Yine onlar arasında sana (sanki görürmüş gibi) bakanlar var; iyi de, eğer basiretleri bağlı ise sen (böylesi) körlerin görmesini sağlayabilir misin?[¹⁶²¹]
[1621] Bu âyetler Türkçe’deki “işitmek-dinlemek”, “bakmak-görmek” farkına dikkat çektiği için, biz de bu karşılıkları kullandık. Kur’an tefekküründe, hayat-ölüm, temizlik-pislik, kâr-zarar, kazanç-kayıp anlam çiftlerinde olduğu gibi, görmek-körlük, dinlemek-sağırlık anlam çiftleri de fizikî değil mânevîdir. Kur’an’a göre hakikati görmeyen kimse gözü olsa dahi kördür; hakkın sesini duymayan kimse kulağı olsa dahi sağırdır.