close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 66. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elâ inne li(A)llâhi men fî-ssemâvâti vemen fî-l-ard(i)(k) vemâ yettebi’u-lleżîne yed’ûne min dûni(A)llâhi şurakâ(e)(c) in yettebi’ûne illâ-zzanne ve-in hum illâ yaḣrusûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bilin, haberdar olun ki Allah'ındır ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde ve ondan başka ona eş saydıkları şeylere tapanlar, onlara uymuyorlar, ancak kuru bir zanna uyuyorlar ve ancak yalan söylüyorlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Haberiniz olsun; şüphesiz göklerde kim ve ne varsa, yerde kim ve ne varsa kesinlikle tümü Allah’ındır. Allah’tan başkasına tapanlar bile, (gerçekte) şirk koştukları varlıklara ve güçlere uymamaktadırlar. (Putlardan, tağutlardan ve süper Firavunlardan medet umanlar aslında boş hayallere kapılmaktadırlar.) Ve onlar sadece zanlarına ve kuruntularına tâbi olup saçmalamaktadırlar.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Unutmayın ki, göklerde ve yerde kim ve ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah'ın yanısıra başka putlara tapanlar böyle yapmakla neye uyuyorlar, onlar sadece zanna uyuyorlar; hayallerine kapılıp sadece saçmalıyorlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Unutmayın, göklerde ve yerde olan akıllı ve sorumlu varlıkların tamamı Allah'ın koyduğu düzenin içindedir. O halde, Allah'ı bırakıp da, kulları durumundakilerden, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a koştukları ortaklara tapanlar, yalvaranlar neyin ardına düşüyorlar? Onlar kesinlikle ilme, delile dayanmayan zanlarının ardına düşüyorlar. Onlar kesinlikle yalan-yanlış saçmalıyorlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
İyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah'ındır. Allah'tan başkalarına tapınanlar da gerçekte ortak koştukları şeylere uymuyorlar. Onlar sadece zanna uyuyorlar ve onlar sadece saçmalıyorlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Haberiniz olsun; şüphesiz göklerde kim var, yerde kim var tümü Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapanlar bile, şirk koştukları varlıklara ve güçlere (gerçekte) uymazlar. Onlar yalnızca bir zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminde bulunarak yalan söylemektedirler.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biliniz ki, göklerde (meleklerden) kim var, yerde (insan ve Cinlerden) kim varsa, hep Allah'ındır. Allah'dan başkasına tapanlar dahi, gerçekte Allah'a koştukları ortaklara tâbi olmuyorlar. Ancak zanna (zayıf bir ihtimale) tâbi oluyorlar ve yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte bilin ki; göklerdeki ve yerdeki herkes, Allah’ındır. Allah’tan ayrı olarak onlara uyup dua ettikleri o putlar da (Allah’ın mülküdürler.) Onların (putlara tapmakta) zandan başka bir delilleri yoktur. Ve onlar ancak yalan söylüyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biliniz ki, göklerde ve yerde kim varsa onların hepsi yalnız Allah'ındır. O halde Allah'tan başka ortaklara tapanlar neyin ardına düşüyorlar? Doğrusu onlar zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.
Besim Atalay
swap_vert close
İyi bilin; göklerde, yerde bulunanların hepsi Allahın, Allahı bırakarak, eş koşmuş oldukları şeyleri çağıranlar neye uyarlar? Uymaktadır onlar yalnız sanıya, onlar ancak yalan dahi söylerler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İyi bilin ki, göklerde ve yerde her kim varsa (insanlar, cinler, melekler ve daha nice kimseler) hepsi Allah'a aittir. O halde Allah'a inanmakla beraber başkalarına yalvarıp yakaranlar (gerçekte) neye yalvarıyorlar? Gerçekte onlar, ancak zanna (kuruntuya/asılsız bilgiye) uyuyorlar ve sadece yalan söylüyorlar.
Cemil Said
swap_vert close
Semâvâtda ve arzda her ne var ise Allâh’ındır. Allâh’a şirk koşanlar bâtıl zanda bulunuyorlar ve yalan söylüyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah'ındır. Allah'ı bırakıp ortak koşanlar sadece zanna uyanlardır. Onlar ancak tahminde bulunuyorlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bilesiniz ki göklerde kim var, yerde kim varsa, hep Allah’ındır. Allah’tan başkasına tapanlar (gerçekte) Allah’a koştukları ortaklara tâbi olmuyorlar. Şüphesiz onlar ancak zanna uyuyorlar ve sadece yalan söylüyorlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bilesiniz ki göklerde ve yerde olanlar Allah’ındır. Allah’ı bırakıp da O’na ortak koştukları sözde tanrılara tapanlar neyin peşinden gidiyorlar? Onlar yalnızca kuruntularının peşinden gidiyorlar ve sadece yalan söylüyorlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İyi bilin ki, göklerde ve yerde ne varsa yalnız Allah’ındır. (O halde) Allah’tan başka ortaklara tapanlar neyin ardına düşüyorlar! Doğrusu onlar, zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. ALLAH'tan başkalarına yalvaranlar aslında koştukları ortakları izlememektedirler. Onlar sadece tahmin yürütüyorlar ve sadece saçmalıyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Açın gözünüzü! Göklerde kim var, yerde kim varsa hep Allah'ındır. Allah'dan başkasına tapanlar dahi, Allah'a ortak koştuklarına uymuş olmuyorlar, ancak zanna uymuş oluyorlar. Ve yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Uyan: Göklerde kim var, Yerde kim varsa hep Allahındır, Allahdan başkasına tapanlar dahi, şeriklerin tebaası olmazlar, ancak zanne teba'ıyyet ederler ve ancak kendi mızraklarıyle ölçer yalan söylerler
Emrah Demiryent
swap_vert close
İyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah’ın (yarattığı varlıklar) dır. Allah’ı ilâh edinmekle birlikte, başka varlıkları da ilâh edinenler, (tapmış oldukları putlara ilâhlık vasfı atfetmekle, aslında) Allah’a şirk koştukları varlıklara değil, ancak kendi zanlarının ardına düşmüş oluyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İyi bilin ki göklerde ve yerde kim varsa Allah'ındır. Oysaki Allah'ın yanı sıra başkasına tabi olanlar neye tâbi oluyorlar? Onlar, ancak zanna tabi olmuş oluyorlar. Ve onlar ancak saçmalıyorlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Haberiniz olsun ki göklerde kim var, yerde kim varsa (hepsi) şübhesiz Allahındır. Allahdan başkasına tapanlar dahi (hakıykatde) Allaha katdıkları ortaklara tâbi olmuyorlar. Onlar (kuru) zandan başkasına uymuyorlar ve onlar ancak yalandan başkasını söylemiyorlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Dikkat edin! Göklerde kim var, yerde kim varsa şübhesiz Allah'ındır. Allah'dan başkasına yalvarıp duranlar (hakikatte Allah'a şirk) koştukları ortaklara uymuyorlar (çünki o putların bunlardan haberleri bile yoktur); (onlar) ancak zanna tâbi' oluyorlar. Ve onlar, sâdece yalan söylüyorlar.(2)
(2)“(Hiçbir) şerîke (ortağa) bir mahâl (yer), bir makam, bir imkân-ı zâtî yoktur (mümkün değildir) ve şerîkin vücûdu (varlığı) hakkında ne bir delil ve ne de bir delilden neş’et eden (meydana gelen) bir ihtimâl ve ne de bir emâre ve ne de kâinâtın hiçbir cihetinde şerîke bir yer yoktur. Bil‘akis hangi şeye, hangi cihete bakılırsa, tevhîd sikkesi (birlik mührü) görünüyor.” (Mesnevî-i Nûriye, Katre, 50)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Dikkat edin! Göklerde ve yeryüzünde kim (ve ne) varsa hepsi (ister istemez) şüphesiz Allah’ındır. Oysa Allah’ın yanı sıra başkasına yalvarıp yakaranlar (dua edip medet umanlar) bile, şirk koştukları varlıklara (ve güçlere gerçekte) uymazlar. Onlar (böyle yapmakla) ancak bir zanna (kuruntuya/asılsız bilgiye) uyuyorlar ve onlar ancak yalan uydurup duruyorlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Zaten Göklerde ve yerle olanlar Allah’a ait değimli? O halde, Allah’dan başka ortak koştuklarına çağrı (dua) yapanlar, neye tabi oluyorlar? Ancak onlar zanna (kesin doğru olmayan şeylere) tabi oluyorlar. Sadece yalan söylüyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bilin ki gerçekten yerlerde ne varsa, göklerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah’ı bırakıp da eş koşanlar eş koştuklarına uymuyorlar, ancak kendi kuruntularına uyuyorlar. Böylece ancak yalan söylüyorlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Haberiniz olsun ki göklerde ve yerde ne varsa hep Allah/ındır. Allah/tan başkasına ibadet edenler şeriklere tâbi olmazlar. [²] Onlar ancak zanna tâbi olurlar. Onlar yalan düzenlerden [³] başka bir şey değillerdir.
[2] Hakikatte şeriklere tâbi olmazlar. Ancak şerik zannetlikleri şeye tâbi olurlar. «Allah'tan başkasına ibadet edenler neye şeriklere tâbi oluyorlar» mânasını da müfit olur.[3] Veya tahminde bulunanlardan.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İyi biliniz ki, göklerde kim varsa ve yerde kim²⁸ varsa hepsi Allah’ındır. Allah’ı bırakıp da ortakları çağıranlar/ yalvaranlar (gerçekte) o ortaklara tabi olmuyorlar. Onlar zandan başkasına tabi olmazlar ve ancak tahmine dayanırlar [yahrusûn].
28 Kur’an genel olarak “göklerde ve yerde ne varsa ..” ifadesini kullanır ancak burada “göklerde ve yerde kim varsa…” ifadesini kullanmaktadır. Allah’ı bırakıp da O’nun dışında ilahi varlık olarak kabul ettikleri varlıkların sadece cansız putlar vs olmadığını anlıyoruz. Çünkü ayette iki kere geçen ve “her kim” anlamında olan ”men” edatı, ortak koşanların tanrılaştırdığı canlı ve akıl sahibi varlıklara işaret etmektedir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
İyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi sadece Allah'ındır. (O halde) Allah'tan başka ortaklara yakaranlar, neyin ardına düşüyorlar? Doğrusu onlar, zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İyi bilin ki, göklerde ve yerde her kim varsa, insanlar, melekler, cinler... hepsi Allah’ın kulu olan âciz yaratıklardır.İşte bu yüzden, Allah’tan başkasına yalvarıp yakaran o inkârcılar, her ne kadar onlara ibâdet ediyor gibi görünüyorlarsa da, aslında bu ortakkoştukları sahte ilâhların izinden gitmiyorlar! Gerçekte onlar, sadece kendi arzularının, tutkularının ve zanlarının peşinden gidiyorlar ve aksini iddia ederken de, sadece yalan söylüyorlar! Peki bu câhiller, gözlerinin önünde sürekli tekrarlanan şu mûcizeleri de mi görmüyorlar?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dikkat edin! Yer’deki kimseler ve Gökler’deki kimseler, Allah’ındır. Allah’ı bırakıp ortaklara yalvaranlar / tapanlar sadece Zann’a tâbi’ oluyorlar. Onlar ancak desteksiz atıyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şunu iyi bilin ki, yer gök bütün akıllı varlıklar da Allah'a hizmet için vardır. Hattâ şu zavallıların Allah diye el açıp yalvardıkları tanrılar bile. Bu zavallılar, sadece varsayımlar ve tahminler doğrultusunda hareket ederler...
Mehmet Çoban
swap_vert close
İyi bilin ki göklerde yerde kim varsa hepsi Allah’ındır. Allah’tan başkasının yasalarına uyarak tapanlar dahi gerçekten onlara uymuyorlar. Onlar sadece kendi kuruntularının, kendi çıkarlarının peşinden gidiyorlar. Yasalarıyla bize hükmedenlere uyduk demek onların bahaneleriydi. Onlara yasalarıyla hükmedenler kaç kişiler ki? İsteseydiler yasalarıyla kendilerine hükmedenlerin dünyalarını başlarına geçirirlerdi. Ama inkâr eden zalimlerin yasalarına uymak onların işine geliyordu. Onun için onlar gerçeğe değil ancak kendi zanlarına uyuyorlar. Üstelik onlar insanların yalan yanlış çıkardığı yasaları, Allah’ın yasasından üstün görüyorlardı. Bilsinler ki inkâr edenler söyledikleriyle yaptıklarıyla sadece saçmalıyorlar. Hesap günü gelince kimin yasalarının üstün olduğunu görecekler!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Dikkat edin! Göklerde ve yerde kim varsa (hepsi) yalnızca Allah’a aittir. [*] Allah’ın peşi sıra ortaklara yalvaranlar neyin peşine düşüyorlar! Onlar, zandan başka bir şeye uymuyorlar ve onlar yalandan başka bir şey de söylemiyorlar. [*]
Yüce Allah’ın dışında, O’nun peşi sıra müşriklerin tapındığı varlıkların kendilerinin müstakil varlıklar olmadıkları, dolayısıyla onlara ait özel herhangi bir mekân bulunmadığı, onlardan herhangi bir şey beklememek gerektiği, ayrıca kendilerine kulluk etmeyenleri cezalandırabilecekleri bir ahiretlerinin olmadığı, onlara tapınmamaları durumunda yersiz korkulara kapılmalarının da gereksizliği üzerinde durulmaktadır. Tapındıkları varlıklar genelde melek veya cinler üzerinden ürettikleri varlıklar ve putlar olduğu için, Yüce Allah ayette [mâ] edatı değil de canlı ve ruhu olan varlıklar için kullanılan [men] edatını tercih etmiştir.,Benzer mesajlar: En‘âm 6:116, 148; Yûnus 10:36; Câsiye 45:24; Necm 53:28.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şunu iyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa tamamı Allah’a aittir. Allah’tan başkasına tapanlar, aslında Allah’a ortak koştukları ortaklarının ardına değil (ancak) zanlarının ardına düşüyorlar¹ ve böylece de yalan söylemekten başka bir şey yapmıyorlar.
1 (وَمَا يَتَّبِعُ)’ya “neyin peşine düşüyorlar?” anlamı da verilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
UNUTMAYIN Kİ, göklerde ve yerde kim varsa hepsi ister istemez Allah’a aittir; hal böyleyken, peki, Allah dışında tanrısal nitelikler yakıştırılan varlıklara ⁸⁷ yalvarıp yakaran kimseler (böyle yapmakla) neye uyuyorlar? Sadece zanna uyuyorlar; yalnızca tahmine dayanıyorlar.
87 Lafzen, “ortaklara”, yani Allah’a yakıştırılan ortaklara (bkz. 6. sure, 15. not.) Bu ayetin başında iki kere geçen men (“her kim”) zamiri, müşriklerin tanrısal güçler ve nitelikler yakıştırdığı canlı ve akıl sahibi varlıklara işaret etmektedir. Kur’an, insan olsun, melek olsun bütün akıl sahibi varlıkların tâbiyet olarak Allah’a ait olduğunu (yani, evrende var olan başka her şey gibi, onların da varoluş şartı ve sebebi olarak bütünüyle Allah’a bağlı olduklarını), bu itibarla hiçbir tanrısal nitelikleri ve dolayısıyla, kendilerine tapınmayı gerektirecek bir mahiyetleri olmadığını belirterek bu kabil müşrikçe anlayışlara karşı çıkıyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah’ındır. Allah ile aralarına koyduklarına dua ederek şirk koşanlar yalnızca zanna uyuyorlar ve onlar sadece sürü güdüsüyle hareket ediyorlar. 2/166- 167, 16/86- 87, 28/62...64, 33/66...68
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
UNUTMAYIN ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah’a aittir. Dahası Allah’tan başkasına ilâhî nitelik yakıştırarak yalvarıp yakaran kimseler, acaba neyin peşine takılmış oluyorlar? Onlar safi zannın peşine takılıyorlar; başka değil, yalnızca hurafe ve spekülatif bilgiye dayanıyorlar.[¹⁶⁴⁸]
[1648] Zımnen: Allah’tan başkasına her tanrılık yakıştırma teşebbüsü aslında gizli bir kendini putlaştırmadır. Zira bu bir tanrı atamadır. Atayan atananın amiridir. Yahrusûnun anlamı için bkz: 6:116, not 99.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey insanlar) Haberiniz olsun ki, göklerde kim var, yerde kim varsa hepsi kuşkusuz Allah’ındır. Allah'tan başkasına tapanlar dahi (gerçekte) ortak koştukları nesnelere değil ancak kuru bir zanna tabi oluyorlar. (Onlar putlarına ortak -ilah- diye ad veriyorlarsa da bu, kendilerinin kuru zannından başka bir şey değildir) Onlar yalandan başka birşey söylemiyorlar.
(Sırf kendi arzu ve isteklerine uyarak yaratılmışları Yaratan yaparlar, kulu ilah farz eder saçma sapan şeyler uydurup dururlar. Hasılı ortakları yalan, tehditleri boş, Allah'a karşı isnad ettikleri herşey bir hiçten ibarettir, Allah Teala'nın kudret ve hakimiyeti altındadırlar, hepsi O'na mahkumdurlar, zira)  
Osman Fırat
swap_vert close
Bilesiniz ki göklerde kim var, yerde kim varsa, hep Allah’ındır. Allah’tan başkasına tapanlar (gerçekte) Allah’a koştukları ortaklara tâbi olmuyorlar. Şüphesiz onlar ancak zanna uyuyorlar ve sadece saçmalıyorlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Agâh olunuz ki, göklerde kim var ise ve yerde kim var ise şüphe yok ki, Allah Teâlâ'nındır. Allah Teâlâ'dan başkasına tapanlar da şeriklere tebaiyyet etmiş olmazlar. Onlar zandan başkasına tebaiyyet etmiyorlar ve onlar yalan söyler kimselerden başka değildirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İyi bilesiniz ki göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah'ın kuludur, O'nun hükmü altındadır. Allah'tan başka birtakım şeriklere ibadet edenler de gerçekte o putlarına tâbi olmazlar. Onlar sadece birtakım zanlara uymakta ve sırf kafadan atmaktadırlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
İyi bilki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah'ındır. Allah'tan başkasına yalvaranlar (gerçekte koştukları) ortaklara uymuyorlar, onlar sadece zanna uyuyorlar, (hayallerine kapılıyorlar) ve onlar sadece saçmalıyorlar.
Âyette ÂÇ (mâ) soru edâtı da olabilir. Bu takdirde mânâ şöyledir: "Allah'tan başka birtakım ortaklara yalvaranlar, neye yalvarıyorlar?"  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Âgâh olun ki: Göklerde ve yerde olan her şey Allâh Te'âlâ'nındır. Allâh'dan gayrı putlara 'ibâdet idenler ancak bir zanna teb'iyet iderler. Ve onlar bâtıla giderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bilin ki göklerde kim var, yerde kim varsa hepsi Allah’ındır. Allah’tan başkasına yalvaranların kendilerini kaptırdıkları, ortaklar değillerdir. Onlar sadece kuruntularına (zanna) kapılmışlardır. Onlar sadece atarlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
İyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah'ındır. Allah'ı bırakıp da ortak koştuklarına dua edenler yalnızca zanna uyanlardır. Onlar sadece tahminde bulunuyorlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bilmiş olun ki, göklerde kim var, yerde kim varsa Allah'ındır. Allah'tan başkalarına dua edenler, o şeriklere uymuş olmuyorlar. Onlar sadece bir kuruntunun peşine takılıyor ve ancak yalan uydurup duruyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gözünüzü açın! Göklerde kim var yerde kim varsa Allah'ındır! Allah'ın yanında başka şeylere yalvaranlar, ortak koştuklarına uymuyorlar/Allah'ın yanında ortaklara yalvaranlar neyin ardı sıra gidiyorlar? Onlar sadece sanıya uyuyorlar ve onlar sadece saçmalıyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy bayıķ Tañrı’nuñdur ol kim göklerdedür daħı ol kim yirdedür. daħı uymaz anlar kim oķırlar yā ŧaparlar Tañrı’dan ayruķ ortaķlar uymazlar illā śanuya daħı degül an- lar illā yalan söylerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bilmiş oluñuz ki Tañrınuñdur her ne kim göklerde var‐ısa ve her ne kimyirlerde var‐ısa. Daḫı uymañuz ol kişilere ki du‘ā iderler Tañrı Ta‘ālādan özge şerīklere. Uymazlar illā gümāna. Daḫı anlar yalan söylerler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bilin ki, göylərdə və yerdə kim (nə) varsa (mələklər, cinlər, insanlar – bütün canlılar, bütün məxluqat) hamısı Allahındır (Allahın quludur). Allahdan başqasına tapınanlar həqiqətdə Allaha qoşduqları şəriklərə tabe olmazlar (çünki əslində heç kəs Allaha şərik olmağa layiq deyildir və ola bilməz). Onlar ancaq zənnə uyar və yalandan başqa bir şey deməzlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! is it not unto Allah that belongeth whosoever is in the heavens and whosoever is in the earth? Those who follow aught instead of Allah follow not (His) partners. They follow only a conjecture. and they do but guess.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Behold! verily to Allah belong all creatures, in the heavens and on earth. What do they follow who worship as His "partners" other than Allah. They follow nothing but fancy, and they do nothing but lie.(1453)
1453 All creatures are subject to Allah. If, therefore, any false worship is set up, the false gods-so called "partners"-are merely creatures of imagination or false inventions.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَٓا
dikkat edin
اِنَّ لِلّٰهِ
şüphesiz Allah'ındır
مَنْ
o kim-seler ki
فِي السَّمٰوَاتِ
göklerdedir
وَمَنْ
ve o kim-seler ki
فِي الْاَرْضِۜ
yerdedir
وَمَا يَتَّبِعُ
ve tabi olmuyorlar
الَّذ۪ينَ
o kim-seler ki
يَدْعُونَ
dua ediyorlar
مِنْ دُونِ
başkasına
اللّٰهِ
Allah'tan
شُرَكَٓاءَۜ
şirk koş-tuklarına
اِنْ يَتَّبِعُونَ
tabi olmuyorlar
اِلَّا
an- cak
الظَّنَّ
zanna
وَاِنْ هُمْ
ve onlar değildir
اِلَّا
an- cak
يَخْرُصُونَ
yalan söylüyorlar
Dikkat edin! Göklerde kim var ve yerde kim varsa şüphesiz Allah'ındır. Allah'tan başkasına dua edenler (yalvaranlar, hakikatte Allah'a) şirk koştuklarına tabi olmuyorlar! Onlar ancak zan (ile nefisleri)ne tabi oluyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.
اَلَٓا
Edat
اَلَٓا
Dikkat edin
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
شَرِيك
İsim
ش ر ك
Ortak, şirk koşma
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
ظَنٌّ
İsim
ظ ن ن
Zannetme
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
خَرَصَ
Fiil-I
خ ر ص
Yalan söyledi, yalan uydurdu