17,18. Tağut’a¹ kulluktan kaçınan ve Allah’a gönülden yönelenlere bir (kurtuluş) müjdesi vardır. Öyleyse hak sözü işiten ve onun en güzeline uyan² kullarıma müjde ver. Çünkü onlar Allah’ın kendilerini hak yola eriştirdikleridir ve onlar, temiz akıl sahipleridir.³
1 Tağut: kelime olarak azan, azgın, azman, azdırıcı demektir. Terim olarak ise: “Allah’a karşı zorla veya gönül rızası ile tapınılan, rab kabul edilen veya edilmeyen insan, şeytan, put ve her türlü düşünce ve sistem” demektir. Bk. (Bakara: 257 ve dipnotu, Nisâ: 60,76, Mâide: 60, Nahl: 36) 2 Yani bunlar; Peygamberlerin getirdiği bütün sözleri dikkatle dinleyen, müteşabihlerini kendi veya birilerinin keyfine göre dünyalık kazançlar elde etmek, itibar kazanmak veya paralel bir din icat etmek için yamultmayıp, o sözün en güzeli olan muhkemlerini yaşayan kimselerdir. 3 17. âyet; cahiliye döneminde dahi, “Allah’tan başka ilâh yoktur” diyen, Zeyd b. Amr, Ebû Zer ve Selmân-ı Farisî (r.a) hakkında nâzil olmuştur. Hz. Ebû Bekir Müslüman olunca ona; Talha, Zübeyr, Osman b. Affan, Abdurrahman b. Avf ve Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a) gelip durumunu sorarlar, o da Hz. Muhammed (a.s)’a îman ettiğini söyler ve onlar da Müslüman olurlar. Bunun üzerine de 18. âyet nâzil olur. (Vahidî)