Derken, evinde bulunduğu kadın arzusunu onunla tatmin etmek için onu baştan çıkarmak istedi.[¹⁸⁴⁴] Ve (bir gün) kapıları sıkı sıkıya kapatıp dedi ki: “Hadi, seninim!”[¹⁸⁴⁵] (Yusuf): “Allah’a sığınırım” dedi, “çünkü O benim Efendim;[¹⁸⁴⁶] bana güzel bir konum kazandırdı! Şu da bir gerçektir ki, zalimler asla başarıya ulaşamaz.”
[1844] el-Murâvede, “iki taraftan birinin istemediğini diğerinin istemesi yüzünden taraflar arasında çıkan çekişme” anlamındadır (Râğıb). Zemahşerî’ye göre, bu çekişme sırasında arzuladığını elde etmek için “her türlü hile, işve, cilve ve tuzağa başvurma” anlamını içerir (Esâs ve Keşşâf). Tercihimiz, râvedethu…‘an nefsihi ibaresinin yan anlamlarını tercümeye yansıtma kaygısının bir ürünüdür. İbarenin tamamlayıcı unsuru olan ‘an-nefsihi, ‘muhatabın direnişine rağmen onu kendi aleyhine bir işe razı etmek’ vurgusunu zaten barındırır. ‘An edatının, genellikle, nesne olarak aldığı yüklemi özneden uzaklaştırma vurgusu dikkate alınırsa, bu ibare mefhum olarak “kadın, arzusunu tatmin etmek için, onu öz benliğinden uzaklaştırmak istedi” ya da “onu, kendi özüne yabancılaştırarak arzusunu tatmin etmek istedi” anlamına ulaşılır. Elde edilen bu dolaylı anlam, aslında her günahın, insanın kendi özünden uzaklaşması anlamına geldiğini de îmâ eder (Krş: 54:37).
[1845] Bu, İbn Abbas’ın alternatif okuyuşu olan hi’tu’yu da gören bir karşılıktır.
[1846] Burada Hz. Yusuf’a ait olan “çünkü O benim Efendim” ifadesinde “efendim” sözcüğünün aslı olan rabbî, Hz. Yusuf’un da konuştuğu Sami dil ailesinde “hizmetçinin sahibi, kölenin efendisi, kulun Rabbi” anlamlarına kullanılan çok çağrışımlı bir ifadedir. Dolayısıyla bununla ne kastedildiği ancak hatibin kastı, iç ve dış bağlam göz önüne alınarak bilinebilir. Hz. Yusuf ile yöneticinin karısı arasındaki bu diyalogda bu sözcük kasten tevriyeli kullanılmış gibidir. Çünkü bu kıssanın ana temalarından biri de Allah’ın rububiyetine dikkat çekmektir (Bkz: Âyet 39, 42 ve 50). Bu gerçek dikkate alındığında Hz. Yusuf’un rububiyet konusunda ne kadar titiz olduğu görülecektir. Bu durumda Hz. Yusuf, “o benim Rabbim’dir” derken gerçek Rabbi olan Allah’ı kastetmiş, fakat içerisinde bulunduğu konum gereği, bunu tevriyeli olarak ifade etmiştir. Bu durumda muhatabın bu sözü kendi tasavvuruna göre anlaması doğaldır. Böylelikle Hz. Yusuf, evin hanımına, kendi aleyhine kullanacağı bir koz da vermemiştir.