Böylece Allah onların (geçmişte) yaptıklarının¹ en kötülerini bile örtecek ve onların mükâfatını (dünyadaki) en güzel ibâdetleri sebebiyle, verecektir.²
1 Yani Allah onların Müslüman olmadan önceki yaptıklarını örtecek, affedecek. Bu âyet halen Müslüman olanlar için; Allah, “gerçekten tevbe edip, yaşayışını Allah’ın istediği şekle soktu ktan sonra, onların önceki yaptıklarını örtecek, affedecek” şeklinde anlaşılabilir.2 Yaptıkları kötülükleri aşanen güzel ibâdetleri, sebebiyle... (İbnü Kesir) Âyetin son bölümü: “Biz, (âhirette) onların mükâfatını, yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz.” şeklinde de tercüme edilebilir. Bk. (Nahl: 96-97) Ancak, böyle tercüme yapılırsa, bir defa bile iyilik yapanın kesinlikle onunla mükâfat görmesi gerekeceğinden; yukarıdaki tercüme daha doğrudur. Bu âyet; Müslümanlara yaptıkları kullukların karşılıklarının fazlasıyla ve kat kat verileceğini müjdelemektedir. Kâfirlerin cehennemde ebedi olarak kalacakları konusunda akla; “sadece Allah’ı inkâr için, sonsuz bir cezâ verilmesi zulüm olmaz mı?” sorusu gelebilir. Bunda bir zulüm yoktur. Çünkü hakkı bir anlık inkâr, ezelî ve ebedî olan Allah’ı sonsuz olarak inkâr, demektir. Yani, Allah’ın rahmetini ebedî olarak rettir. Böyle olunca, sonsuz Allah’a karşı yapılan, sonsuz inkârın karşılığının da sonsuz olması, adaletin gereğidir. Hatta Allah’ın ezelî olduğu düşünülürse ebedi ceza az bile gelebilir. Konuyla ilgili olarak Bk. (En’am: 160, Tevbe: 121, Nur: 38, Ankebut: 7, (Nahl: 96-97)