close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 2. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnâ enzelnâhu kur-ânen ‘arabiyyen le’allekum ta’kilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onu, akıl edesiniz diye Arapça olarak Kur'an'da da indirdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kesinlikle Biz Onu, akıl erdirip anlayasınız diye, (vahye ve tebliğe muhatap olan ilk kavmin anadili olan) Arapça bir Kur’an olarak indirdik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik ki, aklınızı kullanıp anlayasınız diye.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz bu kitabı, Kur'ân'ı, bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, açık, edebî, Arapça, okunan bir metin halinde indirdik. Umulur ki, aklınızı kullanıp anlar, faydalanırsınız.
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz, akıl erdiresiniz diye, onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçekten biz, akıl erdirirsiniz diye, onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz, bu kitabı anlayasınız diye, Arapça bir Kur'ân olarak indirdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz, O kitabı Arapça bir Kur’an olarak indirdik ki, onu idrak edesiniz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Aklınızı kullanasınız diye biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz onu, Arapça Kur'an olarak indirmişizdir, ola ki anlarsınız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ki; aklınızı işleterek belki onu kavrayıp özümsersiniz.
Bu ayet, Arapçanın da diğer diller gibi normal bir dil olduğunu ancak Kur’an’ın ilk muhataplarının Arapça konuşmasından dolayı vahyin bu dille geldiğini anlatıyor. Anlaşılmayan bir şey zaten topluma istikamet veremez. Allah, Tevrat’taki hükümleri Kur’an’da tekrar inzal buyururken ve Hz. Musa’nın hadislerini aktarırken onların dilini Arapçaya çevirerek aktarıyor. İncil’deki direktiflerini ve Hz. İsa’nın hadislerini naklederken yine Arapçayı kullanıyor. Çünkü vahyin birinci muhataplarının dili Arapçadır. Kur’an evrensel de olsa vahiy hareketinin ilk nüvesini oluşturanların dili Arapçaydı. Arapça konuşan bir topluma başka bir dille kitap göndermek düşünülemezdi. “Kur’an’ı yabancı dilde okunan bir kitap olarak gönderseydik: ‘Hayata geçirilebilmesi için ayetleri ayrıntılı bir şekilde açıklanmalı değil miydi? Arapça konuşan bir peygambere, yabancı dilde bir kitap mı gönderilir?’ diyeceklerdi.” (Fussılet 41/44) Bu ayetten de anlaşılıyor ki; Kur’an mesajının anlaşılması ve hayata geçirilmesi için Kur’an’ın ulaşmak istediği toplumlara kendi dillerinde tercüme edilerek ulaştırılması gerekir.“Kur'an” sözcüğü genelde Allah'tan gelen vahyin kitaplaşmış haline denmektedir. Aslında bazı ayetlerdeki bağlamından dolayı vahyin kitaplaşmış haline Kur'an dense de ayetlerin bir araya getirilerek oluşturulan kitabın adı “Mushaf”tır. “Karae” kökünden türeyen Kur'an, kök anlamı itibariyle “okumak”, “bir araya getirmek”, “nakletmek”, “aktarmak” demektir.  
Cemil Said
swap_vert close
Bu sûreyi ’arabca olarak inzâl iyledik tâ ki anlayasınız.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Biz onu, anlayasınız diye, Arapça bir Kuran olarak indirdik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Anlayabilesiniz diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onu Arapça bir Kuran olarak indirdik ki anlayasınız.
Bu ayetin farklı bir anlamı için bak 43:3.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Muhakkak ki, biz onu anlayasınız diye Arapça bir kitap olarak indirdik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Biz onu bir Kur'an olmak üzere Arabî olarak indirdik, gerek ki akıl irdiresiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphe yok ki, biz onu, anlayasınız diye Arapça bir Kur’ân olarak gönderdik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Akledip anlamanız için onu Arapça bir kuran¹ olarak gönderdik.
1- Beyan. Okunan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykat biz onu, (manâsına) akıl erdiresiniz diye, Arabca bir Kur'an olarak indirdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki biz onu, anlayasınız diye, Arabca bir Kur'ân olarak indirdik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Biz onu Arapça (anlaşılabilen bir dilde) bir Kur’an olarak indirdik ki, aklınızı kullanarak onu kavrayasınız. *
(*) Kur’an’ın Arapça olarak indirilmesinin temel sebebi, son ve evrensel elçinin Araplar arasından seçilmiş olmasıdır. Yüce Allah her Peygambere kendi kavminin diliyle hitap etmiş, vahyini onların diliyle göndermiştir ki peygamber Allah’ın emir ve yasaklarını kavmine rahatça anlatsın (İbrâhim 14/4). Şüphe yok ki Kur’an’ın Arap dili ile indirilmiş olması onun sadece Araplar’a indirildiğini ifade etmez. Nitekim nice âyetler, onun bütün insanlığa hitap ettiğini, dolayısıyla evrensel bir kitap olduğunu göstermektedir (Bakara 2/185; Âl-i İmrân 3/138; Sebe’ 34/28; ayrıca bk. Ra‘d 13/37). İşte son kitap Kur’an ve son elçi Hz. Muhammed evrensel olduğundan, doğal olarak bu son ve evrensel kitap dünya dillerinden bir dille insanlığa hitap edecek. (Ki, o dil de Arapça olmuştur.) Oysa daha önce her bir topluma kendilerinden bir elçi gönderildiği için doğal olarak her elçi kendi kavminin dili ile tebliğını yapardı… Ayrıca Kur’an yalnız Araplar’ın kutsal kitabı olmadığından (çünkü hitabet şekli sadece Araplara değil, tüm insanlığadır) Arapça bilmeyenlerin de onu anlayabilmeleri ve böylece İslâm’ı birinci kaynağından öğrenme imkânını elde etmeleri için Kur’an’ın başka dillere doğru ve hatasız çevrilmesi de zorunludur. Ancak bu çeviriler insan çabasının ürünleri, dolayısıyla az veya çok kusurlu olup Kur’an’ın orijinal metni yerine konamaz. (bilgi için bk. Zümer 39/28). Eğer tebliğ yapan elçi ile Kur’an’ın ilk muhatabı olanlar Arapça dışında başka bir dili konuşuyor olsaydılar, o zaman Kur’an Arapça değil, onların konuştukları dilde gönderilecekti. Ayrıca benzetmek abes ama şimdilerde kimse bilim ve tıbbın temel kavramlarını Latince öğrenmekten gocunmuyor. Öyleyse Kur’an dili Arapça ise neden bazıları gocunuyor? Bir ilahi kitap aynı anda bütün insanların diliyle gönderilemeyeceğine ve ilahi mesajın tebliğini yapan elçi de aynı anda bütün milletlerden çıkamayacağına göre bir dilin ve halkın seçilmesi aklen ve mantıken zaruridir. Zaten Hz. peygamberin araplar içinden gönderilmesinin ve Kur’an’ın Arapça olmasının milliyetçilikle hiçbir ilgisi yoktur. Çünkü islam menfi milliyetçiliği, ırkçılığı şiddetle yasaklar. Her millet ibadetler, haram-helaller ve Kur’an’ın öngördüğü ahkâm dışındaki muamelerinde kendi örf ve kültürüne göre hareket eder, kendi geleneklerini yaşayabilir. Bu nedenle Hz. Peygamber’in Arap olmasından dolayı vahiy dilinin de Arapça olması, gayet doğaldır. Gönderilen mesajın da en iyi şekilde anlaşılması, mesajı ileten Peygamberin ve toplumunun diliyle nazil olmasına bağlıdır. Kur’an evrensel bir mesaj olmakla birlikte, dil açısından ilk hitap çevresinin dilini kullanmıştır. Bu da evrenselliğe aykırı bir durum değildir. Ayrıca bu ayetler, Kur’an okuyan ya da dinleyen herkese, onun çağrısının insanın aklına yöneldiğini ve “duygu”nun ya da “duygusal yaklaşım”ın tek başına, hiçbir zaman inanç için yeterli bir temel sağlayamayacağını anlatmak istiyor. Not: Bazı meallerde ‘’belki aklınızı kullanırsınız veya umulur ki ya da ola ki’’ gibi ifadelerle yapılan çeviriler doğru değildir. Çünkü (لعل)’’leâlle’’Allah hakkında kesinlik ifade edip (كي)’’key veya içinlik harfi olan (ل)’’anlamındadır. Aşağıdaki tefsir metinlerine bkz: . {لَّعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ} أي لكي تعلموا معانيه، وتفهموا ما فيه. (الجامع لاحكام القرآن - القرطوبي) فأنزلنا هذا الكتاب بلسانهم لـيعقلوه ويفقهوا منه، وذلك قوله عزّ وجلّ:{ لَعَلَّكُمْ تَعْقلُونَ}. (جامع البيان في تفسير القرآن - الطبري) المسأل الثالثة: احتج الجبائي بقوله: {لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ } فقال: كلمة «لعل» يجب حملها على الجزم والتقدير: إنا أنزلناه قرآناً عربياً لتعقلوا معانيه في أمر الدين، إذ لا يجوز أن يراد بلعلكم تعقلون؟ الشك لأنه على الله محال، فثبت أن المراد أنه أنزله لإرادة أن يعرفوا دلائله، الخ (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz onu, siz anlayasınız diye Arap lisanı ile okunan bir kitap olarak indirdik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte biz onu arap diliyle okunacak kitap olarak bildirdik, anlıyabilesiniz diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz onu mânasına akıl erdiresiniz diye arabî bir Kur/an olarak inzal ettik.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ola ki aklınızı kullanırsınız/anlarsınız diye, Biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçekten Biz onu, düşünüp anlayabilesiniz diye Arapça bir metin olarak gönderdik. Kur’an’ın ilk muhatabı olan siz Araplar, eğer başka bir dili konuşuyor olsaydınız, o zaman ayetlerimizi o dilde gönderecektik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Biz, onu anlaşılır bir kur’ân / okuyuş olarak indirdik. Umulur ki akledersiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onu, okuyup anlamanız için Arapça indirdik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz kitabı anlamanız için konuştuğunuz Arapça diliyle gönderdik!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki biz akıl edesiniz diye onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik. [*]
Benzer mesaj: Zuhruf 43:3.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Gerçekten Biz onu anlayasınız diye Arapça¹ bir Kur’an olarak indirdik.
1 Arabî: Arab’a ve Arap diyarının diline ait demektir. Arab da Arabî’nin çoğuludur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Biz onu Arapça bir metin olarak indirdik ki, aklınızı kullanarak belki onu kavrayıp özümlersiniz. ³
3 Zemahşerî’ye göre le‘allekum ta‘kilûn ifadesinin yukarıdaki anlam örgüsü içinde anlamı budur. Bu iki ayet ilk ağızda her ne kadar Hz. Peygamber’in Arap çağdaşlarına hitab ediyor olsa bile, aslında çağı ve anadili ne olursa olsun Arap dilini bilen, anlayan herkese hitab etmektedir. Bu ayetler, Kur’an okuyan ya da dinleyen herkese, onun çağrısının öncelikle insanın aklına yöneldiğini, ve “duygu”nun ya da “duygusal yaklaşım”ın tek başına, hiçbir zaman inanç için yeterli bir temel sağlayamayacağını anlatmak istiyor. (Bkz. 13:37 ve 14:4 ve ayrıca ilgili notlar.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz bu Kuran’ı, aklınızı kullanasınız diye Arapça anlaşılır bir dille indirdik. 19/97, 21/10, 41/44
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Biz onu Arapça bir hitap[¹⁸²¹] olarak indirdik: belki bu sayede, aklınızı kullanırsınız.
[1821] Veya ‘arabiyyenin isim değil de vasıf mânasıyla: “Açık ve anlaşılır bir şekilde”. ‘Araba dili “açık ve anlaşılır” olduğu için ‘Arab denmiştir (Bkz: 43:3). Belirsiz gelen kur’anen, isim değil vasıf olarak çevrilmelidir (Bkz: 10:15, not 26). İnzal, bir şeyin idrak düzlemine indirilmesidir. Klasik nüzûl teorisinde “dünya semasına indirilme” olarak adlandırılan ara kategori, aslında insanlığın idrakine indirilmeyi ifade etse gerektir. Tenzil ile ifade edilen hakikat de, vahyin iki düzlem arasındaki iniş sürecinin idraki aşan kısmını ifade eder. Bizi ikna eden sonuç şudur ki, vahiy gayb âlemine ilişkin kaynağına (Allah’a ve meleklere) isnat edildiğinde tenzil, şehadet âlemine ilişkin hedefine (Arapça oluşuna ve rasule) isnat edildiğinde inzal formu kullanılmaktadır. (Bkz: 13:37; 20:113; 29:47 vd.)  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Muhakkak ki biz onu (Kur'an'ı) anlayasınız diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik.
(Kur’an'ın manasının anlaşılması elzemdir, bundan dolayı Arapça bilmesi mümkün olmayanlara kendi dilleri ile mümkün olduğu kadar açıklanması da gereklidir. Fakat bu tercemelerin Kur'an olmasına da imkan yoktur, çünkü Kur'an Arapça olarak indirilmiştir.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Biz onu Arapça bir Kur’ân olarak indirdik, umulur ki akledersiniz ( anlamaya çalışırsınız).
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, Biz onu bir Arapça Kur'an olarak indirdik. Umulur ki, siz güzelce anlarsınız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Düşünüp mânasını anlamanız için Biz, onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik.
Arapça olmasından maksat, Kur’ân’ın nâzil olduğu çevrenin dili olarak, arap toplumunun bahanelerini ortadan kaldırmaktı. Elbette ilahî mesaj, insanların konuştukları dillerden biri ile gelme durumunda idi. Evrensel de olsa her hareketin mutlaka ilk çekirdeğinin bir yerde oluşturulması gerekir. Bu âyet, Kur’ân adının ancak Arapça olan aslî şekline denilip, onun tercümelerinin Kur’ân olmasına imkân ve ihtimal bulunmadığına kesin bir delildir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ki anlayasınız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz onı, ma'nâsını anlayub ta'akkul itmeniz içün 'arabî Kur'ân olarak inzâl iyledik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Belki aklınızı kullanırsınız diye, biz bunu Arapça kümeler[*] şeklinde indirdik.
[*] قُرْآنً toplama anlamınadır. Bu kitabın anlamı Arap diliyle toparlanacak, kümeleştirilecek şekildedir.Detaylar için Bkz. Al-i İmran 3/7 ve dipnotu  
Şaban Piriş
swap_vert close
Biz, onu anlayasınız diye Arapça Kur'an olarak indirdik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Akıl edesiniz diye, Biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz onu sana, aklınızı çalıştırasınız diye, Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ biz indürdük anı ķur’ān iken 'arabca anuñ-içün kim siz anlayasız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biz indürdük bu Ḳur’ānı ‘Arab dilince. Ola kim añlayasız.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey Məkkə əhli!) Biz onu ərəbcə bir Qur’an olaraq nazil etdik ki, (mə’nasını ) anlayasınız.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! We have revealed it, a Lecture in Arabic, that ye may understand.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We have sent it down as an Arabic Qur´an,(1630) in order that ye may learn wisdom.
1630 Qur'an means: something (1) to be read, or (2) recited, or (3) proclaimed. It may apply to averse, or a Surah, or to the whole Book of Revelation (Cf. 16:103 and 41:44).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّٓا
muhak-kak Biz
اَنْزَلْنَاهُ
onu
indirdik
قُرْءٰناً
bir Kur'ân olarak
عَرَبِياًّ
Arapça
لَعَلَّـكُمْ
ta ki siz
تَعْقِلُونَ
aklınızı kul-lanırsınız
Muhakkak ki Biz onu, aklınızı kullanır (düşünüp anlar)sınız diye Arapça bir Kur'ân olarak indirdik.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
قُرْءَان
İsim
ق ر ا
Kur'ân, okuma, okunuş
عَرَبِيّ
İsim
ع ر ب
Arapça, Arap olan
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
عَقَلَ
Fiil-I
ع ق ل
Aklını kullandı, akletti, akıl erdirdi