun ağzına koyacağım.” (Tesniye xviii, 18) Bu pasajlardaki “kardeş” ifadesi iman kardeşliğidir. Aynı soydan (İsrailoğullarından) gelecektir demek değildir. Bu ayeti, Saff suresi 61/6 ayetinde Hz. İsa’nın söylemiyle ilişkilendirirsek daha kolay anlaşılır.“Bir zamanlar Meryem oğlu İsa: ‘Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, övülmüş bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim’ demişti…”  
Cemil Said
swap_vert close
"(Bu kitâb) Allâh’dan geliyor siz inanmıyorsunuz ama Benî İsrâîl’den biri Mûsâ’nın kitâbına olan mutâbakatını tasdîk itdi siz ise tekebbür idiyorsunuz. Allâh zâlim bir kavmi hidâyete sevk itmez."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Eğer bu Kitap Allah katından ise ve siz de onu inkar etmişseniz; İsrailoğullarından bir şahit de bunun böyle olduğuna şehadet edip de inanmışken, siz yine de büyüklük taslarsınız, bana söyleyin kendinize yazık etmiş olmaz mısınız?" Doğrusu Allah zalim milleti doğru yola eriştirmez.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Ne dersiniz? Şayet bu, Allah katından ise ve siz onu inkâr etmişseniz, İsrailoğullarından bir şahit de bunun benzerini (Tevrat’ta görerek) şahitlik edip inandığı hâlde, siz yine de büyüklük taslamışsanız (haksızlık etmiş olmaz mısınız?). Şüphesiz Allah, zâlimler topluluğunu doğru yola iletmez.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ve de ki: “Ne dersiniz, ya o Allah’tan inmiş de siz onu inkâr etmişseniz! Üstelik İsrâiloğullarından bir tanık onun bir benzerine şahit olup iman ettiği halde siz büyüklük tasladınız. Şu kesindir ki Allah hak tanımayan topluluğu doğru yola iletmez.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Hiç düşündünüz mü; şayet bu, Allah katından ise ve siz onu inkâr etmişseniz, İsrailoğullarından bir şahit de bunun benzerini görüp inandığı halde siz yine de büyüklük taslamışsanız (haksızlık etmiş olmaz mısınız)? Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.  
 Âyette dikkat çekilen husus, Kur’an’ın Allah tarafından gönderilmiş olduğunun teyit edilmesidir. Bunun İsrailoğullarından olan şahidi de bir rivayete göre Hz. Musa’dır, diğer bir rivayete göre ise Abdullah b. Selâm’dır. Tefsirlerde, sûrenin tamamının Mekkî sayılması halinde, yahudi iken Medine’de müslümanlığı kabul eden bu zata işaretin gayb haberi olarak niteleneceği belirtilir. Öte yandan, sûrenin sadece bu âyetinin Medine’de indiği görüşü de vardır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Düşündünüz mü, ya o ALLAH katından ise ve siz de ona karşı çıkmışsanız ve İsrail oğullarından bir tanık da bunun benzerini görüp inandığı halde, siz kibirlenip yüz çevirmişseniz?! Kuşkusuz ALLAH zalim topluluğu doğru yola iletmez."
Onbirinci yüzyılda Fransa'da yaşamış bulunan Rabi Juda adlı bir Yahudi hahamının, Tevrat'ın orijinal bir parçasında 19 kodu üzerine kurulu matematiksel sistemi keşfetmiş olduğu ortaya çıktı. Juda'nın çalışmaları üzerine Joseph Dan tarafından yazılan bir makale Californiya Universitesi'nin yayımladığı "Studies in Jewish Mysticism" (Yahudi Mistisizmi üzerine Araştırmalar) adlı dergide 1978 yılında yayımlandı.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Ne dersiniz, eğer bu Kur'an Allah tarafından ise ve siz de onu inkâr etmişseniz, bununla birlikte İsrailoğulları'ndan bir şahit de onun bir benzerini (Tevrat'ta görüp) inanmışken siz hala büyüklük taslarsanız (haksızlık etmiş olmaz mısınız)? Şüphesiz ki, Allah zalim bir topluluğu doğru yola iletmez."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki: şuna vicdanınızda bir re'y edindiniz mi? Eğer bu, Allah tarafından da siz ona küfrettinizse ve Benî İsraîlden bir şâhid onun misline şehadet edip iyman getirdi de siz kibretmek istedinizse? Şübhe yok ki Allah zâlimleri doğru yola çıkarmaz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! O müşriklere) de ki: “Şâyet bu (Kur’ân) Allah tarafından (gönderilmiş hak bir kitap) ise (ki hiç şüphesiz öyle) ve siz onu inkâr etmişseniz, İsrâiloğullarından (Abdullah b. Selâm gibi) bir şahit de bunun (Kur’ân’ın bildirdiği hakikatlerin) aynısını (Tevrât’ta) görüp îmân ettiği hâlde, siz (Kur’ân’a îmân etmeyerek) büyüklük taslamışsanız, (âhirette ki durumunuzu) hiç düşündünüz mü? Şüphesiz Allah, (ısrarla hakkı inkâr eden) zâlimler/kâfirler topluluğunu, (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri müddetçe) doğru yola iletmez.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Gördünüz mü?¹ Kur'an gerçekten de Allah katındansa ve siz onu yalanladıysanız; İsrailoğulları'ndan bir tanık da bunun benzerine tanık olup da inanmışsa ve siz de büyüklük tasladıysanız…² Kuşkusuz Allah, zalim bir halka doğru yolu göstermez.”
1- Bir düşünün bakalım! 2- İman etmeyi büyüklenmenize yediremeyerek kendinize zulmettiyseniz!  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Bana haber verin, eğer (bu Kur'an) Allah tarafından (gönderilmiş) olup da siz (buna rağmen) onu (inkâr ile) küfr ediyorsanız ve İsrâîl oğullarından bir şâhid de onun benzerine (istinaden) buna şâhidlik etmiş, îman etmiş olduğu halde siz (îman etmeyi) kibrinize yediremiyorsanız (zulmetmiş olmaz mısınız?). Şübhe yok ki Allah, o zaalimler güruhunu muvaffak etmez».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Söyleyin bana! Ya (Kur'ân) Allah tarafından (gelmiş) olup da (siz) onu inkâr etmişseniz ve İsrâiloğullarından bir şâhid onun benzerine (Tevrât'a) şâhidlik edip îmân ettiği hâlde (siz) büyüklük taslamışsanız (zulmetmiş olmaz mısınız)? Şübhesiz ki Allah, o zâlimler topluluğunu hidâyete erdirmez.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) De ki: “Bakın, hiç düşündünüz mü? Bu (kitap) Allah katından (gelen bir vahiy) ise (ki öyledir) ve siz de onu inkâr etmişseniz; İsrailoğullarından da bir şahit, (tevhid, ahiret vb. iman esasları gibi Kur’an’da bildirilen hakikatlerin) benzerine şahitlik edip iman etmişse ve siz de (iman etmeyerek) büyüklük taslamışsanız (yanlış bir şey yapmış olmaz mısınız?) Şüphesiz Allah, (zulüm, kötülük, inkâr ve sapıklığa devam ettiği sürece) zalim bir toplumu doğru yola iletmez.” *
(*) Şahitlik edip iman edenin kim olduğuna dair birkaç görüş vardır. Ama en doğru izah:" Şahitten belirli bir şahıs kastedilmemektedir. Bundan maksat lsrailoğullarından sıradan bir şahıstır" diyenlerindir. Yani Allah’ın buyruğunun maksadı şudur: Kur’an-ı Kerim size şimdi sunulmaktadır, bu ilk karşılaştığınız yeni bir şey değildir ki böyle bir şeyi ilk defa görüyoruz diye mazeret ileri sürebilirsiniz’’ şeklindedir. …Ayrıca Merhum Seyid. Kutub Fizilal’il Kur’an adlı tefsirinde de şöyle diyor! Bu Mekke’deki başka bir olaya ilişkin de olabilir. Az sayıda olmakla birlikte Mekke döneminde de ehl-i kitaptan bazıları Müslüman olmuştur. Ümmi müşriklerin yaşadığı bir ortamda ehl-i kitaptan bazılarının iman etmeleri müşriklerin yanında kıymet ifade ediyordu. Kur’an birkaç yerde bu durumu ön plana çıkararak; bir bilgi, yol gösteren veya aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın peygamberi ve getirdiğini yalanlayan müşriklerin karşısına çıkmaktadır. Özellikle de, bu ihtimale; ehl-i kitaptan bir veya daha çok kişinin Kur’an’ın yapısının kendinden önceki kitapların yapısında olduğuna tanıklık etmesi ve imandan zevk alma eklendiği durumda. Buna karşın bakıyoruz ki, Kur’an’ın kendilerinden biri aracılığı ve dilleriyle geldiği halk büyükleniyor; gerçekleri görmezlikten geliyor. Bu tutum; Allah tarafından cezalandırılmayı ve yapılanların boşa çıkarılmasını hak eden, açık bir zulüm ve hoyrat bir şaşkınlık olan gerçeğin çiğnenmesidir: “Şüphesiz Allah, zalim bir toplumu doğru yola iletmez…” Bk: (Fizilal’il Kur’an- Seyyid Kutub) Bizce de bu ikinci görüş ile merhum S. Kutub’un benzer görüşü en isabetli olandır. Zaten bunun Yahudi âlimi Abdullah bin Selâm ile ilgili olması mümkün değildir. Çünkü bu sûre Mekke de nazil olmuştur, Abdullah bin Selâm ise, bu sûrenin nüzulünden seneler sonra Medine’de yeni Müslüman olmuştur. Ama azınlıkta olsalar bile o dönemde Mekke de müşrikler arasında bazı Yahudilerin bulunması mümkündür. İşte bu ayet bunlardan iman edip Kur’an için şahitlik eden kişi veya kişilere vurgu yapmış olabilir. (الله اعلم) Bu nedenle bu bölümü “Muhammed de Musa gibidir. İsrâiloğulları Tevrât’a ve Peygamberlerine iman ettiler, siz ise ey müşrikler! İçinizden elçi olarak seçilen Muhammed’i ve vahiy yoluyla Allah’tan aldığı Kur’an’ı inkâr ettiniz.” şeklinde anlamak daha doğru olabilir. وأنت تعلم أن الظاهر رجوع الضمائر كلها للقرآن، وتنوين {شَاهِدٌ } للتفخيم، وكذا وصفه بالجار والمجرور أي وشهد شاهد عظيم الشأن من بني إسرائيل الواقفين على شؤن الله تعالى وأسرار الوحي بما أوتوا من التوراة على مثل القرآن من المعاني المنطوية في التوراة من التوحيد والوعد والوعيد وغير ذلك فإنها في الحقيقة عين ما فيه كما يعرب عنه قوله تعالى وَإِنَّهُ لَفِي زُبُرِ ٱلأَوَّلِينَ } [الشعراء: 19(روح المعاني) ]وتحرير معنى الآية.. ماذا يكون موقفكم أيها المشركون، إذا كان هذا القرآن من عند الله، وقد كفرتم به، على حين أن بعضا من اليهود قد عرف وجه الحق فيه، ورأى من آيات الحقّ منه، مثل ما رأى فى الكتاب الذي معه، فآمن بالله، وصدق بهذا القرآن واستكبرتم أنتم حين عرفتم الحقّ ولم تؤمنوا- ماذا يكون موقفكم، وقد فاتكم هذا الخير الذي أعطيتموه ظهركم؟ -- فالمراد بــ {شاهد من بني إسرائيل} شاهدٌ غيرُ معين، أي أيَّ شاهد، لأن الكلام إنباء لهم بما كانوا يتساءلون به مع اليهود. وبهذا فسر الشعبي ومسروق واختاره ابن عبد البر في «الاستيعاب» في ترجمة عبد الله بن سلام فالخطاب في قوله: {أرأيتم} وما بعده موجه إلى المشركين من أهل مكة، (التحرير والتنوير) (وَشَهِدَ شَاهِدٌ) لكم (مِّن بَنِي إِسْرَائِيلَ عَلَىٰ مِثْلِهِ) يعني شهد لكم على أنّ ما جاء في القرآن من دين وتوحيد ونبذ الأصنام مثل ما جاء في التوراة ، وهذا يدلّ على صدق محمد إذ طابق دينه دين الأنبياء السابقة (حقائق التأويل في الوحي والتنزي) الثاني: فآمَن مَن آمن بموسى وبالتوراة واستكبرتم أنتم عن الإيمان بمحمد صلى الله عليه وسلم والقرآن، قاله مسروق. (النكت والعيون) وقيلَ: الشاهدُ مُوسى عليه السَّلامُ وشهادتُه بما في التوراةِ من بعثةِ النبـيِّ وبهِ قال الشعبـيُّ (إرشاد العقل السليم إلى مزايا الكتاب الكريم) ،  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara deki “Görmediniz mi? O Kur’an Allah tarafından indirilmişse ve sizde onu inkâr etmişseniz ve İsrail oğullarından birisi, o kitabın bir benzerinin indiğine şahitlik edip de, sizin bu Kur’an’a iman etmeye kibirlendiğiniz halde, o iman etmişse, şunu bilin ki Allah, zalimler topluluğunu asla doğru yola iletmez.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Ne dersiniz? Ya bu Kur’an Allah katından gönderilmiş ise, böyle iken siz onu tanımıyorsunuz. İsrailoğullarından bir tanık da onun benzerine tanıklık etmiş, ona inanmıştır. Böyle iken siz yine de büyüklük taslıyorsanız? Ancak Allah kıyıcılar takımını doğru yola iletmez."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki ne dersiniz? Kur/an Allah tarafından olsa siz de onu tanımasanız, İsrail oğullarından bir şahit ona şehadet edip [³] iman getirse, sizse imanı kibirinize yediremezseniz böyle vakitte zalim olmaz mısınız? Allah zalimleri doğru yola götürmez.
[3] Yâni İsrail oğulları alimlerinden biri Allah tarafından olduğuna dair Kur'an'a şehadet etse veya onun gibi olan Tevrat'a mutabık olduğuna şehadet etse.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
De ki: “İdrak etmiyor musunuz?⁵ Eğer bu (kitap) Allah katından ise ve siz de onu inkâr etmişseniz; İsrailoğulları’ndan bir şahit de bunun benzerini (Tevrat’ta) görüp de inandığı hâlde, siz yine de büyüklük taslarsanız (durumunuz nice olur)? Muhakkak ki Allah zalim kavimleri doğru yola iletmez.”
5 “Eraeyte” fiilini cümlede iki mef’ûl/nesne aldığı için “İdrak etmiyor musunuz?” diye çevirdik.  
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Söyleyin bakalım; eğer (bu Kur'an,) Allah katından ise, siz de onu inkâr etmişseniz, İsrail oğullarından bir şahit de bunun bir benzerine şahitlik edip iman etmişse ve siz de (iman etmeyerek) büyüklük taslamışsanız (o zaman zalimlerden olmaz mısınız)? Şüphesiz Allah, zalim olan bir kavmi hidayete erdirmez.”
(Müfessirlerin çoğuna göre bu şahitten maksat Abdullah bin Selâm’dır. Çünkü o, Medine-i Münevvere’deki en meşhur Yahudi âlimiydi. Hicretten sonra Allah Resulü’ne iman ederek Müslüman olmuştur.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yine onlara de ki: “Bir düşünsenize, bu Kur’an gerçekten deAllah tarafından gönderilmiş olduğu hâlde siz onu inkâr etmişseniz; İsrail Oğulları’ndan örneğin Abdullah bin Selâm veya Kâbu’l-Ahbar gibi Allah’ın verdiği akıl, idrak ve firaseti vahye tâbi ve teslim olmada kullanan bir şâhit de bu kitabın dile getirdiği hakikatlerin aynısını Tevrat’ta görüp Kur’an’a iman ettiği hâlde, siz kibirlenip ondan yüz çevirmişseniz, bu zulmün hesabını nasıl vereceksiniz? Doğrusu Allah, zâlim toplumu doğru yola iletmez.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Gördünüz mü, Allah katından ise; onu inkâr ettiniz; onun benzerine İsrail’in oğullarından bir şahid de şehadet etti, inandı; siz büyüklük tasladınız. Allah, Zâlim Kavim’i hidayete eriştirmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
De ki: " Kuran’ı inkar ederken, onun Allah'tan olup olmadığını gerçekten düşündünüz mü? Böyle havalara girmeden önce, o Yahudi Kuran’a, Tevrat'ta yerini görüp de mi inanmış araştırdınız mı? " Allah, haksızlık yapan toplumlara yol vermez.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Hiç düşündünüz mü? Şayet size okunan ayetler Allah katından ise, sizde ayetleri inkâr ediyorsanız, İsrailoğullarından bir şahit size okunan ayetlerin benzerini görüp inandığı halde, siz yine de büyüklük taslayıp inkâr ediyorsanız, haksızlık etmiş olmaz mısınız? Şüphesiz bencilliğine kibrine yenilerek ayetlerimizi inkâr edenler zalimlerdir. Allah hiçbir zaman zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Hiç düşündünüz mü; ya bu (Kur’an) Allah katından ise ve siz de onu inkâr etmişseniz, [*] İsrailoğullarından bir şahit de bunun benzerini görüp inandığı hâlde siz yine de kibirlenmişseniz (hâliniz nasıl olacak)?” Şüphesiz ki Allah zalimler topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.
Benzer mesaj: Fussilet 41:52.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Müşriklere de): “Ya inkâr edip durduğunuz bu (Kur’an)¹, Allah katından ise, ya da İsrâil oğullarından (Tevrât’ta onun özelliklerine) şâhit olan² her kişi³, o (kitabın)⁴ benzerini görünce derhal îman etmişse ve siz de büyüklük taslamışsanız (durumunuzun ne olacağını) biliyor musunuz? Elbette Allah zâlim bir toplumu, hak yola ulaştırmaz.” de.
1 Veya bu peygamber yani Hz. Muhammed…2 İsrâil oğullarından şahadet ile îman eden şâhit hakkında Abdullah b. Selâm’dır denil miştir. Ancak, bu sûre mekkîdir. Abdullah b. Selâm ise Medîne’de Müslüman olmuştur. Fakat bazı müfessirler sûre, mekkî olmakla beraber bu âyetin medenî olduğunu söylemişlerse de bu rivâyetler, zayıf görülmüştür. Bazıları da bunun Mûsa (a.s) olduğunu söylemişlerse de bir sonraki "O, îman etmiş ve siz kibir içerisindesiniz" cümlesi bu kanaatle uyum sağlamamaktadır. Bazıları da burada “şahitten belirli bir şahıs kastedilmemektedir. Bundan maksat İsrail oğullarından sıradan bir şahıstır" demişlerdir. (İbnu Kesir) O zaman bu bölümü “Muhammed de Mûsa gibidir. İsrâil oğulları Tevrât’a ve Peygamberlerine îman ettiler, siz ise inkâr ettiniz.” şeklinde anlamak daha doğru olabilir. Bk. (Tefhim’ül Kur’an-Mevdudi)3 (شَاهِدٌ) kelimesi cins ve nekra bir isim olduğu için bu şekilde tercüme edilmiştir.4 (مِثْلِهِ)’deki zamir Kur’an’a veya Peygamberimize gidebilir. Ancak bu ayetin devamına bakılırsa bu zamirin Kur’an’a gitmesi daha uygundur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Eğer bu gerçekten Allah’tan [gelen bir vahiy] ise ve buna rağmen onun gerçekliğini inkar ediyorsanız [halinizin ne olacağını] hiç düşündünüz mü? Hatta, İsrailoğullarından bir şahit, kendisi gibi birisi[nin ¹² ortaya çıkması]na şahitlik yaparken ve [o’na] inanırken bile sizin küstahça büyüklük taslamanız [ve o’nun mesajını reddetmeniz] halinde? Allah, [böyle] zalim bir toplumu doğru yola eriştirmez!”
12 Yani, kendisi gibi bir peygamberin. Burada zikredilen “şahit”, tabii ki Hz. Musa’dır: karş. Peygamber Muhammed (s)’in geleceği ile ilgili iki Tevrat pasajı (Tesniye xviii, 15 ve 18): “Rabbiniz Allah aranızdan bir peygamber çıkaracaktır: sizin kardeşiniz, bana benzeyen” ve “Ben onlar için senin kardeşlerin arasından, sana benzeyen bir peygamber çıkaracağım ve sözlerimi o’nun ağzına koyacağım.” (Bkz. bu bağlamda 2:42, not 33.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: – Söyleyin bakalım şayet bu Kuran Allah katından indirilmiş ise siz de buna inanmamışsanız, üstelik İsrailoğullarından bir şahit de bu şekilde elçi geldiğine şahitlik ederek ona iman etmiş olduğu halde, siz buna inanmayı kibrinize yedirememişseniz. Bu durumda hiç şüpheniz olmasın ki Allah ayetlerine karşı kibirlenen zalimleri emellerine ulaştırmayacaktır. 12/111, 7/146, 46/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Düşünsenize bir: ya bu (mesaj) Allah katından gelmiş de buna rağmen siz onu inkâr ediyorsanız; üstelik İsrâiloğullarından bir şahit onun/kendisinin benzerine[⁴⁵¹⁰] şahitlik yapmış ve ona inanmışken, siz kalkıp küstahça başkaldırmışsanız? Unutmayın ki Allah haddini aşan bir topluma rehberliğini bahşetmez.”[⁴⁵¹¹]
[4510] Eğer zamirin Allah Rasûlü’nü gösterdiğini düşünürsek çeviri “onun benzeri bir (rasul)” olur, yok eğer vahyi gösterdiğini kabul edersek “onun benzeri bir (mesaj)” olur. Zamirin üç muhtemel mercii içerisinden tercihimiz Hz. Mûsa’dır. Bu, âyetin iç bağlamıyla uyumludur. Eski Ahid’deki kimi metinler de bunu tasdik eder: “Rabbiniz Allah aranızdan bir elçi çıkaracaktır; sizin kardeşiniz, bana benzeyen” (Tesniye 18:15). “Ben onlar için senin kardeşlerin arasından sana benzeyen bir elçi çıkaracağım ve sözlerimi onun ağzına koyacağım; ve ona emredeceğim, her şeyi onlara söyleyecek” (Tesniye 18:18-19). Ayrıca 12. âyetin muhtevası da tercihimizi teyit eder. İnkârcı muhataplar bu tür meydan okumalara karşı çareyi toptan inkârda bulmuş olmalılar ki şöyle söyleyebiliyorlar: “Allah’ın kimseye bir şey indirdiği yok” (6:91). Âyetteki “şâhid” ile, Yahudi iken hicretten sonra Medine’de müslüman olan Abdullah b. Selâm’ın kastedildiğini söyleyenler vardır. Bu kabul edilemez. Zira bu sûre tartışmasız Mekkidir. [4511] Zalimîn kelimesine verdiğimiz bu anlam için bkz: 21:29, not 37.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
De ki: (Ey müşrikler, aklınızı başınıza alın ki, Kur'an) Şayet Allah katından ise, (buna rağmen) siz onu inkâr etmiş iseniz, (fakat) İsrail oğullarından bir şahit (bir âlim kendi kitabında) onun (Kur’an’ın, dolay isiyle Resulullah s.a.s.'ın) gerçek bir haber olduğunu görüp, hemen iman etmiş olduğu halde siz (iman etmeyip) büyüklük taslayarak kibrinize yediremiyorsanız, haksızlık etmiş olmaz mısınız? Şüphe yok ki Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: " Eğer bu (Kur’ân) Allâh katından olduğu halde siz onu tanımamışsanız (düştüğünüz durumu) görebildiniz mi; İsrâil oğullarından bir şâhid de bunun benzerini (Tevrat’ta) görüp iman ettiği halde siz buna tenezzül etmemişseniz (durumunuz nice olur)? Allâh, zâlim bir toplumu doğru yola iletmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Bana haber veriniz! Eğer (Kur'an) Allah tarafından olup da siz onu inkâr eyledinizse ve İsrâiloğullarından bir şahit de onun misli üzerine şehâdette bulundu ve hemen imân etti de siz böbürlendi iseniz (zalimlerden olmaz mısınız?) Şüphe yok ki, Allah zalimler olan kavmi doğru bir yola muvaffak kılmaz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: Söyleyin bakalım: Eğer bu Kur'ân Allah tarafından geldiği halde siz reddetmişseniz, İsrailoğullarından da bir şahit, (tevhid, âhiret vb. İman esasları gibi Kur'ân'da bildirilen hakikatlerin) benzerine şahitlik edip iman ettiği halde, siz büyüklük taslayarak iman etmezseniz sizden daha şaşkın, daha zalim kimse olabilir mi? Allah elbette böyle zalimleri hidâyet edip emellerine ulaştırmaz.
Buradaki şahit, Medine’deki en meşhur Yahudi bilgini Abdullah İbn Selâm (r.a) gibi kimselerdir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Hiç düşündünüz mü: Eğer bu (Kur'an) Allah katından olduğu halde siz onu tanımamışsanız; İsrail oğullarından bir şahid de bunun benzerini (Tevrat'ta) görüp inandığı halde siz (inanmağa) tenezzül etmemişseniz (durumunuz nice olur)? Allah, zalim bir toplumu doğru yola iletmez.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Kur'ân eğer min-'indillâh ise ve siz ona küfür itmiş iseniz ve Benî İsrâîl'den bir şâhid onun misli üzerine şehâdet idüb îmân itdiği halde siz îmândan sâika-i kibir ve gurûr ile istinkâf itmiş iseniz o zamân ne olursunuz? Bana söyleyin. Allâh zâlim kavme hidâyet itmez."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Bu Allah katından ise; üstelik İsrailoğulları’ndan güvendiğiniz bir kişi[*] de ellerindekinin dengi olduğuna şahitlik edip ona inandığı halde hâlâ büyüklenip üstünü örtüyorsanız, sonunuzu nasıl görüyorsunuz?” Şurası bir gerçek ki Allah, yanlışlar içinde olan bir topluluğu yola getirmez.”
[*] Güvenilmeyen kişinin şahitliği kabul edilmeyeceği için burada güven üzerinde durulmuştur.  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Gördünüz mü? Eğer, o Allah katından ise ve siz de onu inkar etmişseniz, İsrailoğullarından bir şahit de bunun bir benzerine şahitlik etmiş ve iman etmiş olduğu halde, siz büyüklük taslamış iseniz? Allah, zalim topluma yol göstermez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Söyleyin bana, ya bu Kur'ân Allah katından geldiği halde siz onu inkâr etmişseniz, üstelik İsrailoğullarından bir şahit de onun benzeri bir kitaba dayanarak onun doğruluğuna tanıklık etmiş ve ona iman etmiş, ama siz yine ona iman etmeyi kibrinize yedirememişseniz? Hiç şüphe yok ki, Allah zalimler güruhunu amaçlarına ulaştırmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Hiç düşündünüz mü? Eğer bu, Allah katından ise ve siz onu tanımamışsanız, İsrailoğullarından bir tanık da onun benzerine tanıklık edip inandığı halde, siz böbürlenmişseniz haliniz nice olur! Allah, zalimler topluluğuna kılavuzluk etmez."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “ħaber virüñ eger olur-ise ya'nį ķur’ān Tañrı ķatından kāfir olduñuz iken aña daħı eger ŧanuķlıķ virür-ise ŧanuķ benį isrāyil’den anuñ gibi üzere ya'nį ķur’ān ŧanuķlıġı gibi pes įmān getürürse daħı kibr eylerseñüz bayıķ Tañrı ŧoġru yol göstermez ķavma žālimler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit: Görür misiz, eger bu Tañrı Ta‘ālā ḳatında olsa ve aña kāfir olsañuz veaña bir ṭanuḳ ṭanuḳluḳ virse Benī İsrā’īlden anuñ gibi üstine, pes īmān ge‐türdi ve siz büyüklendüñüz. Tañrı Ta‘ālā hidāyet virmez ẓālım ḳavmlere.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
De: “Bir deyin görək, əgər (bu Qur’an) Allah dərgahından olsa, siz onu inkar etsəniz, İsrail oğullarından da bir şahid (Qur’anın həqiqiliyinə) onun özü kimisi (Tövrat) ilə şəhadət verib iman gətirsə və siz (yenə ona qarşı) təkəbbür göstərsəniz (zalım olmazsınızmı)? Allah zalımları doğru yola müvəffəq etməz!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Bethink you: If it is from Allah and ye disbelieve therein, and a witness of the Children of Israel hath already testified to the like thereof and hath believed, and ye are too proud (what plight is yours)? Lo! Allah, guideth not wrong doing folk.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "See ye?(4783) If (this teaching) be from Allah, and ye reject it, and a witness from among the Children of Israel testifies to its similarity(4784) (with earlier scripture), and has believed while ye are arrogant, (how unjust ye are!) truly, Allah guides not a people unjust."
4783 Another side of the argument is now presented, You pagan Arabs! You are puffed up with pride, though you are an ignorant nation. Among Israel there are men who understand the previous scriptures, and who find the Qur'an and its Preacher a true confirmation of the previous scriptures. They accept Islam as a fulfillment of the revelation of Moses himself! (See Deut 18:18 -19). And yet you hold back, though the Qur'an has come in your own language, in order to help you to understand. How unjust and how shameful! In that case, with what face can you seek guidance from Allah?' 4784 There were learned Jews (and Christians) who saw in the Prophet the Messenger of Allah foreshadowed in previous Revelations, and accepted Islam. As this is a Makkan Surah we need not construe this as a reference to 'Abd Allah ibn Salam, whose conversion was in Madinah only two years before the Prophet's death, unless we accept this particular verse to be so late in date. The sincere Jews were in a position to understand how this Revelation fitted in with all they had learnt about Revelation.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
اَرَاَيْتُمْ
gördü- nüz mü
اِنْ
eğer
كَانَ
ise
مِنْ عِنْدِ
katından
اللّٰهِ
Allah
وَكَفَرْتُمْ
ve siz inkâr ettiniz
بِه۪
onu
وَشَهِدَ
ve şahid oldu
شَاهِدٌ
bir şahid
مِنْ بَن۪ٓي
oğullarından
ٔاِسْرَٓاي۪لَ
İsrâil
عَلٰى مِثْلِه۪
onun benzerine
فَاٰمَنَ
sonra iman etti
وَاسْتَكْـبَرْتُمْۜ
ve siz büyüklük tasladınız
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
لَا يَهْدِي
hidâyete erdirmez
الْقَوْمَ
kavmi
الظَّالِم۪ينَ۟
zalim
De ki: "Şayet (bu Kur'ân) Allah katından ise ve siz onu inkâr etmişseniz, İsrâîloğulları'ndan bir şahid de bunun benzerini (Tevrât'ta görerek) şahidlik edip iman ettiği hâlde siz yine de (kibirlenip) büyüklük taslamışsanız (hâliniz nice olur) hiç düşündünüz mü? Muhakkak ki Allah, (hem kendine hem de başkalarına zulmeden) zalim kavmi hidâyete erdirmez."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
شَهِدَ
Fiil-I
ش ه د
Şahidlik etti, erişti
شَاهِد
Etken fiil
ش ه د
Şahidlik eden, göz önünde
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بُنَيَّ
İsim
ب ن ي
Oğulcuğum, yavrucuğum. بَن۪ٓي , بَنُٓوا: Oğullar, evlatlar.
اِسْرَٓائ۪ل
Özel isim
اِسْرَٓائ۪ل
Hz. Yakup (a.s.)'ın diğer ismidir. Onun soyundan gelenlerede İsrailoğulları denir.
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اِسْتَكْبَرَ
Fiil-X
ك ب ر
Kibirlendi, büyüklük tasladı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden