close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 58. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vecâe iḣvetu yûsufe fedeḣalû ‘aleyhi fe’arafehum vehum lehu munkirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yusuf'un kardeşleri gelip huzuruna girdiler; Yusuf, onları tanıdı, fakat onlar, Yusuf'u tanıyamadılar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Derken kuraklık başlayınca) Yusuf’un kardeşleri (Kenan’dan Mısır’a) gelip yanına dahil olmuşlar (ve huzura çıkmışlar)dı. (Hz. Yusuf’a zulmeden üvey kardeşleri) Onu tanımadıkları halde, kendisi ise onları hemen tanımıştı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Her yerde başgösteren kıtlık münasebetiyle, Yûsuf'un kardeşleri de zahire almak için gelip onun huzuruna girdiler de Yûsuf onları tanıdı; onlar ise Yûsuf'u tanımıyorlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bir gün, Yûsuf'un kardeşleri çıkageldiler. Onun huzuruna vardılar. Yûsuf onları görür görmez tanıdı. Oysa onlar, Yûsuf'u tanıyamamışlardı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yusuf'un kardeşleri gelip yanına girdiler. Onlar onu tanımadıkları halde kendisi onları hemen tanıdı.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Kuraklık başlayınca) Yusuf'un kardeşleri gelip yanına girdiler, onu tanımadıkları halde kendisi onları hemen tanıdı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de Yûsuf'un kardeşleri gelip karşısına çıktılar. Yûsuf hemen onları tanıdı. Halbuki, onlar Yûsuf'u tanımıyorlardı. (Zahire almak için Mısır'a gelmişlerdi).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Yusuf’un kardeşleri geldiler, onun yanına girdiler. Onlar onu tanımazken, o, onları tanıdı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yûsuf'un kardeşleri gelip onun huzuruna girdiler. Yûsuf onları tanıdı, ama onlar onu tanımıyorlardı.
Besim Atalay
swap_vert close
Yusuf'un kardeşleri Mısır'a geldiler, yanına girdiler, bu tanıdı onları! Onlar bunu tanımadı !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Derken, kıtlık yılı gelince) Yusuf'un kardeşleri (Mısır'a) çıkageldiler ve (Yusuf'un) yanına girdiler. Onlar Yusuf'u tanımadıkları halde o, onları hemen tanıdı.
Kıtlığın gelip çattığı bölgede, Mısır’da ihtiyaç fazlası ürünün dünya pazarına açıldığını duyan çevre halkı, oraya akın etmeye başladılar. O dönemde Kenan Diyar’ında (Filistin’de) yaşayan Hz. Yakup ve ailesi de kıtlıktan etkilendiği için çocuklarını yani Hz. Yusuf’u kuyuya atan kardeşlerini erzak satın almak için Mısır’a göndermişti.  
Cemil Said
swap_vert close
Yûsuf’un birâderleri Mısır’a geeldiler ve önüne çıkdılar Yûsuf ânları tanıdı. Fakat ânlar kendisini tanımadılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yusuf'un kardeşleri gelip yanına girdiler. Kendisini tanımadıkları halde o onları tanıdı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Derken) Yûsuf’un kardeşleri çıkageldiler ve yanına girdiler. Yûsuf onları tanıdı, onlar ise Yûsuf’u tanımıyorlardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yûsuf’un kardeşleri (tahıl almak üzere) gelip huzuruna girdiler. Kardeşleri onu tanımadıkları halde Yûsuf onları tanımıştı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yusuf'un kardeşleri gelip onun huzuruna girdiler, (Yusuf)  onları tanıdı, onlar onu tanımıyorlardı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yusuf'un kardeşleri gelip onun huzuruna girdiler. (Yusuf) onları tanıdı; ancak onlar onu tanımadı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Bir gün) Yusuf'un kardeşleri çıkageldiler ve onun yanına girdiler. O, onları görür görmez tanıdı, oysa onlar onu tanıyamamışlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de Yusüfün biraderleri çıkageldiler, geldiler yanına girdiler, derhal onları tanıdı, onlar ise onu tanımıyorlardı
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Derken, kıtlık yılları başlayınca) Yûsuf’un kardeşleri (zorda kalmış diğer insanlar gibi, tahıl yardımı alabilmek için Mısır’a) geldiler ve (durumlarını arz etmek üzere Yûsuf’un) huzuruna çıktılar. (Yûsuf) onları (görür görmez) tanıdı, ama onlar onu tanıyamadılar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Nihayet Yusuf'un kardeşleri geldi ve onun huzuruna çıktılar. Yusuf onları hemen tanıdı. Ama onlar onu tanıyamadılar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yuusufun kardeşleri gelib onun huzuruna girdiler. (Yuusuf) onları tanıdı, onlar ise kendisini tanımıyorlardı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Derken, (o kıtlık yıllarında) Yûsuf'un kardeşleri de gelip onun huzûruna girdiler;(Yûsuf) derhâl onları tanıdı; hâlbuki onlar onu (o mevki'de) tanıyabilecek kimseler değillerdi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (yıllar sonra kuraklık başlayınca); Yusuf’un kardeşleri (Mısır’a) geldiler, yanına girdiler. Hemen onları tanıdı, onlar ise onu tanımıyorlardı. *
(*) Kıtlığın gelip çattığı bölgede, Mısır’da ihtiyaç fazlası ürünün dünya pazarına açıldığını duyan çevre halkı, oraya akın etmeye başladılar. O dönemde Kenan Diyar’ında (Filistin’de) yaşayan Hz. Yakup ve ailesi de kıtlıktan etkilendiği için çocuklarını yani Hz. Yusuf’u kuyuya atan kardeşlerini erzak satın almak için Mısır’a göndermişti. (C. Külünoğlu Meali Yusuf-58. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yusuf’un kardeşleri gelip, Yusuf’un karşısına çıktıklarında onları tanıdı, ama onlar Yusuf’u tanımadılar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yusuf’un kardeşleri gelip yanına girdiler. Yusuf onları tanıdı. Onlar Yusuf’u tanımadılar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yusufun kardeşleri gelip nezdine girdiler. Onlar Yusuf/u tanımadıkları halde Yusuf onları tanıdı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Nihayet Yûsuf’un kardeşleri geldiler ve huzuruna çıktılar. Onlar onu tanımadıkları hâlde o onları hemen tanıdı.
Kadri Çelik
swap_vert close
Yusuf'un kardeşleri (azık almak için) gelip yanına girdiler. Kendisini tanımadıkları halde, o onları tanıdı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yûsuf’un kardeşleri Mısır’a geldiler ve erzak almak isteyen herkes gibi, durumlarını arz etmek üzere onun huzuruna çıktılar. Yûsuf, —tıpkı kuyudayken Rabb’inin kendisine bildirdiği gibi— onlarıgörür görmez tanıdı, fakat bunu belli etmedi, onlar ise onu tanıyamamışlardı. Yûsuf, stokların herkese yetebilmesi için kişi başına ancak bir deve yükü erzak verileceğini ilân etmişti. Bu yüzden Yûsuf’un kardeşleri, Bünyamin adında bir üvey kardeşlerinin daha olduğunu, fakat babalarının onu çok sevdiği için yanından ayrılmasına izin vermediğini, bu yüzden kendileriyle birlikte gelemediğini söyleyerek onun için de erzak talep ettiler. Yûsuf da onların bu talebini kabul etti.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yûsuf’un kardeşleri geldi; onun yanına girdiler. Onlar bunu yadsıdıkları halde onları tanıdı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yusuf'un kardeşleri şehre geldiler. Muamele için ona çıktılar. Yusuf onları tanıdı ama, onlar onu tanıyamadı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Aradan yıllar geçmiş, kuraklık devirleri gelmişti. Yusuf uyguladığı politikalarla Mısır’ı zengin bir ülke haline getirdi. Bolluk devirlerinin arkasından kıtlık devirlerinin geleceğini bildiğinden mahsulleri yaptırdığı depolara topladı. Mısır’ı öyle bir noktaya getirdi ki; depoladığı ürünler hem Mısır’a hem de kıtlıktan yoksul düşen etrafındaki ülkelere yetecek kadar çoktu. Yusuf etrafındaki ülkelere dostluk gösteriyor, onlara da yardım ediyordu. Yusuf’un adil yönetimi bütün ülkelerce duyulmuştu. O, dünya malına tamah ederek insanların içinde bulunduğu yokluktan kıtlıktan çıkar sağlamayı düşünmüyordu. Onlara dostluğunu adaletini gösteriyor, yardım elini uzatıyordu. Yusuf’un şanı şöhreti bütün ülkelere ulaştı. Artık herkes Mısır melikinin iyiliksever olduğunu biliyordu. Kral Yusuf’un yönetiminden Krallığının dünyaya yayılan ününden çok memnundu. Tamamen Yusuf’a ülkeyi teslim etmiş keyfini çıkarıyordu. Elbette bu şan, bu şöhret Yusuf’un atalarının yaşadığı ülkeye de ulaştı. Onlar da sıkıntıları atlatmak için Mısır’a gitmeyi, Mısır Melik’inden yardım istemeyi umdular. Böylece Yusuf’un kardeşleri Mısır’a geldi. Yusuf ülke dışından gelen bütün misafirlerle birebir ilgileniyordu. Kardeşlerini karşısında görünce onları tanıdı. Fakat onlar Yusuf’u tanıyamadı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yusuf’un kardeşleri gelip huzuruna girmişlerdi. (Yusuf) onları tanımış, onlar ise onu tanımamışlardı.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Kıtlık yılları başlayıp da) Yûsuf’un kardeşleri (erzak istemek için) onun huzuruna girince,¹ onlar onu tanımadıkları halde o, onları hemen tanıdı².
1 Buradan kıtlık yıllarının geldiği ve Hz. Yûsuf (a.s)’ın kardeşlerinin diğer insanlar gibi erzak temini için Mısır’a geldikleri olayın anlatılış seyrinden anlaşılmaktadır.2 Böylece yukarıdaki 15. âyette belirtilen: "Sen, onlara bu yaptıklarını hiç beklemedikleri bir sırada mutlaka haber vereceksin." müjdesi tahakkuk etmeye başladı.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[YILLAR SONRA] Yusuf’un kardeşleri [Mısır’a] geldiler ⁵⁸ ve o’nun huzuruna çıktılar; o hemen tanıdı onları; ama berikiler o’nu tanımadılar.
58 Yani, Hz. Yusuf’un yedi yıllık bolluk döneminde doldurduğu zahire ambarından zahire satın almak için geldiler; çünkü o’nun önceden haber verdiği kıtlıktan-kuraklıktan Mısır’a komşu ülkeler de etkilenmişlerdi; ama bunun için yalnız Mısır’ın ihtiyat stokları vardı ve bunların dağıtımına da bizzat Hz. Yusuf nezaret ediyordu (karş. Tekvîn xli, 54-57).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yıllar sonra Yusuf’un kardeşleri (tahıl yardımı alabilmek için Mısır’a) gelip onun huzuruna çıktılar. Yusuf onları tanıdı ama onlar onu tanımadılar! 12/15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
NİHAYET Yusuf’un kardeşleri (tahıl yardımından pay almak için Mısır’a) geldiler ve onun huzuruna çıktılar.[¹⁸⁷⁷] O onları derhal tanıdı, fakat onlar onu tanıyamadılar.
[1877] Kenan diyarı (Filistin) o dönemde Mısır’ın bir eyaletidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yusuf'un kardeşleri de geldi ve huzuruna girdiler, (Yusuf) onları tanıdı, onlar ise onu tanıyamadılar!
(Çünkü Yusuf’un kuyudan kurtulmuş olmasına hiç imkan vermiyorlardı ve böyle bir önemli makam elde edeceğini düşünemiyorlardı.. aradan kırk yıl geçmişti.) (Yusuf onları hoş karşıladı "Başka kardeşiniz var mı?" diye sorunca "Oniki kardeş idik, en küçüğümüz çölde kayboldu, babası çok üzüldü.. diğer kardeşimizin bizimle gelmesine izin vermedi, onlar baba bir kardeşimizdir" diye cevap verdiler)  
Osman Fırat
swap_vert close
Ve Yûsuf’un kardeşleri Yusufun yanına girdiler. Yûsuf onları tanıdı, onlar ise Yûsuf’u tanımıyorlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Yusuf'un kardeşleri geldi, hemen O'nun huzuruna girdiler. Derhal onları tanıdı. Onlar ise O'nu inkar ediciler idiler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gün geldi, Yusuf'un kardeşleri Mısır'a gelip onun huzuruna çıktılar. O onları tanıdı, ama öbürleri onu tanıyamadılar.
58-100 bölümü için bakınız : KM, Tekvin 42-44. bölümler.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yusuf'un kardeşleri geldiler, onun yanına girdiler, o onları tanıdı; fakat onlar onu tanımıyorlardı.
Yûsuf vezîr oldu. Kral bütün Mısır'ın yönetimini ona verdi. O sırada ölmüş bulunan vezîrin karısı Zelîha'yı da onunla evlendirdi. Tarıma önem veren Yûsuf, üretimi artırdı. Fazla ürünü depolattı. Nihâyet kıtlık yılları girdi. Her taraftan insanlar gelip Mısır'da devlet anbarından azık satın alırdı. Kıtlığın etkisinde bulunan Ken'ân ilindeki Ya'kûb Aleyhisselâm, Yûsuf'un özkardeşi Bünyâmîn dışındaki oğullarını azık almak üzere Mısır'a göndermişti. Yûsuf, kardeşlerine kim olduklarını, nereden geldiklerini sormuş, onlar da Ya'kûb isimli bir peygamberin oğlu ve oniki kardeş olduklarını, bir kardeşlerinin çöle gidip helâk olduğunu, öteki bababir kardeşlerinin de babalarının yanında kaldığını anlatmışlardı.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yûsuf'un kardaşları Mısır'a gelüb onun huzûrına girdiler. Yûsuf onları tanıdı. Onlar ise onı bilmiyorlardı. [²]
[2] Hükümdâr ru'yâsını ta'bîrde didiği gibi kaht u gılâ seneleri geldiği zamân bu yoksuzluk Filistin'de de hâsıl olmuşdı. Yûsuf iddihâr iylediği zahâiri adam başına bir yük olmak üzere tevzî' idiyordı. Ya'kûb 'aleyhisselâm Yûsuf'un ana bir kardaşı ve oğullarının en küçüği olan Bünyamin'i alıkoyarak diğerlerini Mısır'dan zahîre getirmek üzere gönderdi. Onlar zahîreye bedel olmak üzere Ken'an diyârı emti'asından ufak tefek şeyler berâber getirdiler. Mısır'a vusûl ve Yûsuf'a mürâca'atla hallerini arz itdiler. Yûsuf onlara "Siz kimsiniz" diye sordı. Onlar da "Biz evlâd-ı Ya'kûb'ız, bir kardaşımız daha var ise de onı babamız yanında alıkoydı" didiler.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yusuf’un kardeşleri gelmişti, huzuruna çıktılar. Yusuf onları tanıdı ama onlar onu tanıyamıyorlardı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yusuf'un kardeşleri gelip yanına girdiler. Onu tanımadılar; Yusuf, onları tanıdı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Derken Yusuf'un kardeşleri geldiler. Yanına girdiklerinde Yusuf onları hemen tanıdı; onlar ise kendisini tanımamıştı.(7)
(7) Bolluk yılları boyunca Hz. Yusuf ihtiyaç fazlası erzakı saklamıştı; kıtlık yıllarında bunları ihtiyaç sahiplerine dağıtıyordu.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Nihayet Yûsuf'un kardeşleri çıkageldiler; Yûsuf'un yanına girdiler, o onları tanıdı. Ama onlar onu tanıyamıyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı geldi yūsuf ķarındaşları pes girdiler anuñ üzere pes bildi. anları anlar anı bilmezler iken.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Geldi Yūsuf ḳardaşları Yūsuf ḳatına. Yūsuf bildi anları, özleri Yūsufı bil‐mediler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Misirə ərzaq üçün yollanan) Yusifin qardaşları gəlib onun hüzuruna daxil oldular. Onlar (Yusifi) tanımadıqları halda, (Yusif) onları dərhal tanıdı.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And Joseph's brethren came and presented themselves before him, and he knew them but they knew him not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then came Joseph´s brethren:(1719) they entered his presence, and he knew them, but they knew him not.
1719 Years pass; the times of prosperity go by; famine holds the land in its grip, and it extends to neighbouring countries. Joseph's preparations are complete. His reserves are ample to meet the calamity. Not only does Egypt bless him, but neighbouring countries send to Egypt to purchase corn. All are received with hospitality, and corn is sold to them according to judicious measure. Now there has been one sorrow gnawing at Joseph's heart. His poor father Jacob! How he must have wept, as indeed he did, at the loss of his beloved Joseph! And Joseph's little brother Benjamin, born of the same mother as himself; would the other ten brothers, not by the same mother, have any affection for him, or would they treat him, as they treated Joseph? How would the whole family be in these hard times? A sort of answer came when the ten selfish brothers, driven by famine, came from Canaan to buy corn. Joseph, though so great a man, kept the details of the famine department in his own hands: otherwise there might have been waste. But to the public he was a mighty Egyptian administrator, probably in Egyptian dress, and with all the paraphernalia of his rank about him. When his brothers came, he knew them, but they did not know he was Joseph. In their thoughts Joseph was probably some menial slave in a remote household, perhaps already starved to death in these hard times! (Cf. 12:15 ).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَجَٓاءَ
derken geldi
اِخْوَةُ
kardeşleri
يُوسُفَ
Yûsuf'un
فَدَخَلُوا
ve girdiler
عَلَيْهِ
onun hu- zuruna
فَعَرَفَهُمْ
derhal on- ları tanıdı
وَهُمْ
ve onlar
لَهُ
onu
مُنْكِرُونَ
tanımayanlardı
Derken, (o kıtlık yıllarında) Yûsuf'un kardeşleri gelip onun huzuruna girdiler. (Yûsuf) Onları tanıdı; fakat onlar onu tanımadı.
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
اِخْوَة
İsim
ا خ و
Kardeşler, erkek kardeşler. (Not: Kız kardeş çoğulu ise اَخَوَاتٌ )
يُوسُف
Özel isim
يُوسُف
Hz. Yusuf (a.s.)
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
عَرَفَ
Fiil-I
ع ر ف
Tanıyıp bildi, tanıdı, farkına vardı, arif oldu
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
مُنْكِرُون
Etken fiil-IV
ن ك ر
Tanımayanlar, inkâr edenler