close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 21. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekâle-lleżî-şterâhu min misra limraetihi ekrimî meśvâhu ‘asâ en yenfe’anâ ev netteḣiżehu veledâ(en)(c) vekeżâlike mekkennâ liyûsufe fî-l-ardi velinu’allimehu min te/vîli-l-ehâdîś(i)(c) va(A)llâhu ġâlibun ‘alâ emrihi velâkinne ekśera-nnâsi lâ ya’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Mısır halkından olup onu satın alan kişi, karısına, buna izzetle muamele et, umarım ki bize faydası dokunur, yahut da onu evlat ediniriz demişti. İşte Yusuf'u, Mısır'da böylece yerleştirdik de ona rüya yormasını öğrettik ve Allah, yaptığı işte üstündür daima, fakat insanların çoğu, bunu bilmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Nihayet Mısır’a vardıklarında, köle pazarında görüp) Onu satın alan bir Mısırlı (Aziz,) karısına: "Onun yerini üstün tut (ona güzel bak), umulur ki bize yararlı olabilir ya da onu evlat ediniriz" demişti. Böylelikle Biz, Yusuf’u yeryüzünde (Mısır’da) yerleşik kıldık. Ona sözlerin (ve düşlerin) yorumundan (olan bir bilgiyi) öğrettik. Allah, (her işinde, takdirinde ve) emrinde galip olandır, ancak insanların çoğu gerçeği bilmeyen (cahil ve gafillerdir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve onu satın alan Mısırlı adam karısına, “O'na iyi bak” dedi. “Belki bize yararı olur. Kaldı ki, evlatlık edinebiliriz onu.” Böylece Yûsuf'a o ülkede iyi bir yer sağladık ki, ona olayların içyüzüne ve gerçek anlamına dair bir kavrama öğretelim diye. Allah şüphesiz istediğini yapmaya güç yetirendir. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmiyorlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onu satın alan Mısırlı, eşine: “Onu konağa yerleştir, izzet ikramda bulun, güzel ağırla. Umulur ki bize faydası olur. Ve onu kendimize oğul ediniriz.” dedi. Böylece o ülkede, Yûsuf'a makam, mevki, güç ve itibar hazırladık. Ona, meselelerin, olayların tahlilini, ilmî esaslara dayalı yorumunu, doğacak sonuçları hesap edebilmeyi, akıl yürütmeyi, rüyaların tâbirini öğrettik. Allah'ın, planını icra etmeye gücü kudreti yeter. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Mısır'da onu satın alan kişi hanımına: "Buna iyi bak! Olur ki bize yarar sağlar yahut kendisini evlat ediniriz" dedi. Böylece Yusuf'u (o) yere yerleştirdik ki, kendisine rüyaların yorumunu öğretelim. Allah emrinde galibdir (mutlak güç ve irade sahibidir), ancak insanların çoğu bilmez.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onu satın alan bir Mısır'lı (aziz,) karısına: 'Onun yerini üstün tut (ona güzel bak), umulur ki bize bir yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz' dedi. Böylelikle biz, Yusuf'u yeryüzünde (Mısır'da) yerleşik kıldık. Ona sözlerin yorumundan (olan bir bilgiyi) öğrettik. Allah, emrinde galib olandır, ancak insanların çoğu bilmezler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Mısır halkından Yûsuf'u satın alan (vezir), karısına şöyle dedi: “- Bunun yerini iyi yap, kendisine güzel bak, umulur ki, bize bir faydası dokunur, yahut onu evlâd ediniriz.” İşte, Yûsuf'u böylece Mısır memleketine yerleştirdik ve ona rüyaların tâbirini öğrettik. Allah, emrinde galibdir, (iradesi geri çevrilemez) fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Mısır’dan onu satın alan kişi, hanımına: “Ona güzelce bak! Bize faydası olabilir veya onu evlat ediniriz” dedi. İşte böylece, yeryüzünde Yusuf’a imkân sağladık. (Ki Mısır’da peygamberlikle görevlendirelim) ve ona olayların tevilini öğretelim. Şüphesiz Allah, istediğini yapmaya güç yetirendir. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onu satın alan Mısırlı, hanımına, “Ona iyi bak, belki bize yararı dokunur ya da onu evlât ediniriz” dedi. Böylece biz Yûsuf'a o yerde güzel bir imkân verdik ki ona olayların yorumunu öğretelim. Allah, emrini yerine getirendir, fakat insanların çoğu bilmezler.
Besim Atalay
swap_vert close
Bir Mısırlı satın aldı Yusuf'u, karısına dedi ki: «Bunu iyi bakasın, belki, bizlere faydası ola, ya da oğullanırız», böylelikle Yusuf'u Mısır'da yerleştirdik, ona, sözlerin tevilin öğrettik, Allahın buyrumu yerine gelir, insanların pek çokları bilmezler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onu satın alan Mısırlı adam karısına: “Ona güzel bak, umulur ki bize bir yararı dokunur ya da (durumuna göre) onu evlat ediniriz” dedi. İşte bu şekilde biz, Yusuf'u o yere (Mısır'a) yerleştirdik. Ona olayların doğru yorumunu öğrettik. Zira Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmez.
Hz. Yusuf’u satın alan adamın, o günkü Mısır’ın Maliye Bakanı Kıtfir olduğu ve hanımın adının Züleyha olduğu söylenmektedir. Yusuf’un serüveni Tevrat’ta, Tekvin bölümünde de anlatılmaktadır. Kenan ülkesinde yaşayan Yusuf’un İbranice ’deki adı Yosaf’dır. Hz. Yusuf bu olayla ailesinden aldığı terbiyenin yanında medeniyetin zirvede olduğu bir memlekette seçkin bir ailenin yanında iyi bir eğitim ve öğretim imkânı bulmuştur.  
Cemil Said
swap_vert close
Ânı satın alan bir Mısırlı karısına didi ki: "Buna ikrâm it belki bir gün bize fâidesi dokunur yâhud evlâdlığa kabûl ideriz" Bu vecihle o memleketde Yûsuf’ı yerleşdirdik ve âna vekâyi’i keşf itmeği öğretdik. Allâh’ın emri mutlak icrâ olunur lâkin insânların ekserîsi bilmez.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Mısır'da onu satın alan kimse karısına: "Ona güzel bak, belki bize faydası olur yahut ta onu evlat ediniriz" dedi. Biz işte böylece Yusuf'u o yere yerleştirdik; ona, rüyaların nasıl yorumlanacağını öğrettik. Allah, işinde hakimdir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: “Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz.” İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onu satın alan Mısırlı adam karısına, “Ona değer ver, güzel bak! Umarım ki bize faydası dokunur veya onu evlât ediniriz.” dedi. İşte böylece Yûsuf’a orada bir yer sağladık ve bunu (rüyada görülen) olayların yorumunu ona öğretelim diye de yaptık. Allah, emrini yerine getirmeye kādirdir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Mısır'da onu satın alan adam, karısına dedi ki: «Ona değer ver ve güzel bak! Umulur ki bize faydası olur. Veya onu evlât ediniriz.» İşte böylece (Mısır'da adaletle hükmetmesi) ve kendisine (rüyadaki) olayların yorumunu öğretmemiz için Yusuf'u o yere yerleştirdik. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.  
 Tefsirlerdeki rivayete göre Hz. Yusuf’u himayesine alan bu zat Mısır’ın maliye bakanı idi. O, Hz. Yusuf’un zekâ ve kabiliyetini sezmiş, bu yüzden ileride kendisinden devlet işlerinde yararlanabileceğini düşünmüştü. Ayrıca son derece sevimli bir çocuk olan Hz. Yusuf’u evlât edinebileceklerini söylemişti. Çünkü çocukları yoktu.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onu Mısır'da satın alan kişi, karısına, "Ona iyi bak, olur ki bize yararı dokunur, ya da onu evlat ediniriz," dedi. Böylece Yusuf'u yeryüzünde yerleştirip ona rüyaların yorumunu öğretiyorduk. ALLAH işini sonuçlandırandır; fakat halkın çoğu bunu bilmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onu satın alan Mısırlı, eşine dedi ki: "Buna güzel bak. Bize faydalı olabilir, ya da evlat ediniriz." Yusuf'u böylece oraya yerleştirdik. Ona rüyaların tabirini de öğrettik. Allah emrinde galiptir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Mısırdan onu satın alan ise haremine dedi ki: buna güzel bak, umulur ki bize faidesi olacaktır, yâhud evlâd ediniriz, bu suretle Yusüfü orada yerleştirdik; hem de ona hâdisatın mealini istihraca dair ılimler öğretelim diye, öyleya Allah, emrine galibdir velâkin insanların ekserisi bilmezler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yûsuf’u satın alan Mısırlı (vezir), karısına, “Ona iyi bak, belki bize faydası olur yahut da (durumuna göre) onu evlat ediniriz” dedi. İşte böylece biz, Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona rüyaların tabirini öğrettik. Allah her işinde mutlak galiptir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmez.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onu satın alan Mısırlı, hanımına: “Ona iyi bak, bize faydası olabilir, belki de onu evlat ediniriz.” dedi. Böylece Yûsuf'u oraya yerleştirdik ve ona kimi hadislerin¹ yorumunu da öğrettik. Allah, takdir ettiğini yapandır. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.
1- Haberlerin, olayların.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onu satın alan bir Mısırlı, karısına dedi ki: «Bunun makaamını (indimizde) şerefli tut. Umulur ki bize fâidesi olur. Yahud onu evlâd ediniriz», işte Yuusufu böylece arz (-ı Mısır) da yerleşdirdik ve ona rü'yâların ta'bîrini öğretdik. Allah emrinde (haakim ve) gaalibdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onu satın alan Mısır'lı (vezir) ise, karısına: “Onun makamını şerefli tut (ona iyi bak)! Olur ki bize faydası dokunur veya onu evlâd ediniriz” dedi.(1) Böylece Yûsuf'u o yerde (Mısır'da) yerleştirdik (ki adâletle hükmetsin), bir de ona rüyâların ta'bîrini öğretelim(diye böyle yaptık).(2) Allah ise, emrinde galibdir (dilediği herşeyi yapar); fakat insanların çoğu bilmezler.
(1)İbn-i Mes‘ûd (ra) der ki: “İnsanların en ferâsetlisi üç kişidir: Birisi, esir pazarında Hz. Yûsuf(as)’ın kıymetini bir bakışta anlamakla Azîz-i Mısır; birisi, koyunlarını bir kez sulamakla Hz. Mûsâ (as)’ın kadrini fark eden ve ‘Babacığım! Onu ücretle tut!’ diyen ve ileride onunla evlenmesi kendisine nasîb olan Hz. Şuayb (as)’ın kızı; diğeri de Hz. Ömer (ra)’ı kendi yerine halîfe bırakmakla Hz. Ebû Bekir (ra)”dır. (Râzî, c. 9/18, 112)(2)“Sûre-i Yûsuf’un mühim bir esâsı, rüyâ-yı Yûsufiye olduğu gibi,*وَجَعَلْناَ نَوْمَكُمْ سُباَتاً[Uykunuzu da bir dinlenme kıldık!] âyeti misillü (gibi) çok âyetlerle, rüyâda ve nevmde (uykuda) perdeli olarak ehemmiyetli hakīkatler var olduğunu gösterir. (...) Hadîs-i sahih ile, nübüvvetin (peygamberliğin)kırk cüz’ünden bir cüz’ü nevmde rüyâ-yı sâdıka (doğru çıkan rüyâ) sûretinde tezâhür etmiş (görünmüş). Demek rüyâ-yı sâdıka hem haktır, hem nübüvvetin vezâifine (vazîfelerine) taalluku (alâkası) var. (...) Uyku nasıl ki avam için rüyâ-yı sâdıka cihetinde bir mertebe-i velâyet (evliyâlık mertebesi) hükmündedir; öyle de umum (herkes) için, gāyet güzel ve muhteşem bir sinema-i Rabbâniyenin seyrangâhıdır (seyir yeridir). Fakat güzel ahlâklı, güzel düşünür. Güzel düşünen, güzel levhaları görür. Fenâ ahlâklı fenâ düşündüğünden, fenâ levhaları görür. Hem herkes için, âlem-i şehâdet (gördüğümüz bu âlem) içinde, âlem-i gayba (göremediğimiz âleme) bakan bir penceredir. Hem mukayyed (sınırlı) ve fânî insanlar için, sâha-i ıtlak (serbest bir saha) bir meydan ve bir nevi‘ (bir çeşit) bekāya mazhar ve mâzî ve müstakbel(geçmiş ve gelecek ise) hâl (şimdiki zaman) hükmünde bir temâşâgâhtır (seyir yeridir).” (Mektûbât, 28. Mektûb, 195-197)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onu satın alan Mısırlı (aziz,) hanımına: “Ona iyi bak, belki bize yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz” dedi. Böylece biz Yusuf’a o yerde güzel bir imkân verdik ki ona olayların yorumunu öğretelim. Ve (zatım olan) Allah, emrine galiptir (dilediği her şeyi yapar). Fakat insanların çoğu (bu gerçeği) bilmezler. *
(*) Hz. Yusuf’u satın alan adamın, o günkü Mısır’ın Maliye Bakanı Kıtfir olduğu ve hanımın adının Züleyha olduğu söylenmektedir. Yusuf’un serüveni Tevrat’ta, Tekvin bölümünde de anlatılmaktadır. Kenan ülkesinde yaşayan Yusuf’un İbranice ’deki adı Yosaf’dır. Hz. Yusuf bu olayla ailesinden aldığı terbiyenin yanında medeniyetin zirvede olduğu bir memlekette seçkin bir ailenin yanında iyi bir eğitim ve öğretim imkânı bulmuştur. (C. Külünkoğlu Meali Yusuf-21. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şehirde Yusuf’u satın alan, karısına dedi ki “Onun için kalacak iyi bir yer hazırla, belki bize (ilerde) faydası dokunur veyahut da onu evlat ediniriz” dedi. Böylece Yusuf’a sözlerin nasıl yorumlanacağını (sonuç çıkarılacağını) öğretmek için, yeryüzünde kalacağı iyi bir mekâna yerleştirmiş olduk. Allah bütün işleri dilediği gibi sonuçlandırandır. Fakat insanların çoğu bunu bilmiyor.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yusuf’u satın alan Mısırlı karısına şöyle dedi: "Ona iyi bak. Olur a, günün birinde işimize yarıyabilir. Belki de onu kendimize oğul ediniriz." Böylece Yusuf’u o ülkeye yerleştirdik. Ona olayları nasıl yorumlıyacağını da öğrettik. Allah kendi başına buyruktur. Ancak insanların pek çoğu bunu bilmezler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onu satın alan Mısırlı biri karısına «— Ona iyi bak, olabilir ki bize faydası dokunur veya onu oğul ediniriz» dedi. Bunun gibi [⁶] biz Yusuf/u Mısır toprağında mevki sahibi kıldık. Ona rüya tabirini de öğrettik. Allah fermanında [⁷] galiptir, fakat birçok nâs onu bilmez.
[6] Ölümden, kuyudan kurtardığımız, satın alan kimsenin kalbine muhabbet verdiğimiz gibi.[7] İradesi yerine gelir. Emrini tevkif edecek yoktur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onu satın alan Mısırlı⁵ karısına dedi ki: “Ona iyi bak! Belki bize faydası olur veya onu evlat ediniriz.” Böylece biz Yûsuf’u o yere yerleştirdik ki, ona olayların yorumunu öğretelim. Zira Allah buyruğunu yerine getirendir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
5 Tevrat’a göre, yüksek rütbeli bu Mısırlı’nın adı, Potifar’dır. Bkz. Tekvin, Bab, 39, ayet, 1-2  
Kadri Çelik
swap_vert close
Mısır'da onu satın alan kimse karısına, “Onun yerini yüce tut, belki bize faydası olur yahut da onu evlat ediniriz” dedi. Biz işte böylece Yusuf'u, kendisine (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye o yere yerleştirdik. Allah, işinde üstündür, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onu satın alan Mısırlı, kralın önde gelen vezirlerinden biriydi. Yûsuf’u alıp sarayına götürdü ve karısına dedi ki: “Ona iyi bak, en güzel şekilde yetişmesi için hiçbir fedâkârlıktan kaçınma. Çok zeki ve yetenekli bir çocuğa benziyor, belki bize ileride faydası olur, yahut onu kendimize evlat ediniriz.” İşte böylece Biz,Yûsuf’ao ülkedegüzel bir ortam hazırladık verüyadagörülen olayları yorumlama ve meselelerin içyüzüne vâkıf olma bilgisini ona öğretmek için, kendisini katımızdan bir ilhâm ile destekledik. İşte Allah, irâdesini yerine getirmekte böylesine güçlüdür; ne var ki, insanların çoğu bunu bilmezler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Mısır’dan / Şehir’den, onu satın almış kimse karısına dedi ki: “Ona güzel bak! Umulur ki bize yarar sağlar veya onu evlad ediniriz”. Olaylar’ın yorumundan ona öğretelim diye Yûsuf’u Arz’da / Ülke’de güçlü konuma böyle getirdik. Allah kendi işine galiptir; ama İnsanlar’ın en çoğu bilmez”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onu satın alan Mısırlı vezir, karısına şöyle diyordu: " Ona iyi bak. İşimize yarayabilir. Bakarsın onu evlat bile edinebiliriz. " Bu şekilde Yusuf'un dünyadaki yerini berkittik. Çünkü ilerde ona, olayların yorumunu öğretecektik. Çünkü Allah işini bilirdi, ama çokları, olup biteni anında yorumlayamazdı...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Köle pazarında alış veriş için dolaşan zengin bir Mısırlı Yusuf’u çok ucuz bir fiyatla satın alarak evine getirdi. Karısına; "Ona iyi bak! Belki bize yararı dokunur, ya da O’nu evlat ediniriz." dedi. Böylece biz Yusuf’a yeryüzünde iyi bir imkân verdik! O’na vereceğimiz nimetler için zemin hazırladık! Zamanı gelince O’na rüyasındaki olayların sonucunu gösterelim! Allah emrini yerine getirendir ama insanların çoğu bilmezler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Mısır’da onu satın alan kişi, hanımına şöyle demişti: “Ona değer ver (güzel bak)! Belki bize yararı olur veya onu evlat ediniriz.” [*] İşte böylece kendisine (rüyadaki) olayların yorumunu öğretmemiz için Yusuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirmiştik. Allah işinde üstündür. Fakat insanların çoğu bilmezler. [*]
Hz. Yusuf’u köle pazarından satın alan Aziz’in bu sözü daha sonraki dönemlerde Hz. Musa’yı nehirden alan Firavun’un hanımının dilinden de dökülmüştür. Demek ki peygamberlerin başına gelen bu türden olaylarda da büyük benzerlikler söz konusuydu. Ayet için bkz. Kasas 28:9.,Aslında Hz. Yusuf’un yaşadığı bu olay onun toplumsal hayatta savrulmasına neden olacak bir durumda olmasına rağmen Yüce Allah çok önemli bir planın gereği olarak şehrin yöneticisi konumundaki kişinin onu satın almasını ve evlatlık edinmesini sağlamıştır. Demek ki Hz. Yusuf’un hayat akışında Yüce Allah’ın müdahaleleri yaşanmıştı; nitekim daha sonra ele alınacak olan onun Maliye Bakanlığı görevinde de benzer bir durum söz konusu olmuştur.   
Mehmet Türk
swap_vert close
Mısır’da onu satın alan kişi karısına: “(Bu çocuğa) iyi bak, belki bize bir yararı dokunur, belki de onu evlât ediniriz.” dedi. Böylece Biz, Yûsuf’u, kendisine olayların açıklanmasına dâir (ilimler) öğretelim¹ diye oraya yerleştirdik. Allah ne yapacağını çok iyi bilir, fakat insanların çoğu bilmezler.
1 Âyetin bu bölümü, “Yûsuf’u oraya, kendisine rüya yorumuna dâir ilimler öğretelim diye yerleştirdik…” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve o’nu satın alan Mısırlı adam, ²¹ karısına: “Ona iyi bak;” dedi, “belki bize yararı olur; kaldı ki, evlatlık da edinebiliriz o’nu”. Böylece, Yusuf’a o ülkede iyi bir yer sağladık; [bunu yaptık]ki, o’na olayların iç yüzüne, gerçek anlamına dair bir kavrayış öğretelim. ²² İşte, Allah edip-eylediği işlerde böyle galiptir; ne var ki, insanların çoğu bunu bilmez.
21 Kur’an bu kişinin adından ve konumundan söz etmiyor; ama surenin devamında (30. ayette) kendisinden ‘azîz (“büyük [ya da “saygın/güçlü] kimse”) olarak söz edilmesi ilgili kişinin yüksek dereceden bir görevli ya da bir soylu olduğunu göstermektedir.22 Bkz. yukarıda 10. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Mısır’da Yusuf’u satın alan kimse, hanımına dedi ki; “Ona iyi bak; belki bize faydası dokunur ya da onu evlat ediniriz.” Böylece biz Yusuf’u oraya yerleştirdik. Ona rüyaların ve olayların yorumunu öğrettik. Allah takdir ettiği her işi gerçekleştirir, fakat insanların çoğu bunu bilmez. 28/8-9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve onu satın alan Mısırlı adam karısına dedi ki: “Ona iyi bak! Bakarsın bize yararı dokunur; ya da onu evlat edinebiliriz.” İşte böylece Yusuf için o ülkede sağlam bir zemin hazırladık. Yine (bu şekilde) ona olayların doğru yorumunu öğrettik.[¹⁸⁴²] Zira Allah murad ettiği işi başarıyla sonuçlandırandır; ve fakat insanların çoğu bunu bilmemektedir.
[1842] Aynı terkibin kullanıldığı 6. âyetin ilgili notuna bkz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onu satın alan Mısırlı (Mâliye Nâzırı) hanımına (Zeliha'ya); "Ona değer ver, güzel bak. Umulur ki bize faydası olur veya evlat ediniriz" dedi. İşte Yusuf'u biz böylece Mısır'a yerleştirdik ve ona rüya tabirini öğrettik. Allah her emrini yerine getirmeye elbette kâdirdir, fakat insanların çoğu bundan gâfildir. (Olayların içyüzünü bilmezler)
Osman Fırat
swap_vert close
Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: "Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz. " İşte böylece biz Yûsuf’u o yere (Mısır’a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve O'nu satın alan Mısırlı, refikasına dedi ki: «O'nun mevkine güzelce riâyet et. Umulur ki, bize faideli olacaktır veya O'nu evlad ediniriz.» Ve işte Yusufu öylece Mısır'da yerleştirdik ve hem de O'na rüyaların tâbirini öğretelim diye. Ve Allah Teâlâ, emri üzerine galiptir velâkin nâsın ekserisi bilmezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Mısır'da Yusuf'u satın alan vezir, hanımına: “Ona güzel bak! ” dedi, “Belki bize faydası dokunur, yahut onu evlat ediniriz! ” Böylece Yusuf'un o ülkede yerini sağlamlaştırdık, ona imkân verdik ve bu cümleden olarak, ona rüyaların yorumunu öğrettik. Allah Teâlâ iradesini yerine getirmekte her zaman mutlak galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler. {KM, Tekvin 10, 6; Keza 39. bölüm}
Tevrat ve Talmud’a göre onu satın alan, kıraliyet muhafız alay komutanı idi. Hanımının adı Talmud’a göre Zeliha idi. İleride Hz. Yusuf ile evlenmesi şeklindeki bilginin, ne Kur’ân’da, ne İsrail rivayetlerinde esası yoktur ve bir peygamberin, fuhşa teşebbüs eden biri ile evlenmesi düşünülemez. Yusuf’un aileden gelen eğitim ve dindarlığı olmakla birlikte ilahî hikmet, medeniyetin en ileri olduğu bir ülkede, en seçkin bir ailenin evladı olarak, ona iyi bir öğrenim imkânı verdi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onu satın alan Mısır'lı (hazine bakanı Kıtfir), karısı(Zeliha'y)a: "Ona iyi bak, belki bize yararı dokunur, ya da onu evlad ediniriz!" dedi. Böylece biz Yusuf'a o yerde güzel bir imkan verdik ki ona düşlerin yorumunu öğretelim. Allah, buyruğunu yerine getirendir, ama insanların çoğu bilmezler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onı satın alan Mısırlı, zevcesine: "Buna eyi bak ve ikrâm it. Olabilir ki ondan bize karşı menfa'at ola veyâhud onı kendimize evlâd ittihâz ideriz" didi. Bu sûretle Yûsuf'ı yeryüzünde temkîn iyledik. Ve ona ru'yâ ta'bîri 'ilmini öğretdik. Her emrinde Allâh Te'âlâ gâlibdir. Lâkin nâsın ekserîsi bunı bilmez.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onu Mısır’da (kervancılardan) satın alan kişi karısına şöyle dedi: “Bunu değerli bir konumda tut; işimize yarayabilir ya da evlat ediniriz.” Böylece Yusuf’u o ülkede iyi bir yere yerleştirdik ki ona olayları nasıl yorumlayacağını öğretelim. Allah işinin üstesinden gelir ama insanların çoğu bunu bilmezler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Mısır'da onu satın alan kimse, karısına: -Ona güzel bak, belki bize faydası olur veya onu evlat ediniriz, dedi. Yusuf'u biz, oraya böyle yerleştirdik. Ona olayların yorumunu öğrettik. Allah, işinde hakimdir fakat insanların çoğu bunu bilmez
Ümit Şimşek
swap_vert close
Mısır'da onu satın alan kişi hanımına dedi ki: “Ona güzel bak. Belki bize bir faydası dokunur, yahut onu evlât ediniriz.” Yusuf'u böylece ülkede yerleştirdik. Ve ona rüya tabirini öğrettik. Allah, işlerini kendi dilediği gibi yapar; lâkin insanların çoğu bunu bilmez.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onu satın alan Mısırlı, karısına şöyle dedi: "Ona iyi bak, kendisine güzel bir yer hazırla. Bize yararı dokunabilir. Belki de evlat ediniriz onu." İşte bu şekilde biz Yûsuf'a yeryüzünde imkân verip o toprağa yerleştirdik ki, ona olayların/haberlerin yorumunu öğretelim. Allah, kendi emrine Gâlib'dir/kendi emrine hükmeder. Ama insanların çokları bilmiyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyitti ya'nį 'azįz ol kim śatun aldı anı ya'nį 'azįz mıśrdan 'avratına ya'nį zelįhā “aġırla ŧuraġını ola kim aśśı eyleye bize yā dutavuz anı oġlan.” daħı ancılayın yirlendürdük yūsuf’ı yirde ya'nį mıśr-y-irinde daħı ögredevüz aña sözler tefsir eylemekden yaña daħı Tañrı ġālibdur iş üzere velįkin ādemįler eyreġi bilmezler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyitdiler ol kişiler ki Yūsufı ṣatun almış idi Mıṣr şehrinden ‘avratınaki Zelīḫā idi: Yūsufı yaḫşı bisle, ola ki bir gün bize yaraya, yā özini oġulidinevüz, didi. Anuñ gibi berkitdük Yūsuf ḥükmini yir yüzinde, daḫı ög‐retmeg‐içün özine düşler te’vīlini. Tañrı Ta‘ālā ġālibdür emrine, lākin çoḳ kişi‐ler bilmezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Yusifi) Misirdə satın alan (padşahın Əziz ləqəbli vəziri Qitfir) öz zövcəsinə belə dedi: “Ona hörmət et (yaxşı bax). Ola bilsin ki, bizə fayda versin və ya onu oğulluğa götürək!” Beləliklə, Yusifi o yerdə (Misirdə) yerləşdirdik, həm də ona yuxu yozmağı öyrətdik. Allah Öz işində (əmrində) qalibdir (istədiyini edəndir), lakin insanların əksəriyyəti (bunu) bilməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And he of Egypt who purchased him said unto his wife: Receive him honourably. Perchance he may prove useful to us or we may adopt him as a son. Thus We established Joseph in the land that We might teach him the interpretation of events. And Allah was predominant in his career, but most of mankind know not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The man in Egypt(1659) who bought him, said to his wife: "Make his stay (among us) honourable:(1660) may be he will bring us much good, or we shall adopt him as a son." Thus did We establish Joseph in the land,(1661) that We might teach him the interpretation of stories(1662) (and events). And Allah hath full power and control over His affairs; but most among mankind know it not.(1663)
1659 Joseph is now clear of his jealous brethren in the land of Canaan . The merchants take him to Egypt . In the city of Memphis (or whatever was the Egyptian capital then) he was exposed for sale by the merchants. The merchants had not miscalculated. There was a ready market for him: his handsome presence, his winning ways, his purity and innocence, his intelligence and integrity, combined with his courtesy and noble manliness, attracted all eyes to him. There was the keenest competition to purchase him, and in the highest Court circles. Every competitor was outbid by a high court official, who is called in verse 30 below "the 'Aziz" (the Exalted in rank). (R). 1660 See last note. The 'Aziz's motive was perhaps worldly. Such a handsome, attractive, intelligent son would get him more honour, dignity, power and wealth. (R). 1661 How unerringly Allah's plan works! To teach Joseph wisdom and power, he had to be tested and proved in righteousness, and advanced in Egypt , and the way prepared for Israel and his posterity to proclaim Allah's truth to the world and to make possible the subsequent missions of Moses and al Mustafa (R). 1662 Ahadith might be stories, things imagined or related, things that happened, in life or in true dreams. To suppose that phenomenal events are the only reality is a mark of one-sided materialism. As Hamlet said to Horatio, "there are more things in heaven and earth, Horatio, than are dreamt of in your philosophy." External events have their own limited reality, but there are bigger realities behind them, and sometimes appear darkly in the visions of ordinary men, but more clearly in the visions of poets, seers, sages, and prophets. Joseph had to be trained in seeing the realities behind events and visions. He was hated by his brothers and sold by them into slavery: they were sending him into the land of Egypt , where he was to rule men. He loved his father dearly and was separated from him, and his mother had died early; but his affection was not blunted, but drawn to a keener edge when his benevolent work benefited millions in Egypt , and in the world. His own vision of star, sun, and moon prostrating themselves before him, was no idle dream of a selfish fool, but the prefigurernent of a power, which, used rightly, was to make his own honour an instrument of service to millions he had not seen, through men and women whose own power and dignity were sanctified through him. He was to understand the hidden meaning of what seemed futilities, blunderings, snares, evil plottings, love gone wrong, and power used tyrannically. He was to interpret truth to those who would never have reached it otherwise. 1663 Cf.: "There is a divinity that shapes our ends, rough hew them as we will." Only, in Shakespeare, (Hamlet, V. 2), we have a vague and distant ideal, an irresolute striving, an unsuccessful attempt at getting beyond "this too, too solid flesh"! In Joseph we have the Prophet of Allah, sure in faith, above all carnal motives, and advancing the destiny of mankind with a conscious purpose, as the scroll of knowledge, wisdom, and power, unfolds itself before him by the grace of Allah, All-Good and All-Powerful.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالَ
ve dedi
الَّذِي
o kimse ki
اشْتَرٰيهُ
onu satın aldı
مِنْ مِصْرَ
Mısır'dan
لِامْرَاَتِه۪ٓ
hanımına
اَكْرِم۪ي
üstün tut
مَثْوٰيهُ
onun yerini
عَسٰٓى
umulur
اَنْ يَنْفَعَنَٓا
bize fayda vermesi
اَوْ
ve- ya
نَتَّخِذَهُ
onu ediniriz
وَلَداًۜ
evlat
وَكَذٰلِكَ
işte böylece
مَكَّنَّا
yerleştirdik
لِيُوسُفَ
Yûsuf'u
فِي الْاَرْضِۘ
o yerde
وَلِنُعَلِّمَهُ
ve ona öğret- memiz için
مِنْ تَاْو۪يلِ
yorumundan
الْاَحَاد۪يثِۜ
olayların
وَاللّٰهُ
ve Allah
غَالِبٌ
Ğâlib'dir
عَلٰٓى اَمْرِه۪
emrinde
وَلٰكِنَّ
fakat
اَكْثَرَ
çoğu
النَّاسِ
insanların
لَا يَعْلَمُونَ
bilmezler
Mısır'da onu satın alan (Mısır'ın azizi), hanımına dedi ki: "Onun yerini üstün tut (ona değer ver ve iyi bak). Umulur ki bize faydası olur veya onu evlat ediniriz." İşte böylece (Mısır'da insanları imana davet etsin, orada adaletle hükmetsin) ve kendisine (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye Yûsuf'u o yere yerleştirdik. Allah emrinde Ğâlib'dir; fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِشْتَرٰى
Fiil-VIII
ش ر ي
Satın aldı, sattı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مِصْر
İsim
م ص ر
Mısır, şehir
اِمْرَاَت
İsim
م ر ا
Kadın, hanım, eş
اَكْرَمَ
Fiil-IV
ك ر م
Üstün tuttu, ikram etti
مَثْوًى
İsim
ث و ي
Kalacak yer, varılacak yer
عَسَى
Fiil-I
ع س ي
Olur ki, umulur ki, ihtimal, belki
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
نَفَعَ
Fiil-I
ن ف ع
Fayda verdi, fayda sağladı, faydası dokundu
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
اِتَّخَذَ
Fiil-VIII
ا خ ذ
Edindi, aldı, vesile saydı, tuttu
وَلَد
İsim
و ل د
Çocuk , evlat
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
مَكَّنَ
Fiil-II
م ك ن
Yerleştirdi, yetki verdi, imkân verdi, sağlamlaştırdı
يُوسُف
Özel isim
يُوسُف
Hz. Yusuf (a.s.)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
عَلَّمَ
Fiil-II
ع ل م
Öğretti, talim etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
تَاْوِيل
Fiilimsi-II
ا و ل
Tevil, netice, yorum
حَدِيث
İsim
ح د ث
Söz, haber, hikâye, laf, kıssa
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَالِب
Etken fiil
غ ل ب
Ğâlib (Allah'ın ismi, esmasıdır), galip gelen, galip olan
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
لٰكِنّ
Harf-i istidrak
لٰكِنّ
Ancak, fakat, lakin, başka, hariç
اَكْثَر
İsim
ك ث ر
Çoğu, daha çok, daha fazlası
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi