close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zâriyât Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felmukassimâti emrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken işi ayıranlara.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ayrıca (tabiattaki dengeli ve düzenli) işleri paylaştıranlara (haklı ve hayırlı girişimlerde iş bölümü yapıp Allah’ın rızasına ve insanların huzuruna çalışanlara) andolsun ki;
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
tüm kâinât içerisinde yaratıkların tümünün işlerini taksim edip ayarlayan güçlere andolsun ki;
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bütün ilâhî planların, kararların, icraatların envanterini çıkarıp taksim eden meleklere andolsun.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra işleri paylaştıranlara andolsun ki,
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonra iş(ler)i taksim edenlere andolsun.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra işleri (kullara) bölen meleklere yemin olsun ki:
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşin idaresini taksim eden meleklere andolsun ki;
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. Esip savuran rüzgârlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca akanlara, iş bölümü yapanlara yemin olsun ki, size vaad edilen kesinlikle gerçekleşecektir; ceza da kesinlikle olacaktır. [582]
[582] Zâriyât sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 255.  
Besim Atalay
swap_vert close
Bir işi bölüşenlere
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Hayatın nimetlerini Allah'ın) buyruğu altında paylaştıran meleklere andolsun ki,
Cemil Said
swap_vert close
1-5. Tozı savuranlar [1], bârân yüküni taşıyanlar, hafifce seyr idenler ve yağmurı tevzî’ iyleyenler hakkı içün yemîn iderim ki size idilen va’adler hakdır.
[1] Rüzgâr çıkararak tozı savuran bulutlar.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.[504]
Âyetlerde rüzgâr, bulutlar, yağmur ve bunlar gibi her türlü hareket hâlinde olan ve taşıyıp nakletme fonksiyonu bulunan tüm varlık ve tabiat olaylarının kâinat düzenindeki önemine ve bunun da ötesinde, varlıklar âlemindeki sürekli hareketlilik ve oluşuma dikkat çekilmekte, bütün bunların ilâhî kudret tarafından yönetildiği vurgulanmaktadır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
1-6. Savurdukça savuranlara, yükü taşıyanlara, kolaylıkla akıp gidenlere, işleri taksim edenlere andolsun ki size vaad edilen şey kesinlikle doğrudur ve son yargılama mutlaka gerçekleşecektir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5, 6. Tozdurup savuranlara, yükünü yüklenenlere, kolayca süzülenlere, işi ayıranlara andolsun ki, size vâdedilen, kesinlikle doğrudur ve ceza mutlaka vuku bulacaktır. 
 Burada kendilerine yemin edilenler, rüzgarlar, bulutlar, gemiler veya meleklerdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve işi bölümlere ayıranlara andolsun ki
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Derken bir emir taksim edenlere andolsun ki,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken bir emir taksim edenlere kasem olsun
Emrah Demiryent
swap_vert close
1-2-3-4. Savurup kaldıran (rüzgârlar) a, ağır yük taşıyan (bulut) lara, (su üzerinde) kolayca akıp giden (gemi) lere (ve emrimiz üzere, yarattıklarımız arasında) işleri (ve rızıkları) bölüştüren (melek) lere kasem olsun ki,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra işi paylaştıranlara ant olsun ki,
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
sonra iş bölümü yapan (melek) ler hakkı için,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
3,4. Sonra o kolaylıkla akıp giden (gemilere, vâsıta)lara! Sonra o (bütün) işleri taksîm eden (melek)lere!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sonra (o bulutlardan yağacak yağmurla ilgili) işi taksim edenlere (arzın farklı bölgelerine hayatın, canlılığın ve rızkın kaynağı olan yağmur yüklü bulutları dağıtan rüzgârlara) kasem ederim ki,
(*) Rabbimiz, suyun tabiattaki her zaman hayranlıkla izlenen döngüsüne dikkat çekmektedir. Deniz, göl, akarsu ve en büyüğünden en küçüğüne kadar tüm su birikintilerinden ısı nedeniyle kalkan buharlar, rüzgârlar vasıtasıyla sürüklenip milyonlarca tonluk yük [yağmur bulutu] haline gelmekte, sonra da değişik yerlere paylaştırılarak yeryüzüne indirilmektedir. Yağmur olarak yeryüzüne inen bu suyla da ölü toprak yeniden canlandırılmaktadır. Bu döngünün ölü tabiata sağladığı “yeniden canlanma” olgusu, ölen insanların da yeniden dirilmelerinin mümkün olduğunu gösteren en büyük kanıtlardandır… Gerek Dünya’mızın içindeki fiziksel oluşumlar üzerine yapılan araştırmalar, gerek bitkiler üzerine yapılan araştırmalar, bize rüzgârların aşılayıcı özelliğinin önemini gösterdi. Rüzgârlar bitkilerin üremesinde, bitki tozlarını taşıyarak rol oynamaktadır. Aynı zamanda rüzgârlar, yağmur yağabilmesi için yağmur bulutlarını da aşılamaktadır. Böylece rüzgârlar aşılayıcı foksiyonlarıyla Dünya’daki yaşam için olmazsa olmazlar listesindedir. Bulutların oluşması, rüzgârların bu şekilde havada serbest şekilde bulunan su buharını, taşıdıkları parçacıklarla aşılamaları ile olmaktadır. Rüzgârlar bu görevlerini yerine getirmeseydi, yağmur yağdıran bulutlar oluşmayacaktı. Dolayısıyla yağmur, yağmur olmayınca ise yaşam mümkün olmayacaktı. Rüzgârın görevi burada da bitmez, atmosferde de tonlarca ağırlığa sahip bulutların sürüklenmesi, hava ile sürtünen bulutlarda negatif ve pozitif elektrik yükleriyle aşılamanın olması da bulutlar sayesindedir. Rüzgârlar olmasaydı bulutlar oluşmazdı; fakat oluştuklarını kabul etsek bile, o zaman da bulutlar buharlaştıkları okyanusların, denizlerin üstüne yağacaklar ve yeryüzündeki bitkilerin, hayvanların, dolayısıyla insanın var olması mümkün olmayacaktı (Aşılayıcı Rüzgarlar-The Quran: Unchallengeable Miracle) Âyetlerde rüzgâr, bulutlar, yağmur ve bunlar gibi her türlü hareket hâlinde olan ve taşıyıp nakletme fonksiyonu bulunan tüm varlık ve tabiat olaylarının kâinat düzenindeki önemine ve bunun da ötesinde, varlıklar âlemindeki sürekli hareketlilik ve oluşuma dikkat çekilmekte, bütün bunların ilâhî kudret tarafından yönetildiği vurgulanmaktadır. (D. İşleri Meali (Yeni) 4. Ayet Açıklaması) Ayrıca her dört ayetle ilgili tefsir metinleri aşağıdadır. ومن المفسرين من جعل هذه الصفات الأربع وصفاً للرياح قاله في «الكشاف» ونقل بعضه عن الحسن واستحسنه الفخر، وهو الأنسب لعطف الصفات بالفاء (التحرير والتنوير) ثم و يحتمل أن تصرف هذه الأحرف كلها من {وَٱلذَّارِيَاتِ} وغيرها إلى الرياح خاصة (تأويلات أهل السنة) وقْر [مفرد]: ج أَوْقار: حِمْل ثَقِيل " {وَالذَّارِيَاتِ ذَرْوًا. فَالْحَامِلاَتِ وِقْرًا}: المراد: السُّحب الحاملات المطر (معجم اللغة العربية المعاصرة)" {الذاريات} الرياح لأنها تذرو التراب - و{الحاملات وقراً} هي الرياح حين تجمع السحاب وقد ثَقُل بالماء - و{الجاريات يُسْراً}: الرياح تجري بالسحاب بعد تراكمه وقد صار ثقيلاً بماء المطر، فالتقدير: فالجاري بذلك الوقر يُسراً. - و{المقسمات أمراً} الرياح التي تنتهي بالسحاب إلى الموضع الذي يبلغ عنده نزول ما في السحاب من الماء أو هي السحب التي تُنزل ما فيها من المطر على مواضع مختلفة.( التحرير والتنوير – تفسير المراغي) وجوز أن يراد بالجميع الرياح فإنها كما تذر وما تذروه تثير السحاب وتحمله، وتجري في الجوّ جرياً سهلاً وتقسم الأمطار بتصريف السحاب في الأقطار،(تفسير روح المعاني – الالوسي) والثاني : وهو الأقرب أن هذه صفات أربع للرياح ، فالذاريات هي الرياح التي تنشئ السحاب أولا ، والحاملات هي الرياح التي تحمل السحب التي هي بخار المياه التي إذا سحت جرت السيول العظيمة ، وهي أوقار أثقل من جبال ، والجاريات هي الرياح التي تجري بالسحب بعد حملها ، والمقسمات هي الرياح التي تفرق الأمطار على الأقطار ((التفسير الكبير) والثاني الرياح يقسمن الأمطار بتصريف الرياح ). المقسمات أمرا فيه قولان فيقول الله في البداية: (والذاريات ذرواً) (1) أي قسماً بالرياح التي تحمل السحب في السماء وتذروا البذور على الأرض في كلّ مكان ... ثمّ يضيف: (فالحاملات وقراً) (2) قسماً بالسحب التي تحمل أمطاراً ثقيلة معها ....كما يردّ هذا الإحتمال أيضاً: وهو أنّ هذه الأوصاف الأربعة جميعها للرياح الرياح المولّدة للسُحب، والرياح التي تحملها على متونها، والرياح التي تجري بها إلى كلّ جانب، والرياح التي تنثر وتقسّم قطرات الغيثِ لكلّ جهة (تفسير الأمثل في كتاب الله المنزل)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İşleri taksim edip dağıtanlara yenim olsun ki.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
buyrukları yerine getiren melekler hakkı için,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yağmur işini ayıran bulutlar hakkı için [⁵],
[5] Yahut halk arasında ilmi neşreden, ilimleri yüklenmekle ağırlaşan, halkın arasında suhuletle yürüyüp meşakkatlerini hesaba katmayan, Allah'ın emirlerini halk arasında taksim edip herkesin vazifesini beyan eden yüksek adamlar hakkı için.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İşleri bölüştürenlere³
3 Emirleri, rızıkları ve görevleri bölüşen melekler şeklinde yorumlanmıştır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra işi ayıranlara.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve yaratıklar arasında rızık işlerini bölüştüren meleklere andolsun ki;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İş Dağıtanlar’a / yetki Bölüştürenler’e!
Mehmet Çakır
swap_vert close
3,4. Su gibi akıp gidenlere! // gıdım gıdım bölenlere! yemin edip derim ki:
Mehmet Çoban
swap_vert close
İşleri ehline göre bölüştürenlere Andolsun!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşi ayıranlara ki [*]
Surenin ilk dört ayetindeki niteliklerin, vahye ve onun etkinliğine ait olduğu kanaatindeyiz.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İş(ler)i taksim eden (melek)lere¹ yemin olsun ki,²
1 Yani bütün bunları varacakları yerlere yetiştirmek için Allah’ın emrini taksim eden, Cebrail, Mikail, İsrâfil ve Ölüm Melekleri gibi meleklere…2 Yukarıdaki ayetlerde sıfatlar zikredilmiş fakat mevsuflar (nitelenenler) zikredilmemiştir. Parantez içerisinde ifade edilen kelimeler, ya o sıfatlara uygun olan kelimelerdir ya da o konudaki rivayetlere dayanan kelimelerdir. Tabii ki en doğrusunu Allah bilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve [hayatın nimetlerini] [Allah’ın] buyruğu altında paylaştıran! ¹
1 Niteledikleri isimler anılmadan sıralanan sıfat-fiillerden oluşan bu sembolik ön-deyişler, ilk müfessirler tarafından farklı şekillerde yorumlanmışlardır; ama bu sıfat-fiillerden ilkinin -zâriyât- “toz kaldıran rüzgarlar”ı gösterdiği konusunda bir görüş birliği bulunduğundan, diğer üçünün aynı fenomenin farklı aşamaları veya tezahürleri ile (Râzî) -yani rüzgar, bulut ve yağmur takımının hayat verme fonksiyonu ile- bağlantılı olduğunu ve böylece hayatın mucizevî yaratılışına ve dolayısıyla, bilinçli, maksatlı bir Yaratıcı’nın varlığına sembolik olarak işaret ettiklerini varsayabiliriz.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İlahi emri hayata paylaştıran bu vahye andolsun ki! 38/78-68
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve emr(-i ilâhîyi hayata) paylaştıran (vahiy) şahit olsun![⁴⁷⁰²]
[4702] Bu sûredeki emr ile Kadr sûresindeki emr arasında bir ilişki vardır. Bu emr ile insan idrakini aşan “emir âlemi” kastediliyorsa, vahyin kaynağını, “yönetim, iş” kastediliyorsa vahyin hedefi olan “hayatın farklı alanlarını” ifade eder. Her iki halde de vahiy “taksim edilmiş”tir. Emr’in eşyadaki nedensellik yasasına tekabül eden kullanımı için bkz: 41:12, not 19.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve (hesabları görüldükten sonra, Rablerinin emriyle) görev taksimi yapan (kimini cennete yerleştiren kimini de cehenneme atan) meleklere andolsun ki,
Osman Fırat
swap_vert close
1-6. Ve tozutup savuranlar, ağırlık taşıyanlar, kolaylıkla akıp gidenler, iş bölümü yapanlar... Size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza günü mutlaka gerçekleşecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra (hangi) bir emri taksim eden(melek)lere andolsun ki,
Suat Yıldırım
swap_vert close
Emirleri, rızıkları, yağmurları vb. şeyleri taksim eden meleklere yemin ederim ki:
Süleyman Ateş
swap_vert close
İş(ler)i taksim edenlere (rızıkları, yağmurları dağıtan güçlere) andolsun ki,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Umûr-ı 'ibâdı taksîm ve tevzî' iden melekler hakkıyçün.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
ve işi paylaştıranlar önemli olduğu gibi
Şaban Piriş
swap_vert close
İşleri taksim edenlere...
Ümit Şimşek
swap_vert close
İşi bölüştürenlere.(4)
(4) Emirleri, nimetleri, rızıkları, görevleri dağıtan meleklere.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O iş ve oluşu bölüştürenlere yemin olsun ki,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
1-6. śavurıcılar ḥaķķı-içün śavurmaķ daħı götüriciler ḥaķķı-içün aġır yük ya'nį bulıtlar kim yaġmur götürür daħı revān olıcılar ḥaķķı-içün geñezlig-ile ya'nį gemiler daħı ķısmet eyleyiciler ḥaķķı-içün işi ya'nį rızķ firişteleri bayıķ ol va'de olınursız girçekdür daħı bayıķ yanud olıcıdur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Rızḳları ḳısm idici feriştehler ḥaḳḳı‐çun,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və ruzi bölən (hərəsi bir işə müvəkkil olan) mələklərə and olsun ki,
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And those who distribute (blessings) by command,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And those that(4990) distribute and apportion by Command;-
4990 These may be Winds (or other agencies) that distribute and apportion moisture or rain or atmospheric pressure to other blessings of Allah—not haphazard but by fixed laws, i.e., according to the Command of their Lord. So with Revelation. Its blessings are distributed all around, and it produces its marvelous effects sometimes in the most unlikely places and ways.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَالْمُقَسِّمَاتِ
ve taksim edenlere
اَمْراًۙ
işleri
(Hayatı yaşarken bütün) İşleri(n nasıl yapılması gerektiğini Allah'ın vahyine göre) taksim edenlere andolsun ki,
مُقَسِّمَة
Etken fiil-II
ق س م
Taksim edenler
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile