close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 20. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veyekûlûne levlâ unzile ‘aleyhi âyetun min rabbih(i)(s) fekul innemâ-lġaybu li(A)llâhi fentazirû innî me’akum mine-lmuntazirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve derler ki: Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya. De ki: Gaip, ancak ve ancak Allah katında, hemen bekleyin siz ve şüphe yok ki ben de sizinle beraber beklemekteyim.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bir de derler ki: "Rabbinden (Peygamberinin) üzerine (bizi ikna ve mecbur edici) bir ayet (mucize) indirilse ya!.." De ki: "Gayb yalnızca Allah’ındır, siz bekleyedurun; Ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şimdi hakkı inkâr edenler: “O'na Rabbinin katından, Kur'ân'dan başka bir mucize indirilseydi ya!” derler. O halde onlara de ki: “İnsanoğlunun görüp algılamayacağı şeylerin bilgisi ancak Allah'a aittir. Öyleyse, bekleyin O'nun iradesi tecelli edinceye kadar; hem, ben de sizinle beraber bekleyeceğim.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bir de: “Muhammed'e Rabbinden maddî bir delil, bir mûcize indirilse, olmaz mı?” derler. Sen de: “Duyu ve bilgi alanı ötesi, gayb âlemi ile ilgili tasarruflar Allah'a aittir. Siz hakkın bâtıla galebesini bekleyin, ben de sizinle beraber ilâhî iradenin tecellisini bekleyeceğim.” de.
bk. Kur’an-ı Kerim, 6/37; 10/96-97; 15/14-15; 17/59.  
Ahmet Varol
swap_vert close
"Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gayb ancak Allah'ındır. Bekleyin! Ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."
Ali Bulaç
swap_vert close
Bir de derler ki: 'Rabbinden üzerine bir ayet (mucize) indirilse ya!..' De ki: 'Gayb yalnızca Allah'ındır, siz bekleyedurun; ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de Müşrikler: “- Peygambere, Rabbi tarafından (Kur'an'dan) başka bir âyet (azab mûcizesi) indirilse ya!” diyorlar. Sen de ki: “-Gayb, ancak Allah'a mahsustur. O halde azabı bekleyin, ben de sizinle beraber bekliyenlerdenim.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Kendi Rabbi tarafından neden bir mucize ona inmedi?” derler. De ki: “Gayb (âlemi,) Allah’ın elindedir. Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Peygambere Rabbinden bir mûcize indirilmeli değil mi?” diyorlar. De ki: “Gayb ancak Allah'a aittir. Bekleyiniz, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyorlar ki: «Tanrısından, ona bir belge inseydi?», de ki: «Ancak Allah bilir göze görünmiyeni, siz bekleyin, ben de sizinle beklemekteyim»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bir de: “Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!” diyorlar. De ki: “İnsan idrakini aşan şeylerin bilgisi ancak Allah'a mahsustur. (Öyleyse Allah'ın iradesi tecelli edinceye kadar) bekleyin, ben de sizinle beraber (başınıza gelecekleri merakla) bekleyeceğim.”
Bkz. 6/4-10, 37, 8/32, 10/96-97, 15/14-15, 17/59Ayette mucize ile gaybın bilgisinin birlikte işlenmesi; her ikisinin de Allah’ın takdirinde olmasındandır. Mucize doğrudan Allah’ın fiilidir, peygamberler kendiliklerinden mûcize gösteremezler. Gaybın bilgisi de sadece Allah’a aittir, insan idrakini aşan şeylerin bilgisini Allah’tan ve Allah’ın bildirdiklerinden (Cin 72/26, 27) başka hiç kimse bilemez.  
Cemil Said
swap_vert close
"Eğer yukarıdan bir mu’cize nâzil ola idi inanır idik" diyorlar. Ânlara di ki: "Âlem-i gayb ancak Allâh’a ma’lûmdur. Siz intizâr idiniz ben de sizinle beklerim."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Rabbinden ona (Muhammed'e) bir mucize indirilse ne olur!" derler. Onlara de ki: "Gaybı bilmek Allah'a mahsustur; bekleyin, doğrusu ben de sizinle birlikte beklemekteyim."*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Ona (peygambere) Rabbinden bir mucize indirilse ya!” diyorlar. De ki: “Gayb ancak Allah’ındır. Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Ona rabbinden bir işaret gelse ya!” diyorlar. De ki: “Gaybı bilmek Allah’a mahsustur; bekleyiniz, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ona (Muhammed’e) Rabbinden bir mucize indirilse ya! diyorlar. De ki: Gayb ancak Allah’ındır. Bekleyin (bakalım) ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.
 Kâfirler azap cinsinden bir mucize istemektedirler. Nitekim Enfâl sûresi’nin 32. âyetinde de: «Yâ Allah, eğer bu Kur’an senin katından gelmiş bir hak ise, başımıza gökten taş yağdır!» şeklinde dua ettikleri bildirilmektedir. Halbuki azap Allah katındadır. O dilerse anında indirip âsi kavimleri helâk eder, dilerse tehir eder.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"O'na Rabbinden bir mucize indirilmeli değil mi," diyorlar. De ki: "Gizemler ALLAH'ın yanındadır; öyleyse bekleyin, ben de sizinle birlikte beklemekteyim."
"Büyük mucizelerden biri" (74:30-35) olan Kuran'ın matematiksel mucizesinin bilgisayar çağına kadar gizli tutulması Tanrı'nın bir planıdır.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bir de "Ona Rabbinden daha başka bir âyet indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gaybı bilmek ancak Allah'a mahsustur, bekleyiniz bakalım, ben de sizinle beraber bekleyeceğim şüphesiz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de «ona rabbından bambaşka bir âyet indirilse ya» diyorlar, sen de de ki: gayıb ancak Allaha mahsus, intızar edin ben de sizinle beraber muntazır olanlardanım
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O müşrikler, resûlümüz için,) “Rabbinden ona (Muhammed’e) bir mu‘cize verilse ya!” derler. (Resûlüm!) Onlara de ki: “Gaybı bilmek Allah’a mahsustur, (istemiş olduğunuz şeyi) bekleyin, doğrusu ben de sizinle birlikte (akıbetinizi) beklemekteyim.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Ona Rabb'inden bir ayet¹ indirilmeli değil mi!” diyorlar. De ki: “Gayb yalnızca Allah'a aittir. Artık bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.”
1- Mucize, kanıt.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Müşrikler) «Ona (peygambere) Rabbinden (Kur'andan başka) bir (azâb) mu'cize (si) indirilse ya» derler. De ki «Ğayb ancak Allahındır. Bekleyin. Hakıykat, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Ona, Rabbinden (bizim istediğimiz gibi) bir mu'cize indirilmeli değil miydi?” diyorlar. O hâlde de ki: “Gayb ancak Allah'ındır; (eğer îmân etmezseniz) artık (cezânızı)bekleyin, doğrusu ben de sizinle berâber (azâbınızın nasıl olacağını) bekleyenlerdenim!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (ey Resulüm!) Onlar (o inkâr edenler): “O’na Rabbinin katından, Kur’an’dan başka bir ayet (işaret, mucize) indirilseydi ya!” derler. O hâlde onlara de ki: Gayb (mucize dâhil, insanoğlunun görüp algılamayacağı şeylerin bilgisi) ancak Allah’a aittir. Öyleyse (Allah’ın iradesi gerçekleşinceye dek) bekleyin, doğrusu ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim. *
(*) …Ayetler (mucizeler) hem Allah’ın varlığını hem de Peygamberin doğru söylediğini gösteren işaret ve delillerdir, ancak mucizeyi yaratan, onu dilediği zaman peygamberlerine lûtfeden Allah’tır, mucize gayb âlemine dâhildir; Allah yaratıp göstermedikçe peygamberler tarafından bile bilinemez ve gösterilemez. Buradan da anlaşılıyor ki Allah resulüne Vahiy ürünü olan Kur’an’dan başka hiçbir mucize verilmemiştir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra onlar, “Rabbi tarafından o’na (bizi ikna edebilmesi için) bir mucize indirilmesi gerekmez miydi?” diyorlar. Onlara deki: “Bilinmeyen şeylerin (gaybın) bilgisi yalnızca Allah katındadır. O halde (benden istediğiniz mucizeleri) bekleyin, bende sizinle beraber bekliyorum.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Derler: "Ona çalabından bir belge gönderilmeliydi." Sen de de ki: "Gerçekten görünmiyeni bilmek Allah’a vergidir. Öyleyse bekleyin. İşte ben de sizinle birlikte bekliyorum."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Müşrikler ona Rabbi tarafından istediğimiz gibi bir mucize indirilmeliydi, derler. Onlara de ki: Gayp [⁶] ancak Allah/a mahsustur. Bekleyiniz [⁷], işte ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.
[6] Mucizeler gayıptan olmakla Allah'a mahsustur.[7] Bana iman etmezseniz artık izabı bekleyin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Ona Rabbinden bir mucize [ayet] indirilseydi ya!” diyorlar. (Ey peygamber!) Sen de onlara de ki: “Algılanamayan [ğayb] ancak Allah’a aittir. O hâlde bekleyiniz! Muhakkak ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Neden Rabbinden ona (öncekilerin mucizelerine benzer) bir nişane indirilmiyor?” diyorlar. Onlara de ki: “Gaybı bilmek Allah'a mahsustur; bekleyin, doğrusu ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kur’an, açık ve gerçek bir mûcize olarak ortada dururken, yine de kalkmışlar,“Ona Rabb’inden bizim istediğimiz türden bir mûcize indirilmeli değil miydi?” diyorlar. Evrendeki sayısız mûcizeleri görmezlikten gelerek, sırf itiraz edebilmek için bu gibi isteklerde bulunan önyargılı inkârcılara de ki: “Allah böyle bir mûcize gönderir mi göndermez mi, onu bilemem; kendi gücümle size mûcize de gösteremem. Çünkü yaratılmışların bilgi ve idrak sahasının ötesinde bir âlem olan gayb, yalnızca Allah’a aittir ve her şeyi bilen, sadece O’dur. Öyleysebekleyin bakalım, Allah başınıza neler getirecek, ben de sizinle beraber beklemekteyim.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir de: -“Ona rabbinden bir âyet (mucize) indirilseydi ya!” diyorlar. De ki: “Doğrusu Gayb, Allah’a aittir. Artık bekleyin; ben de sizinle birlikte Bekleyenler’denim”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Allah tarafından Muhammed'e bir mucize indirilmeliydi " diyorlar. De ki: " Gayb, Allah'a özeldir. Bekleyin. Çünkü sizin gibi ben de bekliyorum. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Senin için; "O’na Rabbinden bir ayet gelmeli değil mi?" diyorlar. De ki; "Bilmediğiniz şeylerin bütün bilgisi Allah’ın bilgisindedir. Allah kendi katından istediği ayeti istediği zaman gönderir. Kimseye hangi ayeti ne zaman göndereceğini sormaz. İnsanların keyfine göre ayet göndermez. Hakkınızda ne olacak bekleyin görün! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim! Kimin sonucu hayırlı, kimin sonucu kötü olacak mutlaka göreceksiniz.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
“Ona (Muhammed’e) Rabbinden bir ayet (mucize) indirilse ya!” diyorlar. [*] De ki: “[Gayb] (bilinemeyen her şey) yalnızca Allah’ın kontrolündedir. Bekleyin! Şüphesiz ki ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.”
İnkarcıların Hz. Peygamber’den istediği sıra dışı şeylerle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:7-8; Yûnus 10:15-16, 20; Hûd 11:12; Ra‘d 13:7, 27; Hicr 15:7, 14-15; İsrâ 17:59, 90-93; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4-5, 7, 21; ‘Ankebût 29:50-51; Zuhruf 43:53.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve o (zâlimler): “O (Muhammed)’e Rabbinden açık bir mûcize indirilse olmaz mı?”¹ diyorlar. Sen de (onlara): “ğaybı bilmek ancak Allah’a aittir.² Artık siz(e Allah ne yapacak) bekleyin bakalım, ben de sizinle beraber (başınıza gelecekleri) bekleyenlerdenim.” de.
1 Sanki mûcize gelse inanacaklarmış gibi bahane uyduruyorlar.2 Peygamberler kendiliklerinden mûcize getiremezler ve ğaybı bilemezler. Bk. (Hûd: 31)  
Muhammed Esed
swap_vert close
İMDİ [hakkı inkar edenler]: “Ona niçin Rabbinin katından mucizevî bir alamet indirilmiyor?” deyip duruyorlar. ³⁰ O halde, (onlara) de ki: “İnsanoğlunun görüp algılayamayacağı şeylerin bilgisi ancak Allah’a özgüdür. ³¹ Öyleyse, bekleyin [O’nun iradesi tecelli edinceye kadar:] hem, ben de sizinle bekleyeceğim!”
30 Yani, Muhammed (s)’e, kendisinin gerçekten Allah’ın mesajını taşıyan biri olduğunu kanıtlayacak mucizevî bir burhan (yukarıda 1-2 ve 15-17. ayetlerde işlenen temayı özetleyen şüpheci bir itiraz ifadesi); bkz. keza 6:37, 109 ve özellikle konuyla ilgili 94. not. “Onlar” zamiri, önceki pasajlarda sözü geçen kafirlerin her iki kategorisini birden îma ediyor: hem “Allah’ın huzuruna çıkarılacaklarına inanası gelmeyen” tanrıtanımaz (atheist) ya da bilinemezci (agnostic)leri, hem de Allah’a inanmakla birlikte “O’na ortak yakıştıran”, birilerini O’nun yanında şefaatçi ya da aracı olarak benimseyen kimseleri (bkz. 18. ayet).31 Bu cevap yalnızca Allah’ın niçin Muhammed (s)’e, o’nun peygamberliğini isbat edecek mucizevî bir alamet indirmediği sorusuyla değil, aynı zamanda peygamberlik görevi için niçin o’nun seçildiği sorusuyla da ilgilidir. Bu konuda bkz. 2:105 (“Allah, dilediğini rahmetine ulaştırır”) ve 3:73-74 “Allah (rahmet ve cömertliğinde) sınırsızdır, her şeyi bilendir, dilediğine rahmetini bağışlar.”  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar, “Sana Rabbinden bir mucize verilmeli değil miydi?” diyorlar. Deki: – Gaybın bilgileri Allah’ındır, siz mucize bekleyedurun biz de sizinle beraber bekleyenlerdeniz. 13/7-27, 17/59, 20/133-134, 29/50-1
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
BİR de diyorlar ki: “Ona Rabbinden bir ilâhî kudret delîli indirilmeli değil miydi?” Buna karşılık de ki: “Gayba ait hakikatler yalnızca Allah’a ait bir alandır:[¹⁵⁹⁵] şimdi artık bekleyin (akıbetinizi)! İyi bilin ki, ben de sizinle birlikte bekleyeceğim!”[¹⁵⁹⁶]
[1595] Konu “ilâhî kudret delîli” olduğu için, “aşkın hakikat” olarak çevirdiğimiz ğayb bu bağlamda, sadece ilâhî bilgiye değil, aynı zamanda ilâhî eyleme de tekabül eder. Çevirimizin gerekçesi budur. [1596] Beklenen iki şeydir: Ya fiilî mucize gönderip inanmayınca helâk etmek, ya da onun yerine gönderilen Kur’an mucizesine inanmayanlara dünyada mühlet verip âhirette cezalandırmak.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Müşrikler, kendilerine en açık bir dille gerçekleri bildiren Kur'an ayetlerini, Allah'ın birliğine ve O'nun Elçisinin hak peygamber olduğunu gözler önüne seren delilleri görmezlikten gelirler de) "Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir mucize indirilse ya ” derler. (Ey Muhammed) Deki: "Gayb ancak Allah'a mahsustur, (istemiş olduğunuz mucize henüz gaybdır, onun olup olmayacağını bilemem, fakat şirk ve küfürde böyle direndiğiniz takdirde üzerinize bir ayet -azap- ineceği muhakkaktır) Öyleyse onu bekleyiniz, şüphe yok ki ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim." (Başlarına bir felaket indirmek suretiyle onları uyarsak da bundan gereken ibreti almazlar)
Osman Fırat
swap_vert close
"Ona (peygambere) Rabbinden bir kanıt indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gayb bilmek Allah’a aittir. Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve derler ki: «O'na Rabbi tarafından bir mucize indirilmeli değil midir?» De ki: «Gayb ancak Allah içindir. Artık siz bekleyiniz, şüphe yok ki, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir de kalkmış: “O Peygambere Rabbi tarafından bambaşka bir mûcize indirilse ya! ” diyorlar. Sen de ki: “Gayb âlemi ancak Allah'ındır. Gaybı bilmek O'na mahsustur. O halde bekleyin bakalım, ben de sizinle beraber bekliyorum. [6, 37; 17, 59; 10, 96-97; 15, 14-15]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ona Rabbinden bir mu'cize indirilmeli değil mi? diyorlar. De ki: "Gayb Allah'ındır (görülmeyeni bilen O'dur). Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve (müşrikler) dirler ki: "Kâşki ona rabbi tarafından (istediğimiz gibi) bir âyet nâzil olsa idi." Di ki: "Gaybı bilmek ancak Allâh Te'âlâ'ya mahsûsdur. Siz bekleyiniz ben de sizinle berâber bekleyenlerdenim." (Siz öyle bir âyetin, ben de size 'azâbın nüzûlünü beklerim).
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Diyorlar ki “Ona Rabbinden bir mucize (ayet) indirilse olmaz mı?” De ki “Bütün gizli bilgiler Allah’a aittir. Öyleyse bekleyin; sizinle birlikte ben de bekliyorum.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Rabbinden O'na bir mucize indirilseydi ya! derler. De ki:-Gayb Allah'ındır, bekleyiniz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir de “Ona Rabbinden bir âyet indirilse ya” diyorlar. De ki: Gaybı bilmek Allah'a mahsustur; siz bekleyedurun. Ben de sizinle beraber bekliyorum.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şöyle derler: "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Gayb, Allah'ın tekelinde. Hadi bekleyin; sizinle birlikte ben de bekleyenlerdenim."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eydürler “nişe indürinilmedi anuñ üzere bir nişān çalabı’sından?” pes eyit “bayıķ ġayb Tañrı’nuñdur. pes güyüñ bayıķ ben sizüñ-ile güyicilerdenven.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyitdiler: Niçün inmedi anuñ üstine bir āyet tañrısından? dirler. Eyit: Ġayb Allāhuñdur. Pes ṣaḳlaşuñuz, ben daḫı sizüñle ṣaḳlaşanlardan‐men.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Müşriklər: “Barı, Peyğəmbərə (bizə dediklərinizin doğru olduğunu bilməyimiz üçün) Rəbbi tərəfindən bir mö’cüzə nazil ediləydi!” – deyirlər. Onlara belə cavab ver: “Qeyb (aləmi) ancaq Allaha məxsusdur. Elə isə (Allahın əzabını gözləyin). Doğrusu, mən də sizinlə birlikdə gözləyləyənlərdənəm!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they will say: If only a portent were sent down upon him from his Lord! Then say (O Muhammad): The Unseen belongeth to Allah. So wait! Lo, I am waiting with you.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They say: "Why is not a sign sent down to him from his Lord?" Say: "The Unseen is only for Allah (to know), then wait ye: I too will wait with you."(1408)
1408 Their demand for a Sign is disingenuous. All nature and revelation furnishes them with incontestable Signs. What they want is the Book of the Unseen opened out to them like the physical leaves of a book. But they forget that a physical Book is on a wholly different plane from Allah's Mysteries, and that their physical natures cannot apprehend the mysteries. They must wait. Truth will also wait. But the waiting in two cases is in quite different senses. (Cf. 6:158 and 9:52).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيَقُولُونَ
ve diyorlar
لَوْلَٓا
değil miydi
اُنْزِلَ
indi-rilmeli
عَلَيْهِ
ona
اٰيَةٌ
bir mu- cize
مِنْ رَبِّه۪ۚ
Rabbinden
فَقُلْ
o hâlde de ki
اِنَّمَا
ancak
الْغَيْبُ
gayb
لِلّٰهِ
Allah'
ındır
فَانْتَظِرُواۚ
artık bekleyin
اِنّ۪ي
muhak-kak ben
مَعَكُمْ
sizinle beraber
مِنَ الْمُنْتَظِر۪ينَ۟
bekleyenlerdenim
(Bir de) Onlar, "o (Muhammed)e Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?" diyorlar. De ki: "Gayb ancak Allah'ındır. (Âkıbetinizi) Bekleyin (bakalım), muhakkak ki ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَوْلَا
Tahdid edatı + Şart edatı
لَوْلَا
olmamış olsa, olmasa, keşke, eğer olmasaydı
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
غَيْب
İsim
غ ي ب
Gayb, gizli, görünmeyen
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِنْتَظَرَ
Fiil-VIII
ن ظ ر
Bekledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُنْتَظِرُون
Etken fiil-VIII
ن ظ ر
Bekleyenler