close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zâriyât Sûresi 29. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feakbeleti-mraetuhu fî sarratin fesakket vechehâ ve kâlet ‘acûzun ‘akîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken karısı, onlara dönmüştü de bir çığlık atıp eliyle yüzüne vurmuştu ve ben kısır bir kocakarıyım demişti.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Böylece (bunları duyan) karısı çığlıklar atarak dönüvermiş ve (hayretle) yüzüne vurarak: "(Benim gibi) Kısır, yaşlı bir kadın (mı doğum yapacakmış)?" demişti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bunun üzerine İbrahim'in karısı çığlık atarak ilerledi ve şaşkınlık içinde yüzüne vurarak feryat etti: “Benim gibi kısır bir kocakarıdan mı olacak, o bilgili çocuk!” diye.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Karısı kadınların arasında çığlık atmaya başladı. Elini yüzüne çarparak: “Ben kısır bir kocakarıyım” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bunun üzerine karısı çığlık atarak döndü ve elini yüzüne vurarak: "Kısır bir yaşlı kadın mı (doğuracak)?" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece karısı çığlıklar kopararak geldi ve yüzüne vurarak: 'Kısır, yaşlı bir kadın (mı doğum yapacakmış)? dedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bunun üzerine (İbrahîm'in) hanımı bir çığlık içinde döndü de elini yüzüne çarptı: “- Ben, kısır bir koca karıyım! (Nasıl çocuğum olabilir)” dedi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hanımı çığlık atarak, yüzüne vurmaya başladı. Ve kısır bir koca karı (nasıl doğurur?) dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O esnada, hanımı çığlık atarak, yüzüne vurarak geldi ve “Kısır bir kocakarıdan mı?” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Karısı duyunca, bir çığlık koparıp yüzünü örttü, hem de dedi ki: «Kısır bir kocakarı»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine karısı (Sâre) çığlık atarak (misafirlerin) yanına geldi ve (şaşkınlık içinde ellerini) yüzüne vurup şöyle dedi: “(Nasıl çocuğum olur,) ben kısır bir kocakarıyım?”.
Cemil Said
swap_vert close
Bunun üzerine zevcesi geldi yüzini gözini yoldı. "Ben ’akâmete mahkûm bir ’acezeyim bu nasıl olur?" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bunun üzerine karısı hayretle seslenerek geldi, elleriyle yüzünü kapayarak: "kısır bir kocakarı!" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. “Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Karısı heyecanla bağırarak alnına vurdu; “Benim gibi yaşlı ve kısır bir kadın ha!” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Karısı çığlık atarak geldi. Elini yüzüne çarparak: «Ben kısır bir kocakarıyım!» dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Karısı hayret içinde, (hayretten) yüzüne vurarak, "Kısır bir yaşlı kadın!" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bunun üzerine karısı (Sâre) bir çığlık atarak geldi ve elini yüzüne vurarak: "Ben kısır bir kocakarıyım, nasıl çocuğum olur?" dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bunun üzerine hatunu bir çığlık içinde döndü de elini yüzene çarptı ve akîm bir kocakarı, dedi
Emrah Demiryent
swap_vert close
Bunun üzerine (evin öbür köşesinden müjdeyi duyan) zevcesi (Sâre) geldi (ve utancından) eliyle yüzünü kapatarak, şaşkınlık içinde “Ben, kısır bir koca karıyım! (Benim nasıl çocuğum olabilir?)” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bunun üzerine hanımı şaşkınlık içinde, yüzüne vurarak yüksek sesle: “Ben kısır, ihtiyar bir kadınım.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bunun üzerine (İbrâhîmin) zevcesi (Sâre) bir feryâd içinde yönelib (elini) yüzüne vurdu. «(Ben) doğurmaz bir koca karı (yım)» dedi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bunun üzerine zevcesi (Sâre hayretle) çığlık atarak geldi de elini yüzüne vurdu ve: “(Ben) kısır bir kocakarı(yım; benim nasıl çocuğum olur?)” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bunun üzerine hanımı bir hayret içinde yönelip elini yüzüne vurdu. «(Ben) doğurmaz bir kocakarı(yım)» dedi “(nasıl çocuğum olabilir?)”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İbrahim’in karısı çığlık atarak, yüzüne vura vura “(Benim gibi) İhtiyar yaşlı birinin mi? dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine İbrahim’in karısı bağırıp çağırmaya başladı. Ellerini yüzüne kapayarak: "Ben kısır bir kocakarıyım" dedi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Karısı bu haberi işitince taaccüp edip haykırmaya başladı, yüzünü avuçları içine aldı, «— Ben kısır, koca bir kadınım, nasıl oğlum olur?» dedi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bunun üzerine (konuşmaları duyan) karısı bir çığlık kopararak elini yüzüne vurdu [sakket], “Kısır bir kocakarı! (hâlimle mi?)” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Bunun üzerine karısı bir topluluk içinde (halinde) geldi, elleriyle yüzünü kapatarak, “Kısır bir kocakarı (mı doğum yapacakmış)!” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine, konuşmalara kulak misafiri olan İbrahim’in hanımı Sâre, bir çığlık kopararak yanlarına geldi. Şaşkınlıktan yüzüne vurarak, “Benim gibi kısır bir yaşlı kadından mı olacak bu çocuk!” diyordu.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Karısı konuşulanlara kulak vererek çıkageldi; yüzünü kapattı: “Kısır acûz (çok yaşlı kadın)!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eşi Sâra eli yüzünde hayretten dona kalmış: " Ben ha! Hem yaşlı hem kısır ? " diyebilmişti sadece.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak elini yüzüne vurdu. "Ben kısır, kocamış bir kadınım nasıl çocuğum olabilir?" dedi. İbrahim’in karısı kendi bilgisiyle konuşmuştu. Ama bedenindeki gerçekleri bilemezdi. Kaldı ki; O’nu Allah yaratmıştı. Dilerse kısır olduğunu zannedenlerin de hamile kalmasını sağlayabilirdi. Hatta kısır olanları bile iyileştirir, onların hamile kalmasını sağlayabilirdi. İnsan Allah’ın yasasının tümünü nereden bilecek? İnsan sadece zannettiği kadar bilir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hanımı, çığlık atarak (meleklere) yönelmiş ve (elini) yüzüne vurarak “Ben kısır bir kocakarıyım!” demişti. [*]
[Sarratin] kelimesi “haykırma”, “çığlık atma” [sakket] fiili ise “vurmak, çarpmak” demektir. Bu kelimeler birlikte kullanılınca Hz. Sâre’nin büyük bir şaşkınlık içerisinde haykırdığı, durumun sıra dışılığını bu şekilde ortaya koyduğu anlaşılmış olmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Bunun üzerine) karısı çığlıklar atarak döndü, elini yüzüne kapatıp: “Kısır bir kocakarı (çocuk mu doğurur)? dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Bunun üzerine karısı çığlık atarak [misafirlerin] yanına geldi ve [şaşkınlık içinde] yüzüne vurarak feryad etti: “[Benim gibi] kısır bir kocakarıdan mı!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bu sözleri duyan eşi misafirlere yönelmiş ve elini yüzüne vurarak:- Ben kısır ve yaşlanmış hanım halimle mi? 11/69...82, 15/51...77
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine karısı ileri atıldı ve yüzüne vurarak, “Kısır bir kocakarıdan ha!”[⁴⁷²¹] diye feryadı bastı.
[4721] Daha ayrıntılı bir ifade için bkz: 11:71-72.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bu haberi duyan) Hanımı bir çığlık atarak geldi ve ellerini yüzüne vurmak: "Ben kısır bir kocakarıyım (benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi.)
Osman Fırat
swap_vert close
Bunun üzerine karısı bir çığlık atarak onlara karşı gülen bir yüzle; "Ben kısır bir koca karıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bunun üzerine zevcesi bir sayha içinde yüzünü döndü de elini yüzüne çarpıverdi ve dedi ki: «Kısır bir koca kadın!»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Evin öbür köşesinden bunu duyan eşi, elini yüzüne vurarak: “Vay başıma gelene! Ben kısır bir kocakarı iken mi doğuracağım! ” diye çığlık attı.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Karısı (Sare) çığlık içinde geldi (hayretten elini) yüzüne vurarak: "(Ben) Kısır bir koca karı(yım, benden nasıl çocuk olur)?" dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Zevcesi (bu evlâd tebşîrini işitdikde) bir nidâ-yı hayret atarak ve ellerini yüzine urarak onlara teveccüh itdi ve: "Kısır bir ihtiyâr kadınım (nasıl evlâdım olur)" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Karısı çığlık atarak döndü ve ellerini yüzüne vurarak: “Kocamış kısır bir kadından mı?” dedi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Karısı bir çığlık içinde çıka gelip, (elleriyle) yüzüne vurarak:-Ben, kısır bir kocakarıyım, dedi. Dediler ki:
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hanımı bir çığlıkla döndü, elini yüzüne vurup “Kısır bir kocakarı mı doğuracak?” dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Derken, karısı bir çığlık içinde döndü; yüzüne vurarak şöyle dedi: "Ben, doğurma yaşını geçmiş bir kocakarıyım!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ilerü geldi 'avratı çaġırmaķ içinde pes urdı yüzini daħı eyitti “ķarı 'avratvan ŧoġurmayıcı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ‘avratı çaġırup ilerü geldi, eli‐y‐ile yüzini urdı ve eyitdi: Ben bir ‘āḳırḳarı‐men, benden oġul nice doġar? didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Bunu eşidən) zövcəsi (Sara) çağır-bağır salıb (təəccübündən əlini) üzünə çırparaq dedi: “Mən qoca, qısır bir qarıyam! (Mənim necə uşağım ola bilər?)”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then his wife came forward, making moan, and smote her face, and cried: A barren old woman!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But his wife came forward(5009) (laughing) aloud: she smote her forehead and said: "A barren old woman!"
5009 Abraham's wife Sarah was old and barren. This news seemed to her too good to be true. She carne forward, laughed aloud (11:71), struck her forehead with her hands, indicative of her amusement and incredulity as "a barren old woman": 11:72.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاَقْبَلَتِ
bunun üze- rine geldi
امْرَاَتُهُ
karısı
ف۪ي صَرَّةٍ
bir çığlık içinde
فَصَكَّتْ
ve elini vurdu
وَجْهَهَا
yüzüne
وَقَالَتْ
ve dedi
عَجُوزٌ
bir ko- cakarı
عَق۪يمٌ
kısır
Bunun üzerine karısı çığlık atarak (misafirlerin yanına) geldi ve (şaşkınlık içinde) elini yüzüne çarparak, "(ben) kısır bir kocakarı(yım, benim nasıl çocuğum olabilir)?" dedi.
اَقْبَلَ
Fiil-IV
ق ب ل
Geri döndü, yöneldi
اِمْرَاَت
İsim
م ر ا
Kadın, hanım, eş
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
صَرَّة
İsim
ص ر ر
Çığlık
صَكَّ
Fiil-I
ص ك ك
Elini vurdu
وَجْه
İsim
و ج ه
Yüz, vech, teveccüh
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
عَجُوز
İsim
ع ج ز
Kocakarı
عَقِيم
İsim
ع ق م
Kısır