close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 60. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe-in lem te/tûnî bihi felâ keyle lekum ‘indî velâ takrabûn(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onunla beraber gelmezseniz size benden bir ölçek bir şey bile yok, yaklaşmayın artık buraya.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Eğer onu bana getirmeyecek olursanız, artık benim katımda sizin için bir ölçek (tartılıp verilecek hiçbir şey) yoktur ve bana da yaklaşmayın."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Eğer o kardeşinizi bir sonraki sefer bana getirmezseniz, o zaman benden ne bir ölçek olsun zahîre bekleyin, ne de yanıma yaklaşın!”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Siz eğer onu bana getirmezseniz, bundan sonra, benim hazinelerimden size bir ölçek zahire bile yok. Bana da yaklaşmayın” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer onu getirmezseniz artık benim yanımda size ölçek (erzak) yok ve bana da yaklaşmayın."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Eğer onu bana getirmeyecek olursanız, artık benim katımda sizin için bir ölçek (erzak) yoktur ve bana da yaklaşmayın.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer onu bana getirmezseniz, benim yanımda ölçek (zahire) yok ve bana yaklaşmayın.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer kardeşinizi bana getirmezseniz, artık benim yanımda size verilecek bir ölçek olmaz ve bana yaklaşamazsınız” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer onu bana getirmezseniz, artık benim yanımda size verecek bir ölçek erzak yoktur, bana hiç yaklaşmayınız.
Besim Atalay
swap_vert close
Onu getirmezseniz, benden size nesne yok, bana yaklaşmayın da»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Eğer onu bana getirmezseniz, artık benim yanımda size verilecek tek ölçek (zahire) bile yoktur ve bir daha da bana yaklaşmayın” dedi.
Cemil Said
swap_vert close
59, 60. Ânlara erzâk virdikden sonra "Pederinizin yanında kalan birâderinizi bana getiriniz size dolu ölçü ile buğday viririm size misafirperverlik idiyorum görüyorsunuz fakat ânı getürmez iseniz size buğday virmem o vakit yanıma yaklaşmayınız" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Eğer onu bana getirmezseniz bundan böyle benden bir ölçek bile alamazsınız ve bana artık yaklaşmayın da."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Eğer onu bana getirmezseniz, artık benim yanımda size verilecek tek ölçek (zahire) bile yoktur ve bir daha da bana yaklaşmayın.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Eğer onu bana getirmezseniz artık bende size verilecek tahıl yoktur; yanıma yaklaşmayın!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer onu bana getirmezseniz, artık benim yanımda size verilecek bir ölçek (erzak)  yoktur, bana hiç yaklaşmayın!»
Edip Yüksel
swap_vert close
"Onu bana getirmezseniz, artık benden ölçülüp tartılacak bir şey beklemeyin ve bana yaklaşmayın."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Siz eğer onu bana getirmezseniz, bir daha size hiç kile yok, (bir ölçek bile zahire alamazsınız) yanıma da yaklaşmayın".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Eğer onu bana getirmezseniz artık benim yanımda size kile yok ve bana yaklaşmayın
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şâyet (gelecek sefer) onu bana getirmezseniz (ki bu sizin yalan söylediğinizi gösterir, o zaman) artık benim yanımda, sizin için bir ölçek (tartılıp verilecek hiçbir şey) yoktur ve bana da yaklaşmayın!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Buna rağmen eğer o kardeşinizi bana getirmezseniz, size hiçbir şey vermem ve asla yanıma da gelmeyin.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Eğer onu bana getirmezseniz artık benim yanımda size hiç bir kile yok. (Bîhûde) bana yaklaşmayın».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Buna rağmen (bir daha geldiğinizde) onu bana getirmezseniz, artık benim yanımda size ölçek(le verilecek bir şey) yok ve bana yaklaşmayın!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Eğer onu bana getirmezseniz (ki bu sizin yalan söylediğinizi gösterir) bundan böyle benden bir ölçek erzak bile alamazsınız ve bana yaklaşmayın da.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Eğer diğer gelişinizde kardeşinizi bana getirmezseniz, benden size hiçbir yardım yok ve sakın bana da yaklaşmayın” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer onu bana getirmiyecek olursanız, artık benden ölçek alamazsınız."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şayet onu bana getirmezseniz artık benden zahire beklemeyin; bir daha bana da yaklaşmayın.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Eğer onu bana getirmezseniz, size bir ölçek bile [zahire] yok ve yanıma da yaklaşmayınız” (dedi).
Kadri Çelik
swap_vert close
“Eğer onu bana getirmezseniz artık benim katımda sizin için bir ölçek (erzak) yoktur ve bana artık yaklaşmayın.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Şâyet onubana getirmezseniz, —ki bu sizin yalan söylediğinizi gösterir— o zaman bendensize bir ölçek bile erzak yoktur ve o takdirde, artık yanıma da yaklaşmayın!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Onu bana getirmezseniz, benim yanımda size ölçek yoktur. Bana yaklaşmayın!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onu bana getirmezseniz size tahıl mahıl vermem, sakın üzerime gelmeyin.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Eğer O’nu bana getirmezseniz artık benim yanımda size ölçüp verilecek bir şey yok. Bir daha ülkeme gelip bir şey istemeyin!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onu bana getirmezseniz, artık benim yanımda size verilecek hiçbir ölçek (tahıl) yoktur; (bu durumda sakın) bana (yanıma) yaklaşmayın!” [*]
Hz. Yusuf’un demek istediği şudur: “Eğer küçük kardeşinizi yani Bünyamin’i bana getirmezseniz benden yakınlık ve iltifat görmeniz bir tarafa, bende size verecek hiçbir ölçek zahire, tahıl olmayacaktır. Dahası yanıma yöreme de sakın yaklaşmayın, semtime uğramayın, gözüme görünmeyin, ülkeme ayak basmayın.”  
Mehmet Türk
swap_vert close
“Eğer onu bana getirmezseniz benden size bir ölçek bile (erzak) olmadığı gibi, (bir daha) benim semtime de uğramayın.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama eğer kardeşinizi bana getirmezseniz o zaman benden ne bir ölçek olsun [zahire] bekleyin, ne de yanıma yaklaşın!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Gelecek seferde onu bana getirmezseniz, ne benden bir ölçek tahıl alabilirsiniz ne de yanıma yaklaşabilirsiniz.”
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat (gelecek sefer) onu da getirmezseniz, o takdirde benden ne bir ölçek alabilirsiniz, ne de yanıma yaklaşabilirsiniz.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer onu bana getirmezseniz (biliniz ki) bundan sonra benim yanımda size verilecek hiç bir ölçek (zahire) yok, boşu boşuna bana yaklaşmayın!" (buraya kadar gelmeyin diyerek onları uyardı.)
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer onu bana getirmezseniz artık benim yanımda size ölçülüp verilecek bir şey yok Ve bana da yaklaşmayın!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«İmdi O'nu bana getirmezseniz artık benim yanımda sizin için bir (kile bile zahire) yoktur ve bana yaklaşmayınız.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
59, 60. Yusuf onların zahîre yüklerini hazırlatınca dedi ki: “Siz, baba bir kardeşinizi de yanıma getirin, gördüğünüz gibi ben size tam ölçek veriyorum ve ben dışardan gelen misafirleri ağırlamaya, başka herkesten fazla özen göstermekteyim. Eğer onu getirmezseniz, o zaman, ne bir ölçek olsun zahire bekleyin, ne de yanıma yaklaşın! ”
Gelmeyen kardeşlerini istemesi şundan idi: Kıtlık sebebiyle zahire karneye bağlanmıştı, almak için şahsın bulunması gerekiyordu. Diğerleri, baba ve kardeşler için birer hisse isteyince, Hz. Yusuf, bu seferlik verip, yaşlı babayı mâzur sayarak, gelecek defa, o kontenjanı almak için, herkes gibi öbür kardeşin de gelmesinin şart olduğunu bildirmiş olmaktadır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer onu bana getirmezseniz artık benim yanımda size ölçü(lüp verilecek bir şey) yok. (Bir daha) bana yaklaşmayın!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Eğer onı bana getirmezseniz bundan sonra size zahîre yokdur ve bana yaklaşmazsınız" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eğer onunla birlikte gelmezseniz ne benden bir ölçek alabilirsiniz, ne de yanıma yaklaşabilirsiniz.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Eğer onu bana getirmezseniz bundan böyle benden bir ölçek erzak bile alamazsınız ve bana yaklaşmayın da.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Onu getirmezseniz artık benden size erzak yok; sakın yanıma yaklaşmayın.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Eğer onu bana getirmezseniz, artık yanımda sizin için ölçülecek bir şey yok, bir daha bana yaklaşmayın."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“pes eger getürmeyesiz baña anı ölçmek yoķdur sizüñ benüm ķatumda daħı yaķın gelmeñ baña.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes anı baña getürmeseñüz ölçü yoḳdur size benüm iḳlīmüme dedaḫı girmeñüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər onu yanıma gətirməsəniz, məndən bir qab (keyl) belə ərzaq gözləməyin və mənə də yaxınlaşmayın!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if ye bring him not unto me, then there shall be no measure for you with me, nor shall ye draw near.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Now if ye bring him not to me, ye shall have no measure (of corn) from me, nor shall ye (even) come near me."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاِنْ
eğer
لَمْ تَاْتُون۪ي
bana getirmezseniz
بِه۪
onu
فَلَا كَيْلَ
artık ölçek yok
لَكُمْ
size
عِنْد۪ي
benim yanımda
وَلَا تَقْرَبُونِ
ve bana yaklaşmayın
"Eğer onu bana getirmezseniz artık benim yanımda size ölçek(le verilecek buğday) yoktur ve bana da yaklaşmayın!"
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَيْل
İsim
ك ي ل
Ölçü, ölçek
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَرَبَ
Fiil-I
ق ر ب
Yaklaştı