close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 43. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veminhum men yenzuru ileyk(e)(c) efeente tehdî-l’umye velev kânû lâ yubsirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlardan sana bakan da var, fakat sen, üstelik bir de kör olanlara doğru yolu gösterebilir misin hiç?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve onlardan (şuursuz ve sorumsuz insanlardan) Sana (bön bön) bakıp duracak olanlar da vardır. Ama kör olanları -üstelik basiretleri de yoksa- Sen mi doğru yola eriştireceksin?
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve yine onların arasında, sana ve mucizelerine bakıyormuş gibi yapanlar var; ama eğer kör iseler göremiyorlarsa, sen körlere doğru yolu gösterebilir misin?
Ahmet Tekin
swap_vert close
İnanmayanlar arasında, senin peygamberlik alâmetlerini müşahede edip de seni tasdik etmeyenler de var. Sen, hakikati görmek istemeyerek kör kesilenlere, üstelik basîretleri de yoksa, hak yolu gösterebilir misin?
bk. Kur’an-ı Kerim, 25/41-42.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlardan sana bakanlar da var. Eğer görmüyorlarsa sen körleri doğru yola iletebilecek misin?
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve sana bakacak olanlar vardır. Ama kör olanları -üstelik basiretleri de yoksasen mi doğru yola ulaştıracaksın?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İçlerinden sana bakanlar (Peygamberliğine delâlet eden mûcizeleri gördükleri halde iman etmiyenler) de var. Fakat anlayış gözleri de yokken körlere sen mi hidâyet edeceksin?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlardan sana bakanlar da vardır. Görmezlerse de kâfirlere yol gösterecek sen misin?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlardan sana bakanlar da vardır. Peki, körleri sen mi doğru yola ileteceksin? Hele gönül gözleriyle de görmüyorlarsa!
Besim Atalay
swap_vert close
Sana kulak tutan vardır onlardan, eğer anlamazlarsa, sen mi sağırlara işittirirsin?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İçlerinden sana bakıp duranlar (senin peygamberliğini anlamalarına rağmen sana inanmayanlar) da vardır. Fakat (hakikati) görmek istemiyorlarsa, sen körlere doğru yolu gösterebilir misin?
Ayetteki “onlar sana bakıp duruyorlar fakat gerçekleri göremiyorlar” cümlesi bir gerçeği gözler önüne sererken bir taraftan da “bakmakla” “görmek” arasındaki farkı ortaya koyuyor. Bir bakmak (nazar) vardır bir de görmek (basiret). Bakmak sadece o yöne gözlerini çevirmek, detaysız kabaca kavramaktır. Görmek ise nesneyi anlamak, detaylara inmek, akıl ve kalp gözüyle arka planını sezmektir. Bakmak için gözün açık olması yeter ama görmek için zihnin ve kalbin açık olması gerekir.  
Cemil Said
swap_vert close
Ba’zıları da sana bakıyorlar hiç bir şey [1] görmiyorlar, sen körlere gördürebilür misin?
[1] Ya’ni nübüvvetinin delîllerini  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Aralarında sana bakan vardır. Sen körleri, görmezlerken doğru yola iletebilir misin?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İçlerinden sana bakanlar da vardır. Fakat körlere, hele gerçeği görmüyorlarsa, sen mi doğru yolu göstereceksin?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onların arasında sana bakanlar da var; ama eğer görmüyorlarsa körlere doğru yolu sen nasıl göstereceksin?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlardan sana bakan da vardır. Fakat -hele (gerçeği) göremiyorlarsa- körleri sen mi doğru yola ileteceksin?
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlardan sana bakanlar da var; görüşü olmayan körleri sen mi doğruya ileteceksin?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İçlerinden sana bakanlar da var. Fakat sen, körlere, üstelik basiretleri de yoksa hidayet edip yol gösterebilecek misin?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İçlerinden sana bakanlar da var, fakat basıretleri de yokken körlere sen mi hidayet edeceksin?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlardan sana bakanlar da vardır. Fakat (hakikati) görmek istemiyorlarsa, (manen) körleri sen mi doğru yola ileteceksin?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlardan sana bakanlar da var. Fakat körlere¹ sen mi doğru yolu göstereceksin? Eğer basiretli¹ değillerse!
1- Gerçeği görmeyenleri. 2- Basiret, gerçeği ve doğruyu görme, kavrama ve anlama yetisi; kavrayış, sezgi ve aydınlanma demektir. “Basiret sözcüğü, parlayan, parlaklığı ile göz kamaştıran yumuşak taş cinsi demektir. Bu ismi almasının nedeni uzaktan görülmesini sağlayan bir ışık saçmasındandır.”  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İçlerinden sana bakanlar da vardır. Fakat körlere sen mi doğru yolu göstereceksin? Hele (kalb gözlerinden de) görmez olurlarsa!.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlardan sana bakan(lar) da vardır. Fakat (görmek istemeyen) o körleri, üstelik(kalb gözleriyle de) görmüyorlarsa, sen mi hidâyete erdireceksin?(1)
(1)“İbret nazarıyla bakıp, dâhilî (iç) ve hâricî (dış) delilleri görüp, hakka rücû‘ları (dönmeleri)mümkün iken, gafletleri gözlerini perdelemiş; körlük de gözlerinin kapaklarını kapatmakla, yine necattan(kurtuluştan) mahrum kalmışlardır.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 110)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve yine onlardan sana bakıyormuş gibi yapanlar var; ama eğer (gerçekleri) görmeye çalışmıyorlarsa, sen hiç (bu tip beyin gözü) kör olanlara doğru yolu gösterebilir misin?
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların içinden seni gözetleyip izleyenler var. Eğer onlar gerçekleri görmüyorlarsa, sen mi körleşmiş olanlara doğru yolu göstereceksin?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İçlerinde sana bakıp duranlar da vardır. Ancak sen körlere doğru yolu gösterebilir misin?Hele gönül gözleri de görmezse?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bazıları ise sana sakarlar [¹], sen körlere, fazla olarak kendilerinde kalp gözü olmasa da yol gösterebilir misin?
[1] Sende peygamberlik alâmetleri görürler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İçlerinden sana bakanlar da var. Şayet görmüyorlarsa, körlere sen mi doğru yolu göstereceksin?¹⁹
19 Krş. Zuhruf, 43/40  
Kadri Çelik
swap_vert close
Aralarında sana bakan vardır. Sen körleri, üstelik de basiretleri yoksa hidayet edebilir misin?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yine içlerinde,sana güya bakanlar da var fakat gözlerinin önündeki gerçeği göremeyen bu “körlere” doğru yolu sen mi göstereceksin; eğer sezgileriyle hakîkati göremiyorlarsa?Peki bu insanları, Allah mı bu hâle getirdi? Elbette hayır:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlardan sana bakan kimseler de vardır. Şayet görmezlerdi ise, Körler’e sen mi yol gösterirsin?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Arada bir seni seyre gelenler de var, ama sen kafasızları yola getiremezsin ki, hele bir de ferasetleri yoksa.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İçlerinden sana bakanlar var. Fakat onların sana bakışı sendeki gerçekleri görmek için değil. Seni yalanlamak, senin ortaya koyduğun gerçekleri inkâr etmek içindir. Onlar sana, senin söylediklerine karşı körlük içindedirler. Gerçeklerimize karşı kör olanlara gerçeği sen mi göstereceksin? Körlüklerini kendilerine yol edinenlere hiç bir şey yapamazsın. Hele akıllarıyla, kalpleriyle sendeki gerçekleri göremiyorlarsa; sen onların ne akıllarına ne de kalplerine hükmedemezsin.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlardan sana bakan da vardır. Fakat (gerçeği) göremiyorlarsa körleri sen mi doğru yola ulaştıracaksın! [*]
Benzer mesajlar: Neml 27:80-81; Rûm 30:52-53; Zuhruf 43:40.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve onların içinde sana bakanlar da vardır. Basireti kapalı körlere doğru yolu sen mi göstereceksin?
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve yine onların aralarında sana bakıyormuş gibi yapanlar var; ama, eğer göremiyorlarsa, sen hiç körlere doğru yolu gösterebilir misin?
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlardan güya sana bakanlar vardır. Gerçeği görme kabiliyetlerini kaybetmişlerse bu körlere sen mi yol göstereceksin? 7/179, 13/19, 22/46, 40/58
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine onlar arasında sana (sanki görürmüş gibi) bakanlar var; iyi de, eğer basiretleri bağlı ise sen (böylesi) körlerin görmesini sağlayabilir misin?[¹⁶²¹]
[1621] Bu âyetler Türkçe’deki “işitmek-dinlemek”, “bakmak-görmek” farkına dikkat çektiği için, biz de bu karşılıkları kullandık. Kur’an tefekküründe, hayat-ölüm, temizlik-pislik, kâr-zarar, kazanç-kayıp anlam çiftlerinde olduğu gibi, görmek-körlük, dinlemek-sağırlık anlam çiftleri de fizikî değil mânevîdir. Kur’an’a göre hakikati görmeyen kimse gözü olsa dahi kördür; hakkın sesini duymayan kimse kulağı olsa dahi sağırdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İçlerinden sana (bön bön) bakanlar da vardır. (Fakat manevi görme yeteneğinden, basiretten yoksundurlar. Ey Muhammed) Böyle manen kör kimseleri sen mi doğru yola ileteceksin?
(Elbetteki Rabbini öyle manevi işitme ve görme yeteneğinden yoksun bıraktığı kimseleri ne kadar uğraşsan doğru yola iletemezsin.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Onlardn kimi sana bakarak bekliyor; Fakat bakar körleri sen mi yola getirceksin? Hele basiretleri de yoksa!..
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlardan sana bakanlar da vardır. Ya sen körlere, göremez kimseler de olsalar doğru yolu gösterebilir misin?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onların arasında sana bakanlar da var. Fakat gözleri görmeyenlere sen nasıl doğru yolu gösterebilirsin, hele basiretleri de yoksa! [25, 41-42]
Baş gözü ile beraber kalb gözü de görmezse, böyle bir âmaya bir şey anlatmak mümkün olmaz. Görmekten gaye, ibret almaktır. Dolayısıyla, asıl önemli olan basirettir. Bundan ötürü kalb gözü açıksa âma, bir şeyler sezer. Hatta böyle olan bir âma, ahmak olan göz sahibinin anlayamadığını anlar.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İçlerinden sana bakanlar da var. Fakat körleri sen mi yola götüreceksin? Hele sezgileriyle de görmüyorlarsa?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve onlardan sana bakanlar vardır (lâkin hakkı görmezler). Sen körleri doğrı yola sevke kâdir misin?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlardan kimi de sana bakar durur. Sen körlere yol gösterebilir misin? Hele bir de basiretlerini[*] kullanmıyorlarsa?
[*] Basiret: Görmek ile basiret arasındaki farkı anlamak açısından çok önemli bir ayettir. Ayetten anlaşılacağı üzere görme duyusu olmayan insanlar bile basiretli olabilirler. Basiret arka planını görme, akıl gözü ve vizyon olarak Türkçeye çevrilebilir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
-onlardan sana bakanlar vardır. Basiretlerini kaybetmişlerse körlere Sen mi yol göstereceksin?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlardan sana bakanlar da vardır. Fakat körlere, üstelik kalp gözleri de görmüyorsa, sen yol gösterebilir misin?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlardan sana bakanlar da vardır. Peki, körlere sen mi kılavuzluk edeceksin? Hele, kalp gözleriyle de görmüyorlarsa!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlardan oldur kim baķar sendin yaña. pes sen mi ŧoġru yol gösterürseñ gözsüzlere eger oldılar-ise daħı görmezler?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve niçeleri anlaruñ baḳarlar saña. Mu‘āyene mu‘cizātları görürler‐iken inan‐mazlar. Sen yol gösterebilür misin gözsüzlere, eger baṣīret bilei‘tibār eylemeseler daḫı?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onların içərisində sənə baxanlar da (peyğəmbərliyini təsdiq edənlər, mö’cüzələri görənlər də) vardır. Bəsirəti olmayan korlara doğru yolu sənmi göstərə biləcəksən?!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And of them is he who looketh toward thee. But canst thou guide the blind even though they see not?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And among them are some who look at thee: but canst thou guide the blind,- even though they will not see?
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمِنْهُمْ
ve onlar-dan vardır
مَنْ
o kim-se ki
يَنْظُرُ
bakar
اِلَيْكَۜ
sana
اَفَاَنْتَ
fakat sen mi
تَهْدِي
hidâyete er- direceksin
الْعُمْيَ
körleri
وَلَوْ
hele ki
كَانُوا
iseler
لَا يُبْصِرُونَ
görmüyorlar
Onlardan sana bakan(lar) da vardır; fakat körleri, hele (hakikati) görmek istemeyenleri sen mi hidâyete erdireceksin?
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
اَعْمٰى
İsim
ع م ي
Kör, âmâ
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَبْصَرَ
Fiil-IV
ب ص ر
Gördü, görür