close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne lâ yercûne likâenâ veradû bilhayâti-ddunyâ vatmeennû bihâ velleżîne hum ‘an âyâtinâ ġâfilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki bize kavuşacaklarını ummayanlar ve dünya yaşayışına razı olup yürekleri onunla yatışanlar ve delillerimizden gaflet edenler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçekten (dirilmeyi inkâr edip, hesap vermek üzere) Bize kavuşmayı ummayanlar, (ahiretten gafil olduklarından dolayı) dünya hayatına (geçici servet, şöhret ve lezzet ortamına) razı olmuşlardır ve bununla tatmin olup rahatlamışlardır ki, onlar ayetlerimizden (Yüce Yaratan’ın varlığını gösteren delillerden ve Kur’ani hükümlerden) gafil olanlardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Öldükten sonra dirilip bize kavuşmayı beklemeyenler, dünya hayatına razı olup onunla rahat bulanlar ve ayetlerimizi umursamayanlara gelince,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bizim huzurumuzda hesaba çekilmeyi, mükâfatı ummayanların, cezalandırılma endişesi duymayanların, dünya hayatına razı olanların, onda huzur bulanların, âyetlerimizden, birliğimizi ve kudretimizi gösteren delillerden gafil, habersiz olanların varacakları yer cehennemdir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bize kavuşmayı ummayan, dünya hayatına razı olan, ona gönüllerini kaptıranlar ve bizim ayetlerimizden gafil olanlar var ya;
Ali Bulaç
swap_vert close
Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, dünya hayatına razı olanlar ve bununla tatmin olanlar ve bizim ayetlerimizden habersiz olanlar;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Öldükten sonra huzurumuzda hesap vereceklerini ummayıp da, dünya hayatına razı ve onunla emniyet içinde olanlar, bir de (eşsiz bir ilâh olduğumuzu isbat eden bunca) delillerimizden gafil bulunanlar...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
7, 8. Onlar ki Bizimle karşılaşmayı ummazlar, dünya hayatı ile razı olup onunla yetiniyorlar. Ve onlar ki ayetlerimizden habersizdirler; işte kazandıklarından dolayı sığınakları Cehennem(ateş)dir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Huzurumuza çıkacaklarını beklemeyenler, dünya hayatına razı olup onunla doyuma ulaşanlar ve âyetlerimizden habersiz olanlar vardır.[190]
[190] Recâ/ummak kelimesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VIII, 437-439.  
Besim Atalay
swap_vert close
Bize kavuşmayı umut etmeyenler, dünya dirliğiyle hoşnut olanlar, onunla dinlenenler, bizim âyetlerimizden habersiz bulunanlardır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
7-8. (Öldükten sonra) huzurumuza çıkacaklarını hiç hesaba katmayanlar, dünya hayatına razı olup onunla rahat bulanlar ve ayetlerimizden habersiz olanlar var ya; işte bunların kendi yaptıkları yüzünden varacakları yer cehennemdir.
Cemil Said
swap_vert close
7, 8. Bize rücû’ itmemeği ümîd idenlerin, dünyâ hayâtına kendilerini i’timâd ile teslîm iyleyenlerin, bizin âyâtımızdan tegâfül idenlerin mekânları ateş olacakdır. ’Amellerinin netîcesi budur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
7,8. Bizimle karşılaşmayı ummayan ve dünya hayatından hoşnut olup ona bağlananların ve ayetlerimizden habersiz bulunanların, işte bunların kazandıklarına karşılık varacakları yer cehennemdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
7,8. Şüphesiz bize kavuşacağını ummayan ve dünya hayatına razı olup onunla yetinerek tatmin olan kimseler ile âyetlerimizden gafil olanlar var ya; işte onların kazanmakta oldukları günahlar yüzünden, varacakları yer ateştir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
7-8. Bize kavuşma ümidi taşımayanlar, dünya hayatıyla yetinip onunla mutlu ve huzurlu olanlar, kanıtlarımıza aldırış etmeyenler var ya, hak ettikleri için onların yeri ateştir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
7, 8. Huzurumuza çıkacaklarını beklemeyenler, dünya hayatına razı olup onunla rahat bulanlar ve âyetlerimizden gafil olanlar yok mu, işte onların, kazanmakta oldukları (günahlar) yüzünden varacakları yer, ateştir!
Edip Yüksel
swap_vert close
Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, dünya hayatını sevip ona bağlananlar ve ayetlerimizden gafil olanlar...
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bize kavuşmayı ummayanlar, dünya hayatına razı olup onunla tatmin bulanlar ve bizim âyetlerimizden gafil olanlar da vardır muhakkak.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlar ki bizim likamızı arzu (veya ümid) etmezler ve Dünya hayat ile razı olub onunla mutmainn olmuşlardır ve onlar ki bizim âyetlerimizden gafildirler
Emrah Demiryent
swap_vert close
7-8. (Âhirette) bize (manevi huzurumuza) kavuşmayı ummayan, dünya hayatına razı olan, ona gönüllerini kaptıranlar ve bizim âyetlerimizden gafil olanlar var ya, işte bunların kazandıklarına karşılık olarak varacakları yer, cehennemdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar ve dünya hayatından hoşnut olup onunla tatmin olanlar ve ayetlerimizi görmezden gelenler…
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
7,8. (Öldükden sonra dirilib) bize kavuşacağını ummayan, (âhirete inanmayarak sâdece) dünyâ hayaatına raazî olan ve onunla sükûn (ve istirahat) e dalan kimselerle (varlığımıza, birliğimize ve kemâl-i kudretimize delâlet eden) bunca âyetlerimizden gaafil olanlar (yok mu?) işte onların, irtikâb etmekde oldukları (şirk ve mâ'siyetler) yüzünden varacakları yer, ateşdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
7,8. Şübhesiz ki bize kavuşmayı beklemeyenler, dünya hayâtına râzı olup onunla tatmîn olanlar ve âyetlerimizden gafil olanlar var ya, işte onların kazanmakta oldukları(günahlar) sebebiyle varacakları yer ateştir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
7-8. Şüphesiz (dirilmeyi inkâr edip hesap vermek üzere) bize kavuşacağını ummayan (ahiret gününe inanmayan) ve dünya hayatına (geçici servet, şöhret ve şehvetlere) razı olup onunla yetinerek tatmin olan kimseler ile ayetlerimizden gafil olanlar var ya, işte yapmakta oldukları o bütün (kötü) şeylerden dolayı onların varacağı yer ateştir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bize dönmeyi (yeniden dirilmeyi) kabul etmeyen ve dünya hayatına razı olup ta, onunla kendini tatmin edenler var ya! Gönderdiğimiz ayetler hakkında ve onların içeriğinden habersiz olanlar, böyle kimselerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten o kimseler ki Bize kavuşacaklarının ummazlar, dünya yaşayışına kanarlar, bununla dölenirler, işte onlar Bizim belgelerimizden dalgıda olanlardır,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bize kavuşmayı [¹], ummayan, dünya diriliği ile hoş hal olup onunla müsterih olan kimseler ile bizim âyetlerimizden gafil olanlar yok mu?
[1] Tekrar dirilmeyi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bizimle buluşmayı/huzurumuza çıkmayı ummayanlara, dünya hayatından hoşnut olup onunla tatmin olanlara ve ayetlerimizden gafil olanlara gelince;
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz bizimle karşılaşmayı ummayanlar, dünya hayatından hoşnut olup ona bağlananlar ve ayetlerimizden habersiz bulunanlar (var ya!).
Mahmut Kısa
swap_vert close
Mahşer günü huzurumuza çıkacaklarını hiç hesaba katmayan, şu gelip geçici dünya hayatını âhirete tercih ederek nihâî mutluluk ve huzuru onda arayan ve böylece, Kur’an’dan yüz çevirerek ayetlerimizden ilgiyi koparanlar var ya;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, Dünya Hayatı’na razı olmuş ve onunla tatmin olmuş kimseler ve bizim âyetlerimizden gâfil olanlar;
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bize hesap vereceklerine inanmayanlar, her türlü huzur ve mutluluğu dünyada arayanlar, sözlerimizi duymazdan gelenler,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ancak bize kavuşmayı ummayan, hesabımıza aldırmayanlar, dünya hayatına razı olup dünya hayatıyla yetinenler, ayetlerimizle anlattığımız gerçeklere karşı duyarsız olurlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar, [*] dünya hayatına razı olup onunla huzur bulanlar ve ayetlerimizden habersizmiş gibi davrananlar var ya,
“Allah’a kavuşmaya inanmamak” ifadesi, “O’nun huzuruna varmayı, orada hesaba çekilmeyi inkâr etmek” demektir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Bize kavuşacaklarını ummayan, dünya hayatından memnun olan ve onunla yetinenler¹ var ya; işte onlar kesinlikle Bizim âyetlerimizden gafildirler.
1 Ona kanıp da ilerisini düşünmeyenler…  
Muhammed Esed
swap_vert close
Beri yandan, er geç Bizim karşımıza çıkacaklarına inanmayıp ¹² kendilerini bu dünya hayatıyla hoşnut kılmaya çalışanlara, onun ötesini gözetmeyenlere ¹³ ve (böylece) Bizim ayetlerimizi umursamayanlara gelince:
12 Lafzen, “Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar [beklemeyenler]”: sözü geçen kimselerin ölümden sonraki hayata ve dolayısıyla Allah’ın nihaî yargısına inanmadıklarını dile getiren bir ifade.13 Lafzen, “onunla doyuma ulaşanlara...” -yani, bu dünya hayatına var olan tek realite olarak bakan ve ölümden sonra dirilme fikrini, hayal olarak görüp ciddiye almayanlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bizimle karşılaşmayı hesaba katmayan ve geçici dünya hayatından memnun olup onunla tatmin olanlar ve ayetlerimizden gafil/duyarsız olanlar var ya. 7/51, 32/14, 45/34- 35, 14/2- 3, 17/18- 19, 42/20, 7/146
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şu da bir gerçek ki; Bizim (rahmetimize) kavuşma umudu/arzusu olmayanlar[¹⁵⁷⁵] ve dünya hayatıyla kendilerini tatmin edenler,[¹⁵⁷⁶] üstelik (bir de) ayetlerimizden gafil olanlar var ya;
[1575] Aynı fiilin İlâhî rahmet ile birlikte kullanıldığı örnekler için bkz: 2:218; 17:57; 39:9. [1576] Zımnen: İki dünyalılar Allah’ın rızasıyla tatmin olurken (89:27-28), tek dünyalılar ilâhî rıza yerine koyarak tanrılaştırdıkları dünyalıklarla tatmin olurlar. Birine değer biçmek isteyen neyle tatmin olduğuna baksın. Dünyalıkla meşgul olmak kişiyi dünyalığa sahip kılar, dünyalıkla tatmin olmak kişiyi dünyalığa ait kılar. Bu sonuncusu felaketin ta kendisidir. Zira servet harika bir köle, berbat bir efendidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bunun aksine) Bize kavuşacağını ummayan, (ahirete inanmayarak sadece) dünya hayatına razı olup onunla (dünya zevk ve sefası ile) tatmin olanlar ve ayetlerimizi umursamayanlar da vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
7-8. Şüphesiz bize kavuşacağını ummayan ve dünya hayatına razı olup onunla yetinerek tatmin olan kimseler ile âyetlerimizden gafil olanlar var ya; işte onların kazanmakta oldukları günahlar yüzünden, varacakları yer ateştir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O kimseler ki, Bize kavuşacaklarını ümit etmezler ve dünya hayatına razı olmuşlar ve onunla mutmain bulunmuşlardır ve o kimseler ki onlar Bizim âyetlerimizden gâfillerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
7, 8. Onlar ki âhirette bize kavuşmayı ummaz ve sadece dünya hayatına razı olup onunla tatmin bulur ve onlar ki Bizim tek İlah olduğumuzun delillerinden ve gönderdiğimiz Kur'ân âyetlerinden gaflet etmeyi sürdürür, işte bunların, irtikâb ettikleri şirk ve isyan sebebiyle varacakları yer cehennemdir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bizimle buluşmayı ummayan, dünya hayatına razı olup onunla rahat edenler ve bizim ayetlerimizden gaflet edenler...
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bize mülâkî olacaklarını ümîd iylemeyen (âhirete inanmayan) ve hayât-ı dünyâ ile râzı ve mutma'în olanlarla âyetlerimizden gâfil olanların,
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bizimle karşılaşmayı beklemeyen ve dünya hayatından hoşlanan, onunla tatmin olanlar, bir de ayetlerimize aldırmayanlar var ya...
Şaban Piriş
swap_vert close
Bizimle karşılaşmayı ummayan ve geçici hayata razı olup onunla tatmin olanlar, işte onlar ayetlerimizden gafildirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bize kavuşmayı ummayan, dünya hayatına razı olup onunla tatmin olan ve âyetlerimizden habersiz davrananlara gelince:
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şu bir gerçek ki, bize kavuşmayı ummayanlar, iğreti hayatla tatmin bulup onunla rahatlayanlar ve ayetlerimizden uzaklaşıp gaflete dalanlar,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim ümid ŧutmazlar bizi görmekliklerini daħı ħoşnūd oldılar yaķın dirliġe daħı dölendiler aña daħı anlar kim anlardur āyetlerümüzden ġāfillerdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ ol kişiler ki ḳorḳmazlar bizüm ḥażretümüze durmaḳdan ḳıyāmetde verāżī oldılar dünyā dirligine, daḫı sākin oldılar anuñ leẕẕetlerine ve ol kişilerki bizüm āyetlerümüzden ġāfillerdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bizimlə qarşılaşacaqlarına (qiyamət günü dirilib hüzurumuzda duracaqlarına, cəzamıza yetişəcəklərinə) ümid etməyənlərin, (axirətdən vaz keçərək) dünyanı bəyənib ona bel bağlayanların və ayələrimizdən qafil olanların -
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! those who expect not the meeting with Us but desire the life of the world and feel secure therein, and those who are neglectful of Our revelations,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who rest not their hope on their meeting with Us, but are pleased and satisfied with the life of the present, and those who heed not Our Signs,-(1395)
1395 Those who fall from Grace are described by three epithets: (1) the meeting with Allah is not the object of their hope and earnest desire, but something else, viz. (2) the material good of this world, which not only attracts them but apparently gives them complete satisfaction, so that there is no glow of the Future in their horizon, and (3) they are deaf and dead to the resounding and living Message of Allah. (1) and (2) refer to the extinction of Faith in them, and (3) to their falling prey to the evils of this world in their conduct. They are contrasted in 10:9 with the Faith and the Righteousness of those who accept Grace.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
muhak-kak
الَّذ۪ينَ
o kim-seler ki
لَا يَرْجُونَ
ummazlar
لِقَٓاءَنَا
bize kavuş- mayı
وَرَضُوا
ve razı oldular
بِالْحَيٰوةِ
hayatına
الدُّنْيَا
dünya
وَاطْمَاَنُّوا
ve mutmain oldular
بِهَا
onunla
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim-seler ki
هُمْ
onlar
عَنْ اٰيَاتِنَا
âyetlerimizden
غَافِلُونَۙ
gâfil olanlar
Muhakkak ki Bize kavuşacağını ummayanlar, dünya hayatına razı olup onunla mutmain olanlar ve âyetlerimizden gâfil olanlar var ya!
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
رَجَا
Fiil-I
ر ج و
Umdu, ümit etti, arzu etti, umut bağladı
لِقَٓاء
Fiilimsi-III
ل ق ي
Kavuşma, karşılaşma
رَضِىَ
Fiil-I
ر ض و
Razı oldu, hoşlandı, rızaya kavuştu
حَيَاة
İsim
ح ي ي
Hayat
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
اِطْمَاَنَّ
Fiil-XII
ط م ن
Mutmain oldu, güvene kavuştu
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
غَافِل
Etken fiil
غ ف ل
Gâfil, habersiz