(Allah adına helal-haram uydurarak değer yargılarını yozlaştıranlara) de ki: “Allah’ın size bahşettiği fakat sizin bir kısmını (akıllarınızca) helal, bir kısmını haram saydığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?” De ki: (Bu hususta) Allah mı size izin verdi, yoksa (yalan uydurarak) Allah’a iftira mı ediyorsunuz?” *
(*) Bu ayet, Allah tarafından Kur’an’da yasak olarak ifade edilmemesine rağmen insanların birtakım mülahazalarla bazı nimetleri kendilerine yasaklanmasını şiddetle reddediyor… İnsanın Allah’ın helal ve meşru kıldığı bir şeyi zımni ve izafi yaklaşımlarla Kur’an’a atıfta bulunarak veya uydurma hadislerle Hz. Peygamber’in sünnetine isnat ederek ya da gelenekçi anlayışın etkisinde kalarak kendisine yasaklaması ve haram kılması asla doğru olamaz. Allah adına yasak getirmek şirktir, Allah’ın koyduğu yasağı bozmak ise küfürdür. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) Din adamları sınıfı (âlimler, fakihler, müçtehitler, imamlar, hocalar) Allah haram etmediği halde dinde o kadar çok haram ürettiler ki din mayın tarlasına dönüştü. Din; güç yetirilemez, taşınamaz, katlanılamaz ve içinden çıkılamaz bir hal aldı. İnsanları karanlıktan aydınlığa çıkarmak için gönderilen Kur’an adına, sünnet adına uydurulan yalanlarla insanlar karanlıklara gömüldüler. Bunun sonucunda fıtratları/ kişilikleri bozulmuş bir toplum ortaya çıktı. (E. Aktaş Meal açıklaması)