close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zumer Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elâ li(A)llâhi-ddînu-lḣâlis(u)(c) velleżîne-tteḣażû min dûnihi evliyâe mâ na’buduhum illâ liyukarribûnâ ila(A)llâhi zulfâ inna(A)llâhe yahkumu beynehum fî mâ hum fîhi yaḣtelifûn(e)(k) inna(A)llâhe lâ yehdî men huve kâżibun keffâr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bilin ki özden kulluk, yalnız Allah'a olur, ondan başka mabutlar kabul edenler, biz derler, onlara, ancak bizi Allah'a yakınlaştırıp manevi bir yakınlık derecesine ulaştırırsınlar diye tapıyoruz; şüphe yok ki Allah, ihtilafa düştükleri şeyler hakkında aralarında hükmeder; şüphe yok ki Allah, yalan söyleyen ve kafirlikte ileri giden hiçbir kimseyi doğru yola sevketmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İyi bilin ki, halis (ve hakiki) din yalnız Allah’ındır. (Kur’an’ın hükmüne ve Resulüllah’ın sünnetine aykırı düşünce ve davranışlar bâtıldır. Bu ölçülere uymayanları ve açıkça zulüm ve zillet düzenini savunanları,) Allah’tan başka evliyalar edinerek; "Biz bunlara sadece bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye tâbi oluyoruz (ve tapıyoruz" diyenlere gelince); şüphesiz ki Allah, onlar arasında ihtilaf ettikleri konularda hükmünü verecektir. Ve Allah (CC hiçbir) yalancı ve inkârcı nankör kimseyi asla hidayete ulaştırmayacaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Dikkat edin, hakiki kulluk yalnızca Allah'a olur. Allah'ın dışında canlı veya cansız başkalarını dost ve koruyucu kabul edenler: “Biz bunlara, sırf bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz” derler. Şüphesiz Allah, kıyamet günü onlara, arasında gerçeklerden sapıttıkları her konuda, mutlaka hüküm verecektir. Çünkü Allah, yalan söyleyen ve kendisinden gelen gerçekleri örtbas etmekte ileri giden hiçbir kimseyi, doğru yola iletmez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sizi uyarıyorum! Hâlis din, hâlis şeriat yalnız Allah'tan gelen din ve şeriattır, samimi otorite yalnız Allah'a ait, Allah adına kullanılan otoritedir. Allah'ı bırakıp, kulları durumundakilerden kendilerine bir takım velîler koruyucular, otoriteler edinenler: “- Biz onlara, yalnızca bizi, Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye tapıyoruz.” derler. Allah onların kasıtlı ihtilâfa çıkardıkları, çarpıttıkları, imandan uzaklaştıkları dini konularda, aralarında hükmünü verecektir. Allah yalan söylemeye ve nankörlük etmeye devam eden kimseyi doğru yola sevk etmez.
bk. Kur’an-ı Kerim, 16/36; 21/25; 18/110; 34/40-41.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İyi bil ki halis din yalnız Allah'ındır. O'ndan başka dostlar edinenler (derler ki): "Biz bunlara sırf bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Şüphesiz Allah ayrılığa düştükleri konularda aralarında hüküm verir. Doğrusu Allah yalancı ve çok inkârcı olan kimseyi doğru yola iletmez.
Ali Bulaç
swap_vert close
Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinenler (şöyle derler:) 'Biz, bunlara bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.' Elbette Allah, kendi aralarında hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten Allah, yalancı, kafir olan kimseyi hidayete erdirmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İyi bil ki, halis din ancak Allah'ındır. Ondan başka, kendilerine bir takım dostlar (mabutlar) edinenler de şöyle diyorlar: “- Biz onlara (putlara) ibadet etmiyoruz, ancak bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye yapıyoruz.” Elbette Allah, onlarla müminler arasında, ihtilâf edib durdukları şeyde (din hususunda) hükmünü verecektir. Muhakkak ki Allah, yalancı olan, kâfir olan kimseyi doğru yola çıkarmaz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Gerçekten katıksız din ve ibadet Allah’ındır. O’nun dışında mabudlar edinenler ise: “Biz ancak, bizi Allah’a yakınlaştırsın diye, onlara ibadet ediyoruz” (diyorlar.) Şüphesiz Allah, onların ihtilaf ettikleri konularda onları yargılayacaktır. Hiç Şüphesiz Allah, nankör ve yalancı olanları doğru yola iletmez.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Dikkat ediniz, saf din Allah'a aittir. O'ndan başkasını tanrı edinenler; “Bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye onlara kulluk ediyoruz” derler. Şüphesiz ki Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Elbette Allah yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez.[487]
[487] Şirk hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVI, 320-324; XII, 198-200;XIV, 244-247.  
Besim Atalay
swap_vert close
Biliniz ki, öz din Allahındır, Allahı bırakarak, başka dostlar edindiler; diyorlar ki: «Biz onlara ancak, bizi Allaha daha iyi yaklaştırmak üzere tapınmaktayız, onların ayrıştığın Allah aralarında yargılayacak, Allah hem yalancıyı, hem de kâfir olanı doğru yola getirmez!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İyi biliniz ki, her türlü şirk ve dünyevi maksattan uzak iman ve itaat yalnız Allah'a mahsustur. O'ndan başka birtakım dostlar tutanlar da şöyle demektedirler: “Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” Şüphe yok ki Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyde hükmünü verecektir. Allah yalancılığı, nankörlüğü ve inkârcılığı tabiat haline getirenleri asla doğru yola yöneltmez.
Ayetteki “bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar” söylemi, sadece putlaştırılmış kişilere değil aynı zamanda onlardan hayatta olmayan kişilerin mezarlarından, türbelerinden medet ummayı da kapsamaktadır. Bütün bu uygulamalar, kişinin kendisi ile Allah arasında “aracılık” umuduna dayandığı için Allah tarafından şiddetle reddediliyor.Aracılık düşüncesi; “biz âciz ve günahkâr kullarız, Allah’ın huzuruna doğrudan çıkmaya çekiniyoruz, O’na bizden daha yakın olanlar aracılığıyla ulaşmak istiyoruz” mantığıyla oluşmaktadır. Oysa Allah, durumu, düşüncesi ne olursa olsun bütün insanlara eşit mesafede yakındır. Yeter ki kişi Allah’a inansın, güvensin, teslim olsun, kötülük yapmayacağına kararlı olduğunu göstersin. Allah’a karşı yapılabilecek en büyük saygısızlık, en büyük kötülük O’na aracı ile ulaşmaya çalışmaktır.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh içün dîn pâk ve hâlis olandır. Allâh’dan gayrı ma’bûdlar ittihâz idüb de "Biz bunlara bizi Allâh’a tekarrüb itdirsünler diyu tapıyoruz" diyenlerin ihtilâflarını kıyâmetde Allâh fasl idecekdir. Allâh yalancıları ve kâfirleri hidâyete sevk itmez.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Dikkat edin, halis din Allah'ındır; O'nu bırakıp da putlardan dostlar edinenler: "Onlara, bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz" derler. Doğrusu Allah ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Allah şüphesiz yalancı ve inkarcı kimseyi doğru yola eriştirmez.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bilinmeli ki halis dindarlık yalnız Allah için olanıdır. Allah’tan başka şeyleri kendilerine koruyucu kabul edenler, -ki “sadece bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye onlara tapıyoruz” diyorlar- ayrılığa düştükleri konularda Allah onların arasında hükmünü verecektir. Yalancı ve inkâra saplanmış kimseyi Allah kesinlikle doğru yola yöneltmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Dikkat et, hâlis din yalnız Allah'ındır. O'nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler: Onlara, bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez.  
 Araplar, putları vasıtasiyle Allah’a yaklaşacaklarına inanıyorlardı. İslâm dini Allah’tan başka hiçbir şeye kulluk edilemeyeceğini, onların bu tutumlarının Allah’a ortak koşmak olduğunu bildirdi ve bunu kesinlikle yasakladı.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kesinlikle, din sadece ALLAH'a aittir. O'nun dışındakileri evliya (dostlar) olarak edinenler, "Onlar bizi ALLAH'a daha fazla yaklaştırsın diye biz onlara tapıyoruz." (derler). Ayrılığa düştükleri bu konuda onların arasında ALLAH karar verecektir. ALLAH kuşkusuz, yalancıları ve nankörleri doğru yola iletmez.
Mekke müşrikleri ile islam dinini bir limited veya anonim şirketi dinine çeviren günümüz müşrikleri arasında pek bir fark yoktur. Peygamberin, evliyaların kendilerine şefaat edeceklerine inananlar, onları Tanrı'ya eş koşmaktadırlar; itiraf etmeseler bile (6:23). Ayrıca bak, 2:48.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İyi bil ki, halis din ancak Allah'ındır. O'ndan başka birtakım dostlar tutanlar da şöyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Şüphe yok ki Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyde hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İyi bil ki Allahındır ancak halîs din, onun berisinden bir takım veliylere tutunanlar da şöyle demektedirler: biz onlara ıbadet etmiyoruz, ancak bizi Allaha yakın yaklaştırsınlar diye, şübhe yok ki Allah onların aralarında ıhtilâf edip durdukları şeyde hukmünü verecek, her halde yalancı, nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz
Emrah Demiryent
swap_vert close
İyi bilin ki, hâlis din yalnızca Allah’a aittir. (Kulluk sadece Allah’a yapılır.) Allah’ı ilâh edinmekle birlikte, başka (varlıkları kendilerine) ilâhlar edinenler (putları Allah’a ortak koşanlar), “Biz onlara, sadece bizi Allah’ (ın rızasın) a daha çok yaklaştırsınlar, diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, (mü’minlerle, kâfirlerin) ihtilaf ettikleri şeyler hususunda (mü’minleri cennete, kâfirleri de cehenneme sevk etmekle) aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz ki Allah, (küfründe ısrar edip, Allah’a çocuk isnat eden) yalancı kâfir kimseyi (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmediği müddetçe) doğru yola iletmez.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Dikkat edin! Halis¹ din yalnızca Allah'a aittir. O'nun yanı sıra veliler edinenler: “Onlara, bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz.” diyorlar. Allah, hakkında tartıştıkları şey için hükmünü verecektir. Allah, yalancı olan ve gerçeği yalanlayan azılı nankörleri doğru yola iletmez.
1- Doğru. Şirkiz, hurafesiz, katıksız, küfürden arınmış; saf, arı-duru ve erdemli.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Gözünü aç, haalis dîn Allahındır. Onu bırakıb da kendilerine bir takım dostlar edinenler (derler ki:) «Biz, bunlara ancak bizi Allaha daha fazla yaklaşdırsınlar diye tapıyoruz». Şübhe yok ki Allah onlar (la mü'minler) arasında, ihtilâf edegeldikleri şeyler hakkında, hükmünü verecekdir. Muhakkak ki yalancı, hakıykaten kâfir olan o kimseleri Allah doğru yola iletmez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Dikkat edin! Hâlis (gerçek) din, ancak Allah'ındır. Ondan başkasını (kendisine)dostlar edinenler ise: “(Biz) onlara, sâdece bizi Allah'a (daha fazla) yakınlaştırsınlar diyetapıyoruz” (derler). Şübhesiz ki Allah, ihtilâfa düşmekte oldukları şeyler hakkında aralarında hüküm verecektir. Doğrusu Allah, yalancı ve azılı kâfir olan kimseyi hidâyete erdirmez.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey insanlar!) İyi bilin ki; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah’ındır. O’nun yanı sıra veliler (koruyucu, kurtarıcı ve yardımcılar) edinmiş olanlar (şöyle derler:) «Biz, onlara bizi Allah’a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet (kulluk) ediyoruz.» Hiç şüphesiz Allah, kendi aralarında, hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden (adil ve doğru) hüküm verecektir. Şüphesiz, Allah yalancı ve inkârcı kimseleri (inkâra şartlanmış olup o hâl üzere devam ettikleri sürece) doğru yola iletmez.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Katkısız (halis) din Allah’ın dini değil midir? Allah’dan başkalarını korumacı (şefaatçı) edinenler “Aslında biz, o kulluk ettiğimiz putlara tapınmıyoruz, yalnızca onlar bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye aracılar ediniyoruz” derler. Elbetteki Allah onların ihtilaf ettikleri konularda aralarında hüküm verecek. Şüphesiz ki Allah, o yalancı ve inkârcıları doğru yola iletmeyecektir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bilesin ki öz din, Allah’ın dinidir. Allah’ı bırakıp da başkalarını kendilerine koruyucu edinenler derler: "Biz bunlara ancak bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye tapıyoruz." İşte Allah onların aralarında çekişip durdukları üzerinde yargısını verecektir. Allah yalancı, tanımaz olan bu kimseleri doğru yola iletmez.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Haberiniz olsun ki Allah için olan din, halis olan dindir. Ondan başkasını mâbut edinenler, «— Biz, onlara ancak bizi Allah/a yaklaştırmak emeliyle ibadet ediyoruz» dediler. Allah onların ihtilâf ettikleri şeyi aralarında hükmedip ayıracak. Çünkü Allah yalancı ve nankörlüğe dadanmış kimseyi hidayete erdirmez.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İyi biliniz ki, hâlis din ancak Allah’ındır. O’nun dışında dostlar edinenler, “Biz bunlara sırf bizi Allah’a yaklaştırmaları için kulluk ediyoruz” (derler). Muhakkak ki Allah, onların aralarında ayrılığa düştüğü şeylerde hüküm verecektir. Hiç şüphesiz Allah, yalancı ve nankör kimseyi doğru yola iletmez.
Kadri Çelik
swap_vert close
İyi biliniz ki halis (katıksız) olan din yalnızca Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinenler (şöyle derler:) “Biz, bunlara bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” Doğrusu Allah ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Gerçekten Allah, yalancı kâfir kimseyi hidayete eriştirmez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Şunu iyi bil ki, gönülden ve kayıtsız şartsız bir itaate lâyık olan, yalnızca Allah’tır! Fakat kendilerine O’nun yanı sıra boyun eğmeye lâyık birtakım dostlar edinen müşrikler, bu çirkin davranışlarını güya mazur göstermek için, “Biz bu putlara, doğaüstü güçlere, tanrısal nitelikler yakıştırdığımız dînî ve siyâsî önderlere ve büyük insanlara, sadece bizi Allah’a yakınlaştırsınlar diye tapıyoruz! Biz âciz kullar doğrudan Allah’a yalvarmak yerine, O’na bizden daha yakın olanlar aracılığıyla kulluk ediyoruz!” derler. Oysa Allah, sırf etrafındaki yakın “dostlarını” memnun etmek için ve onların aracılığıyla ihsanlarda bulunan, aksi takdirde kimseye bir şey vermeyen cimri bir ilâh olmadığı gibi, yönetimi altındaki insanların kalbinden geçenleri bilmeyen, bu yüzden de aracılara muhtaç olanlar gibi âciz de değildir. Hiç kuşkusuz Allah, bu inkârcıların anlaşmazlığa düştükleri bütün tartışmalı konularda, Hesap Günü aralarında hükmünü verecektir! Doğrusu Allah, hem kendisine, hem de diğer insanlara karşı yalan söyleyen ve kendisine bahşedilen bunca nîmetlere karşı nankörlük eden kimseleri,nihâî anlamda başarıya ve kurtuluşa ulaştırmaz, doğru yola iletmez!Eğer müşrikler, “Allah, kendisine bir ortak edinecek kudrete sahip değil midir ki, buna karşı çıkıyorsunuz?” diye soracak olurlarsa, onlara de ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dikkat edin! Hâlis Din Allah içindir. O’ndan başka veliyyler edinmiş olanlar: -“Bizi ancak Allah’a yakınlaştırmaları için bunlara kulluk ediyoruz” (diyorlar). Allah, ihtilaf edecekleri konuda onların arasında hüküm verir. Allah, o çok nankör yalancı kimseyi hidayete eriştirmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şunu bil ki bozulmamış saf din Allah'ın dinidir. Allah’ı bırakıp başkalarına yüz suyu dökenler: " Biz onlara, bizi Allah'a daha da yaklaştırsın diye dua ediyoruz " diyorlar. Şüphesiz Allah, uzlaşamadıkları konularda aralarında hüküm verecektir. Ama Allah, aratanrıları paravana yapıp gizli işler çeviren yalancılara yol vermeyecektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İyi bilin ki; Allah’ın insanlara emrettiği yol gerçeklere dayanan tek yoldur. Diğer yollar insanların yanlışlarıyla doludur. Allah’ı bırakıp kendilerine başkalarını dost edinenler; “Bizim Allah’tan başka dost edindiklerimiz bizleri Allah’a yaklaştırıyor. Onun için onların hükümlerine itaat ediyor, onların yasalarına uyuyoruz.” diyorlar. Hayır! Rabbin insanlara emrettiği İslam dinine (düzenine) ilişkin kimseye hüküm verme hakkı tanımamıştır. Hiçbir bir kimseye insanları Allah’a yaklaştırma görevi vermemiştir. Merak etmesinler! Hesap günü insanların ayrılığa düştükleri konularda hükmü vereceğiz. Bilin ki yalancı, nankör olanları asla doğru yola iletmeyiz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Dikkat edin! Arı duru din yalnızca Allah’a aittir. O’nun peşi sıra dostlar edinenler “Onlara, bizi yalnızca Allah’a biraz daha yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz!” (derler). [*] Şüphesiz ki Allah ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz ki Allah yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola ulaştırmaz.
Bu ayet Yûnus 10:18. ayetle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şunu iyi bilin ki; tek tertemiz din, yalnızca Allah’a aittir.¹ Onu bırakıp da kendilerine bir takım dostlar edinenler:² “Biz, bunlara sadece bizi Allah’a daha fazla yaklaştırsınlar³ diye ibâdet ediyoruz.” diyorlar. Şüphesiz Allah, onların anlaşmazlığa düştükleri şeyler hakkında aralarında hüküm verecektir. Gerçekten Allah, inkâr eden yalancı kimseyi asla hak yola ulaştırmaz.
1 Halis din; “hiç şirk karışmamış, temiz ve halis tevhit dini, tam manasıyla şüphesiz din”, demektir. Bu ifâde; “halis ibâdet ancak Allah’a yapılır ve yapılmalıdır” diye de anlaşılabilir. 2 Allah denince, “kendisinden daha ilerisi, daha yükseği daha ötesi mümkün olmayan” denilmiş olduğu için Allah’ın üzerinde ilâh iddiasına kalkışmak mevzu bahis olamaz. Şirk koşanlar, hep Onun berisinden bir takım veliler, koruyucular edinmek isterler. İsterler amma Allah’tan başka velilere, sahiplere tutunanlar, gerek putlara ve gerek meleklere ve gerekse İsâ gibi peygamberlere ilâh diye sarılanlar, “Biz, bunlara sadece bizi Allah’a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” diyerek tutunmaktadırlar. İşte esas şirk budur ve şirk bâtıldır. Mabutluk yalnız Allah’ın hakkıdır. Halîs din ancak Allah’ındır. (Elmalılı)3 Bugün bazılarının efendilerini, şeyhlerini ve üstad dediklerini tarifleri müşriklerin bu ifadelerine ne kadar da benzemektedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Halis inancın yalnız Allah’a yönelmesi gerekmez mi? O’ndan başkasını dost ve koruyucu edinenler, “Biz bunlara sırf bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz!” [derler]. ¹ Şüphesiz Allah, [Kıyamet Günü] onlar arasında ² [hakikatten saptıkları] her konuda mutlaka hüküm verecektir: çünkü Allah, [kendi kendine] yalan söyleyen ³ ve inatla nankörlük yapan hiç kimseyi rahmetiyle doğru yola ulaştırmaz!
1 Bu değinme, yalnız azîzlere/velîlere, meleklere ve “putlaştırılmış” kişilere tapınma ile sınırlı olmayıp aynı zamanda bunların sembollerine (heykel, resim, mumya, vb.) ve hayatta olmayan kişilerin gerçek veya temsîlî kabirlerine tapınmayı da kapsamaktadır. Bütün bu uygulamalar, tapınmada bulunanın, kendisi ile Allah arasında “aracılık” umuduna dayandığından Allah’ın ilim ve adalet sıfatlarıyla çelişir ve bundan dolayı, -yaygın bir kabul görmesine rağmen- Kur’an tarafından şiddetle reddedilir.2 Yani, kulluk edenler ile onları saptıran ruhanî liderleri arasında (karş. 34:31-33).3 Karş. 6:22-24 ve ilgili notlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İyi bilin ki saf ve katışıksız din Allah’a aittir. O’ndan başka birtakım evliya/otoriteler edinenler: – Biz onlara, başka bir maksatla değil sadece bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz derler. Allah, onların aralarında tartıştıkları konularda hükmünü verecektir. Zira Allah, hiç bir yalancı nankör kâfiri yoluna kabul etmez. 2/166-167, 14/21-22, 23/90
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Değil mi ki böyle bir borçluluk bilincinin en saf ve samimi olanı, sadece Allah’a has kılınanıdır! O’ndan başkalarını sığınacak otorite edinenler, “Biz bunlara sadece bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz!” (derler).[⁴¹⁰³] Şu kesin ki, tartıştıkları her hususta Allah onlar arasındaki hükmü verecektir: çünkü yalanı tabiat haline getiren hiçbir nankörü, Allah asla doğru yola yöneltmez.
[4103] Bu âyet tarih boyunca tüm şirklerin sahte mazeretini ortaya koyar. Esasen şirk Allah’ın ulaşılamaz oluşu düşüncesinden neşet eder. Buradan anlaşılan, şirke bulanmış inanç sahiplerinin şirk nesnelerini birebir Allah yerine koymadıkları gerçeğidir. Şirk koşulanların sadece “aracı” olduğunu onlar da itiraf etmektedirler. Bu da “uzak” Allah tasavvurunun bir sonucudur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey insanlar) İyi biliniz ki hâlis din (ibadeti) Allah'a has kılan dindir! (O'ndan başka bir ilah olmadığını kabul eden ve uygulayan dindir) O'nu bırakıp da, kendilerine bir takım dostlar edinenler, "Biz ilahlarımıza sırf bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz" dediler. Şüphe yok ki Allah onlarla müminler arasında ayrılığa düştükleri şeyler hakkında hükmünü verecektir. Allah, yalancı ve kâfir olan kimseyi elbette doğru yola iletmez.
Osman Fırat
swap_vert close
Halis din yalnız Allah’a ait değil mi? O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, ’’Biz onlara kulluk etmiyoruz. Onlar sadece bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye kullukta bulunuyoruz" diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İyi biliniz ki, din-i halis Allah'a mahsustur. Ve o kimseler ki, O'nun gayrısını velîler ittihaz ettiler, onlara ibadet etmeyiz. Ancak bizi Allah'a da yakın yaklaştırsınlar için (ibadet ederiz derler). Şüphe yok ki, Allah onların arasında, onların kendisinde ihtilâfta bulunur oldukları şeyler hakkında, hükmedecektir. Muhakkak ki Allah, yalancı, nankörlüğe düşkün olan kimseyi hidayete erdirmez.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İyi bilin ki halis din, yani bütün gönlüyle candan itaat, yalnız Allah'a yapılır. Allah'tan başka birtakım hâmiler edinerek: “Biz onlara sırf bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz. ” diyenlere gelince, elbette Allah, onların hakkında ihtilaf ettikleri hususlarda aralarında hükmünü verecektir. Allah yalancılığı, nankörlük ve kâfirliği huy edinenleri hidâyet etmez, emellerine kavuşturmaz. [16, 36; 21, 25; 18, 110; 34, 40-41]
Buradaki son cümle ile Allah Teâlâ, ezelî ilminde kâfirliği tercih edeceklerini bildiği kimseleri kasdetmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İyi bil ki, halis din yalnız Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinerek: "Biz bunlara, sırf bizi Allah'a yaklaştırmaları için tapıyoruz," diyenler(e gelince): Şüphesiz ki Allah, onlar arasında, ayrılığa düştükleri konuda hükmünü verecektir. Allah, yalancı, nankör insanı doğru yola iletmez.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Âgâh olun ki şirk ve riyâdan hâlis din, Allâh Te'âlâ'nın dînidir. O'ndan gayrı ilâh ve velî ittihâz idenler: "Biz bunlara ancak bizi Allâh'a yaklaşdırsunlar diye 'ibâdet ideriz" dirler. Tahkîk Allâh Te'âlâ aralarında ihtilâf iyledikleri şeyi hüküm ve fasl ider. Allâh ni'mete küfrân ider yalancıyı hidâyet buyurmaz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bil ki Allah’ın dini, katışıksız dindir. Allah ile aralarına evliya[*] yerleştirenler şöyle derler: “Bizim bunlara kulluk etmemiz, sırf bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diyedir.” Allah, onların tartışıp durdukları her konudaki hükmünü, onların yüzüne karşı verecektir. Allah, yalancı olan ve âyetleri görmezlikte (kâfirlikte) direnen birini yoluna kabul etmez.
[*] Evliya, veli'nin çoğuludur. Veli, aralarında kendileri dışında bir şey olmayan iki veya daha çok şeye denir. (Müfredat) Allah ile arasına, başka birini koymayan herkes Allah'ın velisidir. Araya başkasını koyanın Allah ile ilişiği kesilir. Allah Teâlâ şöyle demiştir: "Bilin ki Allah'ın velilerinin üstünde ne korku olur ne de üzülürler. Onlar inanmış olan ve takva sahibi olan (kendini yanlışlardan koruyan) kimselerdir." (Yunus 10/62-63) Takva sahibi olanlar da "İşte Kitap budur, içinde şüpheye yer yoktur. Takvâ sahipleri için rehberdir. Onlar, Allah'a içten inanan, namazı düzgün ve sürekli kılan ve verdiğimiz rızıkları yerli yerince harcayanlardır. Sana indirilene de senden önce indirilenlere de inanıp güvenenler onlardır. Onların ahirete olan inançları kesindir (Bakara 2/2-4)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Bil ki halis din Allah'ındır. Ondan başka veliler edinenler:-Biz bunlara, bizi Allah'a yaklaştırmalarından başka bir sebeple kulluk etmiyoruz derler. Allah, anlaşmazlığa düştükleri konuda aralarında hükmü verecektir. Şu kadar var ki Allah; yalancı, inkarcı kimseye yol göstermez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bilin ki halis din, yalnız Allah için olandır. Ondan başka veliler edinenler ise, “Allah katında yakınlığa vesile olsun diye onlara tapıyoruz” derler. Anlaşmazlığa düştükleri şey hakkında Allah onların arasında hükmünü verecektir. Yalancı ve nankör olanı Allah amacına ulaştırmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gözünüzü açıp kendinize gelin! Arı-duru din yalnız ve yalnız Allah'ındır! O'nun yanında birilerini daha veliler edinerek, "Biz onlara, bizi Allah'a yaklaştırmaları dışında bir şey için kulluk etmiyoruz." diyenlere gelince, hiç kuşkusuz, Allah onlar arasında, tartışıp durdukları konuyla ilgili hükmü verecektir. Şu bir gerçek ki, Allah, yalancı ve nankör kişiyi iyiye ve güzele kılavuzlamaz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ay Tañrı’nuñdur dįn śafį! ya'nį şirkden. daħı anlar kim duttılar andan ayruķ Tañrılar “ŧapmayavuz anlara illā anuñ-içün kim yaķın eyleyeler bizi Tañrı’dın yaña yaķınlıķ”. bayıķ Tañrı hükm eyler aralarında anuñ içinde kim anlar anuñ içinde ŧartışurlar. bayıķ Tañrı yol göstermez aña kim ol yalancıdur kāfir olıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bilmiş oluñuz ki Tañrınuñdur aru dīn ve ol kişiler ki andan özge ma‘būdidindiler eydüp ki: Biz ṭapmazuz anlara, illā bizi onlar Allāha yaḳın eylemeg‐içün. Tañrı Ta‘ālā ḥükm ider aralarında anlar çekişgen nesnede. TañrıTa‘ālā hidāyet virmez yalancılara ve kāfirlere.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bil ki, xalis din (sırf ibadət, təmiz itaət) ancaq Allaha məxsusdur. Allahı qoyub (bütləri) özlərinə dost tutanlar: “Biz onlara yalnız bizi Allaha yaxınlaşdırmaq üçün ibadət edirik!” (deyirlər). Şübhəsiz ki, Allah ixtilafda olduqları məsələlər barəsində (qiyamət günü) onların arasında hökm edəcəkdir. Allah yalançı, nankor olan kimsəni doğru yola müvəffəq etməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Surely Pure religion is for Allah only. And those who choose protecting friends beside Him (say): We worship them only that they may bring us near unto Allah. Lo! Allah will judge between them concerning that wherein they differ. Lo! Allah guideth not him who is a liar, an ingrate.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Is it not to Allah(4243) that sincere devotion is due? But those who take for protectors other than Allah (say): "We only serve them in order that they may bring us nearer(4244) to Allah." Truly Allah will judge between them in that wherein they differ.(4245) But Allah guides not such as are false and ungrateful.
4243 In many Signs in Creation as described below, there yet is a clear indication of the unity of Plan, pointing to the Unity of the Creator. Worship of service is due to none but Him. And He wants exclusive and sincere devotion. 4244 Worshippers of Idols or of deities other than Allah, e.g., saints or perhaps Wealth and Power, Science or Selfish Desire, may pretend that these are symbols that may get them nearer to their self-development, nearer to the goal of their life, nearer to Allah, but they are altogether on the wrong track. 4245 This departure of theirs from true worship, this divergence from the right way, produces endless disputations and sects. Allah will judge between them. But if they are determined to go after falsehoods and forget the gratitude and service which they owe to Allah, and Allah alone, they are putting themselves on a Path where they will get no guidance. They are cutting themselves off from revealed Truth.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَا
dikkat edin
لِلّٰهِ
Allah'
ındır
الدّ۪ينُ
din
الْخَالِصُۜ
hâlis
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
اتَّخَذُوا
edindiler
مِنْ دُونِه۪ٓ
O'ndan başka
اَوْلِيَٓاءَۢ
dostlar
مَا نَعْبُدُهُمْ
onlara âbd olmuyoruz
اِلَّا
ancak
لِيُقَرِّبُونَٓا
bizi yakınlaş- tırmaları için
اِلَى اللّٰهِ
Allah'a
زُلْفٰىۜ
bir yak- laşma ile
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
يَحْكُمُ
hüküm verecektir
بَيْنَهُمْ
aralarında
ف۪ي مَا
o şeyde ki
هُمْ
onlar
ف۪يهِ
onda
يَخْتَلِفُونَۜ
ayrılığa düşüyorlar
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
لَا يَهْد۪ي
hidâyete erdirmez
مَنْ
o kim- seyi ki
هُوَ
o
كَاذِبٌ
yalancıdır
كَفَّارٌ
kâfirdir
Dikkat edin! (Şirk bulaşmamış) Hâlis din yalnız(ca) Allah(a âbd olup kulluk yapılan d)indir. O'ndan başka (ayrıca kendilerine birtakım) dostlar edinenler, "onlara, bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye âbd ol(up kulluk ed)iyoruz" (derler). Muhakkak ki Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda (kıyamette) aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, (kendi kendine böylesine) yalan söyleyen kâfir kimseyi hidâyete erdirmez.
اَلَٓا
Edat
اَلَٓا
Dikkat edin
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza
خَالِص
Etken fiil
خ ل ص
Hâlis, şirk bulaşmamış
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِتَّخَذَ
Fiil-VIII
ا خ ذ
Edindi, aldı, vesile saydı, tuttu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
قَرَّبَ
Fiil-II
ق ر ب
Takdim etti, yaklaştırdı, yakınlaştırdı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
زُلْفٰىٓ
İsim
ز ل ف
Yakınlık, yaklaşma
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
حَكَمَ
Fiil-I
ح ك م
Hüküm verdi, hükmetti
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اِخْتَلَفَ
Fiil-VIII
خ ل ف
İhtilafa düştü, ayrılığa düştü
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
كَاذِب
Etken fiil
ك ذ ب
Yalancı, yalan söyleyen
كَفَّار
İsim
ك ف ر
Çok nankör