UNUTMAYIN Kİ, göklerde ve yerde kim varsa hepsi ister istemez Allah’a aittir; hal böyleyken, peki, Allah dışında tanrısal nitelikler yakıştırılan varlıklara ⁸⁷ yalvarıp yakaran kimseler (böyle yapmakla) neye uyuyorlar? Sadece zanna uyuyorlar; yalnızca tahmine dayanıyorlar.
87 Lafzen, “ortaklara”, yani Allah’a yakıştırılan ortaklara (bkz. 6. sure, 15. not.) Bu ayetin başında iki kere geçen men (“her kim”) zamiri, müşriklerin tanrısal güçler ve nitelikler yakıştırdığı canlı ve akıl sahibi varlıklara işaret etmektedir. Kur’an, insan olsun, melek olsun bütün akıl sahibi varlıkların tâbiyet olarak Allah’a ait olduğunu (yani, evrende var olan başka her şey gibi, onların da varoluş şartı ve sebebi olarak bütünüyle Allah’a bağlı olduklarını), bu itibarla hiçbir tanrısal nitelikleri ve dolayısıyla, kendilerine tapınmayı gerektirecek bir mahiyetleri olmadığını belirterek bu kabil müşrikçe anlayışlara karşı çıkıyor.