close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zumer Sûresi 69. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve eşrakati-l-ardu binûri rabbihâ ve vudi’a-lkitâbu vecî-e bi-nnebiyyîne ve-şşuhedâ-i ve kudiye beynehum bilhakki vehum lâ yuzlemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve ışıklanmıştır yeryüzü, Rabbinin nuruyla ve yaptıklarının yazıldığı kitap, ellerine verilmiştir ve peygamberlerle tanıklar, getirilmiştir ve aralarında, gerçek bir hükümle hükmedilmiştir ve onlara zulmedilmemiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hesap günü) Yer (mahşer yeri veya yeryüzü), Rabbinin nuruyla (ve sahibinin zuhuruyla aydınlanıp) parıldayacak; (orta yere) Kitap (Kur’an ve amel kayıtları) konacak (herkesin hayat VCD’si hazır bulunacak); Peygamberler ve şahitler getirilip aralarında Hakk ile hüküm verilmiş olacak, onlar asla haksızlığa uğratılmayacaklardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O gün yeryüzü Rabbinin nuru ile aydınlanacak, herkesin işlediğinin hesabı bulunan kitap ortaya konulacak, tüm peygamberler ve tüm şahitler de getirilerek aralarında adaletle hükmolunacak ve kimseye haksızlık edilmeyecektir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mahşer yeri, Rabbinin nuruyla, adâletle aydınlanır. Kitap, amel defteri ortaya konur. Peygamberler, kutsal kitapları bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek önderler, doğruları konuşan şâhitler getirilir. Mahlûkat arasında hakkaniyetle, adâletle hüküm icra edilir. Onlara haksızlık da yapılmaz.
bk. Kur’an-ı Kerim, 4/40; 21/47.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Yer Rabbinin nuruyla ışık verir. Kitab öne konur. Peygamberler ve şahitler getirilir. Aralarında hak ile hüküm verilir ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yer, Rabbi'nin nuruyla parıldadı; (orta yere) kitap kondu; peygamberler ve şahidler getirildi ve aralarında hak ile hüküm verildi, onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Mahşer yeri, Rabbinin nuru (adaleti) ile aydınlanmıştır. Kitab (amel defterleri sağ ve sol ellere) konmuş, peygamberler ve şahidler getirilmiş, kullar arasında adaletle hüküm verilmektedir, hem onlar asla zulüm edilmezler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yer Rabbinin nuru ile parlar, kitap ortaya konulur, peygamberler ve şahitler getirilir. Aralarında onlara hiç zulmedilmeden haklı bir şekilde hüküm verilir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yeryüzü Rabbinin nuruyla aydınlanacak. Amel defterleri ortaya konulacak. Peygamberler ve tanıklar getirilecek. Aralarında adaletle hüküm verilecek ve onlar hiçbir haksızlığa uğratılmayacaktır.
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrısının nuru ile, yeryüzü aydınlanır, defterler de konulur, peygamberlerle, tanıklar da gelirler, hakla hükmolunur aralarında, zulüm de olunmazlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Mahşer Meydanı, Rabbinin nuruyla aydınlanır, amel defterleri (bütün yaşananların stoklandığı Hard Diskler) ortaya konur. Nebiler (davetçiler) ve şahitler getirilir ve onlar haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hükmedilir. 
Bkz. 10/47, 21/47  
Cemil Said
swap_vert close
Mahşer rabbinin nûrı ile rûşen olacakdır. Kitâblar açılacak peygamberler ihzâr olunacak ve bihakkın hüküm virilecek ve kimseye zulüm idilmeyecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yeryüzü Rabbinin nuruyla aydınlanır, kitap açılır, peygamberler ve şahidler getirilir ve onlara haksızlık yapılmadan, aralarında adaletle hüküm verilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Artık rabbinin nuruyla yer aydınlanır, hesap kitap ortaya konur, peygamberler ve şahitler getirilir, insanlar hakkında doğruluk ve adalet ölçüsüne göre hüküm verilir, onlara asla haksızlık edilmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yeryüzü, Rabbinin nûru ile aydınlanır, kitap konulur, peygamberler ve şahitler getirilir ve aralarında hakkaniyetle hüküm verilir. Onlara asla zulmedilmez.  
 «Yeryüzü», mahşer olarak yorumlanırken, «kitap» da, amel defterleri veya levh-i mahfuzla tefsir edilmiştir. Getirilen şahitlerin de peygamberlerin ümmetiyle, melekler ve sâlih insanlar olduğu açıklanmıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Yer, Rabbinin ışığıyla parlar. Kitap konur. Peygamberler ve tanıklar getirilir. Aralarında gerçeğe göre hüküm verilir ve onlara zulmedilmez
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yer, Rabbinin nuru ile parlamıştır. Kitap konmuş, peygamberler ve şahitler getirilmiş ve aralarında hak ile hüküm verilmektedir. Hem onlara hiç haksızlık yapılmaz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve Arz rabbının nuriyle parlamıştır, kitab konmuş, Peygamberler ve şâhidler getirilmiş ve beyinlerinde hak ile huküm verilmektedir hem hiç zulmolunmazlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Mahşer) yer (i), Rabbinin (hak ve adalet) nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur, peygamberler ve şahitler (amellere şahitlik eden melekler) getirilir ve (mahlûkatın) aralarında hak ile (adalet ile) hüküm verilir. Onlara asla zulmedilmez.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yer¹ Rabb'inin aydınlığı ile aydınlanır, kitap² ortaya konur, Nebiler ve tanıklar getirilir; aralarında hakk ile karar verilir. Ve onlar asla haksızlığa uğramazlar.
1- Mahşer yeri. 2- Herkesin amel defteri.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Haşir) yer (i) Rabbinin nuriyle ziyâlandı. Kitâb konuldu. Peygamberler ve şâhidler getirildi. (Allahın kulları) arasında onlar asla haksızlığa uğratılmayarak, hak (ve adalet) le hükmolundu.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve yer, Rabbisinin nûru(2) ile parlamış; kitab (amel defteri ortaya) konulmuş, peygamberler ve şâhidler (hafaza melekleri) getirilmiş ve onların (kulların) aralarında hak ile hüküm verilmiştir; onlar haksızlığa da uğratılmazlar.
(2)Buradaki nûrun, mecaz yoluyla adâlet ma‘nâsında olduğu söylenmiştir. Bir görüşe göre de Cenâb-ı Hakk’ın o güne mahsus yaratacağı bir nûrdur ki, mahşer meydanı bununla aydınlanır. (Beyzâvî, c. 2, 331)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (o gün) Arz (mahşer yeri), Rabbinin (adil hükmünün) nuru ile (adeta) parlanır; kitap (amel defteri ortaya) konulur, peygamberler ve şahidler (hafaza melekleri) getirilir ve onların (kulların) aralarında hak ile hüküm verilir; onlar haksızlığa da uğratılmazlar. (*)
(*) Not: Burada geçen (بنور ربها)’’ Rabbinin nuru ile mahşer arzı parlayacak’’ ifadesinden kasıt, o mahşer arzı yüce Allah’ın adil hükmü ile parlayacak demektir, çünkü adalet nurdur, zulüm ise, zulümattir, karanlıktır. Yani bu ayet yüce Allah’ın ahirtte gözle görülebileceğine dair bir işaret değildir. Zaten hem bu ayetin hem de bundan sonraki ayetin ana konuları tamamen yüce Allah’in adil hükmüne vurgu yapılmasıdır. (الله اعلم) وقال الضحاك : بحكم ربها ، والمعنى : أن الأرض أضاءت وأنارت بما أقامه الله من العدل بين أهلها ، وما قضى به من الحق فيهم ، فالعدل نور والظلم ظلمات (تفسير فتح القدير- تفسير الماوردي) المسألة الثانية: قالت المجسمة: إن الله تعالى نور محض، فإذا حضر الله في تلك الأرض لأجل القضاء بين عباده أشرقت تلك الأرض بنور الله، وأكدوا هذا بقوله تعالى: { ٱللَّهُ نُورُ ٱلسَّمَـٰوَاتِ وَٱلأَرْضَ } } [النور: 35) واعلم أن الجواب عن هذه الشبهة من وجوه الأول: أنا بينا في تفسير قوله تعالى: { ٱللَّهُ نُورُ ٱلسَّمَـٰوَاتِ وَٱلأَرْضَ } } أنه لا يجوز أن يكون الله سبحانه وتعالى نوراً بمعنى كونه من جنس هذه الأنوار المشاهدة، وبينا أنه لما تعذر حمل الكلام على الحقيقة وجب حمل لفظ النور ههنا على العدل، فنحتاج ههنا إلى بيان أن لفظ النور قد يستعمل في هذا المعنى، ثم إلى بيان أن المراد من لفظ النور ههنا ليس إلا هذا المعنى، أما بيان الاستعمال فهو أن الناس يقولون للملك العادل أشرقت الآفاق بعدلك، وأضاءت الدنيا بقسطك، كما يقولون أظلمت البلاد بجورك، وقال صلى الله عليه وسلم: "الظلم ظلمات يوم القيامة" وأما بيان أن المراد من النور ههنا العدل فقط أنه قال: {وَجِـىء بِٱلنَّبِيّيْنَ وَٱلشُّهَدَاء } ومعلوم أن المجيء بالشهداء ليس إلا لإظهار العدل، وأيضاً قال في آخر الآية بإثبات العدل وختمها بنفي الظلم (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) (وَأَشْرَقَتِ الْأَرْضُ بِنُورِ رَبِّها) أي وأضاءت أرض المحشر بما يقيمه فيها من الحق والعدل، ويبسطه من القسط في الحساب ووزن الحسنات والسيئات.(تفسير المراغي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kıyamet günü yeryüzü Rabbinin nuru ile aydınlanacak ve kayıtlar ortaya konacak, peygamberler ve şahitler getirilecek, hak ve adalet içerisinde insanlara hüküm verilecek ve hiçbir kimseye haksızlık yapılmayacaktır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yer çalabının ışığıyla ışıldanır. Kitap ortaya konur. Elçiler, tanıklar getirilir. Araları doğrulukla yargılanır. Kimseye kıyılmaz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yeryüzü Rabbinin nuru ile ışıklanır, herkesin eline amel defterleri konur. Peygamberler ve şahitler getirilir. Aralarında doğrulukla işler olur biter. Onlar gadir ve zulme uğramazlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
O gün yer²⁷ Rabbinin nuruyla aydınlanır ve kitap/amel defterleri ortaya konur. Peygamberler ve şahitler²⁸ [şuhedâ] de getirilir ve haksızlık yapılmaksızın aralarında adaletle hükmedilir.
27 Yani mahşer yeri. Bkz. İbrâhim, 14/48 28 Krş. Nisâ, 4/41; En’âm, 6/130; Nahl, 16/84  
Kadri Çelik
swap_vert close
Yer, Rabbinin nuruyla parıldar, (orta yere) kitap konur, peygamberler ve şahitler getirilir ve aralarında hak ile hüküm verilir; onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O gün yeniden yaratılacak olan yeryüzü, Rabb’inin hak ve adalet nuruyla ışıl ışıl aydınlanacaktır. Derken, bütün iyiliklerin ve kötülüklerin kaydedildiği kitap ortaya konacak, Peygamberler ve diğer bütün şâhitler yargı için Yüce Hâkimin huzuruna çıkarılacak ve hiç birine zerre kadar haksızlık edilmeksizin, insanlar arasında en âdil hüküm verilecektir:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yeryüzü rabbinin nûru ile parladı; Kitap konuldu; Nebiyyler ve Şahidler getirildi. Haksızlığa uğratılmadan onların arasında Hakk ile hüküm verildi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Mahşer alanı Sahib’inin nuruyla aydınlanır. Yazılı belgeler ortaya konur, Tanrı elçileri ve şahitler çağrılır. İnsanlar, haksızlığa meydan verilmeden, hakça yargılanır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yeryüzü Rabbinin ışığıyla aydınlanır. Bütün karanlıklar ortadan kalkar. Dünyada yaptıklarınızın kaydedildiği kitaplar ortaya konulur. Kim hangi Nebi’ye inandığını söylüyorsa, O’nunla birlikte yaşadıklarına şahit olanlar çağrılır. Resuller ile gönderilen sahifeler, kitaplar mizan olarak alınır. Gönderilen ayetlerin, görevlendirilen elçilerin, yaşanılan hayattaki şahitlerin huzurunda hesabınız görülür. O gün hiç kimse haksızlığa uğratılmaz. Çünkü insanın en güçlü, en kesin şahidi yine kendisidir! O gün insanın bütün varlığı yaptıklarına istemsiz olarak şahitlik eder. Diğer şahitler insanın şahitliğini destekler!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yeryüzü, Rabbinin [nur]u ile aydınlanacaktır. Kitap (ortaya) konulacak, [*] peygamberler ve şahitler getirilecek, aralarında adaletle hüküm verilecek, kendilerine haksızlık edilmeyecektir.
Benzer mesaj: Kehf 18:49.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(O gün mahşer) yeri, Rabbi’nin nuruyla¹ aydınlanacak, herkesin hesabı² (ortaya) dökülecek, Peygamberler ve şahitler getirilecek ve aralarında asla haksızlık yapılmaksızın adaletle hükmedilecektir.
1 Buradaki “parlayacak olan Arz”, mahşer alanıdır. Kur’an’ın birçok ayetinde Kur’an’a, burhana, hakk ve adalete “nur” tabir buyurulduğu gibi burada da nur, Allah’ın adaletinin tecellisi veya Allah’ın, Mahkeme-i Kübra’nın kurulacağı mahşer yerini aydınlatan nuru olabilir. İbnu Abbas: “Buradaki nur, güneş ve ayın nuru değil Allah’ın yaratacağı ve onunla Arzı aydınlatacağı başka bir nurdur.” demiştir. En doğrusunu Allah bilir. 2 Buradaki kitap, herkesin yaptıklarının yazıldığı defter (amel defteri), olduğu için yukarıdaki tercüme tercih edilmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve yeryüzü Rabbinin nuru ile ⁶⁹ aydınlanacak. [Herkesin işlediğinin] hesabı ortaya dökülecek; ⁷⁰ bütün peygamberler ile [öteki] bütün şahitler ⁷¹ huzura çağrılacak ve kendilerine adaletle hükmedilecektir. Ve onlara asla haksızlık yapılmayacak,
69 Yani, O’nun apaçık vahyi ile. Ayrıca bkz. Kıyamet Günü, “yer başka bir yere dönüşecek, gökler de başka göklere” diyen 14:48. Evrenin (yok olması değil) bu dönüşümü ile ilgili daha fazla bilgi 20:105-107’de bulunmaktadır.70 Karş. 17:13-14 (ve ilgili not 18); ayrıca 18:49.71 Bkz. 4:41 ve ilgili not 52. Buna göre, yukarıdaki ifade, “bütün peygamberler şahit olarak”, yani Allah’ın mesajlarını ilettikleri kişiler aleyhine şahit olarak anlamına da gelebilir. Ama bu ihtimallerin tümü dikkate alındığında şühedâ’ terimi (yahut 40:51’de eşhâd) burada -onun tekil biçimi olan şehîd’in 50:21’deki kullanımının gösterdiği gibi- insanı Hesap Günü kendi aleyhine şahitlik yapmaya zorlayacak yeni edinilmiş bilinci gösterir (karş. 6:130, 17:14, 24:24, 36:65, 41:20 vd.).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte o gün yer Rabbinin nuru ile aydınlanmış ve herkesin amel defteri önüne konmuş olacak. Nebiler ve şahitler huzura getirilecek herkes hakkında adaletle hükmedilecek ve hiç kimse haksızlığa uğratılmayacak. 18/49, 21/47
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve yer[⁴¹⁶⁴] Rabbinin nuruyla aydınlanacak, tutulan kayıtlar ortaya konulacak, nebîler ve (diğer) tüm şahitler huzura getirilecek; onlar arasında adâletle hükmedilecek ve kendileri asla zulme uğramayacaklar.
[4164] Râzî bu “yer”in dünya olmadığını söyler ve delil olarak da İbrahim sûresinin 48. âyetini gösterir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır, kitap ortaya konulur, peygamberler ve şahitler getirilir, Onlara (insanlara) hiç haksızlık yapılmadan aralarında hak ve adaletle hükmolunur.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve yeryüzü rabbinin nuru ile parlamış, kitâp (ortaya) konmuş, nebiler ve şâhidler getirilmiş ve aralarında adaletle hükmedilmiştir. Ve onlara asla zulmedilmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve yer Rabbinin nûruyla parlamaya başlamıştır ve kitap (meydana) konulmuştur. Ve peygamberler ve şâhitler getirilmiştir ve onların aralarında hak ile hükmolunmuştur ve onlar hiç zulme uğramazlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Mahşer yeri Rabbinin nûru ile ışıl ışıl aydınlanır. Amel defterleri, ortaya konur, derken. . . peygamberler ve şahitler getirilir. Haklarında tam adaletle hükmedilir ve onlara asla haksızlık yapılmaz. [21, 47; 4, 40]
Şahitler deyince: ilk hatıra gelenler: Allah’ın buyruklarını getiren peygamberlerdir. Hafaza melekleri, veya diğer hayırlı insanlar da olabilirler.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yer, Rabbinin nuru ile parlamış, Kitap (ortaya) konmuş, peygamberler ve şahidler getirilmiş ve aralarında adaletle hükmedilmiştir. Onlara asla haksızlık edilmez
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mahşerde arz, rabinin nûrı in'ikâsıyla âyine gibi parlar, defâtir-i a'mâl meydâna çıkar, enbiyâ ve mü'minlerden şâhidler getirilür. Nâsın araları hak ve 'adl ile kimseye zulüm olunmayarak fasl ve hükm olunur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yer, Rabbinin ışığıyla aydınlanacak, Kitap ortaya konacak, nebiler ve tanıklar getirilecektir. Aralarında doğru bir yargılama olacak, kimseye haksızlık yapılmayacaktır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yeryüzü Rabb'inin aydınlatması ile aydınlanmış, kitap ortaya konmuş, peygamberler ve şahitler getirilmiştir. Kimseye haksızlık edilmeden aralarında hak ile hüküm verilmiştir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yeryüzü Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir. Kimseye haksızlık edilmeden, aralarında adaletle hüküm verilir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yeryüzü, Rabbinin nuruyla parıldamış, Kitap ortaya konmuş, peygamberler, tanıklar getirilip aralarında hakla hüküm verilmiştir. Onlar asla haksızlığa uğratılmazlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı aydın oldı yir çalabı’sı nūrı-y-ıla daħı ķonıldı 'amel bitiler daħı getürinildi peyġamberler daħı ŧanuķlar hükm olındı aralarında ḥaķk-ıla. daħı anlar güc eylenmeyeler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yir yüzi nūrlana Allāh nūrı‐y‐la. Mīzān daḫı kurula. Daḫı nebīlergetürile, ṭanuḳlar daḫı mü’minlerden ve melā’ikelerden. Ḥükm ola arala‐rında ḥaḳḳ‐ıla. Daḫı anlara ẓulm olmaya.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yer öz Rəbbinin nuru ilə işıqlanacaq, kitab (ortaya) qoyulacaq (hərənin əməl dəftəri öz əlinə veriləcəkdir), peyğəmbərlər və şahidlər (əməlisaleh insanlar və ya mələklər araya) gətiriləcək, onlar (bəndələr) arasında ədalətlə hökm olunacaq və onlara haqsızlıq edilməyəcəkdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the earth shineth with the light of her Lord, and the Book is set up, and the Prophets and the witnesses are brought, and it is judged between them with truth, and they are not wronged.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And the Earth will shine with the Glory of its Lord:(4344) the Record (of Deeds) will be placed (open); the prophets and the witnesses will be brought forward and a just decision(4345) pronounced between them; and they will not be wronged (in the least).
4344 It will be a new Earth. All traces of injustice or inequality, darkness or evil, will have gone. There will be the one universal Light, the Glory of Allah, which will now illuminate all. Falsehood, pretence, and illusion will have disappeared. Everything will be seen in its true light. 4345 It is in such a scene of Reality that Judgement will be held. Before the Throne of Allah, the book of each man's deeds and motives will be placed wide open, which all may see; the Prophets and Preachers of Truth and the martyrs who gave their lives or made their real sacrifices in the cause of Truth, will be in the Court, to give evidence; and the decision pronounced will be absolutely just, for the Judge will not only be just, but He will know every fact and circumstance, and His wisdom will give due weight to everything, great or small. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَشْرَقَتِ
ve aydınlanmıştır
الْاَرْضُ
yeryüzü
بِنُورِ
nûru ile
رَبِّهَا
Rabb- inin
وَوُضِعَ
ve konul- muştur
الْكِتَابُ
kitap
وَج۪ٓيءَ
ve getiril- miştir
بِالنَّبِيّ۪نَ
nebîler
وَالشُّهَدَٓاءِ
ve şahidler
وَقُضِيَ
ve hüküm verilmiştir
بَيْنَهُمْ
aralarında
بِالْحَقِّ
hak ile
وَهُمْ
ve onlar
لَا يُظْلَمُونَ
haksızlığa uğratılmazlar
(O gün) Yeryüzü, Rabbinin nûru ile aydınlanmıştır. Kitap (amel defteri ortaya) konulmuş, nebîler ve şahidler getirilmiş ve aralarında hak ile hüküm verilmiştir. Onlar (o gün) haksızlığa da uğratılmazlar.
اَشْرَقَ
Fiil-IV
ش ر ق
Aydınlandı
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
نُور
İsim
ن و ر
Nûr, aydınlık
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
وَضَعَ
Fiil-I
و ض ع
İndirdi, koydu, düşürdü
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
شَهِيد
İsim
ش ه د
Şehîd ( Allah'ın ismi, esmasıdır. Herkese ve her şeye şahid olan demektir), şahid
قَضَى
Fiil-I
ق ض ي
Hükmetti, bitirdi, hüküm verdi, takdir etti, tamamladı, yerine getirdi, karar verdi
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti