(Kadın) onların düzenlerini işitince, onlara (bir davetçi) yolladı, oturup dayanacakları yerler hazırladı ve her birinin eline (önlerindeki meyveleri soymaları için) bıçak verdi. (Yusuf’a da:) «Çık, onlara (görün)» dedi. Böylece onlar onu (olağanüstü güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde) büyüttüler, (şaşkınlıklarından meyve yerine) ellerini (bazı parmak uçlarını) kestiler (çizip yaraladılar) ve: «Allah’ı tenzih ederiz; bu bir beşer değildir. Bu, ancak saygın bir melektir» dediler. *
(*) Not: Diğer tefsirlerde olduğu gibi metni aşağıya alınan Taberi tefsirindeki, Mücahid, Katade ve es- Suddi gibi müfessirlerin görüşlerine göre de bunlar o anda Hz. Yusuf’un güzelliği karşısında şaşkınlıkla meyve bıçağı ile bazı parmak uclarını çizip yaralamışlardı. Bkz:
(وقطعن أيديهنَّ ﴾ حَززْنَها بالسَّكاكين ولم يجدن الألم لشغل قلوبهنَّ بيوسف حدثنا الحسن بن محمد , قال: حدثنا شبابة , قال: حدثنا ورقاء , عن ابن أبي نجيح , عن مجاهد , قوله: (وقطعن أيديهن) ، حزًّا حزًّا بالسكين - حدثنا ابن وكيع , قال: حدثنا عمرو بن محمد , قال: حدثنا أسباط , عن السدي: (وقطعن أيديهن) قال: جعل النسوة يحززن أيديهن , يحسبن أنهن يقطعن الأترج.- حدثنا بشر , قال: حدثنا يزيد , قال: حدثنا سعيد عن قتادة: (وقطعن أيديهن) ، وحززن أيديهن. (تفسير الطبري )