close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżî nezzele mine-ssemâ-i mâen bikaderin fe-enşernâ bihi beldeten meytâ(en)(c) keżâlike tuḣracûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve öyle bir mabuttur ki ihtiyaç miktarınca yağmur yağdırır gökten, derken onunla ölü şehri diriltiriz, işte böylece sizi de diriltip kabirlerinizden çıkarır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Her sene ve her bölgeye ölçülü şekilde ve) Belli bir miktar ile gökten su (yağmur, kar) indiren O’dur. Onunla ölü bir beldeyi-bölgeyi diriltir (ve her tarafına hayat) yayıveririz. (Kıştan sonra baharı getirdiğimiz gibi) İşte siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız (ve hesaba çekileceksiniz).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O Allah ki, gökten ihtiyacınıza göre belli ölçülerde su indirir de, onunla kupkuru ölü memleketlere hayat verir. İşte siz de böylece kabirlerinizden diriltilip çıkarılacaksınız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah, gökten bir hesap bir plan dâhilinde, belirli miktarlarda, düzenli olarak su indirendir. Biz onunla, kupkuru, ölü beldelere hayat vererek ölümünden önceki haline getiririz. İşte siz de, suyla genetik şifreleri harekete geçirilerek hayat verilen bitkiler gibi, kabirlerinizden çıkarılacaksınız.
Ahmet Varol
swap_vert close
O, gökten bir ölçüye göre su indirendir. Onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. İşte siz de böyle çıkarılırsınız.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ki O, belli bir miktar ile gökten su indirdi de, onunla ölü bir memleketi 'dirilttik (ve her yanına yeniden hayat) yaydık'; siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O Allah ki, gökten bir ölçü ile yağmur indirmektedir. İşte biz onunla ölü, (bitkileri kurumuş) bir beldeye hayat vermekteyiz. Siz de (ölmüşken kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O Allah ki; gökten belli bir ölçü ile bir su indirmiştir. O su ile ölü olan bir memleketi dirilttik. İşte siz de (kabirlerden) böyle çıkartılacaksınız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gökten gerekli ölçüde tekrar tekrar suyu indiren Allah'tır. Biz o su ile ölü topraklara hayat veririz. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız.
Besim Atalay
swap_vert close
O, gökten ölçüyle su indirip, onunla diriltir ölü bir kenti; böylecene topraktan yine çıkarılırsız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O'dur gökten gerekli bir ölçüye göre suyu indiren. İşte, biz (nasıl) onunla ölü toprağa hayat veriyorsak, siz de böyle (öldükten sonra) yeniden (diriltilip) çıkarılacaksınız.
Cemil Said
swap_vert close
Yağmurı semâdan luzûmı mikdâr inzâl iden Allâh’dır bu su ile ölmüş arzı ihyâ idiyor. İşte siz de bu vecihle tekrâr dirileceksiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
O, suyu gökten bir ölçüye göre indirir. Biz onunla ölü memleketi diriltiriz. İşte siz de böyle diriltileceksiniz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Biz onunla ölü araziyi canlandırdık. İşte siz de, böyle diriltileceksiniz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gökten ölçülü olarak su indiren de O’dur. Onunla ölü bir beldeye yeniden hayat veririz. İşte siz de böyle diriltilip çıkarılacaksınız.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gökten bir ölçüye göre suyu indiren O'dur. Biz onunla (kupkuru), ölü memlekete hayat veririz. İşte siz de böylece (mezarlarınızdan) çıkarılacaksınız.  
 Âyette, ihtiyaca ve belli ölçüye göre yağmurun yağdırıldığı onunla toprağa hayat verildiği bildirilen bu durumun dirilmenin açık örneği olduğu kaydedilmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
O ki gökten bir ölçüye göre su indirdi de onunla ölü bir ülkeyi dirilttik. İşte böyle çıkarılırsınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah gökten belli bir ölçüye göre su indirdi. Biz onunla ölü bir memlekete yeniden hayat verdik. İşte siz de kabirlerinizden böyle diriltilip çıkarılacaksınız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve o ki yukarıdan bir mikdar ile bir su indirmekte ve onunla ölü bir beldeye hayat neşretmekteyiz, işte siz de öyle çıkarılacaksınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
O, gökten, (takdir ettiği) bir ölçüye göre (bulutlar vasıtasıyla) su (yağmur) gönderendir. İşte biz onunla (bitkileri kurumuş) ölü bir beldeye (toprağa), hayat vermekteyiz. Siz de (öldükten sonra, yine bizim takdir ettiğimiz bir zaman da kabirlerinizden diriltilip) böyle çıkarılacaksınız.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O, bir ölçüye göre gökten su indirendir. Sonra, onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. İşte siz de böyle yeniden diriltileceksiniz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(O Allah ki) gökden bir ölçü ile su indirmişdir. İşte biz onunla ölü bir memlekete can verdik. Sizde böylece (kabirlerinizden diriltilib) çıkarılacaksınız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve O (Allah) ki, gökten bir ölçü ile su indirdi. Artık onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (siz de kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve O (zatım olan Allah) ki, gökten (bulutlardan) bir ölçü ile suyu indirmekte olan ve neticede (o suyu indirmekte olan) biz (nasıl) onunla ölü (bitkileri kurumuş) toprağa hayat veriyorsak, siz de böyle (öldükten sonra) yeniden (diriltilip) çıkarılacaksınız. *
(*) Yağmur, Allah’ın insanlara en büyük hediyelerinden biridir. Allah yukarıdaki ayette yağmurun bir matematiği olduğunu, yağmurun rastgele değil, belli ölçülere bağlı olarak yağdığını anlatmaktadır. Yeryüzümüzde su; sıvı, gaz, katı halleri arasında mükemmel bir çevrim ile halden hale girmektedir. Bu çevrim sırasında su, çok harika bir şekilde enerji dengeleyici olarak iş gördüğü gibi tüm canlıların temel ihtiyacını da karşılamaktadır… Tüm bunlardan sonra dikkatlerimizi ayetin üçüncü cümlesindeki “İşte siz de böyle çıkarılacaksınız” ifadesine çevirelim. Tüm bu incelemelerimizle beraber ayetin bizim zihnimizde çağrıştırdıkları şöyledir: Allah çok ince hesaplarla, belirlenmiş bir ölçüyle yağmur yağdırmaktadır. Bu yağmur sayesinde ölmek üzere olan bitkiler, bakteriler canlanmakta, hayat bulmaktadır. Herşeyin ölçüsünü, hesabını bu kadar iyi bilen Allah için ölen insanın yeniden yaratılması çok kolaydır. Ölçülerle belirlediği yağmurla, bitki ve bakterileri canlandıracak sistemi yaratan Allah, kendi katındaki ölçü ve bilgilere bağlı olarak insanı da yeniden yaratacaktır. Yağmurun yağışı sonucunda kuru, ölü topraktan bitkilerin fışkırması gözümüzün gördüğü bir süreçtir. Bu gördüklerimiz, Yaratıcımız için ölüyü diriltmenin, yarattığını bir daha yaratmanın, ölçüsünü, hesabını, formülünü bildiğini yeniden tekrar etmenin ne kadar kolay olduğunun delilleridir… 500 yıl önce yağmurla ilgilenen bir bilim adamına, “yağmurda ölçü var mı, yağmurun sayılarla ifade edilecek bir yönü var mı?” diye sorsaydınız hiçbir cevap alamazdınız. O dönemin insanları, Dünya’nın her yanında oluşan meteorolojik olaylardan haberdar olmadıkları için yeryüzüne düşen yağmur miktarı hakkında bir şey söylemeleri mümkün değildi. Oysa Kur’an, 1400 yıl önceden yağmurun bir ölçüye bağlandığını haber vermektedir. Son yüzyılda yapılan araştırmalarla yağmurun nasıl yağdığı, Dünya’daki suyun çevrim özellikleri iyice anlaşıldı. Keşfedilen gerçeklerden biri de Dünya’ya her sene aynı miktarda suyun yağmur olarak yağdığıdır. Bu değer saniyede 1617 milyon ton arasındadır. Böylelikle Dünya’da senede 500 milyar tonun üzerinde yağmur yağmakta ve bir o kadar su da göğe doğru buharlaşmaktadır. Bu değerler her yıl sabittir. Yeryüzündeki ekolojik dengenin sağlanmasında bu değerin sabitliğinin rolü büyüktür. Günümüzden birkaç yüzyıl önceki bir bilim adamı bile kendi yaşadığı bölgeye düşen yağmur miktarı her yıl değiştiği için, yağmurun bir ölçüye bağlı olduğunu bilemezdi. Büyük bir olasılıkla herhangi bir sayıyla yağmurun yağışı arasında hiçbir bağlantı olamayacağını söylerdi. Kaynak: (www.mucizeler. com) Ayrıca İbni Abbas da ‘’hiçbir sene diğer seneden daha az yağışlı değildir, ama Allah kulları arasında bölgeden bölgeye yağış miktarını farklı yapmaktadır, diyor. Yani bölgeden bölgeye yağış miktarı değişiyor. Bazı kıtalarda ve bölgelerde yağış miktarı daha çok, bazılarında ise az olabilmektedir. ويؤخذ من الآية أن الماء المنزل من السماء لا يختلف مقداره وإنما تختلف مقادير توزيعه على مواقع القطر ، فعن ابن عباس : ما عام أقل مطرا من عام ولكن [ ص: 51 ] الله قسم ذلك بين عباده على ما شاء . وتلا هذه الآية ، اهـ . فحصل من هذا أن المقدار الذي تفضل الله به من المطر على هذه الأرض لا تختلف كميته وإنما يختلف توزيعه . وهذه حقيقة قررها علماء حوادث الجو في القرن الحاضر ، فهو من معجزات القرآن العلمية الراجعة إلى الجهة الثالثة من المقدمة العاشرة لهذا التفسير (التحرير والتنوير - تفسير البيضاوي  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gökyüzünden bir ölçü ile su indiren, o suyla ölü beldeleri canlandırıp, üzerindeki canlıları diriltip çoğaltan Allah’dır. Siz de böyle (diriltilip) çıkartılacaksınız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yine o Allah ki size gökyüzünden yetecek kadar su indirdi. Biz onunla kuraklıktan ölmüş bir ülkeyi diriltiriz. İşte siz de sinlerinizden böyle çıkarılacaksınız?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Gökten elverecek kadar yağmur indiren O/dur. Biz kuru bir halde bulunan bir memlekete onunla yeni bir hayat veririz. Siz de böylece kabirlerden çıkarılacaksınız.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Gökten belli bir ölçüye göre suyu indiren O’dur. Biz onunla ölü bir beldeyi canlandırırız [enşernâ]. Siz de böylece çıkarılacaksınız.
Kadri Çelik
swap_vert close
O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Böylece de onunla ölü bir beldeyi canlandırırız. Siz de işte böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gökten belli bir ölçüyle yağmur yağdıran ve onunla ölü toprağahayat veren de O’dur. İşte, bitkilerin her bahar yeniden dirilmesi gibi, sizler de bir gün böyle diriltilip kabirlerinizden çıkarılacaksınız.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gök’ten ölçüyle (miktarınca) su indirdi. Onunla ölü bir beldeyi yeniden canlandırdık. İşte böyle çıkarılırsınız.
Mehmet Çakır
swap_vert close
gökten suyu ayarlı indiren. " Biz su sayesinde ölü topraklara can verdik. Tekrar dirilişiniz de böyle olacak.
Mehmet Çoban
swap_vert close
O, gökten yasayla belirlenmiş ölçüye göre yağmur indirendir. Onunla ölü araziyi canlandırır. Siz de böyle diriltileceksiniz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Gökten bir ölçüyle su indiren de O’dur. Biz onunla ölü şehri (toprağı) canlandırırız. Siz de (mahşer için) işte böyle çıkarılacaksınız. [*]
Benzer mesajlar: A‘râf 7:25; Tâhâ 20:55; Hacc 22:6; Rûm 30:19; Fâtır 35:9; Kâf 50:11, 42; Nûh 71:18.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Gökten suyu belirli bir ölçüye göre indiren, O (Allah)’tır. Onunla ölü toprağa hayat verdiğimiz gibi, siz de (kabirlerinizden) çıkarılacaksınız.¹
1 Âyetin son bölümü “Onunla ölü toprağa hayat verdiğimiz gibi siz de (bir rûh olan bu Kur’an ile yepyeni bir hayata) çıkarılacaksınız.” diye de anlaşılabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
O’dur gökten gerekli miktarda suyu tekrar tekrar ⁹ indiren: işte, Biz [nasıl] onunla ölü toprağa hayat veriyorsak, siz de böyle [öldükten sonra] yeniden sahneye çıkarılacaksınız.
9 Nezzele gramatik kalıbı, burada yeniden vuku bulmaya işaret ettiğinden “tekrar tekrar” şeklinde çevrilmiştir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gökten yağmuru belli bir kadere/ölçüye göre indiren de O’dur. Nasıl biz onunla ölü toprağa hayat veriyorsak siz de ölümden sonra böyle diriltileceksiniz. 7/57, 22/5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Gökten suyu bir ölçüye göre[⁴³⁷⁵] sürekli indiren de O’dur: Bunun sonunda Biz (nasıl) ölü toprağı yeniden diriltiyorsak, işte siz de (öldükten sonra) böyle çıkarılacaksınız.
[4375] Bir kader ile, yani: “bir yasa dahilinde”. Zımnen: Tesadüfen ve gelişigüzel değil.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ki o, gökten bir ölçüye göre su indirmiştir. (Gökten inen su bir ölçüye göre değil de, tümü birden inecek olsa siz ne yapardınız? Nuh kavminin başına gelen felaketi görmüyor musunuz?) İşte biz o ölçülü su indirmekle ölü bir memleketi (kupkuru toprağı, yeryüzünü mümbit ovalar haline getirdik) dirilttik. İşte siz de (tohumların toprağı yarıp yeryüzünde filizlenmesi gibi, kabirlerinizden öyle) çıkarılacaksınız.
Osman Fırat
swap_vert close
O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Biz onunla ölü bir beldeyi yeniden canlandırdık. İşte siz de, böyle yeniden diriltileceksiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o ki, gökten bir muayyen miktar su indirmiştir. Artık onunla bir ölmüş beldeye (hayat) neşretmiş olduk. İşte siz de (kabirlerinizden) öyle çıkarılacaksınızdır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gökten, bir ölçüye göre su indiren de O'dur. Biz onunla ölü bir ülkeye hayat veririz. İşte siz de mezarlarınızdan öyle çıkarılacaksınız.
Âyetteki ezvac kelimesinden sadece kadın ve erkekler kasdedilmez. Allah diğer mahlûkları da çift yaratmıştır. Mesela elektriğin, pozitif ve negatif kutuplarının bir araya gelmesiyle sayısız cihazlar yapılmıştır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gökten bir ölçü ile su indirdi de, onunla ölü bir ülkeyi canlandırdık. İşte siz de öyle (canlandırılıp) çıkarılacaksınız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Lüzûmı kadar suyı semâdan indirüb onunla ölmüş ve kurı toprağı ihyâ ider ve yeşerdiriz. Bunun gibi siz de kabirlerinizden çıkarsınız.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O, gökten bir ölçüye göre su indiren Allah’tır. Onunla ölü bir bölgeyi diriltiriz. Kabirlerinizden de böyle çıkarılacaksınız.
Şaban Piriş
swap_vert close
O, gökten bir ölçüyle su indirendir. Onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. Sizde işte böyle çıkarılacaksınız.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Gökten bir ölçüye göre su indiren de Odur ki, ölü bir beldeye Biz o suyla hayat verdik. Siz de kabirlerinizden böyle çıkarılacaksınız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gökten bir ölçüye bağlı olarak/bir kaderle su indirmiştir O. O suyla biz ölü bir beldeyi hayata kavuşturduk. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol kim indürdi gökden śuyı endāze-y-ile pes dirilttük anuñ-ile ölü ili. andayuķ çıķarınılasız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol Tañrı indürdi gökden ṣuları endāze‐y‐ile. Pes diriltdük anuñlaölmiş yirleri. Anuñ gibi siz daḫı türbeden çıḳup dirilürsiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O Allah ki, göydən bir qədər (sizin ehtiyacınızı ödəyə biləcək miqdarda) su endirdi. Biz onunla ölü bir məmləkəti dirildirik. Siz də (qiyamət günü dirildilib qəbirlərinizdən) belə çıxardılacaqsınız!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And who sendeth down water from the sky in (due) measure, and We revive a dead land therewith. Even so will ye be brought forth;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
That sends down (from time to time) rain from the sky in due measure;-(4614) and We raise to life therewith a land that is dead; even so will ye be raised (from the dead);-(4615)
4614 In due measure: i.e., according to needs, as measured by local as well as universal considerations. This applies to normal rainfall: floods and droughts are abnormal conditions, and may be called unusual manifestations of His power, fulfilling some special purpose that we may or may not understand. 4615 The clause 'And We raise .. . (from the dead)' is parenthetical. Cf. 35:9, n. 3881. Note the transition from the third to the first person, to mark the Resurrection as a special act of Allah as distinguished from the ordinary processes of nature ordained by Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ي
ve O ki
نَزَّلَ
indirdi
مِنَ السَّمَٓاءِ
gökten
مَٓاءً
bir su
بِقَدَرٍۚ
bir ölçü ile
فَاَنْشَرْنَا
artık ha- yat verdik
بِه۪
onun- la
بَلْدَةً
bir mem- lekete
مَيْتاًۚ
ölü
كَذٰلِكَ
işte böyle
تُخْرَجُونَ
çıkarılacaksınız
Gökten bir ölçüye göre suyu indiren de O'dur. Biz onunla (kupkuru) ölü bir memlekete hayat veririz. İşte (siz de kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız!
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
نَزَّلَ
Fiil-II
ن ز ل
İndirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
مَٓاء
İsim
م و ه
Su
قَدَر
İsim
ق د ر
Miktar, ölçü, takdir, kader
اَنْشَرَ
Fiil-IV
ن ش ر
Diriltti, hayat verdi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
بَلْدَة
İsim
ب ل د
Belde, diyar, memleket, şehir, ülke
مَيْت
İsim
م و ت
Ölü
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَخْرَجَ
Fiil-IV
خ ر ج
Çıkardı