close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zâriyât Sûresi 54. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fetevelle ‘anhum femâ ente bimelûm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Artık yüz çevir onlardan, bundan dolayı da kınanmazsın sen.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) Öyleyse Sen, onlardan (bile bile inkâr ve itiraza kalkışanlardan) yüz çevir (çünkü davetini yaptın, görevini tamamladın); artık kınanacak değilsin.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O halde onlardan yüz çevir, bundan dolayı kınanacak değilsin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Artık onlardan uzak dur. Onların takındıkları tavırlardan dolayı sen kınanacak değilsin.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sen onlardan yüz çevir. Artık sen kınanacak değilsin.
Ali Bulaç
swap_vert close
Öyleyse sen, onlardan yüz çevir; artık kınanacak değilsin.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onun için, onlardan yüz çevir; artık (tebliğ vazifeni yaptın ve bizim katımızda) kınanacak değilsin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Artık sen onlardan yüz çevir. Ve kınanacak da değilsin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Artık onlardan yüz çevir! Bundan sonra sen hiç kınanmazsın.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlardan yüz çevir, artık sen kınanmazsın
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onun için (ey Resul), onlarla tartışmaya girme! Böyle yapmakla kınanıp suçlanacak değilsin.
Cemil Said
swap_vert close
Ânları hallerine terk it bunun içün ’itâba dûçâr olmazsın.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Artık onlarla ilgilenme. Bundan dolayı (çağrına uymadılar diye) sen kınanacak değilsin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Artık onlara aldırma. (Davete uymamalarından dolayı) sen kınanacak değilsin.  
 Çünkü Hz. Peygamber sürekli olarak hakka davet etmiş ve bu yolda her çabayı göstermiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin.
Yunus peygamber görevini tamamlamadan halkından yüz çevirdiği için kınanmıştı (37:142).  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey Muhammed! Sen onlardan yüz çevir. Artık sen kınanacak değilsin.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onun için onlardan yüz çevir, artık sen levm olunacak değilsin
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) Artık onlardan (ısrarla hakkı inkâr edenlerden) yüz çevir, sen kınanacak değilsin (zira sen, davet ve uyarı vazifeni hakkıyla yerine getirdin).
Erhan Aktaş
swap_vert close
O halde onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O halde (Habîbim) onlardan yüz çevir. Artık sen, kınanacak (mes'ûl olacak) değilsin.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Artık onlardan yüz çevir; bu yüzden kınanacak bir kimse değilsin!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) Artık onlara aldırma, (sen sadece tebliğini yap); böyle yaptığın takdirde kınanacak değilsin.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sen bu sözleri söyleyenlerden yüz çevir. Zira sen, (onların azgınlıklarından dolayı) kınanacak değilsin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Artık sen onlardan elini çek. Bundan dolayı kınanacak değilsin.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Artık onlardan çekil, sen bundan dolayı kınanacak değilsin [²].
[2] Çünkü vazifeni elinden geldiği kadar yaptın.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
O hâlde sen onlardan yüz çevir. Sen kınanacak değilsin.
Kadri Çelik
swap_vert close
Öyleyse sen onlardan yüz çevir; artık sen kınanacak değilsin.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öyleyse, sen hakîkati bütün delilleriyle ortaya koyduğun hâlde yanlış düşüncelerinde ısrar eden bu gibi insanlardan yüz çevir! Korkma, onlara yüz vermediğin için sorumlu tutulmayacak, bundan dolayı kınanmayacaksın!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Bu gibilere yüz verme. Bu yüzden kınanmayacaksın.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onun için sen inkâr edenlerden yüz çevir. İnkâr edenlere karşı mücadele vereceğim diye kendini yıpratma! Sen üzerine düşeni yaptın! İnkâr edenlerin inkârlarında inatçı olmalarından dolayı sen kınanmaz, sorumlu tutulmazsın.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlardan yüz çevir! Sen asla kınanacak değilsin.
Mehmet Türk
swap_vert close
Öyleyse (Ey Muhammed!) Sen onlarla mücadele etmeyi bırak. (Bu durumda) suçlu olan artık sen değilsin.
Muhammed Esed
swap_vert close
O halde, onlardan yüz çevir, (bu durumda) senin bir suçun olmaz;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Artık onlardan yüz çevir, böyle yaptığın için kınanacak değilsin. 4/140, 6/68
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Artık onları kendi hallerine bırak, (sen kendi işine bak);[⁴⁷³⁷] böyle yaptığın takdirde kınanacak değilsin.
[4737] Zımnen: Gündemini düşmanın belirlemesin, kendi gündemini takip et! Çevirimizin gerekçesi bir sonraki âyettir (Krş: 53:29, not 21).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) artık sen onlardan yüzünü çevir! (Onları kendi hallerine terk et uğraşma, davetine uymadıklarından dolayı) Sen kınanacak değilsin.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlardan yüz çevir, sen kınanacak değilsin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şimdi onlardan yüz çevir, artık sen kınanılacak değilsin.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sen de onlardan yüz çevir, yeterince onlara hakkı anlatmaya çalıştığından artık bundan ötürü seni kimse ayıplayamaz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlardan yüz çevir, sen kınanacak değilsin.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sen onlarla mubâhase ve mücâdeleden i'râz it. Sen artık levm olunmazsın.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Artık onlarla ilgilenme; sen bundan dolayı kınanacak değilsin.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Onlardan yüz çevir, bundan dolayı kınanacak değilsin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sen onlardan yüz çevir; artık kınanmazsın.(9)
(9) Üzerine düşeni yaptın; senden günah gitti.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Artık onlardan yüz çevir. Sen bu yüzden kınanmayacaksın.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes yüz döndür anlardan degülsin sen melāmet olınmış.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İ‘rāż eyle anlardan saña melāmet olmaz i‘rāż‐ıçun.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Artıq onlardan üz döndər! Sən buna görə qınanası deyilsən (çünki sənə həvalə olunmuş risaləti layiqincə təbliğ etdin).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
So withdraw from them (O Muhammad), for thou art in no wise blameworthy,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So turn away(5031) from them: not thine is the blame.
5031 When the Prophet freely proclaims his Message, it is not his fault if obstinate wickedness refuses to listen. He can leave them alone, but he should continue to teach for the benefit of those who have Faith.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَتَوَلَّ
artık yüz çevir
عَنْهُمْ
onlardan
فَمَٓا اَنْتَ
ve sen değilsin
بِمَلُومٍۘ
kınanacak bir kimse
(Resulüm!) Artık (sen) onlardan yüz çevir! (Onların iman etmemesinden dolayı) Sen kınanacak değilsin.
تَوَلّٰى
Fiil-V
و ل ي
Yüz çevirdi, çevirdi, geri döndü, dönüp gitti, üstlendi, dost edindi
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
مَلُوم
Edilgen fiil
ل و م
Kınanan