Böylece Allah dünya hayatında onlara zilleti (aşağılanmayı ve perişanlığı) tattırdı. Elbette ki ahiret azabı (dünyadakinden) daha büyüktür. Eğer bilmiş olsalardı (inkârcılıkta ısrar etmezlerdi).*
(*) Yani eğer onlar ahirete inanıp, ahiret azabının daha büyük ve şiddetli olduğunu bilmiş olsalardı, bu inkârcılıkta ısrar etmezlerdi. Ayrıca nice ayetlerde buna benzer cümlelerin ‘’keşke bilselerdi’’ şeklindeki tercümeler yanlıştır. Çünkü keşke bir pişmanlık, güç yetirememe, hatadan dolayı hissedilen duygu, kısaca -haşa- acizlik gibi beşeri sıfatlar ifade eder. Oysa yüce Allah için bunlar söz konusu değil. Ayrıca Arapçada keşke ifadesinin karşılığı (ليت)’’leyte’’ edatıdır. İşte bu vb. yerlerde (لو)’’lev’’ cümleye sadece ‘’eğer’’ anlamını katmaktadır. Ama maalesef birçok ayette olduğu gibi burada da mealler hatalı olmuştur. Örneğin: Nebe-40. ayette (وَيَقُولُ الْكَافِرُ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ تُرَابًا)’’ ve o gün inkârcı kişi de “keşke ben toprak olaydım,” der. Fecr- 24. ayette: (يَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي قَدَّمْتُ لِحَيَات۪يۚ) (O zaman insan:) “Keşke ben, (bu ebedî) hayâtım için önceden (dünyada iken iyi ameller) yapsaydım!” der. Bir şair de şöyle diyor. : وقال الشاعر : ليت الشباب يعود يومًا فأخبره بما فعل المشيبُ [عامة]‘ ‘’Keşke bir gün gençlik geri gelseydi de, yaşlılığın/ihtiyarlığın ne yaptığını ona teker teker anlatsaydım’’ İşte bütün buralarda keşke ifadesinin karşılığı (ليت)’’leyte’’ dir. (لو - لولا)’’lev veya levla’’ değildir. Zira (لو) ‘’lev’’in anlamı, ‘’eğer’’dir. İşte maalesef Kur’an’ı kerimin birçok yerinde geçen (لو)’’lev’’harfi ‘’eğer’’ anlamında olmasına rağmen, meallerin çoğunda hatalı olarak ‘’keşke’’ şeklinde çevirisi yapılmıştır.