close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 89. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fasfah ‘anhum ve kul selâm(un)(c) fesevfe ya’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Artık yüzçevir onlardan ve de ki: Esenlik size, yakında bilip anlarlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şimdilik (gaflet ve hıyanet ehlini) bırak, onlara aldırma ve "Selamet olsun" diyerek (oyala!) Artık onlar yakında (gerçeği görüp) bilecek ve anlayacaklardır!
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey Muhammed! Şimdi sen, onlardan yüz çevir, vazgeç ve size “Selam deyiver!” yakında bilecekler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gene de, sen onlara azarlamadan, kınamadan müsamaha göster ve: “Bizden uzak durun” de. Onlar yakında vaziyeti öğrenecekler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şimdi sen onlardan geç ve: "Selâm" de! Yakında bilecekler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şimdi sen, 'aldırış etmeksizin onlardan yüz çevir' ve: 'Selam' de. Artık onlar bileceklerdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm), şimdilik onlardan yüz çevir, (kendilerini terk et) de “Selâm= anlaşma var” söyle. Artık yakında (başlarına gelecek felâketi) bileceklerdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Allah da:) “Öyle ise onlardan yüz çevir, selam de. Onlar ilerde bileceklerdir” (dedi.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Onlara karşı dikkatli ol ve “selam” size de! İleride gerçeği anlayacaklardır.”[539]
[539] Zuhruf sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 377-380.  
Besim Atalay
swap_vert close
Bağışla sen onları, de ki: «Selâm ola!», Yakında bilecekler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
88-89. Allah, (Elçisinin:) “Ya Rabbi! Bunlar inanmayan bir kavimdir” sözüne (şöyle karşılık verir): “(Ey Resul!) Sen onlara aldırma (yaptıklarını görmezden, söylediklerini duymazdan gel) ve kendilerine selamet dileyerek yoluna devam et! Çünkü onlar zamanı geldiğinde (hakikati) anlayacaklardır.”
Cemil Said
swap_vert close
Öyle ise Yâ Muhammed! Ânlardan uzak ol ve yalnız selâm vir. Hakîkati öğreneceklerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
88,89. Onlar hakkında: "Ey Rabbim! Bunlar inanmayan bir millettir" demesi üzerine Allah: "Onlardan geç, esenlik dile; yakında bileceklerdir" buyurdu.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şimdilik sen onları hoş gör ve “size selâm olsun” de. Yakında bilecekler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onları bırak ve “Sizinle kavgam yok” de. Yakında bilecekler!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
88, 89. (Resûlullah'ın:) Yâ Rabbi! Bunlar, iman etmeyen bir kavimdir, demesine karşı Allah: Şimdilik sen onlardan yüz çevir ve size selam olsun de. Yakında bilecekler! buyurdu.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlara aldırma ve "Selam" (barış ve esenlik), de; yakında bilecekler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey Muhammed! Şimdilik sen onlara aldırma ve: "Size selâm olsun." de. Onlar yakında bilecekler!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şimdi sen onlardan sarfı nazar et de selâm: de, artık ileride bileceklerdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Şimdilik sen onlardan (müşriklerden) yüz çevir (sana sataşmalarına) ve (söylediklerine aldırma, onların seviyesine düşmeden, vakarını koruyarak, “Sizin zararınızdan biz) selâm (ette olalım, bizden uzak durun)” de. (Âkıbetlerinin nasıl olacağını) yakında bilecekler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onları kendi hallerine bırak: “Selam olsun.” de. Yakında gerçeği görecekler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şimdilik sen (Habîbim) onlardan yüz çevir, «Selâm» de. Artık yakında bileceklerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) Şimdi onlardan yüz çevir ve “Selâm! (Allah selâmet versin!)” de! Artık ileride bileceklerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) Sen onları hoş gör! (İnkâr edenlere) "Size selam olsun!" de! (Onlara barışı, huzuru, esenliği dile!) Nasılsa onlar ilerde (gerçeği) bilecekler!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara (Kur’an’ı anlatmaktan) vazgeç ve onlara “Selam” de, geç git. Sonra onlar gerçekleri öğrenecekler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlardan vazgeç artık. Onlara: "Esenlik size" de. Onlar yakında anlıyacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Artık onlardan vazgeç, onlara «— Aramızda müsalemet olsun» de, onlar hangi akıbete uğrayacaklarını yakında anlayacaklardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“O hâlde, şimdi sen onları hoş gör [fâsfah] ve onlara ‘Selâm!’ de geç. Zaten yakında bilecekler.”
Kadri Çelik
swap_vert close
Şimdilik sen onlara aldırma ve “Selâm” (yumuşak söz) de. Onlar yakında bilecekler!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun için, ey Peygamber! Sen onlara aldırma, bu çağrıya kulak verecek tertemiz gönüllere ulaşıncaya dek, bıkıp usanmadan tebliğine devam et. Sana sataşmaya kalkışırlarsa, onlara “Selâm sizlere! Bizim câhillerle işimiz yoktur!” de. Merak etme; Allah’ın ayetlerini inkâr etmenin cezası neymiş, yakında görecekler!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şimdi onları boş ver; “selâm” de! Nasıl olsa bileceklerdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sen geç onları, " benim işim barış " de. Nasıl olsa yakında öğrenecekler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şimdilik sen onları hoş gör! İnkâr edenlere "Size selam olsun!" de! Onlara barışı, huzuru, esenliği dile! Nasılsa onlar yakında gerçekleri bilecek!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Şimdilik) onlardan yüz çevir ve (onlara) “Selam!” de! İleride (gerçeği) bilecekler!
Mehmet Türk
swap_vert close
Sen onlara aldırış etme ve “selâm!” deyip geç.¹ Artık onlar, ileride (gerçekleri) anlayacaklar!
1 Bk. (Furkan: 63)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama sen onlar(ın yaptıkların)a dayan ve de ki: “Selâm [olsun size]!” Çünkü onlar zamanı geldiğinde [hakikati] anlayacaklar.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sen onlara aldırış etme! Selam size! Deyip geç git. Nasıl olsa yakında gerçeği öğrenecekler. 11/39, 67/29
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat sen (verdikleri selamı) güzel bir karşılıkla al; yani “(Size de) selam olsun!”[⁴⁴²⁹] de. Nasıl olsa zamanı geldiğinde (gerçeği) öğrenecekler.
[4429] Yani: Parantez içi açıklamaların gerekçesi selâmen yerine selâmun gelmesidir (Krş: 11:69).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Sen şimdilik onlardan yüz çevir ve "Size selam olsun" de! (Onlar gerçeğin ne olduğunu) yakında bileceklerdir!
Osman Fırat
swap_vert close
Şimdilik sen onlardan geç ve "selâm size" de. Yakında bilecekler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şimdi onlardan iraz et ve «Selâm,» deyiver, artık ileride bileceklerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Şimdi sen onlardan yüz çevir ve: “Selâm size! ” de. Artık yakında mâruz kalacakları âkıbeti öğrenirler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Şimdi sen onlardan geç ve : "Size esenlik (dilerim)" de. Yakında bileceklerdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İmdi onlardan i'râz it. (Hallerine bırak) Ve onlara "Aramızda selâm ve selâmet vardır" söyle. Onlar küfür ve şirkin âkıbetini bileceklerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlara göz yum da “selam” deyip geçiver; nasıl olsa yakında öğrenecekler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Öyleyse onları boş ver ve “selam” de, nasıl olsa öğrenecekler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sen onlara aldırma ve “Size selâm olsun” de. Yakında onlar da görecekler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Artık sen onlara aldırma, "Selam!" deyiver. Yakında bilecekler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes 'afv eyle anlardan daħı eyit “selām!” pes tįz bileler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes giç anlaruñ ṣuçından ve eyit ki selām olsun. Anlar bileceklerdür ḥāllerini.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) Onlardan üz çevir və (arada düşmənçilik, kin-küdurət olmasın deyə, rastlaşdıqda) “Salam!” de. Onlar (küfrləri üzündən başlarına nə gələcəyini) mütləq biləcəklər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then bear with them (O Muhammad) and say: Peace. But they will come to know.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But turn away from them, and say "Peace!"(4687) But soon shall they know!
4687 Cf. 25:63, and n. 3123.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاصْفَحْ
şimdi muamele et
عَنْهُمْ
onlardan
وَقُلْ
ve de
سَلَامٌۜ
selam olsun
فَسَوْفَ
artık yakında
يَعْلَمُونَ
bilecekler
(Resulüm!) Şimdilik sen onlara en güzel şekilde muamele et ve "(size) selam olsun" de! Onlar yakında (hakikati) bil(ip gör)ecekler!
صَفَحَ
Fiil-I
ص ف ح
Muamele etti
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
سَلَام
İsim
س ل م
Selâm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Selamet veren ve insanları selamet yurdu olan cennete davet eden demektir), selam, selâmet
سَوْف
Fiil
سَوْف
Yakında, -ecek, -acak, olacak
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi