close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 17. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû yâ ebânâ innâ żehebnâ nestebiku veteraknâ yûsufe ‘inde metâ’inâ feekelehu-żżi/b(u)(s) vemâ ente bimu/minin lenâ velev kunnâ sâdikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Baba demişlerdi, biz yarışa gitmiştik, Yusuf'u da elbiselerimizin başında bırakmıştık, bir kurt gelip yemiş onu, fakat biz doğru söylesek de sen inanmazsın bize.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hain ve hilekâr kardeşleri:) "Ey babamız gerçek şu ki, biz gittik, (oynayıp) yarışırken, Yusuf’u da yiyeceklerimizin (veya eşyamızın) yanında bırakmıştık. Fakat (bir de ne görelim,) onu kurt yemiş. Ne var ki biz doğruyu söylesek bile sen bize inanacak değilsin" demişlerdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
“Ey babamız!” dediler. “Yarış yapmak için bulunduğumuz yerden biraz uzaklaşmış ve Yûsuf'u eşyamızın başına bırakmıştık. Bir de ne görelim, onu kurt yemiş. Ama biliyoruz ki, biz böylece doğruyu söylüyor olsak da, sen bize inanmayacaksın.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ey babamız, biz yarış yaparken uzaklaştık. Yûsuf'u eşyalarımızın yanında bırakmıştık. Onu kurt yemiş. Biz doğru söylesek bile sen bize itimat etmeyeceksin.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
"Ey babamız! Biz gittik yarışıyorduk. Yusuf'u da eşyalarımızın yanında bırakmıştık. Bu sırada onu kurt yemiş. Ama biz doğru söylesek de sen bize inanacak değilsin" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dediler ki: 'Ey Babamız, gerçek şu ki, biz gittik, yarışıyorduk. Yusuf'u da yiyeceklerimizin (veya eşyamızın) yanında bırakmıştık. Fakat onu kurt yemiş. Ne var ki biz doğruyu söylesek bile sen bize inanacak değilsin.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şöyle dediler: “- Ey babamız, biz gittik koşu yapıyorduk. Yûsuf'u da eşyamızın yanında bırakamıştık. Bir de gördük ki, onu kurt yemiş. Şimdi biz ne kadar doğru söylesek de, sen bize inanmazsın.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Dediler ki: “Ey babamız! Biz gittik, yarışıyorduk. Yusuf’u da eşyamızın yanına bıraktık. O ara kurt gelip onu yemiş. Biz doğru da olsak, bize inanacak değilsin.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Ey babamız!” dediler, “Biz yarış yapmak üzere uzaklaşmış, Yûsuf'u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Onu kurt yemiş! Fakat biz doğru söyleyenler olsak da sen bize inanmazsın.”
Besim Atalay
swap_vert close
Dediler ki : «Ey babamız! Biz vardık, ok yarışırdık, eşyamızın başına Yusuf'u bırakmıştık, hemen, gelmiş onu kurt yemiş, biz doğru söylersek de, sen bize inanmazsın»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Ey babamız! Gerçek şu ki; yarış yapmak için bulunduğumuz yerden (biraz) uzaklaşmış ve Yusuf'u azıklarımızın yanında bırakmıştık. (Ne yazık ki) onu kurt yemiş! (Biliyoruz ki,) her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmayacaksın” dediler.
Cemil Said
swap_vert close
Ya’kûb "Yûsuf ne oldı" didi "Biz koşmaca oynuyor idik Yûsuf’ı esvâblarımızın yanında bırakdık bir kurd ânı parçaladı lâkin biz doğrı da söylesek sen inanmıyacaksın" didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
16,17. Akşam üstü ağlayarak babalarına geldiklerinde: "Ey babamız! İnan olsun biz yarış yapıyorduk; Yusuf'u eşyamızın yanına bırakmıştık; bir kurt onu yedi. Her ne kadar doğru söylüyorsak da sen bize inanmazsın" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yûsuf’u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Ey babamız! Biz yarış için uzaklaşmış, Yûsuf’u da eşyamızın yanında bırakmıştık; onu kurt yemiş! Ama doğru söylemiş olsak da sen bize inanmazsın” dediler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey babamız! dediler, biz yarışmak üzere uzaklaştık; Yusuf'u eşyamızın yanında bırakmıştık. (Ne yazık ki) onu kurt yemiş! Fakat biz doğru söyleyenler olsak da sen bize inanmazsın.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Ey babamız," dediler, "Gittik, yarışıyorduk. Yusuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık. Sonunda onu kurt yedi. Doğru konuşsak bile sen bize inanmıyacaksın."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Dediler ki: "Ey babamız! Biz gittik, aramızda yarış yapıyorduk. Yusuf'u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Bir de baktık ki, onu kurt yemiş. şu anda biz doğru da söylesek, yine de sen bize inanacak değilsin."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Dediler: ey pederimiz, biz gittik yarış ediyorduk, Yusüfü eşyamızın yanında bırakmıştık bir de baktık ki onu kurt yemiş, şimdi biz doğru da söylesek sen bize inanmazsın
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ve şöyle) dediler: “Ey babamız! (Kırda koşarak ve ok atarak kendi aramızda) yarış yapmak için (bulunduğumuz yerden biraz uzaklaşıp) gitmiştik. Yûsuf’u da yiyeceklerimizin (eşyalarımızın) yanında bırakmıştık. (Geri geldiğimizde bir de ne görelim,) onu kurt yemiş! Ama biliyoruz ki, biz her ne kadar doğruyu söylüyor olsak da sen bize inanmayacaksın.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Ey babamız! Yarışmaya gittik. Yûsuf'u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Kurt onu yemiş. Sen bize inanmayacaksın ama doğru söylüyoruz.” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Ey babamız, dediler, hakıykaten biz gitdik. Yarış edecekdik. Yuusufu da eşyamızın yanına bırakmışdık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş! Biz doğru söyleyenler olsak da (biliyoruz ki) sen bize inanıcı değilsin».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Dediler ki: “Ey babamız! Doğrusu biz gittik, yarış ediyorduk; Yûsuf'u da eşyâmızın yanında bırakmıştık (bir de baktık) ki onu kurt yemiş! Şimdi (biz), ne kadar doğru söyleyen kimseler olsak da, sen bize inanıcı değilsin!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
‘’Ey babamız, dediler, biz gittik, (oynayıp) yarışıyorduk; Yusuf’u eşyamızın yanında bırakmıştık. O sırada kurt onu (kapıp) yemiş! Oysa biz (her ne kadar) doğruyu söylesek bile zaten sen bize inanmazsın.”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ey Babamız! Biz yarış yaparken Yusuf’u mallarımızın başında bırakmıştık. Sonra onu bir kurt yemiş. Şimdi biz doğru söylesek de sen bizim söylediklerimize inanmazsın, ama biz doğru söylüyoruz” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Şöyle dediler: "Ey babamız! İşte biz buradan gittik. Koşmaca oynıyacaktık. Yusuf’u eşyalarımızın yanında bırakmıştık. Sonra onu kurt yemiş. Biz doğru söylüyoruz, ancak sen bize inanacak değilsin."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Baba! Biz koşmaca oynuyorduk [¹], Yusuf/u da eşyalarımızın yanında bırakmıştık. Bunun üzerine onu kurt yedi. Biz gerçek de olsak sen bize inanacak değilsin» dediler.
[1] Yahut ok atışıyorduk.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Dediler ki: “Ey babamız! İnan olsun ki, biz gittik yarışıyorduk. Yûsuf’u da azıklarımızın yanına bırakmıştık. Onu kurt yemiş ama biz doğru söylesek de sen bize inanmazsın!”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ey babamız! Biz gittik, yarışıyorduk ve Yusuf'u eşyamızın yanına bırakmıştık; derken kurt onu yedi. Ama biz doğruyu söyleyenler olsak bile sen bize inanan kimse değilsin” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ey babamız!” dediler, “Biz aramızda yarışmak için konakladığımız yerden azıcık uzaklaşmış, Yûsuf’u da eşyalarımızın yanında bırakmıştık. Döndüğümüzde ne görelim, bir kurt parçalamış onu! Fakat biliyoruz ki, biz her ne kadar doğruyu söylüyor olsak da, sen bize haklı olarak inanmayacaksın!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Ey babamız! Biz, yarışmak üzere gittik. Yûsuf’u eşyalarımızın yanında bıraktık; onu Kurt yemiş! Sadıklar / doğru söyleyenler isek de, sen bize inanacak / güvenecek değilsin” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kardeşler: " Babacığım! Biz yarışıyorduk Yusuf'u da eşyalarımızın yanına bırakmıştık, ama onu kurt yemiş. Hoş, biz doğru söylesek de bize inanmazsın ya! "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Dediler ki: "Ey babamız! Biz kıra gittik! Kırda yarışıyorduk! Yusuf’u yiyeceğimizin yanında bırakmıştık! O’nu kurt yemiş! Ne yazık ki biz doğru söylesek de sen bize inanmazsın!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
“Ey babamız! Biz Yusuf’u eşyamızın yanında bırakmış bir şekilde yarışmak üzere (yanından) uzaklaşmıştık. (Ne yazık ki) kurt onu yemiş! Fakat biz doğru söyleyenler olsak da sen asla bize inanmazsın.”
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve: “Ey Babamız! Biz (kendi aramızda) yarışmaya gidince, Yûsuf’u da eşyalarımızın yanında bırakmıştık. O esnada onu bir kurt yemiş. Ama biz doğruyu söylesek bile zâten sen bize inanmazsın.”¹ dediler.
1 “…biz doğruyu söylesek bile sen bize inanmazsın” demekle; zâten doğruyu söylemediklerini ve babalarının yanında güvenilirliklerinin olmadığını, baştan ifâde ettiler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Ey babamız!” dediler, “Yarış yapmak için bulunduğumuz yerden (biraz) uzaklaşmış ve Yusuf’u azıklarımızın yanında bırakmıştık... Meğer kurt kapmış o’nu! Ama [biliyoruz ki,] biz böylece doğruyu söylüyor olsak da sen bize inanmayacaksın!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Ey Babamız! İnan ki biz aramızda yarış yapmak için biraz uzaklaşmış ve Yusuf’u eşyalarımızın yanına bırakmıştık. O sırada kurt onu kapıp yemiş! Şimdi biz ne kadar doğru söylersek söyleyelim, sen yine de bize inanmayacaksın!” dediler.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Ey babamız!” dediler, “Yarış yapma amacıyla uzaklaşmıştık. Yusuf’u da eşyalarımızın başında bırakmıştık. Bir de baktık ki onu kurt yemiş.[¹⁸³⁶] Ama biz ne kadar doğruyu söylersek söyleyelim, yine de sen bize inanmayacaksın!”
[1836] Öyle anlaşılıyor ki, kıskançlık nöbetine tutulan kardeşler babaları söyleyinceye kadar “kurt yeme” senaryosunu akıllarına getirmemişlerdi. Bunu onların aklına düşüren Hz. Yakub’un bu sözü oldu. 13 ve 16. âyet birlikte okunduğunda üç şey akla geliyor: 1) Kötü niyetlilerin eline bahane vermeyin. 2) Sevdiğinizi korumak için tek başına tedbir yetmez; onu Allah’a emanet edin. 3) Sakınılan göze çöp batar, en çok neden korkarsanız başınıza o gelir, bunu bilin.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Ey Babamız gerçekten biz (kıra) gittik, aramızda yarış için koşuyorduk. Yusuf'u da eşyalarımızın yanına bırakmıştık. (Bir de ne görelim) Onu kurt yememiş mi? Biz doğru söyleyenler olsak da (biliyoruz) sen yine bize inanacak değilsin" dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Ey babamız, dediler, biz yarışmak için gitmiştik; Yûsuf’u da yiyeceğimizin yanında bırakmıştık. Onu kurt yemiş! Ama biz doğru söylesek de sen bize inanmazsın!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Ey bizim pederimiz! Biz hakikaten bir yarış ederek gittik. Yusuf'u da eşyamızın yanında bıraktık, hemen O'nu kurt yemiş ve sen bize velev ki doğru sözlü kimseler olmuş isek de inanır değilsin.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
16, 17. Yatsı vakti, ağlayarak babalarının yanına dönüp dediler ki: “Sevgili babamız, biz yarışmak üzere bulunduğumuz yerden ayrılırken Yusuf'u da eşyalarımızın yanında bıraktık. Bir de döndük ki onu kurt yemiş! Şimdi biz doğru da söylesek sen bize inanmayacaksın! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey babamız, dediler, biz gittik, yarışıyorduk; Yusuf'u yiyeceğimizin yanında bırakmıştık. Onu kurt yemiş! Ama biz doğru söylesek de sen bize inanmazsın!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ey Pederimiz! Biz yarış itmeğe gitdik ve Yûsuf'ı eşyâmızın yanında bırakdık. O sırada onı kurd yidi. Biz her ne kadar sözimizde sâdıklar isek de sen bize inanmazsın" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dediler ki: “Baba! Baba! Gittik… Yarışacaktık… Yusuf’u eşyalarımızın yanında bıraktık. Sonra onu kurt yemiş. Gerçi ne kadar doğruyu söylesek de bize inanacak değilsin.”
Şaban Piriş
swap_vert close
- Babamız, inan ki biz yarış yapıyorduk. Yusuf'u eşyalarımızın yanına bırakmıştık, o sırada kurt onu yemiş. Her ne kadar doğru söylüyorsak da sen yine bize inanmazsın, dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Dediler ki: “Baba, biz yarışa çıkmış, Yusuf'u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Onu kurt yemiş! Artık biz doğruyu söylesek de sen bize inanmazsın.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Ey babamız, dediler, gittik, yarışıyorduk; Yûsuf'u eşyamızın yanında bırakmıştık, kurt onu yemiş. Şimdi biz doğru da söylesek sen bize inanmayacaksın."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler. “iy atamuz! bayıķ biz gittük yarışuruz daħı ķoduķ yūsuf’ı ķumaşumuz ķatında pes yidi anı ķurt. daħı degülsin sen inanıcı bize eger oldug-ise daħı girçekler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdiler: İy atamuz, biz gitdük idi atlarumuz segirdim‐ile. Daḫı ḳoduḳ idiYūsufı ḳumāşlarumuz ḳatında. Pes anı ḳurt yidi. Daḫı sen bize inanmazsın ki biz girçek söylesevüz daḫı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və dedilər: “Ata! Biz (at çapmaq, yaxud qaçışıb-ötüşmək və ya ox atmaqda) bir-birimizlə yarışmaq üçün (səhraya) getmişdik və Yusifi şeylərimizin (libaslarımızın) yanında qoymuşduq. Bir də xəbər tutduq ki, qurd onu yemişdir. İndi biz doğru danışsaq da, sən bizə inanmayacaqsan!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Saying: O our father! We went racing one with another, and left Joseph by our things, and the wolf devoured him, and thou believest not our sayings even when we speak the truth.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said: "O our father! We went racing with one another,(1649) and left Joseph with our things; and the wolf devoured him.... But thou wilt never believe us even though we tell the truth."(1650)
1649 They wanted to make out that they were not negligent of Joseph. They were naturally having games and exercise, while the boy was left with their belongings. It was the racing that prevented them from seeing the wolf. And Jacob's fears about the wolf ( 12:13 above) made them imagine that he would swallow the wolf story readily. 1650 They were surprised that Jacob received the story about the wolf with cold incredulity. So they grew petulant, put on an air of injured innocence, and brought out the blood-stained garment described in the next verse.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُوا
dediler
يَٓا
ey
اَبَانَٓا
baba- mız
اِنَّا
gerçek-ten biz
ذَهَبْنَا
gittik
نَسْتَبِقُ
yarış ediyorduk
وَتَرَكْنَا
ve bırak- mıştık
يُوسُفَ
Yûsuf'u
عِنْدَ
yanında
مَتَاعِنَا
eşyamızın
فَاَكَلَهُ
sonra onu yemiş
الذِّئْبُۚ
kurt
وَمَٓا اَنْتَ
fakat sen değilsin
بِمُؤْمِنٍ
inanan
لَنَا
bize
وَلَوْ
velev ki
كُنَّا
olsak
صَادِق۪ينَ
doğru söy- leyenler
Dediler ki: "Ey babamız! Gerçekten biz yarışmak üzere gitmiştik, Yûsuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık. Sonra (geri döndüğümüzde bir de ne görelim) onu kurt yemiş; fakat biz doğru söyleyenler olsak da sen bize inanmazsın!"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَبٌ
İsim
ا ب و
Baba
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
ذَهَبَ
Fiil-I
ذ ه ب
Gitti, giderdi, götürdü
اِسْتَبَقَ
Fiil-VIII
س ب ق
Yarıştı, yarış etti, koşuştu
تَرَكَ
Fiil-I
ت ر ك
Bıraktı, terk etti
يُوسُف
Özel isim
يُوسُف
Hz. Yusuf (a.s.)
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
مَتَاع
İsim
م ت ع
Geçimlik, menfaat, eşya, yararlanma, bir ticaret malı
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
ذِئْب
İsim
ذ ا ب
Kurt
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
لَنَا
Zamir
لَنَا
Bizim için, bize, bizim
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
صَادِق
Etken fiil
ص د ق
Doğru söyleyen, sadakat gösteren, sadık