close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zumer Sûresi 17. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne-ctenebû-ttâġûte en ya’budûhâ ve enâbû ila(A)llâhi lehumu-lbuşrâ(c) febeşşir ‘ibâd(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şeytan'dan, ona kulluk etme hususunda sakınanlara ve Allah'a dönenlere gelince: onlara müjde olsun, müjdele kullarımı artık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Tağut’a (zalim yönetimlere ve şeytani düzenlere) ibadet ve hizmet etmekten kaçınan ve içtenlikle Allah’a yönelip bağlananlara gelince, onlar için (kutlu ve mutlu bir) müjde vardır; bu nedenle (tağuti otoritelere tâbi olanlara değil) Benim (sadık ve samimi) kullarıma müjde ver (ki onlar nasipli ve şerefli kimselerdir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İnsan ve cin şeytanlarının güçlerine ve putlara tapmaktan kaçınıp, Allah'a yönelip O'na sığınanlar için müjdeler vardır. Kullarımı müjdele.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Putlaştırılmış, zalim, azgın diktatörlere, idarelere, şeytanî güçlere, tağuta boyun eğip uşaklık etmekten sakınarak uzak duranlara, Allah'a yönelenlere, Allah'ın emirlerine itaate düşkün olanlara müjde var. Haydi, dünyada yardım, zafer ve devletle, âhirette cennetle müjdele kullarımı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Tağut'tan, ona ibadet etmekten sakınıp Allah'a yönelenlere gelince, onlar için müjde vardır. Şu halde kullarımı müjdele!
17.İbnu Ebi Hatim`in Zeyd bin Eslem (r.a.)`den rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime cahiliye döneminde putlara kulluk etmekten sakınmış olan Zeyd bin Amr bin Nufeyl (r.a.), Ebu Zer Gıfari (r.a.) ve Selmânı Farisi (r.a.) hakkında indirilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Tağut'a kulluk etmekten kaçınan ve Allah'a içten yönelenler ise; onlar için bir müjde vardır, öyleyse kullarıma müjde ver.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Putlara ve şeytana ibadet etmekten sakınıb da tam gönülle Allah'a yönelenlere gelince, onlara müjde vardır. O halde kullarımı müjdele;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Azgın idarecilere ve putlara tapmaktan kaçınan ve Allah’a yönelenlere müjde vardır. Artık kullarımı müjdele!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Tâğût'a kulluk etmekten uzak durup Allah'a yönelenlere müjdeler olsun. “Sen, bu kullarımı müjdele!”[491]
[491] Tâğût ve lübb kavramları hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVI, 353-354.  
Besim Atalay
swap_vert close
17,18. Puta tapınmaktan kaçıp, Allaha yöneyen kimseler için müjdeler vardır; söz dinleyen, güzel söze uyan kullarımı müjdele, Allahın doğru yola ilettiği kimseler, işte bunlar akıllılardır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
17-18. Tağûta (şeytâni güçlere) kulluktan uzak durup gönülden Allah'a yönelenlere bir müjde vardır. (Ey Resul!) O halde sözü dinleyip sonra da en güzelini tatbik eden kullarıma bu müjdeyi ver! İşte Allah'ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.
“Sözü dinleyip sonra da en güzelini tatbik eden” söylemi, her dinî yükümlülüğü vahiyle uzlaştırarak kendi akılları ışığında değerlendiren ve bu değerlendirme sonucunda akıllarının mümkün gördüklerini kabul edip görmediklerini reddeden kişileri tasvir etmektedir. Ayrıca bu cümleden anlıyoruz ki; insan her sözü mutlaka dinlemeli ve dinledikten sonra aklını kullanarak en doğrusuna ve en güzeline karar vermeli. Ve bu kararı verirken de aynı surenin 23. ayetini dikkate almalıdır!Arapça bir terim olan “Tağût” kelimesi tekil ve çoğul, dişi ve erkek için kullanılan bir cins isimdir. Mastarı “tuğyân” olup, “isyan etmek, haddi aşmak, azgınlık ve sapkınlık” gibi anlamlara gelmektedir. “Tâğût”, insanları azdırmak yoluyla inkâr ve isyana iterek Allah’tan uzaklaştıran, günaha ve kötülüğe sürükleyerek doğru yoldan koparan ve birer mâbud gibi değer verilip peşinden gidilen şeylere verilen genel isimdir.  
Cemil Said
swap_vert close
17,18. Tâğût’ın dînini terk idüb Allâh’a rücû’ idenlere güzel mükâfâtlar mev’ûddur. Benim ’ibâdımdan akvâlimi istimâ’ idüb derûnunda münderic hasenâtı icrâ idenlere sa’âdet tebşîr it Allâh ânları hidâyet idecekdir, sâhib-i ’akıl ânlardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
17,18. Şeytana ve putlara kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere, onlara, müjde vardır. Dinleyip de, en güzel söze uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola eriştirdiği onlardır. İşte onlar akıl sahipleridir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Tâğût’tan[468], ona kulluk etmekten kaçınan ve içtenlikle Allah’a yönelenler için müjde vardır. O hâlde, kullarımı müjdele!
Tâğût ile ilgili olarak Bakara sûresinin 256. âyetinin dipnotuna bakınız.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
17-18. Sahte tanrılara kulluk etmekten kaçınan, yüzünü ve özünü Allah’a çevirenlere müjdeler olsun! Söylenenleri dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! İşte Allah’ın doğru yolu buldurduğu kimseler onlardır, asıl akıl iz‘an sahipleri de onlardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
17, 18. Tâğut'a kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere müjde vardır. (Ey Muhammed!) Dinleyip de sözün en güzeline uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.  
 Tâğut’un açıklaması için Nisâ 4/60. âyetin notuna bak. Vasıfları anlatılan kimselerin dinledikleri söz, Allah kelâmı, Hz. Peygamber’in sözleri veya selefin görüşleri olarak yorumlanmıştır. Sözün en güzeli kuşkusuz Kur’andır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kim Tağut'a (Azgın'a) kulluk etmekten kaçınır ve ALLAH'a yönelirse onlar için müjde vardır. Kullarımı müjdele.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Tağuttan, ona kulluk etmekten kaçınıp da tam gönülle Allah'a yönelenlere gelince, müjde onlaradır. Haydi müjdele kullarımı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Tağuttan, ona kulluk etmekten kaçınıp da tam gönülle Allaha yönelenlere gelince onlarındır müjde: haydi tebşir et kullarıma
Emrah Demiryent
swap_vert close
Putlara (ve şeytanlara) kulluk etmekten kaçınıp, (tevhid üzere, kalben) Allah’ (ın rızasın) a yönelen kimselere müjde vardır. (Habibim! Emir ve yasaklarıma riâyet eden) kullarımı müjdele!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Tağuta¹ kulluk etmekten kaçınan ve Allah'a yönelenlere müjdeler olsun. O halde bu kullarımı müjdele.
1- Azgın, sapık, kötülük ve sapkınlık önderi, zorba, şeytan, put, puthâne, kâhin, sihirbaz, Allah'ın yasalarına sırt çeviren kişi, kurum ve yönetimler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Taağutdan, ona tapmakdan kaçınıb da Allaha yönelenler (e gelince): Onlar için de müjde vardır. O halde kullarımı müjdele.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Tâğuttan (Allah'ın yerine tutulan şeylerden), onlara kulluk etmekten kaçınıp Allah'a yönelenlere gelince, onlar için büyük bir müjde vardır! Öyle ise kullarımı müjdele!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Tağuta (zalim yönetimlere, şeytani güç ve düzenlere, azgın diktatörlere ve yönetikleri toplumu kendilerine köle edinenlere), kulluk etmekten (boyun eğip kölelik ve uşaklık yapmaktan) kaçınmış olup Allah’a yönelmiş (sadece Allah’a kul olmuş) olanlara gelince, onlar için müjde vardır. O hâlde (böyle olan) kullarımı müjdele. *
(*) Tağut: Azgın, sapık, kötülük ve sapkınlık önderi, zorba, şeytan, şeytani güç ve düzenler, put vs. yüce Allah’ın yasalarına sırt çeviren veya yüce Allah’ın yasalarını kabul etmeyen kişi, kurum ve yönetimler. İşte bunlara boyun eğip kulluk, kölelik ve uşaklık etmekten kaçınıp yalnız yüce Allah’a boyun eğip yönelen kimselere müjdeler vardır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Azgınlara kulluk etmekten kaçınıp, yalnızca Allah’a yönelerek O na kulluk edenler için, müjdeler var. Kullarımı müjdele.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Tağut’tan, ona tapmaktan kaçınıp da Allah’a dönenlere gelince, onlar için de müjde vardır. Öyleyse kullarıma müjdele.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«Tâğut»a tapmaktan kaçınıp Allah/a sığınanlar için müjde vardır. Sözleri dinleyip en güzeline [³] tâbi olan kullarıma müjdele.
[3] Sözün güzelini, kötüsünü işitip güzel söyleyip kötü sözden kaçınanlar Kur'an ve başka sözü işitip Kur'ana tâbi olanlar - Kur'an ve hadisi işitip hükmüne tâbi olup, müteşabihin-i hakka tefviz edenler - azimet ve ruhsatı işitip azimeti alıp ruhsatı bırakanlar - bâtıl ile hak'kı ayırıp efdal olanları sıra tertibi ile alanlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Tâğût’a¹⁰ kulluk etmekten kaçınıp Allah’a yönelenlere gelince, onlar için müjde vardır. O hâlde kullarımı müjdele!
10 “Tâğût” şeytani güçler, azgın, insanı yoldan çıkaran güçler vb anlamında sembolik bir isimdir. Bkz. Bakara, 2/256; Nisâ, 4/51 dipnotları.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Tağuta kulluk etmekten kaçınan ve Allah'a içten yönelenler (var ya), onlar için bir müjde vardır; o halde kullarımı müjdele.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah’ın hükümlerini hiçe sayan insan ve cin şeytanlarına, yani tağutlara kulluk etmekten kaçınan ve tüm benliğiyle Allah’a yönelerek, yalnızca O’na kul köle olan müminlere gelince; onlar için, ebedî mutluluk ve kurtuluş müjdesi var; öyleyse müjdele o fedâkâr salihkullarımı!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Tâğût’a / İsyancı Azgınlar’a kulluk etmekten kaçınmış ve Allah’a yönelmiş kimselere gelince; onlara Müjdeler vardır. Artık müjdele kullarımı!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hem şeytandan hem de ona hizmet etmekten uzak durup yüzünü Allah'a dönenlere güzel haberlerim var: Resulüm! Kullarıma şu müjdeyi ver:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’ın yasalarına karşı çıkan, kendi ilkeleriyle, kendi yasalarıyla insanlara hükmeden isyankâr zalimlerden uzak durun! Onların ilkelerine, onların yasalarına uyarak onlara kulluk etmeyin! İnsanların yasalarını bırakıp, Allah’ın yasalarına uyarak yaşayanlara büyük mükâfatlar vardır. Resulüm! Yasalarıma uyan insanları müjdele! Onlara ahiret hayatında mükâfat var!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
[Tağut]’a [*] (azgınlık edene) kulluk etmekten kaçınıp, Allah’a yönelenlere müjde vardır. (Bu) kullarımı müjdele!
[Tağut] kelimesiyle başta şeytan olmak üzere bütün azgınlar ve azgınlıklar kastedilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
17,18. Tağut’a¹ kulluktan kaçınan ve Allah’a gönülden yönelenlere bir (kurtuluş) müjdesi vardır. Öyleyse hak sözü işiten ve onun en güzeline uyan² kullarıma müjde ver. Çünkü onlar Allah’ın kendilerini hak yola eriştirdikleridir ve onlar, temiz akıl sahipleridir.³
1 Tağut: kelime olarak azan, azgın, azman, azdırıcı demektir. Terim olarak ise: “Allah’a karşı zorla veya gönül rızası ile tapınılan, rab kabul edilen veya edilmeyen insan, şeytan, put ve her türlü düşünce ve sistem” demektir. Bk. (Bakara: 257 ve dipnotu, Nisâ: 60,76, Mâide: 60, Nahl: 36) 2 Yani bunlar; Peygamberlerin getirdiği bütün sözleri dikkatle dinleyen, müteşabihlerini kendi veya birilerinin keyfine göre dünyalık kazançlar elde etmek, itibar kazanmak veya paralel bir din icat etmek için yamultmayıp, o sözün en güzeli olan muhkemlerini yaşayan kimselerdir. 3 17. âyet; cahiliye döneminde dahi, “Allah’tan başka ilâh yoktur” diyen, Zeyd b. Amr, Ebû Zer ve Selmân-ı Farisî (r.a) hakkında nâzil olmuştur. Hz. Ebû Bekir Müslüman olunca ona; Talha, Zübeyr, Osman b. Affan, Abdurrahman b. Avf ve Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a) gelip durumunu sorarlar, o da Hz. Muhammed (a.s)’a îman ettiğini söyler ve onlar da Müslüman olurlar. Bunun üzerine de 18. âyet nâzil olur. (Vahidî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
şeytanî güçlere kulluk yapma [eğilimin]den kaçınanlara ²⁰ ve Allah’a yönelenlere [öteki dünya için mutluluk] müjdeleri vardır. ²¹ Öyleyse bu müjdeyi kullarıma ver;
20 Tâğût’u “şeytanî güçler” olarak çevirmem konusunda bkz. sure 2, not 250. Bu terim, burada kişinin bütün manevî bağlarını kaybetmesine ve duygularının esiri olmasına yol açan, belli bazı şeytanî ihtirasların veya arzuların -otorite tesisi peşinde koşmak, başkasını sömürerek servet edinmek, her türlü gayriahlakî aracı kullanarak sosyal gelişme ve ilerlemeyi sağlamak vb. arzuların- ifsad edici gücünü anlatmaktadır.21 Karş. 10:62-64.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Müjdeler olsun şer odaklarına kulluk etmekten uzak duran ve sadece Allah’a yönelenlere! Bu kullarımı müjdele ki. 17/9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Putlaştırılmış azgın kişilere[⁴¹¹⁷] kulluğa yanaşmayan ve Allah’a yönelen kimseler var ya, işte asıl müjdeyi onlar hak ediyor: şu halde bu kullarımı müjdele!
[4117] Tağut, “tuğyanı otorite kılan” anlamına gelir. Bir sonraki âyetin zıddı olduğu düşünülürse “gücün sözünü, sözün gücüne hâkim kılan otoriteler” demektir. Tekili ve çoğulu bir olan tâğût’un burada çoğul kullanıldığı ya‘buduhâdaki zamirden anlaşılmaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Tağut'a (şeytana ve avenesine) tapmaktan kaçınıp, Allah 'a yönelenlere ise elbette müjdeler vardır. (Ey Muhammed, öyle has) Kullarımı (cennet ile) müjdele.
Osman Fırat
swap_vert close
Tâğût’a kulluk etmekten kaçınan ve Allah’a yönelenlere müjde var. O hâlde, kullarımı müjdele!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o kimseler ki, şeytandan, ona ibadet etmekten kaçındılar ve Allah'a (ibadete) yöneldiler, onlar için müjde vardır. Artık kullarımı tebşir et.
Suat Yıldırım
swap_vert close
17, 18. Tağuta ibadet etmekten kaçınıp gönülden Allah'a yönelenlere müjdeler var! O halde sözü dinleyip sonra da en güzelini tatbik eden kullarımı müjdele! İşte onlardır Allah'ın hidâyetine mazhar olanlar ve işte onlardır akl-ı selim sahibi olanlar. [2, 256;7, 145]
Tağut: Azgınlık mânasına gelen bir masdardır. Belagatta sıfat yerine masdar kullanmak, o sıfatla nitelendirmenin pek ileri bir derecede olduğuna delalet eder. Biri hakkında “güzel” demekle, bir başkası hakkında “güzelliğin ta kendisi” demek arasındaki fark pek bârizdir. Allah’tan başkasına ibadet edene tağî (âsi, azgın)denir. Ama azgınlığın ta kendisi kesilmiş, kendisini tanrılaştırıp başkalarını kendisine kul yapmak isteyen ise “tağut” olur.[39,17] “En güzeli tatbik” ten maksat şudur: Dini meselelerden: vacib ile mendub arasında kaldıklarında vacibi, mübah ile mendub arasında kaldıklarında mendubu seçerler. Hasılı, Allah nezdinde ağırlığı en fazla olanı tercih ederler.Yahut çeşitli sözleri dinleyip en güzel olan Kur’ân’a uyarlar. Yahut kavl’den maksat Allah’ın emri olup “Allah’ın emrine kulak verip, en güzeline uyarlar” yani mesela, kısas ile af karşısında, af tarafını tercih ederler. Yahut hem iyi hem kötü tarafı olan sözün, iyi tarafını söyleyip, kötü tarafını terk ederler, şeklinde yorumlanmıştır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Tağut'a kulluk etmekten kaçınan ve Allah'a yönelenlere müjde var. Müjdele kullarımı:
Süleyman Tevfik
swap_vert close
17,18. Şunlar ki bütün putların 'ibâdetinden ictinâb ile Allâh Te'âlâ'nın 'ibâdetine rücû' ve müteveccih oldılar, onlara müjde vardır. Yâ Muhammed! Kelâmı işidüb onun en eyisine tâbi' olan kullarımı tebşîr it. Allâh'ın hidâyet itdikleri onlardır ve 'akl-ı kâmil sâhibleri de onlardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Azgınlardan uzak duranlar, onlara kulluk etmeyip Allah’a yönelenler, işte onlar için müjde vardır. Sen kullarıma müjdeyi ver.
Şaban Piriş
swap_vert close
Tağut'a kulluktan uzak duran ve Allah'a yönelenler, müjde onlara! Müjde ver onlara...
Ümit Şimşek
swap_vert close
Tâğuta(5) kulluk etmekten kaçınıp da Allah'a yönelenler için müjde vardır. Müjdele o kullarımı!
(5) 2:256’nın açıklamasında da geçtiği gibi, insanları azdırarak inkâr ve isyana sürükleyen ve birer mâbud gibi değer verilip peşinden gidilen şeylere verilen genel isim.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Tâğuttan, ona kulluk etmekten kaçınıp Allah'a yönelenlere müjde var! Muştula kullarıma!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim śaķındılar butdan kim ŧapalar aña daħı döndiler Tañrı’dın yaña anlaruñdur muştılıķ. pes muştıla ķullaruma.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol kişiler ki ıraḳ oldılar şeyṭāna ṭapmaḳdan. Daḫı Allāha döndi‐ler beşāret olsun cennet. pes muştıla yā Muḥammed.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Tağuta (Şeytana, bütlərə) ibadət etməkdən çəkinib tövbə edərək Allaha tərəf qayıdanları müjdə gözləyir. (Ya Peyğəmbər!) Bəndələrimə (Cənnətlə) müjdə ver!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And those who put away false gods lest they should worship them and turn to Allah in repentance, for them there are glad tidings. Therefor give good tidings (O Muhammad) to my bondmen
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who eschew Evil,- and fall not into(4268) its worship,- and turn to Allah (in repentance),- for them is Good News: so announce the Good News to My Servants,-
4268 There is always the danger that Evil may seize us even if we approach it out of mere curiosity. If we take an interest in it we may become its worshippers or slaves. The wise man eschews it altogether, and so he enrols among the Servants of Allah, and gets the good news of His Mercy and Good Pleasure.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
اجْتَنَبُوا
kaçındılar
الطَّاغُوتَ
Tağut'tan
اَنْ يَعْبُدُوهَا
onlara âbd olmaktan
وَاَنَابُٓوا
ve yöneldiler
اِلَى اللّٰهِ
Allah'a
لَهُمُ
onlar içindir
الْبُشْرٰىۚ
müjde
فَبَشِّرْ
o hâlde müjdele
عِبَادِۙ
kullarımı
Tâğuta (Allah'tan başka herhangi bir varlığa) âbd ol(up kulluk et)mekten kaçınıp Allah'a yönelenlere ise müjde(ler) vardır. (Resulüm!) O hâlde, kullarımı müjdele!
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِجْتَنَبَ
Fiil-VIII
ج ن ب
Kaçındı, sakındı
طَاغُوت
İsim
ط غ ي
Tâğut (azgınlığın kaynağı olan şeytan ve şeytanlaşmış insanlar)
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
اَنَابَ
Fiil-IV
ن و ب
Yöneldi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
بُشْرَى
İsim
ب ش ر
Müjde
بَشَّرَ
Fiil-II
ب ش ر
Müjdeledi
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd