Haksızlık yapan ⁷⁵ herkes, dünyadaki her şey onun olsa, [o Gün] onu kurtulmak için fidye olarak verirdi. ⁷⁶ Ve [o zalimler kendilerini bekleyen] azabı görünce pişmanlıklarını gösterecek gücü (bile) kendilerinde bulamayacaklar. ⁷⁷ Yine de onlar hakkında adaletle yargıda bulunulacak; kendilerine zulmedilmeyecektir.
75 Burada, Hz. Peygamber’i bile bile yalanlayıp Kur’an’ın mesajını reddederek.76 Karş. 3:91 ve ilgili 71. not.77 Eserrahû fiili, öncelikle, “onu gizledi” ya da “saklı tuttu” anlamına geliyor; bu itibarla, eserru’n-nedâmete (geçmiş zaman kipinde çekilmiş olmasına rağmen yukarıdaki anlam akışı içinde, açıktır ki, gelecekteki bir olayı göstermektedir) cümleciği, “pişmanlıklarını gizleyecekler” şeklinde tercüme edilebilir. Bununla birlikte, Kur’an’ın konuyla ilgili başka pek çok açıklaması gözönünde bulundurulursa Hesap Günü’nde günahkarlar, pişmanlıklarını gizlemek şöyle dursun, tersine, telaş ve dehşet içinde bütün güçleriyle asıl bunu belirtmeye çalışacaklar; bunun içindir ki bazı müfessirler (örn. Ebû ‘Ubeyde’ye dayanarak Beğavî) bu tekil ayette eserrû fiilinin ilk anlamının karşıtını ifade ettiği görüşünü ileri sürmüşler ve cümleyi, “pişmanlıklarını açığa vuracaklar” şeklinde yorumlamışlardır. Ne var ki, oldukça kuvvetli görünen bu yoruma, başta Ebû Mansûr el-Ezherî olmak üzere bazı dilbilimciler tarafından, dilbilimsel açıdan şiddetle karşı çıkılmıştır (karş. Lane IV, 1337); Bütün bu mülahazalar ışığında, eserra fiilinin “gizlemek” anlamı veren ilk çağrışımı bütünüyle gözardı edilemeyeceğine göre, yukarıdaki Kur’ânî cümlenin (Zemahşerî’nin yorumladığı yönde) gayriihtiyarî olarak “gizlemek” anlamında mecazî boyutuyla anlaşılması ve netice olarak bundan, günahkarların, son derece derin pişmanlıklarını gösterecek gücü kendilerinde bulamadıkları anlamının çıkarılması gerekmektedir.