close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zâriyât Sûresi 57. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Mâ urîdu minhum min rizkin vemâ urîdu en yut’imûn(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlardan ne bir rızık istiyorum ve ne beni doyurmalarını istiyorum.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ben, onlardan bir rızık dileyip beklemiyorum. (Herkesi ve her şeyi Ben yediriyorum) Ve onların Beni doyurup-beslemelerini de emredip istemiyorum. (Zaten bütün nimetlerin hazineleri Benim katımdadır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve ben onlardan ne rızık istiyorum, ne de beni doyurmalarını.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlardan rızık, ekmek, aş ve servet istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ben onlardan bir rızık istemiyorum ve beni beslemelerini de istemiyorum.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup-beslemelerini de istemiyorum.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ben, onlardan bir rızk istemiyorum, (ben onları kendilerine yahud başka bir kimseye rızık versinler diye yaratmadım); bana (kullarıma) yemek yedirmelerini de istemiyorum.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ben onlardan bir rızık ve Beni (peygamberimi) yedirmelerini istemiyorum.(*)
(*) Yani, kullarımın ve peygamberimin rızkını onlara bırakmış değilim.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlardan bir azık istemiyorum, istemem ki beni doyuralar da
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup beslemelerini de beklemiyorum.
Cemil Said
swap_vert close
Ben ânlardan rızık taleb itmiyorum. Mahlûkâtıma ta’âm virsünler demiyorum.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlardan bir rızık istemem; Beni doyurmalarını da istemem.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istiyor değilim.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlardan ne bir rızık istiyorum, ne de beni beslemelerini.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ben onlardan herhangi bir rızık istemiyorum. Beni yedirmelerini de istemiyorum.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ben onlardan bir rızk istemiyorum, bana yemek yedirmelerini de istemiyorum
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ben) onlardan, (yaratmış olduğum mahlûkata) rızık (vermelerini) istemiyorum, (yine) beni (m yaratmış olduğum mahlûkatı) doyurmalarını da istemiyorum.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlardan bir rızık da istemiyorum, Beni doyurmalarını da istemiyorum.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ben onlardan bir rızık istemiyorum. Bana (yemek) yedirmelerini de istemiyorum!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ben) onlardan bir rızık istemiyorum; beni doyurmalarını da istemiyorum.(2)
(2)“İnsan rızka çok mübtelâ (düşkün) olduğu için, rızka çalışmak bahânesini, ubûdiyete (kulluğa) mâni‘ tevehhüm edip (zannedip), kendine bir özür bulmamak için âyet-i kerîme diyor ki: Sizler ubûdiyet için halk olunmuşsunuz! Sizin netîce-i hılkatiniz (yaratılışınızın netîcesi) ubûdiyettir! Rızka çalışmak ise emr-i İlâhî noktasında bir nevi‘ ubûdiyettir. Benim mahlûkātımın ve rızıklarını der‘uhde ettiğim (üstlendiğim) nefislerinizin ve ıyâlinizin (âilenizin) ve hayvanâtınızın rızkını tedârik etmek, güyâ bana âiddir. Sizler bana âid rızık ve it‘âmı(beslemeyi) ihzâr etmek (hazırlamak) için yaratılmamışsınız. Çünki Rezzâk (rızkı veren) benim! Sizin ve müteallikātınız (yakınlarınız) olan ibâdımın (kullarımın) rızkını ben veriyorum. Siz bunu bahâne edip ubûdiyeti terk etmeyiniz!” (Lem‘alar, 28. Lem‘a, 309)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ben, (buna karşılık) onlardan (ne kendileri ne de başkaları için) bir rızk istemiyorum (onları kendilerine yahut başka bir kimseye rızık versinler diye yaratmadım); ve (yine buna karşılık) bana (diğer kullarıma) yemek yedirmelerini de istemiyorum (çünkü herkesi ve her canlıyı ben yediriyorum, yani kendileri için bütün besin maddelerini ve rızkın tüm kaynağını yalnız ben yaratıyorum, onlar değil). *
(*) Bu ifadeden maksat şudur: Dünya efendilerinin, hizmetçilerinden faydalanmaları gibi, onların hizmetleriyle imkânlarımı artırmam söz konusu değildir.” Yani ne sizi yaratmakla ne de sizin ibadetinizle Allah bir kazanç sağlayacak değildir; çünkü Onun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Yalnız O sizi yaratmakla size lütufta bulunmuştur. İbadetinizin de yararı kendinizedir. Sizi yaratan O olduğu gibi, rızıklandıran ve her türlü ihtiyacınızı karşılayan da O’dur. Onun için, dünyaya ait meşgalelerinizi ve geçim endişesini ibadetinize bir engel yapmayın. قوله تعالى: ما أريد منهم من رزق أي: ما أريد أن يرزقوا أنفسهم وما أريد أن يطعمون أي: أن يطعموا أحدا من خلقي، لأني أنا الرزاق . وإنما أسند الإطعام إلى نفسه، لأن الخلق عيال الله، ومن أطعم عيال أحد فقد أطعمه (زاد المسير ) .ولهذا قال تعالى: {مَا أُرِيدُ مِنْهُمْ مِنْ رِزْقٍ وَمَا أُرِيدُ أَنْ يُطْعِمُونِ} [الذريات:57]. وأما قوله تعالى: {مَنْ ذَا الَّذِي يُقْرِضُ اللَّهَ قَرْضاً حَسَناً فَيُضَاعِفَهُ لَه} [البقرة: من الآية 245 ] فهذا ليس إقراضا لله سبحانه، بل هو غني عنه، لكنه سبحانه شبه معاملة عبده له بالقرض; لأنه لا بد من وفائه، فكأنه التزام من الله سبحانه أن يوفي العامل أجر عمله، كما يوفي المقترض مَنْ أقرضه (وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالأِنْسَ إِلاَّ لِيَعْبُدُونِ 56 - ملتقى أهل الحديث ما أريد منهم من رزق: لم يرد الله منهم أن يرزقوا أنفسهم ولا يرزقوا غيرهم. وقوله ( مَا أُرِيدُ مِنْهُمْ مِنْ رِزْقٍ ) يقول تعالى ذكره: ما أريد ممن خلقت من الجنّ والإنس من رزق يرزقونه خلقي ( وَمَا أُرِيدُ أَنْ يُطْعِمُونِ ) يقول: وما أريد منهم من قوت أن يقوتوهم, ومن طعام أن يطعموهم.حدثنا ابن بشار, قال: ثنا معاذ بن هشام, قال: ثنا أبي, عن عمرو بن مالك, عن أبي الجوزاء, عن ابن عباس ( مَا أُرِيدُ مِنْهُمْ مِنْ رِزْقٍ وَمَا أُرِيدُ أَنْ يُطْعِمُونِ ) قال: يطعمون أنفسهم (تفسير الطبري )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ben onlardan herhangi bir rızık istemediğim gibi, beni doyurmalarını da istemiyorum.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yoksa Benim onlardan bir iyilik beklediğim yok. Onların beni doyurmalarını da istemiyorum.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yoksa onlardan rızk da istemiyorum, beni beslemelerini de istemiyorum.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ben onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ben onlardan bir rızık istemiyorum ve ben, onların beni doyurup beslemelerini de istemiyorum.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ben diğer sözde ilahların kendilerine tapanlardan istediği gibi onlardan ne bir rızık istiyorum, ne de beni beslemelerini.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlardan hiçbir rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ben onlardan bir rızk istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ben insanlardan rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini istemiyorum. Böyle bir şey mi var? Tutturmuşlar şu ilahlarımızın, şu Allah’ın diyorlar! Sanki onlardan bir şey isteyen var!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ben onlardan hiçbir rızık istemiyorum; beni doyurmalarını da istemiyorum. [*]
Benzer mesajlar: En‘âm 6:14; Mü’minûn 23:88; İhlâs 112:2.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ben onlardan rızık istemediğim gibi, onların Beni, doyurmalarını da istemiyorum. ¹
1 Yani Ben, Rableri olarak, onların diğer efendileri gibi onların Beni beslemelerini ve Benim için çalışmalarını istemiyorum.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Ama dikkat edin,] Ben onlardan ne bir rızık istiyorum ne de Beni gözetip beslemelerini:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ben onlardan ne bir rızık istiyorum, ne de beni doyurmalarını. 6/14, 20/132
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlardan ne bir rızık bekliyorum ne de Beni beslemelerini:
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ben onlardan rızık istemiyorum, bana yemek yedirmelerini de istemiyorum.
(Ben onlardan, diğer efendilerin kullarından, uşaklarından bekledikleri hiçbir şeyi beklemiyorum. Çünkü hiçbir şeye muhtaç değilim, buna rağmen ben onların her ihtiyacını gideriyorum ve karşılığında kendilerinden verdiğim nimetlere şükretmelerini, bana ortak koşmamalarını, sâlih amel işlemelerini ve huzuruma ak alınla dönmelerini bekliyorum ki, bunları yapmak da kendi yararlarınadır. Çünkü böyle kullarımı sonsuza dek sürecek cennetlere yerleştiririm)  
Osman Fırat
swap_vert close
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de dilemiyorum.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve ben onlardan bir rızık istemiyorum ve bana yemek yedirmelerini de istemiyorum.
Suat Yıldırım
swap_vert close
57, 58. Onlardan nafaka istemiyorum, beni yedirip beslemelerini de istemiyorum. Asıl bütün mahlûkların rızıklarını veren, kâmil kuvvet ve tam iktidar sahibi olan Allah Teâlâdır.
“Nafaka istemiyorum” buyruğundan maksat şudur: Dünya efendilerinin, hizmetçilerinden faydalanmaları gibi, onların hizmetleriyle imkânlarımı artırmam söz konusu değildir.”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ben onlardan rızık istemiyorum, beni beslemelerini de istemiyorum.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ben onlardan rızık istemem ve beni it'âm itmelerini dahî murâd itmem.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlardan ne bir nimet beklerim ne de beni doyurmalarını isterim.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ben onlardan bir rızık istemiyorum; Beni doyurmalarını da istemiyorum.(10)
(10) Ne sizi yaratmakla, ne de sizin ibadetinizle Allah bir kazanç sağlayacak değildir; çünkü Onun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Yalnız O sizi yaratmakla size lütufta bulunmuştur. İbadetinizin de yararı kendinizedir. Sizi yaratan O olduğu gibi, rızıklandıran ve her türlü ihtiyacınızı karşılayan da Odur. Onun için, dünyaya ait meşgalelerinizi ve geçim endişesini ibadetinize bir engel yapmayın, tembelliğinizin mazereti haline getirmeyin.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni yedirip doyurmalarını da istemiyorum.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı dilemezin anlardan hįç rūzį daħı dilemezin kim yidüreler baña.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlardan ben rızḳ dilemezin. Daḫı anlar baña yidürmek istemezin.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mən onlardan ruzi istəmirəm. Mən onlardan Məni (ehtiyacı olan bəndələrimi) yedirtmələrini də istəmirəm!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
I seek no livelihood from them, nor do I ask that they should feed Me.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
No Sustenance do I require(5033) of them, nor do I require that they should feed Me.
5033 Sustenance, in both the literal and the figurative sense: so also "Feed Me" at the end of the verse. Allah is independent of all needs. It is therefore absurd to suppose that He should require any Sustenance, and still more absurd to suppose that we can feed Him! The gifts, the Sustenance, the goodness, all come from His side.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مَٓا اُر۪يدُ
istemiyorum
مِنْهُمْ
onlardan
مِنْ رِزْقٍ
bir rızık
وَمَٓا اُر۪يدُ
ve istemiyorum
اَنْ يُطْعِمُونِ
beni doyurmalarını
Ben onlardan bir rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رِزْق
İsim
ر ز ق
Rızık, yiyecek
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَطْعَمَ
Fiil-IV
ط ع م
Yedirdi, doyurdu