(Yakub,) “Rabbimden sizin bağışlanmanızı dileyeceğim. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” dedi. *
(*) Yakup Peygamber, bağışlanma dileğinde bulunacağını söylese de aslında kalbinin sızlaması ve oğullarına karşı kırgınlığı devam etmektedir. Bu kırgınlık onu oğullarına soğuk ve ilgisiz davranmaya zorlasa da baba şefkati ağır basarak bağışlanmaları için Allah’tan af dileyeceği sözünü veriyor. Ancak bu sözünü hemen yerine getireceğini söylemiyor. Oğullarının gerçekten suçluluk psikolojisiyle hareket edip etmeyeceklerini ve pişmanlığın davranışlarına yansıyıp yansımayacağını görmek istiyor. Nitekim “dileyeceğim” derken uzak gelecek zaman ifade eden “sevfe”edatı kullanıyor. Bu da gösteriyor ki, bağışlanma dileğinde bulunacak ancak bu dileği onlarınn olgunlaşıp olgunlaşmadığını gördükten ve yaramazlıklarını bırakıp bırakmadıklarından emin olduktan sonraya bırakıyor. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) Ayrıca dünyada peygamberlerin kendi ümmetlerine veya başka birilerine yaptıkları dua ve isiğfar şefaat anlamında olduğu gibi, yine dünyada mü’minlerin birbirlerine yaptıkları dua ve istiğfarları da şefaattir. Peygamberler veya müminlerler de dünyada ancak kendileri için izin verilen, yani muvahhid kimseler için dua ve istiğfarda/şefaatte bulunabilirler. Bu nedenle bu konuda söylenen (الشفاعة في الدنيا وحصادها في الاخرة ) ‘’şefaat dünyadadır, hasadı ise ahirettedir’’ sözü yerinde ve anlamlıdır.