close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İż kâle yûsufu li-ebîhi yâ ebeti innî raeytu ehade ‘aşera kevkeben ve-şşemse velkamera raeytuhum lî sâcidîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bir zaman Yusuf, babasına babacığım demişti, ben onbir yıldızla güneşi ve ayı gördüm, bir de baktım ki onlar, bana secde ediyorlar.
On bir yıldızla kardeşleri, ayla babası güneşle de anası temsil ediliyor.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hani bir zaman Yusuf babasına: "Babacığım, gerçekten ben (rüyamda) on bir yıldızla, Güneş’i ve Ay’ı gördüm; onların (hepsini) bana secde etmektelerken gördüm" demişti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bir vakit Yûsuf babasına şöyle demişti: “Babacığım, ben rüyamda onbir yıldız, güneş ve ayı gördüm. Benim önümde, saygıyla yere kapanmışlardı.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hani Yûsuf babası Yakub'a: “Babacığım, ben rüyamda, on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm. Onları, bana saygılarından secde ederlerken gördüm.” demişti.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hani Yusuf babasına: "Ey babacığım! Ben (rüyada) onbir yıldızla güneşi ve ayı gördüm. Bunların bana secde ettiklerini gördüm" demişti.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hani Yusuf babasına: 'Babacığım, gerçekten ben (rüyamda) onbir yıldız, güneşi ve ayı gördüm; bana secde etmektelerken gördüm' demişti.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir vakit Yûsuf babasına (Yâkub Aleyhisselâma) şöyle demişti: “-Babacığım, ben, rüyada onbir yıldızla güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki, onlar, bana secde ediyorlar.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hani bir zaman, Yusuf babasına: “Ey babacığım! Ben kesinlikle (mana âleminde) onbir gezegen, güneş ve ayı gördüm; onların bana secde ettiklerini gördum” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bir zamanlar Yûsuf, babası Ya‘kûb'a demişti ki: “Babacığım! Ben rüyamda on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm; onları bana secde ederken gördüm.”[223]
[223] Hz. Yûsuf’un kıssası hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 374-506.  
Besim Atalay
swap_vert close
Hani, Yusuf babasına demişti ki: «Baba, düşte on bir yıldızla, güneşi, ayı gördüm ki, bana secde ederlerdi»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hani Yusuf babasına: “Babacığım; ben (rüyamda) on bir gezegenin, güneşin ve ayın önümde hürmetle eğildiklerini gördüm” demişti.
Cemil Said
swap_vert close
Bir gün Yûsuf didi ki: "Baba ben ru’yâmda onbir yıldızın ve güneş ve ayın bana secde itdiklerini gördüm."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yusuf babasına: "Babacığım! "Rüyamda onbir yıldız, güneş ve ayın bana secde ettiklerini gördüm" demişti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani Yûsuf, babasına “Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana boyun eğiyorlardı” demişti.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bir gün Yûsuf, babasına demişti ki: “Babacığım! Ben rüyamda on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm; onları bana secde ederken gördüm.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bir zamanlar Yusuf, babasına (Ya'kub'a) demişti ki: Babacığım! Ben (rüyamda) on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm; onları bana secde ederlerken gördüm.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yusuf, bir zamanlar babasına: "Babacığım, on bir gezegeni, güneşi ve ay'ı gördüm, onların bana secde ettiklerini gördüm," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hani bir vakitler Yusuf, babasına demişti ki: "Babacığım, ben rüyada onbir yıldızla güneşi ve ayı bana secde ederken gördüm."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir vakıt Yusüf babasına, babacığım dedi: ben ru'yada on bir yıldızla Güneşi ve Kameri gördüm, gördüm onları ki bana secde ediyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hani, (bir zamanlar) Yûsuf babasına şöyle demişti: “Babacığım, ben, (rüyamda) on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana (hürmet kastı ile) secde ediyorlar.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hani bir zamanlar Yûsuf, babasına: “Ey babacığım! Ben¹ on bir yıldızla, Güneş'in ve Ay'ın bana secde² ettiklerini gördüm.” demişti.
1- Rüyamda. 2- Saygı gösterdiklerini, uyduklarını.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bir vakit Yuusuf, babasına: «Babacığım, demişdi, gerçek ben rü'yâda on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana secde edicilerdir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bir zaman Yûsuf babasına: “Ey Babacığım! Doğrusu ben (rüyâmda) on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm; (hem) gördüm ki onlar bana secde eden kimselerdir” demişti.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hani bir zaman Yusuf, babasına “Babacığım! Gerçekten ben (rüyamda) on bir gezegen, güneşi ve ayı gördüm. Onları benim için saygıyla eğildiklerini gördüm.” demişti. *
(*) Kevkeb, ışığı n parlak gök cisimlerini ifade eder. Tefsirlerin isimlendirmesinden yola çıkarak, kevkebin “yıldız” değil “gezegen”e tekabül ettiği anlaşılmaktadır. Kebbeden türetilen kevkeb, lügatte “Ait olduğu sistemden bağımsız hareket edemeyen parça”demektir…(M. İslamoğlu Meali Yusuf-4. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yusuf babasına “Ey babacığım1 Ben (rüyamda) on bir yıldız, güneşi, ayı ve onların bana secde ettiklerini gördüm” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bir gün Yusuf babasına dedi: "babacığım gerçekten ben düşümde on bir yıldızla güneşi, ayı gördüm. Onları bana secde eder gördüm."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani Yusuf babasına: «— Babacığım! Ben rüyada on bir yıldız, güneş, ay gördüm, onları bana secde eder gördüm» demişti.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani Yûsuf babasına, “Babacığım! Ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Onları bana secde ederlerken/önümde saygıyla eğilirlerken gördüm” demişti.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani Yusuf babasına, “Babacığım! Rüyamda on bir yıldız, güneş ve ayın bana secde ediciler olduklarını gördüm” demişti.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bir zamanlar küçük bir çocuk olan Yûsuf,babasına demişti ki: “Babacığım, ben rüyamda on bir yıldızı, Güneş’i ve Ay’ı gördüm; baktım ki, onların hepsi bana secde ediyorlar.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, babasına YÛSUF: “Babacığım! (Rüyamda) Onbir yıldızı, Güneş’i ve Ay’ı gördüm; onları, bana secde etmekte gördüm” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yusuf babasına anlatıyordu: " Babacığım! Ben rüyamda on bir yıldızla birlikte güneşi ve ayı gördüm. Hepsi de önümde eğiliyorlardı. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani bir zamanlar Yusuf babasına; "Babacığım! Rüyamda on bir yıldız, güneş ve ay gördüm. Bunların önümde durarak beni yücelttiklerini gördüm!" demişti.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani Yusuf, babasına (Yakup’a) şöyle demişti: “Ey Babacığım! Şüphesiz ki ben (rüyamda) on bir gezegeni, güneşi ve ayı gördüm; onları benim için secde ederlerken gördüm.” [*]
Hz. Yusuf’un gördüğü bu rüyanın yorumunun ne olduğu Yûsuf 12:100’de açıklanmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yûsuf babasına: “Ey Babacığım! Gerçekten ben (rüyamda)¹ on bir yıldızla,² güneşi ve ayı³ gördüm. (Bir de) onların bana secde ettiklerini⁴ gördüm.” deyince;
1 Peygamberlerin rüyası vahiydir. 2 Yahûdîler, Peygamberimize bu on bir yıldızın isimlerini sorarlar. Cebrâil de vahiyle bildirince, Peygamber (a.s) isimlerini sayar, bunun üzerine Yahûdîler: “Muhammed doğru söyledi.” derler. (İbnü Kesîr, Taberî)3 Bazı müfessirler, “on bir yıldız Hz. Yûsuf’un kardeşleri, ay ve güneş de babası ve annesi’dir” demişlerdir.4 Burada (سَاجِدِينَ) kelimesinin akıllılar için kullanılan bir kelime olmasından dolayı yıldız, güneş ve ayın gerçek anlamında değil de mecâzî anlamda kullanıldığı net olarak anlaşılmaktadır. Ayrıca âyetin bu bölümü, “benim için Allah’a secde ettiklerini gördüm.” şeklinde de tercüme edilebilir. Secde: Lügatte son derece tevazu ile alçalıp baş eğmektir ki, kibrin zıddıdır. Dînen de alnı yere koymaktır ki, ta’zîm ve itaat etmenin en yüksek şeklidir. Şeriat’a ait her secdede bir alçalma, itaat ve ta’zim vardır. Bunun için Allah’tan başkasına secde etmek dinî bakımdan küfürdür. Yusuf (a.s.)’a on bir yıldızla güneş ve ayın secdesi hakkında, Allah’ın dışında hiç bir varlığa secde edilmeyeceğini, bunun şirk olduğunu söyleyen İslâm âlimleri buradaki "secdeye kapandılar" cümlesini: ya onlar sevinçlerinden Allah’a şükür niyetiyle yere kapandılar; ya da, Hz. Yusuf’un emrine girerek hayatlarının diğer bölümünde onun buyruklarının dışına çıkmadılar veya Yusuf’un önünde saygıyla eğildiler şeklinde anlamışlardır. Hangi anlam kabul edilirse edilsin, Allah’ın dışında hiç bir canlıya secde edilebileceği yönünde bir anlam çıkarılması doğru değildir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
BİR VAKİT Yusuf babasına şöyle demişti: “Babacığım! Ben [rüyamda] onbir yıldız, güneş ve ayı gördüm: benim önümde saygıyla yere kapanmışlardı!” ⁷
7 İz takısı çoğunlukla zamana atıf ifade eder ve çoğu hallerde “iken” şeklinde aktarılır. Bununla birlikte, seyrek de olsa bazan bir pekiştirme edatı olarak okuyucunun/dinleyicinin dikkatini ansızın vuku bulan bir şeye çekmek (Muğnî, Kâmûs, Tâcu’l-‘Arûs) ya da -Kur’an’da sıkça başvurulduğu gibi- söylemdeki değişmeye uygun bir geçiş sağlayıp sadede dönüldüğünü hatırlatmak için kullanılır: bu gibi durumlarda sözkonusu takının “bir vakit” ya da “imdi” sözcükleriyle aktarılması yerinde olur.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yusuf, babasına şöyle demişti; “Babacığım, ben rüyamda on bir yıldız, güneş ve ayın önümde secde ettiklerini gördüm.” 12/100-101
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
HANİ bir zamanlar Yusuf babasına “Ey babacığım!” demişti, “Ben rüyamda on bir gezegen,[¹⁸²⁵] bir de Güneş’i ve Ay’ı gördüm; gördüklerimin hepsi de yerlere kapanarak beni saygıyla selamlıyorlardı.”[¹⁸²⁶]
[1825] Kevkeb, ışığı en parlak gök cisimlerini ifade eder. Tefsirlerin isimlendirmesinden yola çıkarak, kevkebin “yıldız” değil “gezegen”e tekabül ettiği anlaşılmaktadır. Kebbeden türetilen kevkeb, lügatte “Ait olduğu sistemden bağımsız hareket edemeyen parça” demektir. [1826] Sâcidîn, sözlükte “saygı duydu, boyun eğdi, alttan aldı, bağlandı” anlamlarına gelen secdenin ism-i falidir (Mekâyîs). Kur’an’da rüku’ ve kıyam da, tıpkı secde gibi hem şer’î anlamıyla hem de lügat anlamıyla kullanılır ve her üçünün de lügat anlamları farklı düzeylerde “saygı ve bağlılığı” içerir. Kıyam yalnızca “saygı”, rüku’ saygıdan dolayı “boyun eğme ve itaat”, secde ise itaatin son noktası olan “tam teslimiyet” vurgusuna sahiptir. Namazın sembol rükünlerinden olan kıyam, rüku ve secde, saygıyla başlayıp varlığını adayışla biten bir teslimiyet sürecine tekabül eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bir vakit Yusuf babasına: "Babacığım ben rüyamda, onbir yıldızla güneşi ve ayı bana secde eder gördüm" dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Hani Yûsuf, babasına "Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir gezegen, güneşi ve ayı gördüm. Ve onların bana secde ettiklerini gördüm.’’ dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bir vakit ki, Yusuf babasına demişti: «Ey pederim! Muhakkak ben (rüyamda) onbir yıldız ile güneşi ve kameri gördüm, onları gördüm ki benim için secde edicilerdir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir zaman Yusuf babasına, “Babacığım! ” dedi. “Ben rüyamda on bir yıldızın, güneş ve Ay'ın bana secde ettiklerini gördüm. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hani bir zaman Yusuf, babasına: "Babacığım demişti, ben (rü'yada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm, bunların bana secde ettiklerini gördüm." demişti.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yûsuf babasına: "Ey Babam! Ben onbir yıldızı ve güneşi ve ayı bana secde iderler gördüm" didikde,
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir gün Yusuf babasına şöyle demişti: “Babacığım rüyamda on bir yıldızı, güneşi ve ayı gördüm; baktım ki hepsi bana secde ediyor.[*]”
[*] Buradaki secde, Güneşin, Ayın ve gezegenlerin, dünya ile yaptığı eğimin (declination) Yusuf aleyhisselama, rüyasında gösterilmesidir. Bu eğim en fazla 23 derece 27 dakika olmaktadır. Evren; gökler, yer ve bunların arasındaki varlıklar olmak üzere üçe ayrılır. Bunu anlatan çok sayıda ayetten biri şöyledir. "Gökleri, yeri ve bu ikisi arasında olanları, gerçek varlıklar olarak yarattık" (Bkz. Hicr 15/85) Gökler yedi kattır. Yıldızlar, bize en yakın olan birinci katta yer alır. (Bkz. Saffât 37/6) Aradaki varlıklar Güneş ve Ay'dır. (Bkz. Nuh 71/16) Bu âyet, bunlarla birlikte hareket eden ve yıldız görünümünde olan 11 cismin olduğunu da bildirmektedir. Bugün bunlara Güneşin uyduları denir. Âyetteki secde eğilme anlamındadır. Zaten kelimenin kök anlamı odur (Müfredat). Bu eğilmeyi, ağaç gölgelerinden anlayabiliriz. İlgili âyet şöyledir: "Güneş ve Ay, bir hesaba göre hareket eder. Yıldızlar ve ağaçlar secde ederler." (Bkz. Rahman 55/5-6) Ağaçların secdesi, gölgelerindeki uzama ve kısalmadır. Bunun Güneş ile ilgisini şu âyetlerden öğreniriz: "Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi? Tercihi farklı olsaydı onu hareketsiz kılardı. Güneşi de ona delil yapmıştır. Sonra gölgeyi yavaşça kendine (yukarıya) çeker (ve kısaltır)." (Bkz. Furkan 25/45-46) Güneş sistemiyle dünya arasındaki eğim (declination) her gün değişir. 21 Mart ve 22 Eylül günlerinde gölge açısı, o yerin enlemi kadar olur. Allah Taâlâ bu eğimi secde kelimesi ile anlatmıştır. Gölgeler konusunda bilgi sahibi olan her insan, Güneşin meridyen geçişi sırasında oluşan gölgeye bakarak Güneş takvimini okuyabilir. Gece aya bakılarak da ay takvimi okunabilir. Yıldızlarla dünya arasında herhangi bir eğim oluşmaz. Bu yüzden kuzey yarım kürede kutup yıldızının bir yere, yıl boyunca yaptığı açı o yerin enlemi kadar olur. Yüzünü Kutup Yıldızına çeviren bir kişinin baş tarafı kuzeyi, ayak tarafı güneyi, sağ tarafı doğuyu, sol tarafı da batıyı gösterir. Bu, her insanın geceleyin yol bulmasını sağlar. (Bkz. Tarık 86/3'ün dipnotu) Asırlardır ihmal edilmiş yeni bir bilim dalına, gölge bilimine ihtiyaç vardır. Kur'an'da bununla ilgili çok âyet vardır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Yusuf, babasına:-Babacığım, dedi. Rüyamda on bir yıldız, Güneş ve Ay'ın bana saygıyla boyun eğdiklerini gördüm.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hani Yusuf babasına demişti ki: “Babacığım, ben on bir yıldız ile Güneşin ve Ayın bana secde ettiklerini gördüm.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bir vakit Yûsuf babasına şöyle demişti: "Babacığım, ben rüyada on bir yıldızla, Güneş'i ve Ay'ı gördüm; onları bana secde ediyorlar gördüm."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol vaķt kim eyitti yūsuf atasına “iy atam! bayıķ ben gördüm on bir ılduz daħı güneşi daħı ayı gördüm anları baña secde ķılıcılar.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ẕikr eyle ol vaḳtı ki eyitdi Yūsuf atasına: Yā atam, ben düşde gördüm ki onbir yılduz, daḫı güneş‐ile ay baña sücūd eylediler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bir zaman Yusif atasına demişdir: “Atacan! Mən (yuxuda) on bir ulduz və Günəşlə ayı gördüm. Gördüm ki, onlar mənə səcdə (tə’zim) edirlər”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When Joseph said unto his father: O my father! Lo! I saw in a dream eleven planets and the sun and the moon, I saw them prostrating themselves unto me.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Behold! Joseph said to his father: "O my father!(1632) I did see eleven stars and the sun and the moon: I saw them prostrate themselves to me!"(1633)
1632 For the Parable all that is necessary to know about Joseph is that he was one of the Chosen Ones of Allah. For the story it is necessary to set down a few more details. His father was Jacob, also called Israel the son of Isaac, the younger son of Abraham, (the elder son having been Isma'i1, whose story is told in 2:124-129). Abraham may be called the Father of the line of Semitic prophecy. Jacob had four wives. From three of them he had ten sons. In his old age he had from Rachel (Arabic Rahil), a very beautiful woman, two sons Joseph and Benjamin (the youngest). At the time this story begins we may suppose that Joseph was about seventeen years of age. The place where Jacob and his family and his flocks were located was in Canaan, and is shown by tradition near modern Nablus (ancient Shechem), some thirty miles north of Jerusalem . The traditional site of the well into which Joseph was thrown by his brothers is still shown in the neighbourhood. 1633 Joseph was a mere lad of seventeen. But he was true and frank and righteous; he was a type of manly beauty and rectitude. His father loved him dearly. His half-brothers were jealous of him and hated him. His destiny was prefigured in the vision. He was to be exalted in rank above his eleven brothers (stars) and his father and mother (sun and moon), but as the subsequent story shows, he never lost his head, but always honoured his parents and repaid his brothers' craft and hatred with forgiveness and kindness.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِذْ
bir za- man
قَالَ
de- mişti
يُوسُفُ
Yûsuf
لِاَب۪يهِ
babasına
يَٓا
ey
اَبَتِ
baba- cığım
اِنّ۪ي
gerçek-ten ben
رَاَيْتُ
gördüm
اَحَدَ عَشَرَ
on bir
كَوْكَباً
yıldızı
وَالشَّمْسَ
ve Güneş'i
وَالْقَمَرَ
ve Ay'ı
رَاَيْتُهُمْ
onları gör- düm ki
ل۪ي
bana
سَاجِد۪ينَ
secde edenlerdi
Hani bir zamanlar Yûsuf, babası (Yakûb)a demişti ki: "Ey Babacığım! Gerçekten ben (rüyamda) on bir yıldızla Güneş'i ve Ay'ı gördüm. Gördüm ki onlar bana secde ediyorlardı."
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يُوسُف
Özel isim
يُوسُف
Hz. Yusuf (a.s.)
اَبٌ
İsim
ا ب و
Baba
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَبٌ
İsim
ا ب و
Baba
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir
عَشَر
İsim
ع ش ر
اَحَدَ عَشَرَ : Onbir
كَوْكَب
İsim
ك و ك ب
Yıldız
شَمْس
İsim
ش م س
Güneş
قَمَر
İsim
ق م ر
Ay
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
ل۪ي
Zamir
ل۪ي
Bana, beni, benim, benim için
سَاجِد
Etken fiil
س ج د
Secde eden