close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zâriyât Sûresi 9. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yu/feku ‘anhu men ufik(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ondan saptırılan, saptırılmıştır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ondan (Hakk’tan ve Kur’an’dan yüz döndürüp, benliğe ve dünyalık beklentilere yönelen, hikmet ve hakikatten) çevrilen; (hidayet ve istikametten de) çevrilir! (Kendi gurur ve kuruntularının esiri haline gelirler.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu çeşitli sözlerinden dolayı, ancak haktan yüz çevirenler sapıtırlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Akıllarını kullanma ve düşünme zaafı olanlar, bu çelişkili sözler yüzünden, bâtıla, küfre döndürülüyor.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ondan çevrilen çevriliyor.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ondan çevrilen çevrilir,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Peygamber ve Kur'an'dan çevrilen çevrilir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Haktan) çevrilen, bundan (kıyametin olacağından) da çevrilmiştir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O sözden dolayı imandan döndürülebilen, döndürülüyor.
Besim Atalay
swap_vert close
Ondan döndürülen, bundan da döndürülür
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Oysa) bu davetten, aldanarak yüz çeviren, (yalnızca) kendini aldatır!
Cemil Said
swap_vert close
7,8,9. Kevâkibi muhtevî semâ hakkı içün yemîn iderim aranızda ihtilâf idiyorsunuz, hakîkatden yüz çevirenden yüz çevrilecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bundan, dönebilecek kimseler döndürülür.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ondan (Peygamber’den) çevrilen çevrilir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Çarpık düşünceli olanlar doğru yoldan başkasına yönelirler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
7, 8, 9. İçinde yörüngeleri olan göğe andolsun ki siz çelişkili sözler söylüyorsunuz. Ondan (Kur'an'dan veya imandan) dönen döndürülür (engellenmez).  
 Gerçekten Kureyş, Hz. Peygamber ve Kur'an hakkında farklı şeyler söylüyorlardı. Peygamber ve Kur'an hakkında, sahir ve şiir, şair ve şiir, kahin ve kehanet iddiasında bulunmuşlardı.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Çevrilen, ondan çevrilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ondan çevrilen (imana) çevrilir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ondan çevirilen çevrilir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Israrla hakkı inkâr ederek) ondan (Kur’ân ve Peygamber’in tebliğinden) yüz çevirenler, hidâyete eremezler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Döndürülecek kimse, ondan çevrilir.¹
1- Yalana sapan kimse, gerçekten yoksun kalır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ondan döndürülen kimseler döndürülür.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ondan (Kur'ân'dan) çevrilen, çevrilir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
7 , 8, 9. Ve (gezegenler ile sayısız yıldızlara ait) mükemmel dairesel yörüngelere sahip olan semaya (uzaya) yemin ederim ki, siz, neye inanılacağı konusunda derin bir ayrılık içindesiniz. Ondan (o neye inanılacağı konusunda içinde bulunduğunuz derin ayrılıktan) dolayı, ancak (haktan) yüz çevirenler sapıtırlar. *
(*) Ayette geçen (الْحُبُكِ)’’hubük’’ kelimesi, herbir gök cismi için çok özenli ve düzenli oluşturulan yörüngeler demektir. Aşağıdaki metne bakılabilir. ) السماء ذات الحبك في المفهوم العلمي واللغوي أنها ذات مدارات محددة لكل جرم من أجرامها، علي الرغم من تعاظم أعدادها واستمرارية سبحه  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kur’an’ın hakkında uydurulan sözler ile döndürülmüş olan,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ondan döndürülen bundan da döndürülür.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ondan döndürülen bundan da döndürülür [²].
[2] Hidayet-i ezeliyeden döndürülen, peygamberden ve Kur'an'dan da döndürülür, hidayetten çevrilen, imandan da çevrilir, yahut ondan yüz çeviren mü'minler bu sözden yüz çevirirler, bu halde metholur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ondan çevrilen çevrilir.⁵
5 Krş. Tevbe, 9/127  
Kadri Çelik
swap_vert close
(Kıyamete imandan) Çevrilmiş olan, (akıl ve delil yolundan) çevrilmiş olanlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Demek ki, ancak sapıklığı baştan kabullenmiş, haktan sapan, yalana sürüklenmiş insan bu ilâhî dâveti reddedip ondan yüz çevirir. Öyleyse;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
(Aldanıp) Çevrilen kimse ondan çevrilir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
N'apalım sözünden dönen döner.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İsteyen özgür iradesiyle ayetlerimizle anlatılan gerçeklere inanır. İsteyen özgür iradesiyle anlattığımız gerçekleri inkâr eder. Hiç kimseye gerçekleri zorla kabul ettirecek değiliz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ondan (Kur’an’dan) savrulan kişi (kendi aleyhine) savrulmuş olur.
Mehmet Türk
swap_vert close
İnkâr eden, ancak kendisini aldatır.
Muhammed Esed
swap_vert close
bu konuda (gerçeğe) aykırı görüşleri savunan, (yalnızca) kendini aldatır! ⁵
5 Lafzen, “bu [gerçek]ten sapan, yalana sürüklenendir” -yahut, Tâcu’l-‘Arûs’a göre, “aklı ve düşüncesi çarpılan kişidir”, yani peşinen (a priori) kendisini kandırmaya mahkum olan kişidir: bu da, Allah’a ve dolayısıyla ölümden sonraki hayata inancın insanın zihninde ve düşüncesinde önceden saklı bulunan bir tasavvur olduğunu ve bu sebeple, bu inançtan uzaklaşmanın zihinsel bir sapmadan başka bir şey olmadığını gösterir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Savrulanlar kendi aleyhine savrulur. 10/108
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
savrulanlar, kendi aleyhine savrulurlar![⁴⁷⁰⁵]
[4705] Veya: “istikametten sapan yalana sürüklenir”. Zımnen: Âhiretin varlığı, mantîken zorunlu bir sonuçtur; çünkü hayatın amaçlılığı ve anlamlılığı böyle bir sonucu gerekli kılar. Her savrulmanın nasılsa bir mazereti vardır. Fakat bunların hiçbiri savrulmayı mazur kılmaz. Burada dile gelen savrulmanın temel sebebi, akidedeki köksüzlüktür.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ondan (O’nun Resulünün imana davetinden) ancak (şeytanın peşinden giden -sizin gibi-) dönek yalancı kimseler yüz çevirir!
Osman Fırat
swap_vert close
Herkim aldatıyorsa ondan (resulden) çevriliyor
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ondan döndürülen kimse, döndürülür.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Oysa bu dâvetten, ancak aklı çarpılmış olan kimse çevrilip vazgeçirilir.
Dünyadaki insanların farklı inançlarından bahsederken gök yüzünün çeşitli yollarına ve yörüngelerine yemin edilmesi, bir benzetme yapma gayesine de yönelik olabilir. Yani gökte yıldız kümeleri ve bulutlar nasıl farklı farklı ise, siz yerdeki insanlar da çeşit çeşit inançlara sahipsiniz. Demek ki insanlara gerçeği bildiren vahyin gelmesi mutlaka gereklidir. En ufak zerreden en büyük güneşlere kadar her şeyin nizama bağlı olduğu bir kâinatta, insan gibi bir varlığın nizamsız kalması nasıl mümkün olabilir? Her şey birçok gayeye göre yaratılmışken insan gibi mükemmel varlığın gayesiz, başıboş kalması nasıl mümkün olabilir? Burada şöyle bir incelik vardır: Âhireti inkâr edenler “çürüyüp, toz toprak olacağız, zerrelerimiz havada uçuşacak bundan sonra bedenimiz nasıl olur da birleşebilir?” diyorlardı. Oysa dünyadaki sular güneşin ısısıyla buharlaşarak zerreler halinde bir araya gelip sıkışmış bulutlar oluşturmakta sonra yeryüzüne damlalar halinde geri dönmektedirler. Her gün bunları gerçekleştiren ilahî kudretin insanların vücutlarının dağılmış zerrelerini hava, su ve toprağın içinden toplayıp bir araya getiremeyeceği iddia edilebilir mi? Toz zerreleri, su buharları ve yağmur bulutlarından bahseden ilk üç âyet, buna işaret eder gibidir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Çevrilen, ondan çevriliyor.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kazâ ve kaderde hidâyetden meyl itdirilmiş olan kimse Kur'ân'dan ve rasûlen başka tarafa meyl ider.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Hesap verme inancından çevrilen çevrilene.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ondan çevrilen çevrilir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ancak haktan döndürülenler hesap gününe iman etmekten saptırılır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yüzgeri çevrilen onun yüzünden çevrilir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
döndürinile peyġamber’den ol kim döndürinildi ya'nį Tañrı 'ilminde islām’dan.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ṣarf olur andan ṣarf olan kimse.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ondan (Qur’andan, yaxud Muhəmməd əleyhissəlamdan) zatında dönüklük olan kimsə dönər! (Allahın əzəli elmində imandan kim dönmüşdürsə, Qur’andan və Peyğəmbərdən də elə o dönər!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He is made to turn away from it who is (himself) averse.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Through which are deluded (away from the Truth) such as would be deluded.(4995)
4995 Some Commentators draw from this a rigid doctrine of Calvinistic Predestination or Determinism, which I do not think is fairly deducible from the words. "Yu'fak" should I think be translated "will be or would be deluded", meaning "have the wish or desire to be", and not "must necessarily be deluded by eternal predestination". The word occurs in many places in the Qur'an: e.g., Cf. 5:75, or 9:30.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يُؤْفَكُ
döndürülür
عَنْهُ
ondan
مَنْ
o kim- se ki
اُفِكَۜ
döndü
O (resulümüzden yüz çeviren ve iman)dan dönen döndürülür (ona engel olunmaz).
اَفَكَ
Fiil-I
ا ف ك
Çevirdi, döndürdü, uydurdu, vazgeçirdi
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَفَكَ
Fiil-I
ا ف ك
Çevirdi, döndürdü, uydurdu, vazgeçirdi