close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 80. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felemmâ-stey-esû minhu ḣalesû neciyyâ(en)(s) kâle kebîruhum elem ta’lemû enne ebâkum kad eḣaże ‘aleykum mevśikan mina(A)llâhi vemin kablu mâ ferrattum fî yûsuf(e)(s) felen ebraha-l-arda hattâ ye/żene lî ebî ev yahkuma(A)llâhu lî(s) vehuve ḣayru-lhâkimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ondan tamamıyla ümitlerini kesince gizlice konuşarak çekildiler. Büyükleri, bilmiyor musunuz dedi, babanız Allah adına sizden kuvvetli bir söz aldı, daha önce de Yusuf hakkındaki vazifenizde ne çeşit kusur ettiniz? Babam izin verinceye dek, yahut Allah, benim hakkımda bir hüküm yürütünceye kadar ben buradan ayrılmayacağım ve o, hükmedenlerin en hayırlısıdır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Kardeşleri) Ondan (Bünyamin’i geri almaktan) umutlarını kestikleri zaman, (durumu) kendi aralarında görüşmek üzere bir yana çekilmişlerdi. Onların büyükleri dedi ki: "Babanızın size karşı Allah adına kesin bir söz aldığını ve daha önce Yusuf konusunda yaptığımız aşırılığı (işlediğimiz suçu) bilmez misiniz? Artık (bundan böyle) ben, ya babam bana müsaade edinceye veya Allah bana ilişkin hüküm verinceye kadar (bu) yerden kesin olarak ayrılmayacağım. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır" (demiş ve eklemişti):
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O'ndan ümitlerini kesince, meseleyi gizlice görüşmek üzere ayrılıp bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: “Babanızın sizden Allah adına söz aldığını, daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz hatayı bilmiyor musunuz? Bunun için ben artık, babam bana izin verinceye kadar bu ülkeden ayrılmayacağım yahut Allah lehimde bir hüküm verinceye kadar. Çünkü Allah hükmedenlerin en iyisidir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kardeşlerini kurtarmaktan ümitlerini kesince, gizli görüşmek üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri: “Babanızın sizden Allah adına söz aldığını, daha önce de Yûsuf'la ilgili verdiğiniz söze hıyanet ederek, yalan bir senaryo icat ettiğinizi bilmiyor musunuz? Babam, bana izin verinceye veya benimle ilgili Allah'ın hükmü gelinceye kadar, bu ülkeden asla ayrılmayacağım. O hâkimlerin en âdili, en hayırlı icraat yapanıdır.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ondan ümitlerini kesince aralarında konuşmak üzere bir yana çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın sizden Allah adına kesin söz aldığını ve bundan önce Yusuf hakkında işlediğiniz hatayı bilmiyor musunuz? Ben, babam bana izin verinceye yahut Allah benim için hükmünü verinceye kadar bu yerden ayrılmayacağım. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ondan umutlarını kestikleri zaman, (durumu) kendi aralarında görüşmek üzere bir yana çekildiler. Büyükleri dedi ki: 'Babanızın size karşı Allah adına kesin bir söz aldığını ve daha önce Yusuf konusunda yaptığımız aşırılığı (işlediğimiz suçu) bilmiyor musunuz? Artık (bundan böyle) ben, ya babam bana izin verinceye veya Allah bana ilişkin hüküm verinceye kadar (bu) yerden kesin olarak ayrılamam. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yûsuf'dan ümidlerini kesince, fısıldayarak tenhaya çekildiler. Onların büyüğü şöyle dedi: “- Babanızın sizden Allah adına sağlam söz (yemin) almış olduğunu, bundan önce de Yûsuf hakkında ettiğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık ben, babam bana izin verinceye veya Allah hakkımda bir hüküm (ölüm) takdir edinceye kadar, buradan ayrılmam. O, hâkimlerin hayırlısıdır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kardeşlerinden ümitlerini kesince, gizli bir görüşmeye geçtiler. Büyük kardeşleri dedi ki: “Babanızın sizden Allah adına kuvvetli bir söz aldığını ve daha önce Yusuf’a neler yaptığınızı biliyorsunuz. Babam bana izin verinceye veya Allah hükmünü gösterinceye kadar, bu yerden ayrılmayacağım. Şüphesiz Allah, hükmedenlerin en iyisidir.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ondan ümitsizliğe düşünce, konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri şöyle dedi: “Babanızın, Allah adına sizden kesin söz aldığını ve daha önce Yûsuf'a yaptığınız işi bilmiyor musunuz? Babam gelmeme izin verinceye veya hükmedenlerin en iyisi olan Allah, benim için hüküm verinceye kadar buradan ayrılmayacağım.”
Besim Atalay
swap_vert close
Ondan umut kesince, toplandılar gizlice, büyükleri dedi ki: «Sizler bilmiyor musunuz, sizden Allah adına, ant almıştı babamız, Yusuf için de önce aşırı gitmiştiniz, babam izin vermedikçe, ya da Allah hükmeylemedikçe ben Mısır'dan hiç çıkmam, hâkimlerin hayırlısı Allahtır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Kardeşleri) ondan tamamıyla ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. En büyükleri dedi ki: “Babanızın (Bünyamin için) Allah adına sizden kesin söz aldığını ve daha önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık (yanına gidebilmem için) babam bana izin verinceye veya Allah benim hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.”
Cemil Said
swap_vert close
Artık ümîdi kesdikleri vakit müzâkere itmek üzere çekildiler içlerinden en yaşlısı şöyle didi: "Bilür misiniz ki pederiniz sizden Allâh’ın huzûrunda va’d aldı Yûsuf hakkında yapdığınız cürmi hatırlamıyor mısınız? Ben pederimin müsâ’adesi olmaksızın veyâ Allâh’ın emri tezâhür itmeksizin memleketden gidemem Allâh hâkimlerin en iyisidir."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ümidsizliğe düşünce, konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri şöyle dedi: "Babanızın Allah'a karşı sizden bir söz aldığını, daha önce Yusuf meselesinde de ileri gittiğinizi bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verene veya Allah hakkımda hüküm verene kadar -ki O, hükmedenlerin en iyisidir- bu yerden ayrılmayacağım."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: “Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verinceye veya Allah, hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ondan ümitlerini kesince görüşmek üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: “Babanızın sizden Allah adına söz aldığını, daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Babam gelmeme izin verinceye veya benim için Allah hükmedinceye kadar bu yerden asla ayrılmayacağım. O hükmedenlerin en iyisidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ondan ümitlerini kesince, (meseleyi)  gizli görüşmek üzere ayrılıp (bir kenara)  çekildiler. Büyükleri dedi ki: «Babanızın sizden Allah adına söz aldığını, daha önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye veya benim için Allah hükmedinceye kadar bu yerden asla ayrılmayacağım. O hükmedenlerin en hayırlısıdır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ondan ümitlerini kesince, danışmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri: "Babanızın sizden ALLAH adına bir söz aldığını ve daha önce Yusuf konusunda da sınırı aşmış olduğunuzu bilmez misiniz? Babam bana izin verinceye, yahut ALLAH hakkımda hüküm verinceye kadar buradan ayrılmayacağım. O, en iyi Hükmedendir," dedi,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ne zaman ki, onlar, onu kurtarmaktan ümit kestiler, o zaman fısıldaşarak oradan uzaklaştılar. Büyükleri dedi ki: "Babanızın sizden Allah adına ahit aldığını ve daha önce Yusuf konusunda ettiğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye veya Allah hakkımda bir hüküm verinceye kadar ben artık burdan ayrılmam. Allah, hüküm verenlerin en hayırlısıdır."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Vaktâ ki ondan ümidi kestiler, fısıldayarak çekildiler, büyükleri dedi ki: babanızın aleyhinizde Allahdan mîsak almış olduğunu, bundan evvel de Yusüf hakkında ettiğiniz kusuru biliyor musunuz? Artık ben buradan ayrılmam tâ babam bana izin verinceye veya Allah hakkımda bir huküm ta'yin edinceye kadar ki o Hayrül'kamîndir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Kardeşleri) ondan (Bünyâmin’i geri almaktan) ümitlerini kesince (meseleyi) kendi aralarında görüşmek üzere bir kenara çekildiler. İçlerinden en büyüğü (üzüntü içinde, kardeşlerine seslenerek) dedi ki: “Babanızın (Bünyâmin’i koruyacağınıza ve onu geri götüreceğinize dair) Allah adına sizden kesin söz aldığını ve daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? (Şimdi Bünyâmin’i burada bırakırsak, dönüp babamızın yüzüne nasıl bakacağız?) Artık ben, (yanına gidebilmem için) babam bana izin vermedikçe veya Allah benim hakkımda hükmünü bildirmedikçe, buradan (kesinlikle) ayrılmayacağım. Ve O, hükmedenlerin en hayırlısıdır!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmaya başladılar. Büyükleri: “Babanızın Allah adına sizden söz aldığını ve daha önce Yûsuf konusunda da sınırı aşmış olduğunuzu bilmez misiniz? Babam izin verinceye veya Allah hakkımda hüküm verinceye kadar buradan ayrılmam. O, hüküm verenlerin en iyisidir.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Vaktaki artık ondan ümidlerini kesdiler, fısıldaşarak bir yana çekildiler. Büyükleri dedi ki: «Babanızın sizden Allah adiyle te'mînat almış olduğunu, daha evvel de Yuusuf hakkında işlediğimiz kusuuru bilmediniz mi? Artık ben, ya babam bana izin verinceye, yahud benim için Allah hükmedinceye kadar, buradan kat'iyyen ayrılmam. O haakimlerin hayırlısıdır».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Artık ondan ümidlerini kesince, fısıldaşarak bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: “Doğrusu babanızın sizden Allah adına sağlam söz aldığını, daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz kusûru bilmediniz mi? Artık babam bana izin verinceye veya Allah, hakkımda hüküm verinceye kadar bu yerden aslâ ayrılmayacağım. O ise, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Nihayet, Yusuf’un O’nu vermesinden ümitlerini kesince (çaresiz oradan ayrıldılar) ve bir tarafa çekilip aralarında konuşmaya başladılar. En büyükleri, “Bilmez misiniz ki,” dedi, “babanız, bu hususta Allah huzurunda sizden kesin söz almıştı. Daha önce Yusuf hakkında da büyük bir kusur işlemiştiniz. Babam, gelebilirsin deyinceye veya Allah (kardeşimi alıp gitme veya ölüm gibi) hakkımda bir hüküm verinceye kadar, buradan asla ayrılmayacağım. Allah, her zaman en hayırlı hükmü verendir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kardeşlerinin durumundan dolayı umutsuzluğa düştüler ve kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. İçlerinden en büyükleri “Bilmiyor musunuz? Babamız Allah’a yemin ettirerek sizden sağlam bir söz almıştı. Daha önceden de Yusuf hakkında verdiğiniz yemine de aldırış etmemiştiniz. Ben, babam bana izin verinceye veya Allah hakkımda bir hüküm verinceye kadar, bu yerlerden ayrılmayacağım. Allah hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Artık ondan umutlarını kesince fısıldaşarak bir yana çekildiler. En büyükleri dedi: "Babamız onun için sizden Allah adına inandırasıya söz almıştı, daha önce de Yusuf’a neler etmiştiniz, bilmez misiniz? Bana gelince ben, babamın dileği, yada Allah’ın buyruğu olmadıkça bu ülkeden bir yere ayrılmam. Allah yarlıgayanların yey olanıdır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Vaktaki Yusuf/tan ümidi kestiler, gizli görüşmek için bir yere çekildiler. Büyükleri dedi ki: Bilmez misiniz ki babanız sizlerden Allah/a karşı bir ahit ve peyman aldı. Daha evvel Yusuf hakkında da taksirde bulunmuştunuz, artık ben buradan asla ayrılmam, meğer ki babam bana izin versin veya Allah bana hüküm etsin [¹] O, hâkimlerin hayırlısıdır.
[1] Allah kardeşimi kurtarsın, bu işe bir suret versin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ondan ümitlerini kesince, aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: “Babanızın Allah adına sizden kesin söz aldığını ve daha önce de Yûsuf konusunda işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verinceye veya Allah hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O hükmedenlerin en hayırlısıdır!”
Kadri Çelik
swap_vert close
Ümitsizliğe düşünce, konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri şöyle dedi: “Babanızın Allah'a karşı sizden bir söz aldığını, daha önce Yusuf hakkında da kusur ettiğinizi bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verene veya Allah hakkımda hüküm verene kadar bu yerden ayrılmayacağım. Şüphesiz O, hükmedenlerin en iyisidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yusuf’un kardeşleri, Bünyamin’i artık kurtaramayacaklarını anlayıp ondan iyice ümitlerini kesince, meseleyi aralarında görüşmek üzere bir kenara çekildiler. İçlerinden en büyüğü, —ki vaktiyle Yûsuf’un öldürülmesine karşı çıkan da oydu— büyük bir üzüntü içinde kardeşlerine seslenerek dedi ki: “Babanızın Bünyamin hakkında sizden Allah adına söz aldığını ve ayrıca, daha önce Yûsuf hakkında büyük bir kusur işleyerek babanızın size olan güvenini nasıl yok ettiğinizi unuttunuz mu? Şimdi kardeşimizi burada bırakırsak, dönüp babamızın yüzüne nasıl bakacağız?Artık ben, yanına gidebilmem için babam bana izin vermedikçe, yâhut Allah benim hakkımda hükmünü bildirmedikçe, buradan asla ayrılmayacağım! Elbette O, hükmedenlerin en hayırlısıdır!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ondan ümit kesince (aralarında) müzakereye koyuldular. Onların büyüğü şöyle dedi: “Bilmediniz mi; babanız, Allah’tan mevsik / açık ve kesin sağlam söz aldı; önceden Yûsuf hakkında ileri gittiniz? Yer’den / Ülke’den ayrılmayacağım; tâ ki babam bana izin verir veya Allah benim için hüküm verir. O Hüküm Verenler’in en hayırlısıdır”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yusuf’tan ümitlerini kesince bir kenara çekilip fısıldaşmaya başladılar. Ağabeyleri: " Bildiğiniz gibi babanıza karşı Allah adına verilmiş bir sözünüz var. Zaten Yusuf meselesinde de ileri gitmiştiniz. Bu nedenle ben, babam bana izin verene kadar burayı terk etmeyeceğim. Bakalım, Allah hakkımda ne gösterecek, çünkü bu düğümü sadece o çözebilir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yakup’un oğulları kardeşlerini geri götürmek istiyorlardı ama Yusuf’un kesin olarak alıkoyacağını anlayınca umutlarını kestiler. Aralarında konuşmak için kenara çekildiler. En büyükleri; "Babamızın bizden Allah adına kesin bir söz aldığını, daha önce de Yusuf hakkında işlediğimiz kusuru bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye yahut Allah benim için hükmedinceye kadar bu yerden ayrılmayacağım. Allah hükmedenlerin en iyisidir."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ondan ümitlerini kesince, (konuyu) gizli görüşmek üzere ayrılıp (bir kenara) çekilmişlerdi. Büyük (olan kardeş)leri [*] şöyle demişti: “Babanızın sizden Allah adına söz aldığını, daha önce de Yusuf hakkında yaptığınız aşırılığı bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye veya Allah benim için hükmedinceye kadar bu yerden (Mısır’dan) asla ayrılmayacağım. O hükmedenlerin en hayırlısıdır.”
Hz. Yusuf’un bu abisi o daha çocukken diğerleri onun öldürülmesi fikrini ileri sürdüklerinde onu kuyuya bırakma fikrini dile getiren abisi olabilir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ondan umutlarını kesince (durumu) kendi aralarında görüşmek üzere bir kenara çekildiler. Onların en büyüğü: “Babanızın sizden, Allah adına kesin bir söz aldığını ve daha önce Yûsuf konusunda hatâ ettiğimizi bilmiyor musunuz? Artık ben, babam beni affedinceye veya Allah hakkımda bir hüküm verinceye kadar buradan kesinlikle ayrılamam. Zîrâ O (Allah) hüküm verenlerin en hayırlısıdır.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Böylece, ondan ümitlerini kesince, (aralarında konuyu) görüşmek üzere bir kenara çekildiler. En büyükleri: “Babanızın sizden, Allah’ı şahit tutarak söz aldığını ve ayrıca bundan önce Yusuf konusunda nasıl güven kırıcı davrandığınızı hatırlamıyor musunuz?” ⁸¹ dedi, “Bunun için ben artık, babam bana izin verinceye kadar bu ülkeden ayrılmayacağım; yahut Allah lehimde bir hüküm verinceye kadar. ⁸² Çünkü O hükmedenlerin en iyisidir.
81 Lafzen, “bilmiyor musunuz?” -fakat burada sözün akışı kelimenin aslî anlamındaki bilgiden çok hatırlamayı çağrıştırdığı için metnin yukarıdaki gibi tercüme edilmesi daha yerinde olacaktır.82 Yani, “kardeşim Bünyamin’i geri almamı sağlayıncaya kadar”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kardeşleri onu kurtarmaktan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak için bir kenara çekildiler. Ağabeyleri dedi ki: “Babanızın, Allah’a yemin ettirerek sizden söz aldığını bilmiyor musunuz? Üstelik yıllar önce de Yusuf’a yaptığınız kötülük ortada. Vallahi ben, babam bana dönüş izni verinceye kadar yahut hüküm verenlerin en iyisi olan Allah hakkımdaki hükmünü verinceye kadar buradan ayrılmayacağım.” 95/8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bu şekilde ondan umutlarını kesince, baş başa verip durumu gizlice görüşmek için bir kenara çekildiler.[¹⁸⁹⁸] Büyükleri dedi ki: “Bilmiyor musunuz ki, babanız sizden[¹⁸⁹⁹] Allah adına söz alıp yemin ettirmişti? Zaten daha önce Yusuf konusunda da güven zedelemiştiniz. Şu durumda, babam bana izin verinceye ya da Allah lehimde hüküm verinceye kadar ben bu ülkeden asla ayrılmayacağım: Zira Allah en iyi hükmü verendir.
[1898] Neciyya: “Bir konuyu baş başa gizlice müzakere etmek” anlamındaki neciyy kökünden (Krş: 19:52). Kelimenin eş anlamlı bir benzeri olan necva için bkz: 17:47; 58:7 ve 10. [1899] İlk muhatapların üslûbu gereği ikinci çoğul kipiyle gelmiştir. Bir diyalogda bunun dilimizdeki karşılığı “babamız bizden” şeklinde olacaktır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bünyamin'i kurtarmaktan) Umudlarını kesince (on kardeş aralarında) fısıldaşarak bir tarafa çekildiler, büyükleri: "Babanızın (Bünyamin'i geri götürmek için) sizden Allah adına kesin bir söz aldığını ve daha önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru unuttunuz mu? Artık babam bana (avdet için) izin verinceye dek veya benim için (Bünyamin'in herhangi bir sebeple serbest bırakılmasına) Allah hükmedinceye kadar ben asla Mısır'dan ayrılamam, hükmedenlerin elbet en hayırlısıdır O!
Osman Fırat
swap_vert close
Ondan (Bünyaminden) ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verinceye veya Allah, hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki, ondan ye'se düştüler, birbiriyle fısıldaşarak başkalarından ayrıldılar. Büyükleri dedi ki: «Babanızın muhakkak Allah'a yemin ile teminat almış olduğunu ve sizin evvelce de Yusuf'un hakkında yapmış olduğunuz kusuru bilmediniz mi? Artık babam bana izin verinceye değin veya benim için Cenâb-ı Hak hükmedinceye değin bu yerden ayrılmam ve O, hükmedenlerin hayırlısıdır.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Vakta ki Yusuf'un onu vermesinden ümitlerini kestiler. Bir yana çekilip aralarında fısıldaşarak şöyle konuşmaya başladılar. Ağabeyleri dedi ki: “Allah'ı şahit tutarak babanıza kesin söz verdiğinizi ve daha önce Yusuf hakkında da işlediğiniz kusuru nasıl olur da bilmezlikten gelebilirsiniz? Ne yüzle döneceksiniz? Ben buradan bir adım bile atmam, ayrılmam; ancak babam bana izin verirse yahut hüküm verenlerin en hayırlısı olan Allah hükmünü bildirirse, o başka! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ondan umudu kesince aralarında konuşmak üzere (bir kenara) çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın sizden Allah adına kesin söz aldığını; daha önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye, yahut Allah benim için hükmedinceye kadar bu yerden ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en iyisidir."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bünyamin'i bu sûretle kurtarmakdan me'yûs olduklarında aralarında müşâvere itdiler. Büyükleri: "Bilmiyor mısınız ki babanız, bunun içün sizden Allâh ile 'ahid ve mîsâk aldı ve ondan evvel Yûsuf'a neler yapdınız. Ben, babam bana izin virmedikce ve yâhud Cenâb-ı Hak bana hüküm itmedikce yerimden kımıldamam, o Allâh ahkemu'l hâkimîndir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ondan umutlarını kesince bir yana çekilip fısıldaştılar: Büyükleri dedi ki “Bilmiyor musunuz babamız sizden Allah adına kesin söz almıştı? Daha önce de Yusuf’a karşı aşırılıklar yapmıştınız. Ben buradan hiçbir yere ayrılmam. Babamın izni olur ya da Allah benimle ilgili bir karar verirse başka; en iyi kararı o verir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ümitsizliğe düşünce, konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri şöyle dedi:-Babanızın Allah'a karşı sizden bir söz aldığını, daha önce Yusuf meselesinde de ileri gittiğinizi bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verene veya Allah hakkımda hüküm verene kadar bu yerden ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en iyisidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kardeşlerinden ümidi kesince bir kenara çekilip fısıldaşmaya başladılar. Büyükleri dedi ki: “Babanızın sizden Allah adına sağlam bir yemin aldığını ve bundan önce de Yusuf hakkında kusur ettiğinizi bilmiyor musunuz? Babam müsaade edinceye veya hakkımda Allah bir hüküm verinceye kadar ben bu yerden ayrılmayacağım. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yûsuf'tan ümidi kesince bir kenara çekilip tartışmaya başladılar. Büyükleri dedi ki: "Babanızın sizden Allah adına garanti aldığını, daha önce Yûsuf'a yaptığınız haksızlığı bilmez misiniz? Babam bana izin verinceye, yahut da Allah hakkımda hükmedinceye kadar bu ülkeden ayrılmayacağım. Yargıçların en hayırlısıdır O."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
[124b] pes ol vaķt kim nevmįd oldılar andan bir yaña çıķdılar arķun söyleyiciler eyitti anlaruñ ulusı “bilmedüñüz mi bayıķ atañuz bayıķ duttı üzerüñüze 'ahd ķavl Tañrı’dan daħı ilerüden ŧaķśırlıķ eyledüñüz yūsuf ḥaķķında? pes hergiz gitmeyem yirden ya'nį mıśr yirinden tā destūr vire baña atam yā hükm eyleye Tañrı baña daħı ol hükm eyleyicilerüñ yigregidür.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ol vaḳt ki andan ümīẕ kesdiler sırr‐ıla söyleşüp ḳurtuldılar.Eyitdi anlaruñ uluları: Bilmez misiz sizüñ atañuz size and virdi Allāh adı‐na ve andan siz red eyledüñüz Yūsufda. Daḫı pes ayrılup gitmezin Mıṣr yirinden destūr virmeyince baña atam, yā baña Allāh çıḳmaḳa taḳdīr eyleme‐yince. Ol ḥakīmlerüñ yigregidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar (Bin Yamindən) ümidlərini kəsdikdə kənara çəkilib pıçıldaşmağa başladılar (pıçıldaşaraq kənara çəkildilər). Onların (qardaşların) ən böyüyü dedi: “Məgər atanız sizi Allaha and içdirib əhd aldığını və bundan qabaq Yusif barəsindəki təqsirinizi bilmirsiniz? Atam (evə qayıtmağıma) izin və ya Allah (qardaşımın xilas olması haqqında) öz hökmünü verməyincə, mən bu yerdən (Misir torpağından) ayrılmayacağam! O (Allah) hökm verənlərin ən yaxşısıdır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
So, when they despaired of (moving) him, they conferred together apart. The eldest of them said: Know ye not how your father took an undertaking from you in Allah's name and how ye failed in the case of Joseph aforetime? Therefore I shall not go forth from the land until my father giveth leave or Allah judgeth for me. He is the Best of Judges.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Now when they saw no hope of his (yielding), they held a conference in private. The leader among them said:(1752) "Know ye not that your father did take an oath from you in Allah's name, and how, before this, ye did fail in your duty with Joseph? Therefore will I not leave this land until my father permits me, or Allah(1753) commands me; and He is the best to command.
1752 Kabir may mean the eldest. But in 12:78 above, Kabir is distinguished from Shaykh, and I have translated the one as "venerable" and the other as "aged". In 20:71, Kabir obviously means "leader" or "chief, and has no reference to age. I therefore translate here by the word "leader", that brother among them who took the most active part in these transactions. His name is not given in the Qur'an. The eldest brother was Reuben. But according to the biblical story the brother who had taken the most active part in this transaction was Judah, one of the elder brothers, being the fourth son, after Reuben, Simeon, and Levi, and of the same mother as these. It was Judah who stood surety to Jacob for Benjamin (Gen. 43:9). It is therefore natural that Judah should, as here, offer to stay behind. 1753 The pledge he had given was to his father, and in Allah's name. Therefore he was bound both to his father, and to Allah. He must await his father's order and remain here as pledged, unless Allah opened out some other way. For example the Egyptian WazTr might relent: if so, he could go back with Benjamin to his father, and his pledge would be satisfied.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَمَّا
ne za-man ki
اسْتَيْـَٔسُوا
ümitlerini kestiler
مِنْهُ
ondan
خَلَصُوا
bir kenara çekildiler
نَجِياًّۜ
fısılda- şarak
قَالَ
dedi
كَب۪يرُهُمْ
büyükleri
اَلَمْ تَعْلَمُٓوا
bilmiyor musunuz
اَنَّ
şüp-hesiz
اَبَاكُمْ
babanız
قَدْ
ger- çekten
اَخَذَ
aldı
عَلَيْكُمْ
aleyhinizde
مَوْثِقاً
sağlam bir söz
مِنَ اللّٰهِ
Allah'tan
وَمِنْ قَبْلُ
ve bundan önce
مَا
o şe- yi ki
فَرَّطْتُمْ
kusur işlediniz
ف۪ي
hak- kında
يُوسُفَۚ
Yûsuf
فَلَنْ اَبْرَحَ
artık asla ayrıl-mayacağım
الْاَرْضَ
bu yerden
حَتّٰى
ta ki
يَاْذَنَ
izin verin- ceye dek
ل۪ٓي
ba- na
اَب۪ٓي
ba- bam
اَوْ
ve- ya
يَحْكُمَ
hüküm ve-rinceye dek
اللّٰهُ
Allah
ل۪يۚ
hak-kımda
وَهُوَ
ve O
خَيْرُ
hayır-lısıdır
الْحَاكِم۪ينَ
hüküm verenlerin
Ne zaman ki ondan (Yûsuf'un kardeşlerini vermesinden) ümitlerini kestiler (çaresizce oradan ayrıldılar ve meseleyi) kendi aralarında konuşmak üzere (bir kenara) çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın sizden Allah adına söz aldığını, daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye veya Allah benim hakkımda hükmedinceye kadar bu yerden asla ayrılmayacağım. O, hüküm verenlerin hayırlısıdır."
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
اِسْتَيْـَٔسَ
Fiil-X
ي ا س
Ümidini kesti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
خَلَصَ
Fiil-I
خ ل ص
Kenara çekildi
نَجِيّ
İsim
ن ج و
Fısıldayan, gizlice konuşan
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
كَبِير
İsim
ك ب ر
Kebîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), pek büyük
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَبٌ
İsim
ا ب و
Baba
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَوْثِق
İsim
و ث ق
Sağlam söz
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فَرَّط
Fiil-II
ف ر ط
Kusur işledi, eksik bıraktı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
يُوسُف
Özel isim
يُوسُف
Hz. Yusuf (a.s.)
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
اَبْرَحَ
Fiil-I
ب ر ح
Ayrılmak, vazgeçmek
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
اَذِنَ
Fiil-I
ا ذ ن
İzin verdi, dinledi, kulak verdi
ل۪ي
Zamir
ل۪ي
Bana, beni, benim, benim için
اَبٌ
İsim
ا ب و
Baba
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
حَكَمَ
Fiil-I
ح ك م
Hüküm verdi, hükmetti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
ل۪ي
Zamir
ل۪ي
Bana, beni, benim, benim için
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
حَاكِم۪ينَ
Etken fiil
ح ك م
Hüküm verenler, hâkimler