close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 29. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yûsufu a’rid ‘an hâżâ(c) vestaġfirî liżenbik(i)(s) inneki kunti mine-lḣâti-în(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey Yusuf, sen de bu meseleyi bırak artık ve sen ey kadın, suçundan tövbe et, şüphe yok ki sen, hata işleyenlerdensin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Aziz:) "Ey Yusuf, sen bundan (bu kadından ve bu olaydan) uzak dur (ve unut!" diye uyarmış, karısına ise:) "Sen de bu günahın sebebiyle (benden özür) bağışlanma dile; doğrusu sen kabahat işleyenlerden oldun! (Böylece olay kapansın. Hz. Yusuf da, bu suçu işlemiş gibi zindana atılsın ki, herkes öyle sanıp şerefimiz kurtarılsın..." şeklinde örtbas etmeye çalışmıştı.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey Yûsuf! Sen de bu olayın üstünde durma, kimseye de söyleme! Ve ey kadın! Sen de işlediğin günahtan ötürü bağışlanma dile, çünkü sen gerçekte hatası büyük olan birisin.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kadının akrabası: “Ey Yûsuf, sen bu konuyu hiçbir yerde açma. Sen de (ey Züleyha) günahından dolayı af dile. Sen hata edenlerden, günahkârlardansın.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yusuf, sen bundan yüz çevir. Sen de günâhının bağışlanmasını dile. Doğrusu sen günâhkârlardan oldun."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Yusuf, sen bundan yüz çevir. Sen de (kadın) günahın dolayısıyla bağışlanma dile. Doğrusu sen günahkârlardan oldun.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yûsuf! Sen bu işi söylemekten vazgeç. Ey hanım! Sen de günahına Allah'dan mağfiret dile; doğrusu sen büyük günâhkarlardan oldun.” dedi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ey Yusuf! Sen bundan vazgeç, (kimseye bir şey söyleme, Ey Züleyha!) Sen de Allah’tan bağışlanmayı dile. Şüphesiz sen yanlış yapmışsın.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Ey Yûsuf! Sen bunları söylemekten vazgeç! Ey kadın! Sen de günahının affını dile! Çünkü sen günahkarlardan oldun.”
Besim Atalay
swap_vert close
«Yusuf, bundan yüz çevir! Sen de günahına tövbe et kadın! Sen günahlı olanlardansın»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Adam: “Ey) Yusuf! Sen bu olayın üstünde durma (kimseye de bir şey söyleme)! Ve sen de (ey kadın) işlediğin günahtan ötürü bağışlanma dile, çünkü sen günah işleyenlerden birisi oldun” dedi.
Cemil Said
swap_vert close
28, 29. Kocası esvâbı mu’âyene itdi arkadan yırtılmış oldığını gördi karısına "Senin hîlekârlıkların ’azîmdir. Ey Yûsuf bu vak’ayı sükût ile geçişdir ve sen de ey kadın günâhından dolayı istiğfâr it çünki hatâ itdin" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
28,29. Kocası gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce, karısına hitaben "Doğrusu bu sizin hilenizdir, siz kadınların fendi büyüktür" dedi. Yusuf'a dönerek: "Yusuf! Sen bundan kimseye bahsetme"; kadına dönerek: "Sen de günahının bağışlanmasını dile, çünkü suçlulardansın" dedi.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Ey Yûsuf! Sen bundan sakın kimseye bahsetme. (Ey Kadın,) sen de günahının bağışlanmasını dile. Çünkü sen günah işleyenlerdensin.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yûsuf! Sen bunu olmamış say. (Kadına:) Sen de günahının affını dile; çünkü sen günahkârlardan oldun.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Ey Yusuf! Sen bundan (olanları söylemekten) vazgeç! (Ey kadın!) Sen de günahının affını dile! Çünkü sen günahkârlardan oldun»
Edip Yüksel
swap_vert close
"Yusuf, sen bu olayı unut. Sen de (ey kadınım) günahından dolayı bağışlanma dile. Sen hata işledin."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Yusuf! Sakın sen bundan bahsetme! Kadın! Sen de günahından dolayı istiğfar et. Sen gerçekten günahkarlardan oldun".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yusüf, sakın bundan bahsetme, sen de kadın, günahına istiğfar et, cidden sen büyük günahkârlardan oldun
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Kadının kocası, konuşmasına şöyle devam etti:) “Ey Yûsuf! Sen bundan vazgeç! (Bu olanlardan dolayı kimseye bir şey söyleme! Ey kadın!) “Sen de günahının bağışlanmasını dile. Şüphe yok ki sen günaha girenlerden oldun!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Yûsuf!¹ Bundan kimseye söz etme. Sen² de suçundan dolayı bağışlanma dile. Hatalı olan sensin!” dedi.
1- Aziz: Ey Yûsuf! 2- Karısına.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Yuusuf, sen bundan (bu mes'eleyi söylemekden) vazgeç. (Ey kadın) sen de günâhına istiğfar et. Çünkü sen cidden günahkârlardan oldun».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Sonra şöyle dedi:) “Yûsuf! (Sen) bundan vazgeç (bunu kimseye anlatma)! (Ey kadın! Sen de) günâhın için mağfiret dile! Çünki sen, günahkârlardan oldun.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Aziz, Yusuf’a dönerek): ’Yusuf! Sen bundan vazgeç (sakın bu konuyu hiçbir yerde açma). Ve (karısına dönerek) sen de işlediğin günahtan ötürü bağışlanma (ve özür) dile, şüphe yok ki sen hata işleyenlerden birisi oldun” dedi. *
(*) Burada hem Yusuf’a hem de kadına hitap eden aziz/kadının eşi olduğunu söylemek, ayetin siyak ve sibakına daha uygundur. والظاهر أن قائل ذلك هو العزيز، ولعله كما قيل: كان رجلاً حليماً، وروي ذلك عن الحسن، ولذا اكتفى بهذا القدر من مؤاخذتها،(روح المعاني)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yusuf (kadının kocasına) “Bu olaydan vazgeç” dedi ve kadına “Yaptığın bu hatadan dolayı (kocandan) bağışlanma dile. Çünkü kesinlikle hatalı davranan sendin” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey Yusuf sen olanları unut artık! Sen de işlediğin günahtan dolayı Allah’tan yarlıgama dile. Çünkü suçlu olan sensin."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yusuf/a da: «— Yusuf! Sen bundan yüz çevir [⁷]», kadına de «— Sen de günahın için yarlıganmak dile, çünkü sen suçlusun».
[7] Bu macerayı kimseye açma.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Yûsuf’a dönerek) “Yûsuf, sen bundan vazgeç/bunu başkasına söyleme! Kadın sen de günahının bağışlanmasını dile, zira sen hatalı davrananlardansın!” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
“Yusuf, sen bundan yüz çevir. Sen de (kadın), günahından ötürü bağışlanma dile. Doğrusu sen hata edenlerden oldun.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Yûsuf; lütfen bu olayı unut ve hiç kimseye bir şey anlatma ve ey kadın; sen de günahından dolayı tövbe ve istiğfar et! Allah’tan af ve mağfiret iste! Çünkü sen, gerçekten büyük bir günah işledin!” diyerek olup bitenleri örtbas etmek istedi. Fakat olayın yayılmasına engel olamadı:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Yûsuf! Bundan yüz çevir / aldırış etme / unut! (Kadın!) Sen de günahın için bağışlanma dile! Sen, Yanlış Yapan / Günah İşleyenler’densin”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yusuf!! Sen bu davadan vazgeç. Hanım!! Sen de Allah'tan özür dile. Çünkü yanlış yapan sensin. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kadının kocası Yusuf’a; "Sen bu konuyu dava yapmaktan vazgeç! Bu olayın üzerine gitme! Hiç olmamış kabul et! Şikâyetçi de olma! Bu iş böylece aramızda kalsın! Ortalığa yayılmasın!" Karısına da: "Sen de günahının bağışlanmasını dile! Çünkü sen günahkârlardan oldun!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Aziz şöyle demişti): “Yusuf! Sen bundan (bu işi sürdürmekten) vazgeç! (Ey Züleyha)! Sen de günahından dolayı bağışlanma dile! Şüphesiz ki sen günahkârlardan oldun.”
Mehmet Türk
swap_vert close
“Ey Yûsuf! Sen bu olaydan kimseye bahsetme. (Ey kadın!) Sen de günâhından dolayı (Allah’tan) af dile, çünkü sen, günâhkârlardan oldun.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Yusuf! Sen bu olayın üstünde durma! ²⁶ Ve (kadın!) sen de işlediğin günahtan ötürü bağışlanma dile, çünkü sen gerçekten hatası (büyük) olan birisin!”
26 Lafzen, “Bu (olayın) üstünde durma/bu olaya sırt çevir”. Hemen bütün müfessirlere göre bu ifade: “bu olaydan kimseye bahsetme!” anlamına gelmektedir; bu da kocanın duruma göz yumup unutmaya hazır olduğunu gösteriyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Ey Yusuf, bu olayı yaşanmamış say! Ey kadın, sen de suçundan dolayı kocandan af dile. Çünkü yanlış yapan sensin.” 24/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Ey) Yusuf, sen bu olayı yaşamadın say! Ve sen (ey) kadın, kabahatinden dolayı özür dile! Çünkü (şu hâl) senin suçunun sabit olduğunu gösteriyor.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Ey Yusuf, sen onlardan kimseye bahsetme, ey kadın sen de günahının bağışlanmasını dile, çünkü sen gerçekten günahkarlardan oldun" dedi. (Bu uyarısına rağmen olay şehre yayıldı.)
Osman Fırat
swap_vert close
Yûsuf, sen bundan vazgeç (bunu kimseye söyleme), (ey kadın), sen de günâhının bağışlanmasını dile! Çünkü sen, günahkarlardan oldun!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ey Yusuf! Sen bundan (bu hadiseyi söylemekten) kaçın. (Ey kadın!) Sen de günahın için isitiğfarda bulun. Muhakkak ki sen bütün günaha girmiş olanlardan oldun.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
28, 29. Gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce (kocası, eşine: ) “Anlaşıldı! ” dedi. “Bu, siz kadınların oyunlarınızdan biri! Gerçekten sizin fendiniz pek müthiştir! Yusuf! Sakın bunu kimseye söyleme! Kadın! Sen de günahından dolayı af dile, çünkü sen günaha girenlerden oldun. ”
Tekvin, 39. bölüme göre Yusuf (a.s.) elbisesini Zeliha’nın yanında bırakıp çıplak vaziyette kaçmıştır. Keza Talmud’a göre vezir, mahkemede dâva açmıştır. Gerçeğe uymayan bu bilgiler Kur’ân’da yer almaz. Böyle birçok ayrıntıya Kur’ân’ın yer vermeyişi şu gerçeği ortaya koyması yönünden önemlidir: Kur’ân daha önceki dinî metinler üzerinde bir hakem ve düzeltici durumdadır. Hâşâ Kur’ân bunları nakletseydi, oradaki bilgilere elbette yer verirdi. Şu halde birçok oryantalistin Kur’ân’ın Tevrat’tan naklettiği şeklindeki iddiaları, tamamen batıldır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yusuf,sen bundan vazgeç (bunu kimseye söyleme), (ey kadın), sen de günahının bağışlanmasını dile! Çünkü sen, günahkarlardan oldun!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ey Yûsuf! Sen bundan i'râz it (bunı unut) Ey Zeliha! Sen de günâhına tevbe it. Tahkîk sen hatâ idenlerdensin" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yusuf, bu işin peşini bırak! Kadın, sen de günahının bağışlanmasını iste. Çünkü sen suçlulardan biri oldun.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Yusuf sen bunu unut, kadın sen de günahına tevbe et, çünkü sen hata işleyenlerdensin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Yusuf, sen bunu unut. Kadın, sen de günahın için af dile; çünkü günahkâr olmuşsun.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Yûsuf, sakın bundan bahsetme! Kadın, sen de günahının affını dile! Sen, gerçekten günahkârlardan oldun."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
[121a] “iy yūsuf! yüz döndür ya'nį 'azįz eyitti uşbundan daħı yarlıġamaķ dile ya'nį iy zelįhā yazuġuñ içün bayıķ sen ol ıduñ yazuķ eyleyicilerden.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy Yūsuf, geç bu işden kimseye bildürme sen. Daḫı yā Zelīḫā, istiġfār eyleAllāha günāhuñ‐ıçun. Taḥḳīḳ sen ḫaṭā işledüñ sen, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey Yusif! Sən bu işi açıb ağartma. Sən də (ey qadın) günahına görə (Allahdan) bağışlanmanı dilə. Çünki sən, həqiqətən, günah edənlərdənsən.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O Joseph! Turn away from this, and thou, (O woman), ask forgiveness for thy sin. Lo! thou art of the sinful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"O Joseph, pass this over! (O wife), ask forgiveness for thy sin, for truly thou hast been at fault!"(1676)
1676 As was only fair, he apologised to Joseph and begged him to give no further thought to the injury [hat had been done to him, first by the love-snare of his wife, secondly, by the utterly false charge made against him, and thirdly, by the scene, which must have been painful to a man of such spotless character as Joseph. That was not enough. He must ask his wife humbly to beg J oseph's pardon for the wrong that she had done him. And he must further ask her to consider her unbecoming conduct in itself, apart from any wrong done to Joseph. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يُوسُفُ
Yûsuf
اَعْرِضْ
yüz çevir
عَنْ هٰذَا
bundan
وَاسْتَغْفِر۪ي
ve (ey kadın sen) mağfiret dile
لِذَنْبِكِۚ
günahın için
اِنَّكِ
çünkü sen
كُنْتِ
oldun
مِنَ الْخَاطِـ۪ٔينَ۟
hata işleyenlerden
(Sonra Yûsuf'a dönüp dedi ki) "Yûsuf! Sen bu (yaşanan olay)dan yüz çevir (burada olanları kimseye anlatma)! (Ey kadın! Sen de) Günahın için mağfiret dile; çünkü sen hata işleyenlerden oldun."
يُوسُف
Özel isim
يُوسُف
Hz. Yusuf (a.s.)
اَعْرَضَ
Fiil-IV
ع ر ض
Yüz çevirdi, çekindi, döndü
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
اِسْتَغْفَرَ
Fiil-X
غ ف ر
Mağfiret diledi, istiğfar etti
ذَنْب
İsim
ذ ن ب
Günah, suç
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
خَاطِـ۪ٔين
Etken fiil
خ ط ا
Hata işleyenler, hataya düşenler