close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 93. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İżhebû bikamîsî hâżâ feelkûhu ‘alâ vechi ebî ye/ti basîran ve/tûnî bi-ehlikum ecme’în(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şu gömleğimi alın da götürün, babamın gözlerine sürün, iyileşir, görmeye başlar. Bütün ailenizle gelin buraya.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Şimdi bu gömleğimle gidin de, onu babamın yüzüne sürüverin. Gözü (yine) görür hale gelir. (Sonra) Bütün ailenizi de bana getirin" diye (tembihledi).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şimdi benim şu gömleğimi götürün, babamın yüzüne koyun, gözleri görür hale gelecektir ve sonra hepiniz, ailenizle birlikte bana gelin” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Benim şu gömleğimi götürün, babamın yüzüne koyun, gözü açılır, görür. Bütün ailenizi buraya, bana getirin.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şu gömleğimi götürüp babamın yüzüne koyun, görmeye başlayacaktır. Ve bütün ailenizle birlikte bana gelin."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Bu gömleğimle gidin de, babamın yüzüne sürün. Gözü (yine) görür hale gelir. Bütün ailenizi de bana getirin.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Sonra babasının durumunu sorup fazla ağlamaktan gözlerinin görmez halde olduğunu öğrenince şöyle dedi:) “ Şimdi siz, benim şu gömleğimi götürün de babamın yüzüne bırakın; gözü görür hale gelir. Bütün ailenizle toplanıp da bana gelin.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Benim bu gömleğimi götürün, babamın yüzüne atın, o görecek bir hale gelir. Ve bütün ailenizi bana getirin..” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Şu benim gömleğimi götürün de onu babamın yüzüne koyun, görecek duruma gelir. Bütün ailenizi bana getirin.”
Besim Atalay
swap_vert close
Benim şu gömleğimi ona iletiniz de, yüzüne örtüverin, hemen gözü açılır, bütün ailenizi bana getirin»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Şu gömleğimi götürün, onu babamın yüzüne koyun da gözü açılsın. Sonra bütün ailenizle birlikte bana gelin.”
“Gömleğimi babamın yüzüne koyun” ifadesi “gömleğimi babamın önüne koyun” şeklinde değerlendirilebilir. Çünkü “vech-yüz” terimi klasik Arapçada çoğu zaman mecaz olarak kişinin zatı anlamında kullanılır. Hz. Yakup görme yetisini tamamen mi kaybetmişti, yoksa çok ağlamaya ve strese bağlı olarak görme yeteneği zayıflamış mıydı? Bu konuda kesin bir şey yok. Ancak tefsir otoritelerinin tamamına yakını Hz. Yakup’un gözlerinin kör olduğunu söylerler. Rivayete göre; Oğulları Hz. Yakup’a diğer kardeşleri Bünyamin'in de Mısır'da alıkonduğu haberini verince Hz. Yakup, iyice şoka girer ve Yusuf’tan kaynaklanan acısı yeniden depreşir ve üzüntüden strese dayalı olarak görme yetisini kaybeder.  
Cemil Said
swap_vert close
"Gidiniz benim gömleğimi götürünüz pederimin yüzine süriniz gözleri açılır sonra tekmîl ’âilenizi buraya getüriniz" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
92,93. Yusuf: "Bugün azarlanacak değilsiniz, Allah sizi bağışlar. O, merhametlilerin merhametlisidir. Bu gömleğimi götürün, babamın yüzüne sürün, görmeğe başlar; bütün çoluk çocuğunuzla bana gelin" dedi.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bu gömleğimi götürün de babamın yüzüne koyun ki, gözleri açılsın ve bütün ailenizi bana getirin” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şu benim gömleğimi götürün de onu babamın yüzüne koyun, gözleri görecek duruma gelir. Bütün ailenizi de bana getirin.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Şu benim gömleğimi götürün de onu babamın yüzüne koyun, (gözleri)  görecek duruma gelir. Ve bütün ailenizi bana getirin.»  
 Rivayete göre Yusuf (a.s.), kardeşlerine sabah akşam ziyafet veriyordu. Kardeşleri ise daha önce ona yaptıklarını hatırlayarak sıkılıyorlardı. Ona bir adam göndererek dediler ki: Siz bizi sabah akşam yemeğe davet ediyorsunuz, fakat biz sana karşı yaptıklarımızdan dolayı senden utanıyoruz. Yusuf (a.s.) da, onlara şöyle cevap verdi: Mısırlılar şimdiye kadar bana hep ilk gördükleri gözleriyle bakıyorlar ve «Yirmi dirheme satılmış bir köleyi ulaştığı bu mertebeye yükselten Allah’ı tenzîh ederiz» diyorlardı. Şimdi ise sizin sayenizde şeref kazandım. Çünkü benim sizin kardeşiniz ve İbrahim (a.s.) gibi büyük bir peygamberin torunu olduğumu anladılar.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Bu gömleğimi götürün ve onu babamın yüzüne atın; gözü açılsın. Tüm ailenizle birlikte bana gelin."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Alın şu gömleğimi götürün de babamın yüzüne sürün, gözü açılır. Ve bütün ailenizle toplanıp bana gelin."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şimdi siz, benim şu gömleğimi götürün de babamın yüzüne bırakın gözü açılır ve bütün taallükatımızla toplanıb bana gelin
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yûsuf bu tanışma helâlleşmeden sonra kardeşlerine babasının durumunu sordu. Onlar da babalarının aşırı ağlaması yüzünden gözlerinin ağardığını, söylediler. İşte bunun üzerine Yûsuf onlara şöyle dedi:) “Şimdi şu benim gömleğimi (alıp Ken‘an diyarına) götürün ve onu, babamın yüzüne koyun, (Allah’ın izniyle) gözleri görecek duruma gelir. Sonra da bütün ailenizi toplayıp yanıma getirin.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Şu gömleğimi götürün; babamın yüzüne koyun. Görmeye başlayacaktır. Ailenizin tamamını bana getirin.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Şu benim gömleğimi götürün de onu babamın yüzüne koyun. İyice görür (bir hale) gelir. Bütün ailenizi de bana getirin».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Benim bu gömleğimi götürün de onu babamın yüzüne koyun, (tâ gözleri) görür hâle gelsin. Ve bütün âilenizle birlikte bana gelin!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
«Şimdi şu gömleğimi alıp götürün de babamın yüzü üstüne koyun; görecek duruma gelir. (Sonra da) bütün aile halkınızla birlikte bana geliniz!» dedi.*
(*) “Gömleğimi babamın yüzüne koyun” ifadesi “gömleğimi babamın önüne koyun” şeklinde değerlendirilebilir. Çünkü “vech-yüz” terimi klasik Arapçada çoğu zaman mecaz olarak kişinin zatı anlamında kullanılır. Hz. Yakup görme yetisini tamamen mi kaybetmişti, yoksa çok ağlamaya ve strese bağlı olarak görme yeteneği zayıflamış mıydı? Bu konuda kesin bir şey yok. Ancak tefsir otoritelerinin tamamına yakını Hz. Yakup’un gözlerinin kör olduğunu söylerler. Rivayete göre; Oğulları Hz. Yakub’a diğer kardeşleri Bünyamin’in de Mısır’da alıkonduğu haberini verince Hz. Yakup, iyice şoka girer ve Yusuf’tan kaynaklanan acısı yeniden depreşir ve üzüntüden strese dayalı olarak görme yetisini kaybeder. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) Yani buradan gözlerinin kör olmasa da zayıflamış olduğu sonucu çıkabilir. Bu zayıflığı telafi için dokunma duyusuyla tanımasını ifade için ‘alâ vechi ebî geçiyor olabilir. Bkz: قال الحسن: لم يعلم أنه يعود بصيرا إلا بعد أن أعلمه الله عز وجل (تفسيرالبغوي) وأما كونه يصير بصيرا فحصل ليوسف عليه السلام بالوحي فبشرهم به من ذلك الحين . ولعل يوسف عليه السلام نبئ ساعتئذ (تحرير والتنوير )ثم قال يوسف عليه السلام : ( اذهبوا بقميصي هذا فألقوه على وجه أبي يأت بصيرا ) قال المفسرون : لما عرفهم يوسف سألهم عن أبيه فقالوا : ذهبت عيناه ، فأعطاهم قميصه ، قال المحققون : إنما عرف أن إلقاء ذلك القميص على وجهه يوجب قوة البصر بوحي من الله تعالى ، ولولا الوحي لما عرف ذلك ، لأن العقل لا يدل عليه ، ويمكن أن يقال : لعل يوسف عليه السلام علم أن أباه ما صار أعمى ، إلا أنه من كثرة البكاء وضيق القلب ضعف بصره ، فإذا ألقي عليه قميصه فلا بد أن ينشرح صدره ، وأن يحصل في قلبه الفرح الشديد ، وذلك يقوي الروح ويزيل الضعف عن القوى ، فحينئذ يقوى بصره ، ويزول عنه ذلك النقصان ، فهذا القدر مما يمكن معرفته بالقلب ، فإن القوانين الطبية تدل على صحة هذا المعنى (التفسير الكبير )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Şimdi şu gömleğimi götürün ve babamın yüzüne sürün ki, körlüğü gidip, görmesi açılsın. Sonra da ailelerinizle birlikte babamı bana getirin” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"Benim bu gömleğimi alıp götürün, onu babamın yüzüne sürün. Gözleri görmiye başlıyacaktır. Bütün çoluğunuzu çocuğunuzu bana getirin."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bu gömleğimi götürün, babamın yüzüne sürün, gözü açılır. Bütün ailenizi bana getirin.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Şimdi şu gömleğimi götürüp babamın yüzüne sürünüz/ önüne koyunuz ki görmesi yerine gelsin¹⁸ ve bütün ailenizle bana geliniz!”
18 Hz. Yakup’un tamamen kör olduğunu düşünemeyiz. Ayette geçen “Gözüne ak düştü” tabiri tamamen kör olmayı ifade etmez. Üzüntüden ve ağlamaktan gözlerine bulanıklık ve görüş zayıflığı gelmiş olduğu anlaşılıyor. Yûsuf da gömleğini göndererek bir yandan sağ olduğunun babası tarafından iyice bilinmesini ve diğer yandan da sevinçten babasının gözlerinin zayıflığı ve bulanıklığının kaybolmasını istemiştir. Bu hâlin insanda parapsikolojik olarak üzüntünün sevince dönüşmesiyle psiko-somatik bir etki sağladığını düşündürmektedir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Bu gömleğimi götürün, babamın yüzüne bırakın; gözü (yine) görür hale gelir. Bütün ailenizi de bana getirin.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Şimdi şu benim gömleğimi alıpKenan diyarına götürün ve onu, üzüntüden gözleri görmez olan babamın yüzüne sürün, Allah’ın izniyle yeniden görmeye başlayacaktır. Sonra da, bütün ailenizi toplayıp yanıma getirin!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Bu gömleğimi götürün! Onu babamın yüzüne atın! Görmeğe başlayacaktır. Topluca ailenizi bana getirin!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sizden ricam, şu gömleğimi götürüp babamın yüzüne doğru fırlatın, göreceksiniz gözleri açılacaktır. Bütün ailenizi buraya bana getirin... "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Şimdi benim gömleğimi götürün! Babamın yüzüne koyun da kokumu hissetsin! Hasretle kapanan gözleri açılsın! Bütün ailenizle birlikte bana gelin!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şu gömleğimi götürün de onu babamın yüzüne koyun; görecek duruma gelir. (Ayrıca) bütün ailenizi de bana getirin!”
Mehmet Türk
swap_vert close
“Şu gömleğimi götürüp, babamın yüzüne koyarsanız (babam) görerek (buraya) gelir.¹ (İşte o zaman) siz bütün ailenizi bana getirin.”dedi.
1 Bu bölüm; “Alın şu gömleğimi götürün de babamın yüzüne sürün, gözü açılır.” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Şimdi artık] gidin ve bu benim gömleğimi de yanınıza alın; onu babamın yüzüne sürün; (o zaman) yeniden ışığa kavuşacaktır. ⁹³ Ve sonra hepiniz ailenizle birlikte bana gelin.”
93 Lafzen, “[tekrar] görmeye başlayacaktır” -yani, “benim için gözyaşı dökmeyi bırakacak; yaşadığımı öğrenince üzüntünün, sürekli gözyaşının görme duyusunda yol açtığı zayıflık, bulanıklık kaybolacaktır”; yukarıdaki cümle için Râzî’nin yaptığı açıklama böylece özetlenebilir. Adı geçen müfessire göre, Hz. Yakub’un üzüntüden tamamen kör olduğunu söylemek için ortada pek öyle zorlayıcı bir sebep yoktur. Ayrıca “gömleğimi babamın yüzüne sürün” ifadesi “gömleğimi babamın önüne koyun” şeklinde de aktarılabilir; çünkü vech (lafzen, “yüz”) terimi klasik Arapça’da çoğu zaman mecaz olarak kişinin şahsiyeti ya da zatı anlamında kullanılır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Şimdi siz bu gömleğimi götürün, babamın yüzüne sürün; o zaman görmeğe başlar. Sonra da aile fertlerinizin hepsini alıp bana gelin.” dedi. 12/4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şu gömleğimi götürün! Babamın yüzüne sürün onu; gözleri aydınlanacaktır.[¹⁹¹²] Sonunda tüm ailelerinizle birlikte bana gelin!”
[1912] Burada Hz. Yusuf “Herhangi bir gömlek” (kamîsan) veya “benim herhangi bir gömleğimi” (bi-kamîsî) değil, “bu gömleğimi” diyor. O gömlek arkadan yırtılan iffet gömleğidir. Keramet gömlekte değil, iffettedir. Bu noktada “Yakub kör mü olmuştu?” sorusu akla gelebilir. Görme yetisinde bir problem olduğu kesin gibi. Fakat bu problemin derecesi hakkında kesin bir şey söylemek mümkün değil. Belki görme duyusu zayıflamıştı, belki de hepten yok olmuştu. Strese bağlı bu görme kusuru Yusuf’un yaşadığı müjdesini alınca stresle birlikte yok oldu. Soru: Buradaki ye’ti basîran kesin olarak kör oluşuna değil de, gömleğin delil oluşuna delâlet edebililir mi? Yani Yakub nebi, gömleği görünce çocuklarının anlattığı hikâyenin doğruluğuna ikna olmuş olamaz mı? Cevap: Olamaz. Fe-elkûhu ‘alâ vechi ebî (Babamın yüzüne koyun/sürün onu) diyor, elkûhu emâme ebî (babamın önüne koyun onu) demiyor. İtiraz: Tamam, öyle de, ‘alâ ‘ayney ebî (babamın iki gözü üzerine) de demiyor. Bütün bu sorgulamalardan çıkan sonuç, ye’ti basîran ibaresinin ne yalnız mecazi ne de yalnızca lafzi manaya hasredilemeyeceğidir. Belki ara bir açıklaması vardır. Gözlerinin kör olmasa da zayıflamış olduğu sonucu çıkabilir. Bu zayıflığı telafi için dokunma duyusuyla tanımasını ifade için ‘alâ vechi ebî geçiyor olabilir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şu gömleğimi götürün de, babamın yüzüne sürün, derhal (gözleri açılacak) görecek hale gelecektir ve bütün ailenizle beraber bana gelin " dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Bu gömleğimle gidin babamın yüzüne koyun ki, görmesi geri gelsin ve bütün ailenizi bana getirin" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Şu gömleğimi götürün de onu babamın yüzüne sürün. Görücü bir hale gelir. Ve bütün ailenizle beraber bana geliniz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Şu gömleğimi alın, babamın yanına varıp onun yüzüne sürüverin, o zaman gözü açılacaktır. Sonra da bütün çoluk çocuğunuzla buyurun, yanıma gelin. ”
Bu âyette bildirilen “gömleği yüzüne sürmekle Hz. Yâkub (a.s.)’ın gözlerinin açılması” Tevrat’ta yer almaz.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Şimdi benim şu gömleğimi götürün, babamın yüzüne koyun da gözü açılsın. Ve bütün ailenizle birlikte bana gelin.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Şu gömleğimi götürün ve babamın yüzüne koyun, gözleri görir olur. Bütün ehlinizi alub bana getirin". didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Şu gömleğimi götürün, babamın yüzüne bırakın. Gözleri görür hale gelecektir. Bütün ailenizle birlikte bana gelin.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Bu gömleğimi götürün, babamın yüzüne sürün, görmeğe başlar; tüm ailenizle bana gelin, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Şu gömleğimi götürün, babamın yüzüne sürün de gözü açılsın. Sonra bütün ailenizle beraber gelin.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Şu gömleğimi götürün, babamın yüzü üstüne koyun ki, gözü görür hale gelsin. Ve sonra da bütün ailenizle toplanıp bana gelin."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“lltüñ göñlegümi uşbu pes bıraġuñ anı atam yüzi üzere döne görici ya'nį görür ola daħı getürüñ baña ķavmuñuzı dükelicüklerin.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Alup gidüñüz benüm göñlegümi, bıraġuñuz anı atam yüzine. Gelür yirinegözi evvelki gibi. Daḫı getürüñüz bile bir niçe ehlüñüzi, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bu köynəyimi götürüb aparın, atamın üzünə sürtün (atın), o (yenidən) görməyə başlayar. Bütün ailənizi də yığıb yanıma gəlin!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Go with this shirt of mine and lay it on my father's face, he will become ( again ) a seer; and come to me with all your folk.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Go with this my shirt,(1769) and cast it over the face of my father: he will come to see (clearly). Then come ye (here) to me together with all your family."
1769 It will be remembered that they had covered their crime by taking his shirt, putting on the stains of blood, and pretending that he had been killed by a wolf: see above, 12:17 -18. Now that they have confessed their crime and been forgiven, and they have joyful news to tell Jacob about Joseph. Joseph gives them another shirt of his to prove the truth of their story. It is a rich shirt, befitting a ruler of Egypt , to prove his good fortune, and yet perhaps its design and many colours (12:18. n. 1651) were reminiscent of the lost Joseph. The first shirt plunged Jacob into grief This one will now restore him. See the verses following.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِذْهَبُوا
götürün
بِقَم۪يص۪ي
gömleğimi
هٰذَا
bu
فَاَلْقُوهُ
ve onu bırakın
عَلٰى وَجْهِ
yüzüne
اَب۪ي
baba- mın
يَاْتِ
gelir
بَص۪يراًۚ
görür hâle
وَاْتُون۪ي
ve bana gelin
بِاَهْلِكُمْ
ailenizle birlikte
اَجْمَع۪ينَ۟
bütün
"Şu benim gömleğimi götürün de onu babamın yüzüne koyun ki (gözleri tekrar) görmeye başlasın ve bütün ailenizi bana getirin!"
ذَهَبَ
Fiil-I
ذ ه ب
Gitti, giderdi, götürdü
قَمِيص
İsim
ق م ص
Gömlek
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
وَجْه
İsim
و ج ه
Yüz, vech, teveccüh
اَبٌ
İsim
ا ب و
Baba
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
بَصِير
İsim
ب ص ر
Basîr (Allah'ın esması, ismidir. Gizli ve açık her şeyi gören demektir), gören, görücü
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
اَجْمَعِين
İsim
ج م ع
Hepsi, hep beraber, topluca, topyekûn, tümüyle