close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 54. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Festeḣaffe kavmehu fe-etâ’ûh(u)(c) innehum kânû kavmen fâsikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken kavminin aklını çeldi de ona itaat ettiler, şüphe yok ki onlar, yoldan çıkmış bir topluluktu.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Firavun) Böylece kendi kavmini küçümseyip hafife aldı (onları basit ve haysiyetsiz ayaktakımı kimseler saydı). Buna rağmen, yine onlar kendisine (hürmet ve) itaatini (artırdı). Gerçekten onlar fasık (duyarsız, davasız ve bayağı insanlardan oluşan) bir kavim olmuşlardı. (Çünkü Firavun kendilerini hakir gördükçe, ona daha çok yanaşmışlardı.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Firavun böylece kavmini adam hesabına koymayıp, hafife aldı, ahmaklaştırıp aldattı da, onlar da ona boyun eğer hale geldiler. Çünkü onlar hak yoldan çıkmış bir toplumdu.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Firavun, küçümseyerek sindirici bir bakışla kavmine bir göz gezdirdi. Onlar da Firavun'a boyun eğdiler. Çünkü onlar doğru ve mantıklı düşünmeyi terkeden, fâsık, âsî, bozguncu bir kavimdi.
Ahmet Varol
swap_vert close
O kavmini küçümsedi onlar da ona boyun eğdiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir kavimdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylelikle kendi kavmini küçümsedi, onlar da ona boyun eğdiler. Gerçekten onlar, fasık olan bir kavimdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Böylece (Firavun) kavmini küçümsedi. Onlar da ona itaat ettiler. Çünkü onlar dinden çıkmış, fâsık bir kavim idiler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Böyle diyerek milletini hafife aldı.(*) Onlar da ona boyun eğdiler. Çünkü onlar, yasaları çiğneyen bir toplum idiler.
(*) Veya onları şişirip aldattı.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Firavun kavmini aldattı; onlar da kendisine boyun eğdiler. Onlar yoldan çıkmış bir kavim idiler.
Besim Atalay
swap_vert close
Hafif gördü ulusunu, ona boyun iğdiler, çünkü onlar buyrumdan dış ulusturlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte Firavun bu şekilde kavmini küçümsedi ve sindirdi. Onlar da ona boyun eğdiler. Çünkü onlar doğru düşünme melekelerini kaybetmiş, bozguncu bir kavimdi.
Cemil Said
swap_vert close
Fir’avn kavmini aldatdı, ânlar da itâ’at itdiler, çünki fâsık bir kavim idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Firavun, milletini küçümsedi ama, onlar kendisine yine de itaat ettiler. Doğrusu onlar yoldan çıkmış bir milletti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Firavun, kavmini küçük düşürdü (ezdi). Onlar da kendisine itaat ettiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplumdu.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Firavun bu konuşmalarla halkının aklını çeldi, hemen ona boyun eğdiler; onlar zaten yoldan çıkmış bir topluluk idi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Firavun kavmini aldattı; onlar da kendisine boyun eğdiler. Onlar yoldan çıkmış bir kavimdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Böylece halkını yanılttı ve onlar da ona uydular. Onlar bayağı insanlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Firavun kavmini küçümsedi. Onlar da O'na itaat ettiler. Çünkü onlar fâsık bir kavimdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bu suretle kavmını istihfaf etti onlar da ona itaat eylediler, çünkü dînden çıkmış fâsık bir kavm idiler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Firavun,) kavmini (gerçeği göremeyen, câhiller topluluğu yerine koyarak) küçümsedi (ve onları söylediği sözler ile yanıltarak Mûsâ’ya karşı kışkırttı) onlar da ona (Firavun’a) itaat ettiler. Gerçekten onlar, (ısrarla hakkı inkâr eden) fâsık (kâfir) bir topluluktu.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Firavun halkını etkisi altına aldı. Bunun üzerine halkı ona itaat etti. Onlar fasık¹ bir toplum oldular.
1- Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan. İyi, doğru, temiz ve güzel şeylerden uzak kalan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bu suretle kavmini küçümsedi. Onlar da kendisine itaat etdiler. Hakıykat onlar faasıklar güruhu idi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Fir'avun) böylece kavmini hafife aldı (küçümsedi); buna rağmen ona itâat ettiler. Gerçekten onlar bir fâsıklar topluluğu idiler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Firavun) Böylece kendi kavmini küçümseyip hafife aldı (onları basit ve haysiyetsiz ayak takımı kimseler saydı). Kuşkusuz onlar yoldan çıkmış bir toplumdu.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Firavun kavmini hafife alıp baskı yapmış sonra onlar firavuna itaat etmişlerdi. Böylece onlar yoldan çıkmış topluluk oldular.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Böylece Firavun, ulusunu alık yerine koydu. Onlar da ona boyun eğdiler. Çünkü onlar karıştırıcı kimselerdiler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Fir/avun kavmini alık buldu da böyle aldattı. Bunlar da ona ita/at ettiler. Çünkü bunlar fasık kimselerdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
O kavmini küçümsedi, buna rağmen onlar yine de itaat ettiler. Muhakkak ki onlar yoldan çıkmış bir kavim idiler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylelikle kendi kavmini küçümsedi, onlar da ona boyun eğdiler. Gerçekten onlar fasıklar topluluğu idi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte Firavun, halkını aptal yerine koyarak onları böyle küçümsedi, onlar da koyun sürüsü gibi ona itaat ettiler. Çünkü onlar, zaten yoldan çıkmış bir topluluktu.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kendi kavmini küçümsedi / hafife aldı (hafif akıllı ve aptal yerine koydu); yine de ona itaat ettiler. Onlar, yoldan çıkıp sapmış (fâsık) bir kavim oldular.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Firavun, halkını öyle aşağıladı ki itaat etmek zorunda kaldılar. Gerçekten vurdum duymaz bir toplumdular.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Firavun bu sözleriyle toplumunu küçük düşürdü. Onları ezdi geçti. Adeta onlara benim katımda bir hiçsiniz, ben olmasam size hayat yok dedi. Yasalarının gücünü, arkasındaki orduyu onlara tehdit olarak gösterdi. Onlar da Firavunun yasalarına uyarak O’na tapmaya devam ettiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplumdu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Firavun) kavmini küçümsemiş, onlar da kendisine boyun eğmişti. Şüphesiz ki onlar, yoldan çıkmış bir toplumdu.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Firavun) böylece kavmini küçümse(yerek ez)di. Onlar da ona boyun eğdiler. Çünkü onlar, (zâten) hak yoldan çıkmış bir toplum idi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Firavun, böylece halkını ahmaklaştırdı ve onlar da sonunda boyun eğdiler: çünkü onlar, aldatılmış, ayartılmış bir halktı!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Firavun, bu sözlerle halkını hafife alıp küçümsedi ve akıllarını çeldi. Zaten onlar yoldan çıkmaya meyilli bir toplum oldukları için ona boyun eğdiler. 10/83
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte böylece Firavun kavmini aptallaştırdı;[⁴⁴⁰⁴] onlar da bu tahrike kapıldılar: Zaten onlar öteden beri yoldan çıkmış bir kavimdiler.
[4404] Veya: “tahrik etti”. İstehaffenin “ahmaklaştırdı, aptallaştırdı, alıklaştırdı” gibi anlamları vardır. Ferrâ kelimeyi, “tahrik etti, korkuttu” anlamındaki istefezze ile karşılar. Buradaki “aptallaştırma”, mongollaştırma veya Aytmatov’un ifadesiyle “mankurtlaştırma”ya benzer bir sürüleştirme yöntemidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Firavun kavmini küçümsedi, (onların ahmak, mevki ve servete düşkün kimseler olduğunu göz önüne alarak kendilerini böyle akla, mantığa uygun olmayan sözler ile şahsına taptırmaya çalıştı) onlar da Firavun'a boyun eğdiler, kuşkusuz onlar yoldan çıkmış bir kavim idiler.
Osman Fırat
swap_vert close
(Firavun) kavmini hafife aldı ve onlar da kendisine itaat ettiler. Şüphesiz onlar böylece yoldan çıkan bir topluluk oldu.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık kavmine hakaretle baktı. Derken onlar da ona itaat ediverdiler. Şüphe yok ki onlar, fasıklar olan bir kavim olmuş idiler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O halkını küçümsedi, onlar da ona itaat ettiler. Doğrusu onlar yoldan iyice çıkmış bir toplum idi.
Bir dikta yönetimi hukuku çiğner, çevresindeki menfaatçi dalkavuklarla bir oligarşi kurar, dürüst ve erdemli insanları susturursa, açıkça söylemese bile halkını hiçe saymış demektir. Halk da fâsık ise; hak, batıl, erdem onlar için önemsiz olduğundan sürü gibi ona uyarlar. Zulme, şahsiyetsizliğe boyun eğer, ses çıkarmazken, hakkı tutan bir ses yükselirse, onu sustururken sesleri yüksek çıkar. İşte bunlar zilleti kabul ettiklerinden, hiç sayılmaya müstehak olmuşlardır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kavmini küçümsedi, onlar da ona boyun eğdiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir kavim idiler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Fir'avn kavmini hiffet akılları cihetiyle aldatdığından ona itâ'at itdiler. Tahkîk onlar fâsık kavim idiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Firavun, halkını aptal yerine koydu ama yine de ona boyun eğdiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir halktı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Firavun, halkın küçümsemiş, onlar da ona boyun eğmişlerdi. Gerçekten onlar yoldan çıkmış bir toplum idi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O halkını küçümsedi; onlar da kendisine boyun eğdiler. Gerçekten onlar yoldan çıkmış bir halk idi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte toplumunu böyle küçümsedi, onlar da ona itaat ettiler. Çünkü onlar yoldan sapmış bir toplum idiler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes yiyni duttı ya'nį fir'avn ķavmını pes muŧį' oldılar aña bayıķ anlar oldılar bir ķavm fāsıķlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yeyni dutdı ḳavmini, pes özine uydılar. Taḥḳīḳ anlar fāsıḳ ḳavmler‐idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Beləliklə, (Fir’on) öz qövmünü yelbeyin (yüngül) yerinə qodu, onlar da ona itaət etdilər (anlamadılar ki, padşahlıq allahlığa dəlalət etməz və yoxsulluq da peyğəmbərliyə mane ola bilməz). Həqiqətən, onlar (Allahın itaətindən çıxmış) fasiq bir qövm idilər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thus he persuaded his people to make light (of Moses), and they obeyed him. Lo! they were a wanton folk.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thus did he make fools of his people, and they obeyed him: truly were they a people rebellious (against Allah..
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاسْتَخَفَّ
böylelikle aşağıladı
قَوْمَهُ
kavmini
فَاَطَاعُوهُۜ
buna rağmen ona itaat ettiler
اِنَّهُمْ
çünkü onlar
كَانُوا
idiler
قَوْماً
bir kavim
فَاسِق۪ينَ
fâsıklar
Böylelikle (Firavun, ona verdiğimiz nimetlerle kibirlenerek) kavmini aşağıladı. Buna rağmen ona itaat ettiler. Çünkü onlar fâsık bir kavimdi.
اِسْتَخَفَّ
Fiil-X
خ ف ف
Hafif bulmak, aşağılamak, küçümsemek
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
اَطَاعَ
Fiil-IV
ط و ع
İtaat etti, tabi oldu, uydu, boyun eğdi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
فَاسِق
Etken fiil
ف س ق
Fâsık