close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 22. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Bel kâlû innâ vecednâ âbâenâ ‘alâ ummetin ve-innâ ‘alâ âśârihim muhtedûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hayır, şüphe yok ki dediler, biz atalarımızı bir dine, bir inanca sahip bulduk ve şüphe yok ki biz de onların izini izlemede, o yola gitmedeyiz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hayır; onlar: "Gerçekten atalarımızı (nasıl) bir ümmet (ve millet) üzerinde bulduk (ise,) doğrusu biz de onların izleri (eserleri) istikametinde doğru sandığımıza yönelmiş kimseleriz" deyip (duruyorlar.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hayır! “Biz atalarımızı belli bir inanç üzerinde bulduk ve ancak onların izinden giderek doğru yolu buluyoruz” derler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hayır, onlar sadece: “Biz, babalarımızı, veraseten sahip oldukları bir dinî geleneği yaşarlarken, işleyen müesseseleri varken gördük. Biz de, onların izlerinde yürüyerek doğru yola girdik.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hayır onlar: "Doğrusu atalarımızı bir din üzere bulduk biz de şimdi onların izleri üzere doğru yolda gidiyoruz" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hayır; dediler ki: 'Gerçekten atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk ve doğrusu biz onların izleri (eserleri) üstünde doğru olana (hidayete) yönelmiş (kimse)leriz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hayır (onların aklî ve naklî hiç bir delilleri yoktur, ancak) şöyle dediler: “- Biz, atalarımızı bir din üzerinde bulduk. Biz de onların izlerince giderek hidayet buluruz.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hayır! (Ne bilgileri ne de kitapları var.) Sadece: “Biz, babalarımızı toplumsal bir gelenek üzere gördük ve biz ancak onların izinde gidiyoruz.” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hayır! Sadece, biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk; biz de onların izinden gidiyoruz, derler.[530]
[530] Taklit hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 299-306.  
Besim Atalay
swap_vert close
Hayır, onlar: «Bu yolda bulmuşuz atalarımızı, biz onların izlerince gideriz!» demektedirler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hayır! Onlar sadece: “Biz atalarımızı geleneksel bir inanç üzerinde bulduk; kesinlikle biz de onların izinden giderek (onlar gibi) doğru yolda kalabiliriz” diyorlar.
Cemil Said
swap_vert close
Aslâ fakat ânlar "Biz babalarımızdan bu dîni gördük ânların eserlerine ittibâ’ idiyoruz" diyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hayır; "Doğrusu Biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerinden gitmekteyiz" derler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hayır! Onlar sadece, “Şüphesiz biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, ve biz onların izlerinden gitmekteyiz” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hayır hayır! Onların dedikleri şundan ibarettir: “Biz babalarımızı bir inanç üzerinde bulduk, elbette biz onların izlerinden giderek doğru yolu buluruz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hayır! «Sadece, biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izinde gidiyoruz» derler.  
 Böylece meleklere tapınmanın, bilgi ve kitap olarak bir dayanağı bulunmadığı, sadece körükörüne taklitten ibaret olduğu ortaya çıkmaktadır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Hayır, "Biz atalarımızı bir yol üzerinde bulduk ve biz onların öğretilerini izliyoruz," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hayır, onlar sadece: "Biz babalarımızı bu din üzerinde bulduk, biz de onların izinde gidiyoruz." dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hayır, şöyle dediler: bizler, atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk, biz de onların izlerince giderek murada ireriz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hayır! (O müşriklerin, putlara ve meleklere tapılacağına dair ne hak bilgileri ne de hak bir kitapları vardır!) “Şüphesiz biz atalarımızı, bu inanç üzerinde bulduk ve biz onların izlerinden gidiyoruz” dediler (de putlara ve meleklere tapma hususunda, atalarını körü körüne taklit etmekten başka dayanaklarının olmadığını, itiraf ettiler).
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hayır! Dediler ki: “Doğrusu, biz, atalarımızı bir ümmet¹ üzerinde bulduk, biz de onların izinden gidiyoruz.
1- Toplum. İnsan soyu. Ümmet, toplum anlamının yanı sıra aynı tür canlı topluluğuna da verilen isimdir. Örneğin kuşlar bir ümmettir. Sözcüğün diğer bir anlamı da “yol”dur. Bu yol, amaçlanmış, hedef olarak belirlenmiş yoldur. Amaç ve inanç birliği, ortak değer yargıları ve aynı uygarlığa sahip olan insan topluluğudur. Ümmet sözcüğünün aynı zamanda din, cemaat, familya, nesil, boy, zaman gibi anlamları da bulunmaktadır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bil'akis (şöyle) dediler: «Gerçek biz atalarımızı bir ümmet (bir dîn) üzerinde bulduk. Biz de hakîkaten onların izleri üstünden doğruya erdirilmişleriz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâyır! (Onlar) şöyle dediler: “Doğrusu biz, atalarımızı bir din üzere bulduk ve elbette biz, onların izlerinde (olmakla) hidâyeti bulanlarız.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bilakis (şöyle) dediler: “Gerçekten biz atalarımızı (belli) bir inanç üzerinde bulduk ve (ancak) onların izinden giderek doğru yolu buluyoruz.”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hayır! Tam tersine, onlar “Biz atalarımızı bu inançlar üzerinde bir topluluk olarak bulduk ve onların bu inançlarına uyanlarız” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yok, onlar diyorlar: "İşte biz atalarımızı bu din yolu üzerinde bulduk. Biz onların izleri üzerinde doğruluyoruz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Öyle bir şey yok, belki onlar «— Biz babalarımızı bu yolda bulduk, biz de onların izlerince gidiyoruz» demişlerdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bilakis, “Biz babalarımızı/atalarımızı bir inanç toplumu [ummet]⁷ üzerinde bulduk ve biz onların izleri üzerinden giderek doğru yolu buluruz” dediler.
7 Ümmet kelimesi burada, inanç geleneğine sahip bir topluluk anlamındadır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hayır, dediler ki: “Şüphesiz biz, babalarımızı (bizi terbiye eden âlimlerimizi) bir ümmet (din) üzerinde bulduk ve doğrusu onların izleri üzerinde (yürüyüp) doğru yolu bulmuşlarız.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hayır! Tek söyleyebildikleri şudur: “Biz atalarımızı belli bir inanç üzerinde bulduk ve onları hiçbir eleştiriye tâbi tutmadan, adım adım takip ediyoruz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hayır! Aksine: “Biz, atalarımızı bir ümmet (din) üzerinde bulduk. Biz, onların izleri üstü doğru yolu bulmuşlar’ız / hidayete ermişler’iz!” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hiç de değil. Demeleri şu: " biz atalarımızı bu şekilde bulduk, onların yolunu izlemeye de devam edeceğiz. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hayır! Onların elinde yalanlarını tasdik edecek katımızdan gönderilmiş bir kitap yok. Onlar; "Biz babalarımızı bir yol üzerinde bulduk, atalarımızın arkasından gidiyoruz!” dediler. Atalarının gittiği yolun yanlış olabileceğini hiç düşünmediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hayır! “Şüphesiz ki babalarımızı (böyle) bir din üzerinde bulduk; biz de onların izleri üzere gidenleriz.” dediler.
Mehmet Türk
swap_vert close
Hayır! Onlar, sadece: “Biz atalarımızı bir din¹ üzerinde bulduk ve biz, ancak onların izinden giderek doğru yolu buluruz.” diyorlar.
1 Ümmet: Kelime olarak, ana, yol, din, cemaat, nesil anlamlarına gelir. Kur’an’da “Ümmet” kelimesi: topluluk (Kasas: 23), hayırlı adam (Nahl:120), din (Zuhruf: 22), zaman (Hûd: 8) ve anne, anlamlarında kullanılmıştır. Ümmet, herhangi bir insan grubuna uyan veya uyması istenen insan topluluğudur. Yani; bir önderin etrafında güçlü bir birlik içerisinde toplanan, belirli bir gaye için düzenli bir şekilde çalışan ve sonuçta da çeşitli insan sınıfları ve grupları üzerine hâkim olan insan toplumu demektir. Cemaatlere göre ümmet, kişilere göre “önder” gibidir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Hayır! Ama şöyle derler: “Biz atalarımızı (belli) bir inanç üzerinde bulduk ve ancak onların izinden giderek doğru yolu buluruz!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hayır söyledikleri tek şey: – Biz, atalarımızı geleneksel bir din üzerinde bulduk, biz de ancak onların izinden giderek doğru yolu bulabiliriz. 2/170, 31/21
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama hayır! Onlar, “Atalarımızı geleneksel bir inanç üzerinde bulduk;[⁴³⁸⁵] kesinlikle biz de onların izinden giderek doğru yolu bulabiliriz” diyorlar.[⁴³⁸⁶]
[4385] Ummetin türetildiği umm, hepsi de birbirine yakın olan dört kök anlama nisbet edilir: “Asıl, kaynak, toplum ve din”. Daha sonra “soy, zaman ve maksat” anlamlarını da kazanan kelime, hem olumlu hem olumsuz olarak kullanılır. Ümmet, başta “din” olmak üzere “tür, nesil, çağ, asır” anlamlarına kullanılmıştır (Mekâyîs). [4386] Lafzen: “dediler”.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Hayır. (Onların asla geçerli bir delilleri yoktur, ancak) "Doğrusu biz, atalarımızı bir din üzerinde bulduk ve onların izinde gitmekteyiz" derler. (Böylece kendilerinin bir kitaba, geçerli bir delile istinâd etmeyerek putlara tapındıklarını itiraf etmiş olurlar)
Osman Fırat
swap_vert close
Hayır! Onlar: "Şüphesiz biz babalarımızı bir toplulukda bulduk ve biz de onların izlerinden gitmekteyiz’’ dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hayır. Dediler ki: «Şüphe yok, biz babalarımızı büyük bir tarikat üzere bulduk. Muhakkak ki, biz de onların izleri üzerinde (yürüyüp) doğru yolu bulmuşlarız.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hayır! Ne bilgileri var, ne kitapları! Sadece şöyle derler: “Biz babalarımızı bir dine bağlanmış gördük. Biz de onların izlerinden gidiyoruz. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hayır, (ne bilgileri var, ne de Kitapları). Sadece: "Biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerinde gidiyoruz" dediler.
Bütün delîlleri, körü körüne taklîdden ibârettir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar: "Babalarımızı bir dîn üzerinde bulduk. Onların eserleri üzerinde gidiyoruz." dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Aslında onların dedikleri şudur: “Biz atalarımızı bir ümmete (bir dine, bir mezhebe, bir tarikata)[*] bağlı bulduk; biz onların izinden gidiyoruz.”
[*] Bir inanç etrafında toplanan topluluklara ümmet denir. (Müfredat)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Bilakis şöyle dediler:-Biz, atalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izinde dosdoğru gitmekteyiz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hayır. Sadece diyorlar ki: “Biz atalarımızı bir din üzerinde bulduk; onların izinden gidiyoruz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hayır, sadece şunu söylemişlerdir: "Biz atalarımızı bir ümmet/bir din üzerinde bulduk; onların eserlerini izleyerek biz de doğruya ve güzele varacağız."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
belki eyittiler “bayıķ biz bulduķ atalarumuzı bir millet üzere daħı bayıķ biz izleri üzere ŧoġru yol dutıcılaruz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bel ki eyitdiler: Biz ṭapduḳ atalarumuzı bir ṭarīḳat üzere. Daḫı biz anlaruñeẟerlerine yürür‐biz, didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Xeyr (belə bir şey yoxdur). Onlar: “Biz atalarımızı bir din üzərində (bütpərəstlikdə) gördük və biz də onların ardınca getdik!” – deyirlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Nay, for they say only: Lo! we found our fathers following a religion, and we are guided by their footprints.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nay! they say: "We found(4627) our fathers following a certain religion, and we do guide ourselves by their footsteps."
4627 Then comes the argument about ancestral custom, which was repudiated by Abraham (see verses 26-28 below). Indeed a good reply to ancestral custom in the case of the Arabs was the example of Abraham, the True in Faith, for Abraham was the common ancestor of the Arabs and the Israelites.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
بَلْ
hayır
قَالُٓوا
dediler
اِنَّا
şüphe- siz biz
وَجَدْنَٓا
bulduk
اٰبَٓاءَنَا
babala- rımızı
عَلٰٓى
üze- rinde
اُمَّةٍ
bir din
وَاِنَّا
ve elbet- te biz
عَلٰٓى
üze- rinde
اٰثَارِهِمْ
onların izleri
مُهْتَدُونَ
hidâyeti bulanlarız
Hayır! Onlar dediler ki: "Şüphesiz biz, babalarımızı bir din üzerinde bulduk ve elbette biz, onların izlerinde olmakla hidâyeti bulanlarız."
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
اٰبَاء
İsim
ا ب و
Ataları, babaları
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اُمَّة
İsim
ا م م
Ümmet, topluluk
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَثَر
İsim
ا ث ر
İz, eser
مُهْتَدُون
Etken fiil-VIII
ه د ي
Hidâyet bulanlar, doğru yola girenler