close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zâriyât Sûresi 26. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ferâġa ilâ ehlihi fecâe bi’iclin semîn(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken bir bahaneyle ailesinin yanına gitmişti de bir semiz dana getirmişti.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hemen (onlara sezdirmeden) ailesine giderek (misafirin yemeğini acele edip), çok geçmeden (pişirilmiş) semiz bir buzağı ile (geri) gelmişti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hemen ailesinin yanına giderek, kızartılmış semiz bir buzağı eti ile geldi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sezdirmeden hanımının yanına gitti. Kızartılmış semiz bir buzağıyı bütün olarak getirdi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hemen gizlice hanımının yanına gidip semiz bir dana getirdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hemen (onlara) sezdirmeden ailesine gidip, çok geçmeden semiz bir buzağı ile (geri) geldi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hemen bir bahane ile ailesine giderek bir semiz dana (kesib etini) getirdi de,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Gizlice ailesine gitti. Yağlı bir buzağı getirdi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hemen hanımının yanına giderek, semiz bir dana kebabını getirmişti.
Besim Atalay
swap_vert close
Hemen dönüp ailesine, semiz bir buzağı kebabını alıp getirdi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
26-27. Hemen (bir bahane ile) ailesinin yanına giderek, (pişirilmiş) besili bir dana getirmiş ve onların önüne koyup: “Buyurmaz mısınız?” demişti.
Bkz. 11/69,-70, 15/52-62  
Cemil Said
swap_vert close
26,27. Bunlar ecnebîdirler diyerek semiz buzağı getürdi misafirlerine ikrâm itdi "Biraz yimez misiniz?" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
26,27. Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı getirmiş, onların önüne sürüp: "Yemez misiniz?" demişti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hissettirmeden ailesinin yanına gidip, (pişirilmiş) semiz bir buzağı getirdi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Belli etmeden hemen ailesinin yanına gitti ve (kızartılmış) besili bir buzağı getirdi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hemen ailesinin yanına giderek semiz bir dana (kebabını) getirmiş,
Edip Yüksel
swap_vert close
Ailesine yöneldi ve sonra semiz bir buzağı ile geldi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İbrahim, sonra ailesine giderek semiz bir buzağı (eti) getirdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hemen bir bahâne ile ehline gitti, bir semiz dana getirdi de
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Misafire çok önem veren İbrâhîm, onlara ikram edilecek yemek getirmek üzere) onlara sezdirmeden hemen ailesinin yanına giderek, (bir süre sonra kızartılmış) semiz bir dana (eti) getirdi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Habersizce ailesine gidip, hemen kızarmış buzağı eti getirdi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hemen (gizlice) ailesine gidib semiz bir dana getirdi de,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hemen sezdirmeden âilesinin yanına gitti, çok geçmeden (kızartılmış) semiz bir buzağı (eti) getirdi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
26 , 27. Hemen ailesinin yanına giderek, besili bir dana (kebabını) getirmiş ve onların önüne koyup: “Buyurmaz mısınız?” demişti.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hemen ailesinin yanına dönüp ve (pişirilmiş) yağlı bir buzağı ile geri gelmiş,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine İbrahim hemen adamlarının yanına varıp semiz bir buzağı getirdi,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Akabinde gizlice ailesinin yanına gidip semiz bir buzağı kebabı getirmişti.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hemen ailesine giderek (pişirilmiş) semiz bir buzağı getirdi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hemen (onlara) sezdirmeden ailesine gidip, çok geçmeden semiz bir buzağı ile (geri) geldi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Derken misafirlere aç olup olmadıklarını sormadan usulca ailesinin yanına gidip közde kızartılmış besili bir buzağı getirdi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir bahane ile ailesine gitti; yemeye hazır / semiz bir dana getirdi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
26,27. bir ara eşine koşup dana etinden nefis bir yemek hazırlatmış, // misafirlerine takdim edip " buyurmaz mısınız! " demişti.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Misafirlerine bir şey demeden ailesinin yanına giderek et ile hazırlanmış yemekle döndü.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
26,27. Hemen ailesinin yanına giderek besili bir dana (eti) getirmiş, onu onlara yaklaştırıp “Yemez misiniz?” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
26,27. Hemen sezdirmeden eşinin yanına gidip çok geçmeden semiz bir buzağı (eti) getirdi ve önlerine koyarak “yemez misiniz?” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Sonra sessizce evine dönerek semiz bir [kızartılmış] buzağı getirmiş,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Derken usulca ailesinin yanına gidip bir süre sonra kızarmış bir dana eti getirdi. 11/69...82, 15/51...77
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sonra, usulca ailesine yönelerek (kızartılmış) semiz bir buzağı getirmiş,
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sonra ailesine gidip, -misafirlerine- semiz bir dana kızartması getirdi,
Osman Fırat
swap_vert close
(Onlardan ayrılıp) Ailesinin yanına vardı ve semiz bir buzağı getirdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hemen bir bahane ile ailesinin yanına gitti, derhal semîz bir buzağı ile geldi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
26, 27. Onlara yemek getirmek için gizlice ailesinin yanına geçti ve semiz bir dana kebabı getirdi. Önlerine koyup “buyurmaz mısınız? ” diye ikram etti. [11, 69] {KM, Tekvin 18. bölüm}
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Konuklarına yemek hazırlamak için) gizlice ailesinin yanına gitti, semiz bir buzağı getirdi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonra ehline gidüb semiz bir buzağı kebabı ile geldi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sezdirmeden hane halkına yönelmiş; besili bir buzağı (pişirtip) getirmişti.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ailesinin yanına gidip, besili bir dana getirmişti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sonra ailesinin yanına vardı, semiz bir buzağıyla döndü.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hemen ailesinin yanına gitti; semiz bir dana getirdi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes meyl eyledi ev ķavmındın yaña pes getürdi bir buzaġu semiz ya'nį biryān olmış.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes vardı, ev ḫalḳına bir semiz buzaġuyı biryān idüp getürdi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O (bir bəhanə ilə) ailəsinin yanına getdi və bir buzov (kəsib qızardaraq) gətirdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then he went apart unto his housefolk so that they brought a fatted calf;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then he turned quickly(5008) to his household, brought out a fatted calf,
5008 They seemed unusual strangers, but he said nothing and quietly proceeded to perform the rites of hospitality. He brought a roast fatted calf and placed it before them to eat. But the strangers did not eat (11:70). This disconcerted him. According to the laws of hospitality, a stranger under your roof is under your protection, but if he refuses to eat, he refuses your hospitality and keeps himself free from any ties of guest and host. "What were their designs?" thought Abraham, and he felt some distrust. But they were angels and could not eat. They declared themselves, and announced the birth to Abraham of a son endowed with wisdom—in other words that Abraham was to be the head of a long line of Prophets! ( 15:53 ).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَرَاغَ
sonra geçti
اِلٰٓى اَهْلِه۪
ailesinin yanına
فَجَٓاءَ
hemen geldi
بِعِجْلٍ
bir bu- zağı ile
سَم۪ينٍۙ
semiz
Sonra usulca ailesinin yanına gitti ve hemen (onlara, kızartılmış) semiz bir buzağı getirdi.
رَاغَ
Fiil-I
ر و غ
Gizlice vardı, sonra geçti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
عِجْل
İsim
ع ج ل
Buzağı
سَمِين
Sıfat
س م ن
Semiz, etli ve yağlı