close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 104. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul yâ eyyuhâ-nnâsu in kuntum fî şekkin min dînî felâ a’budu-lleżîne ta’budûne min dûni(A)llâhi velâkin a’budu(A)llâhe-lleżî yeteveffâkum(s) veumirtu en ekûne mine-lmu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Ey insanlar, dinimde bir şüpheniz varsa bilin ki ben, Allah'ı bırakıp taptıklarınıza tapamam ve ancak sizi öldüren Allah'a kulluk ederim ve inananlardan olmam emredildi bana.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) De ki: "Ey insanlar! Eğer Benim dinimden (ve davet ettiğim düzen ve disiplinden) yana bir kuşku içindeyseniz, (hiç aldırmıyorum zira) Ben, sizin Allah’tan başka ibadet ettiklerinize tapınmıyorum (ve Kur’an’a aykırı kurallarınızı tanımıyorum). Ben ancak, sizin hayatınıza son verecek (ve hesaba çekecek) olan Allah’a ibadet ediyorum. Ben, mü’minlerden (iman ve itaat ehli kimselerden) olmakla emrolunmuş bulunmaktayım."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber! De ki: “Ey İnsanlar! Eğer benim hayat tarzımdan şüphede iseniz bilin ki ben, sizin Allah'tan başka kulluk ettiğiniz varlıklara kulluk etmem. Ben yalnızca, sizin hayatınıza son verecek olan Allah'a ibadet ederim. Çünkü ben, yalnız O'na inanan kimselerden biri olmakla emrolundum.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ey insanlar, benim dinimden, şeriatımdan şüpheniz varsa, şunu bilin ki, Allah'ı bırakıp, kulları durumundaki taptıklarınıza, ben kulluk ve ibadet etmeyeceğim. Fakat ben, sizin ruhunuzu alarak ölümünüzü gerçekleştirecek olan Allah'ı ilâh tanıyacak, candan müslüman olarak Allah'a bağlanacak, saygıyla Allah'a kulluk ve ibadet edeceğim. Bana mü'minlerden olmam emredildi” diye ilan et.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Ey insanlar! Eğer benim dinim hakkında bir kuşkunuz varsa bilin ki ben, sizin Allah'tan başka taptıklarınıza tapmıyorum; ancak sizin canınızı alacak olan Allah'a kulluk ederim. Ben mü'minlerden olmakla emrolundum."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Ey insanlar, eğer benim dinimden yana bir kuşku içindeyseniz, ben, sizin Allah'tan başka ibadet ettiklerinize ibadet etmiyorum, ancak ben, sizin hayatınıza son verecek olan Allah'a ibadet ederim. Ben, mü'minlerden olmakla emrolundum.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm) de ki: “- Ey İnsanlar! Eğer benim dinimde herhangi bir şüphede iseniz (hak olduğunda şüphe ediyorsanız, sizin şüphenizden ötürü) bilin ki ben, Allah'ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam. Ancak sizi öldürecek olan Allah'a ibadet ederim; ve bana, müminlerden olmaklığım emredilmiştir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Ey insanlar! Sizin benim dinimde şüpheniz varsa, işte ben sizin Allah’tan başka taptıklarınıza ibadet etmiyorum. Ben yalnızca sizi öldüren Allah’a ibadet ederim. Ben, (O’na) inananlardan olmakla emrolundum.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Ey İnsanlar! Benim dinimden şüphede iseniz, biliniz ki ben Allah'ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam; fakat ancak, sizi öldürecek olan Allah'a kulluk ederim. Bana, inananlardan olmam emrolundu.”[203]
[203] Din ve hanîf kelimeleri hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 96-99.  
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Ey insanlar! Eğer sizin şüpheniz varsa benim dinimden, tapmam ben Allahtan başka taptığınıza; bense sizi öldüren Allaha tapıyorum, buyuruldum ki ben inanmış kimselerden olayım
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Onlara) de ki: “Ey insanlar! Eğer benim dinim hakkında şüphe içinde iseniz (bilin ki) ben, Allah'tan başka taptıklarınıza kulluk etmem ve ancak sizin canınızı alacak olan Allah'a kulluk ederim. Ben, mü'minlerden olmakla emrolundum.”
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara di ki: "Ey insânlar benim dînim hakkında bir şübdenizz var ise ben size söylüyorum ki ben sizin Allâh’ın yerine tapdığınız putlara ’ibâdet itmiyorum benim ’ibâdet itdiğim sizi öldürecek olan Allâh’dır, bana mü’min olmaklığımı emr iyledi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Ey insanlar! Benim dinimden şüphede iseniz bilin ki ben Allah'tan başka taptıklarınıza tapmam. Ancak, sizi öldürecek olan Allah'a kulluk ederim. İnananlardan olmakla emrolundum."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Ey insanlar, eğer benim dinimden herhangi bir şüphede iseniz, bilin ki ben, Allah’ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam, fakat sizin canınızı alacak olan Allah’a kulluk ederim. Bana mü’minlerden olmam emrolundu.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Ey insanlar! Eğer benim dinim hakkında şüpheniz varsa bilin ki sizin Allah’ı bırakıp da taptıklarınıza ben tapmam; ben ancak, sizin hayatınızı sona erdirecek olan Allah’a kulluk ederim. Bana müminlerden olmam emredildi.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: «Ey insanlar! Benim dinimden şüphede iseniz, (bilin ki) ben Allah’ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam, fakat ancak sizi öldürecek olan Allah’a kulluk ederim. Bana müminlerden olmam emrolundu.»
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki "Ey halk, dinimden bir kuşku duyuyorsanız, bilesiniz ki, sizin ALLAH'tan başka taptığınız kimselere tapmam. Ben ancak, sizin canınızı alan ALLAH'a taparım. İnananlardan olmakla emrolundum."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Ey insanlar! Eğer benim dinimde bir şüpheniz varsa, şunu bilin ki, Allah'ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam. Lâkin sizin de canınızı alacak olan Allah'a taparım. Bana müminlerden olmam emredilmiştir".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki: ey insanlar, eğer benim dinimde bir şekk ediyorsanız haberiniz olsun ki ben sizin Allahdan başka taptıklarınıza tapmam ve lâkin ben sizin canınızı alacak olan Allaha kulluk ederim ve ben şöyle emr olundum ki: mü'minlerden olayım.
Emrah Demiryent
swap_vert close
De ki: “Ey insanlar! Benim (tebliğ etmiş olduğum, hak) dinim hususunda bir şüphe içinde iseniz (şunu iyi bilin ki) ben, sizin Allah’tan başka taptıklarınıza (asla) tapmam, ben ancak sizi öldürecek olan Allah’a kulluk ederim. Ben Allah’a teslim olmakla emrolundum!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Ey insanlar! Eğer benim dinimden kuşku duyuyorsanız, ben, sizin Allah'ın yanı sıra kulluk ettiklerinize kulluk etmem. Ben, ancak sizin canınızı alacak olan Allah'a kulluk ederim. Ve bana inananlardan olmam buyruldu.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Ey insanlar, eğer benim dînimden bir şübhede iseniz (iyice bilin ki) ben Allâhı bırakıb da sizin tapar olduklarınıza tapmam. Ancak sizin canınızı alacak olan Allaha kulluk ederiz. Bana mü'minlerden olmaklığım emredilmişdir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Ey insanlar! Eğer benim dînimden bir şübhe içinde iseniz, artık (bilin ki, ben sizin) Allah'dan başka tapmakta olduklarınıza tapmam; fakat sizin canınızı alacak olan Allah'a ibâdet ederim! Çünki (ben) mü'minlerden olmakla emrolundum!”(3)
(3)“(Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm) îmanda öyle fevkalâde bir kuvvet ve hârika bir yakīn(kat‘i inanç) ve mu‘cizâne bir inkişaf ve cihânı ışıklandıran bir ulvî i‘tikad (yüce bir îman) taşımış ki, o zamânın hükümrânı olan bütün efkârı ve akīdeleri (hâkim düşünce ve inançları) ve hükemânın (filozofların)hikmetleri ve ruhânî reislerin ilimleri ona muârız ve muhâlif (karşı) ve münkir (inkâr edici) oldukları hâlde, O’nun ne yakīnine, ne i‘tikādına, ne i‘timâdına, ne itmi’nânına (kararlılığına) hiçbir şübhe, hiçbir tereddüd, hiçbir zaaf, hiçbir vesvese vermemesi ve ma‘neviyâtta ve merâtib-i îmâniyede (îmânî mertebelerde)terakkī eden (yükselen) başta Sahâbeler, bütün ehl-i velâyet (evliyâlar) onun her vakit mertebe-i îmânından feyiz almaları ve onu en yüksek derecede bulmaları bil-bedâhe (açıkça) gösterir ki, îmânı dahi emsâlsizdir.” (Şuâ‘lar, 7, Şuâ‘, 120)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) De ki: “Ey insanlar, eğer benim dinimden yana bir şüphe içindeyseniz, ben sizin Allah’ın yanı sıra ibadet ettiklerinize ibadet (kulluk) etmem, ancak sizin hayatınıza son verecek olan Allah’a ibadet (kulluk) ederim. Ben, mü’minlerden olmakla emrolundum. *
(*) “Kulluk ettiklerinize” cümleciğinde ellezîne zamirinin kullanılması, işaret edilen varlıkların cansız ve temsîlî şeyler değil, azîz ya da velî olarak bilinen akıl sahibi varlıklar olduğunu gösteriyor. (M. Esed Meali Yunus-104. Ayet Açıklaamsı)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Ey insanlar! Eğer benim dinim hakkında bir şüphe içinde iseniz. Şunu bilin ki ben, sizin Allah’dan başka ibadet ettiklerinize ibadet etmeyeceğim. Ancak sizi öldürecek olan Allah’a kulluk ederim ve yalnızca Allah’a inanlardan olmam bana emredildi.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"De ki: "Ey insanlar! Eğer benim dinimden şüphe ediyorsanız, bilin ki ben sizin Allah’ı bırakıp da taptıklarınıza tapmam. Ben yalnız sizin canınızı alacak olan Allah’a taparım. Bana inanıcı olmam buyurulmuştur. Allah’ı birleyici olmam buyrulmuştur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
104, 105. De ki Ey nâs! Eğer benim dinimde şüphede bulunuyorsanız ben, Tanrıyı bırakarak taptıklarınıza tapmıyorum, ben sizi öldüren Tanrıya ibadet ediyorum, ben «— Mü/minlerden evvel, yüzünü muvahhid-i pâk olduğun halde dine doğrult, sakın müşriklerden olma» diye emir olundum.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey peygamber!) De ki: “Ey insanlar! Benim dinim hakkında şekte/iki ihtimal arasında, kalmış iseniz, biliniz ki ben Allah’ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam fakat ben sizi vefat ettirecek olan Allah’a taparım. Bana mü’minlerden olmam emredildi.”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Ey insanlar! Benim dinimden şüphede iseniz (bilin ki) ben, Allah'tan başka taptıklarınıza tapmam. Ancak, sizi öldürecek olan Allah'a taparım ve ben iman edenlerden olmakla emrolundum.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
O hâlde, kesin tavrını ortaya koymak üzere, onlara de ki: “Ey insanlar! Eğer benim dinim hakkında bir şüpheniz varsa, şunu iyi bilin ki, ben sizin Allah’tan başka taptığınız varlıklara asla tapmam fakat hepinizi öldürecek olan Allah’a kulluk ve ibâdet ederim. Çünkü ben, inançlarından asla taviz vermeyen dosdoğru müminlerden olmakla emrolundum.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Ey İnsanlar! Benim dinimden şüphede iseniz, Allah’tan başka kulluk ettiklerinize kulluk etmem; ama sizi vefat ettiren Allah’a kulluk ederim. Müminler’den olmakla emredildim”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili resulüm şunu söyle: " Ey insanlar! eğer benim dinimden kuşkunuz varsa, Şunu iyi bilin ki ben, sizin Allah diye tapınıp durduğunuz uyduruk putlara kulluk edemem. Ama ben, sizin canınıza okuyacak olan Allah'a kulluk ederim. Bana, İslâm’a inanmam emredildi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki: "Ey insanlar! Benim dinimden şüphede iseniz, iyi bilin ki, ben sizin gibi Allah’tan başkalarının yasalarına uyarak; onlara tapmam! Ben sadece insanlara dünya hayatını veren, ölümünden sonra insanı diriltecek olan, dünya hayatından hesaba çekecek olan Rabbimin yasalarıma uyarak Allah’a taparım. Bana Allah’a inanan, yasalarına uyan, iyi, dürüst, yalansız, çıkarsız, güvenilir bir insan olmam emredildi."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
104,105. De ki: “Ey insanlar! Benim (tebliğ ettiğim) dinimden şüphedeyseniz, ben Allah’ın peşi sıra tapmakta olduklarınıza tapmam. Ancak sizi öldürecek olan Allah’a taparım. Bana müminlerden olmam ve ‘[hanîf] (Allah’ı birleyen) olarak yüzünü dine çevir; sakın müşriklerden olma!’ diye emredildi.”
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed! ) “Ey insanlar! Eğer siz benim dinimden şüphe ediyorsanız, (haberiniz olsun ki) ben Allah’ı bırakıp da (Onun yerine) taptığınız şeylere asla tapmayacağım. Ben sadece sizin canlarınızı alma gücüne sahip olan Allah’a ibâdet ediyorum ve zâten ben de Ona îman etmekle emrolundum¹.” de.
1 Allah’a kul olmak Peygamberlerin ilk görevidir ve o konuda onlar ayrıcalıklı değillerdir  
Muhammed Esed
swap_vert close
[EY PEYGAMBER,] de ki: “Ey insanlar, eğer benim imanımdan şüphede iseniz, [bilin ki,] kulluk etmem, sizin Allah’tan başka kulluk ettiğiniz varlıklara; ¹²⁷ ben yalnızca, sizi[n hepinizi] öldürecek olan Allah’a kulluk ederim: ¹²⁸ çünkü ben [yalnız O’na] inanan kimselerden biri olmakla emrolundum”.
127 Zımnen, “ve Hesap Günü yaptıklarınıza şahitlik ederim.” “Kulluk ettiğiniz varlıklara” cümleciğinde ellezîne zamirinin kullanılması, işaret edilen varlıkların cansız ve temsîlî şeyler değil, azîz ya da velî olarak bilinen akıl sahibi varlıklar olduğunu gösteriyor. Burada “iman” olarak çevrilmiş olan dîn terimine gelince, bu konuda 2:256 üzerine 249. notun ilk yarısına bkz.128 Bu anlam akışı içinde Allah’a, yaşayan bütün yaratıklara ölümü takdir eden vasfıyla yapılan atıf, hakikati inkar edenlere, ölümden sonra O’nun huzurunda hesaba çekileceklerini hatırlatmak içindir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: – Ey İnsanlar! Eğer benim dinimden şüphede iseniz iyi bilin ki ben sizin Allah ile aranıza koyup kulluk ettiklerinize asla kulluk etmem; ancak ben, sizi vefat ettirip hesaba çekecek olan Allah’a kulluk ederim. Zira ben müminlerden olmakla emrolundum. 10/94, 109/sure
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(EY NEBÎ!)[¹⁶⁷⁶] De ki: “Ey insanlar! Eğer benim dinimden kuşku duyuyorsanız; şunu iyi bilin ki, Allah dışında sizin kulluk ettiğiniz varlıklara[¹⁶⁷⁷] asla kulluk etmem! Ne ki ben, yalnızca sizin canınızı alacak olan Allah’a kulluk ederim; zira ben inananlardan olmakla emrolundum.”[¹⁶⁷⁸]
[1676] Kur’an’da Allah Rasûlü’nün adı mükerreren gelir, fakat hiç birinde “Ey Muhammed!” şeklinde nida ile gelmez. Ne ki, “Ey Nebî” şeklinde gelir. Çünkü Allah’ın “ilet” emri Abdullah oğlu Muhammed’e değil, Allah’ın Nebisinedir. [1677] Lafzen: “kimselere”. Ellezine ta‘budûne ibaresindeki ilgi zamiri, burada kastedilenlerin özellikle insan ve melekler gibi kendilerine tapınılan bilinçli varlıklar olduğuna delâlet eder. Kâfirûn sûresindeki mâ ta‘budûn ise tapınılan nesneleri de kapsar. Bu iki farklı ibareden yola çıkarak, iki ayrı şirk tezahürüne ulaşabiliriz: 1) Bu âyette olduğu gibi, tapanın taptığı karşısında nesneleştiği şirk biçimi. 2) Kâfirûn sûresinde olduğu gibi tapanın taptığını nesneleştirdiği şirk biçimi. Birincisi tapanın tüm insanî özelliklerini öldürüp ruhsal dinamiklerini ve mânevî gücünü yok ederek insanı onursuz ve zavallı bir hâle düşürürken, ikincisi tanrısını tayin etme ve ona tahakküm etme gibi insanın kendisinde sahte bir yetki ve güç vehmetmesine yol açmaktadır. İki tavrın da ortak noktası, insanın yerinden edilerek (zulüm) heba edilmesidir. [1678] Bu âyetle Kâfirûn sûresi arasında çok yakın bir irtibat var (Dinin anlamı için bkz: 109:6, not 7).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki: Ey insanlar, eğer siz benim dinimden şüphede iseniz (iyice biliniz ki) ben Allah’ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam, ben ancak sizin canınızı alacak olan Allah'a kulluk ederim, bana müminlerden olmam (ve size rehberlik etmem) emrolundu.
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Ey insanlar, eğer benim dinimden herhangi bir şüphede iseniz, bilin ki ben, Allah’tan ayrı olarak taptıklarınıza tapmam, fakat sizi vefat ettiren Allah’a kulluk ederim. Bana mü’minlerden olmam emrolundu. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Ey insanlar! Eğer siz benim dinimde bir şüphede iseniz, (haberiniz olsun ki) ben Allah Teâlâ'dan başka taptığınız şeylere ibadet etmem. Velâkin ben o Allah Teâlâ'ya ibadet ederim ki, sizlerin canlarını alıverir ve ben emrolunmuşumdur ki, mü'minlerden olayım.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
104, 105, 106. De ki: “Ey insanlar! Eğer benim dinimden şüphede iseniz, iyi bilin ki, ben sizin Allah'tan başka ibadet ettiğiniz şeylere asla ibadet etmem; lâkin sadece ve sadece, sizin ruhunuzu teslim alacak olan Allah'a ibadet ederim. Bana müminlerden olmam emredildi ve “yüzünü, özünü Allah'ı bir tanıyarak dine ver ve sakın müşriklerden olma. ”“Sakın Allah'tan başka, sana ne fayda ne zarar vermeyecek olan putlara yalvarma, şayet böyle yaparsan, o takdirde kesinlikle zalimlerden olursun” diye talimat verildi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Ey insanlar, benim dinimden kuşkuda iseniz, ben sizin, Allah'tan başka taptıklarınıza tapmam; fakat sizi öldürecek olan Allah'a taparım. Bana mü'minlerden olmam emredilmiştir."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Ey İnsânlar! Siz benim dînimden şek mi idiyorsunuz? Allâh'dan gayrı olarak sizin 'ibâdet iylediğiniz şeylere ben 'ibâdet itmem. Lâkin sizi emâte idecek olan Allâh'a 'ibâdet iderim. Ve bana mü'minlerden olmak emr olunmuşdur."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Ey insanlar! Benim dinim hakkında şüpheniz varsa bilin ki sizin Allah ile aranıza koyup kulluk ettiklerinize ben kulluk etmem ama ruhunuzu alacak olan Allah’a kulluk ederim. Bana, inanıp güvenenlerden (müminlerden) olmam emredilmiştir.”
[*] Ruh’un bedenden alınması vefat, canlılığın son bulması ölüm(mevt)’tir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Ey İnsanlar! Benim dinimden şüphede iseniz bilin ki ben Allah'tan başka taptıklarınıza tapmam; ancak sizi öldürecek olan Allah'a kulluk ederim. Müminlerden olmakla emrolundum.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Ey insanlar! Eğer benim dinimden bir kuşkunuz varsa, ben sizin Allah'tan başka kulluk ettiklerinize kulluk etmem; ancak sizin canınızı alacak olan Allah'a kulluk ederim. Zira ben mü'minlerden olmakla emrolundum.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Ey insanlar, benim dinimden kuşkuda iseniz, ben sizin Allah'ın berisinden kulluk ettiklerinize kulluk etmeyeceğim. Tam aksine ben, sizin canınızı alacak olan Allah'a kulluk edeceğim. Bana, müminlerden olmam emredildi."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “iy ādemįler! eger olasız gümān içinde dįnümden ŧapmayam anlara kim ŧaparsız Tañrı’dan ayruķ velįkin ŧaparın Tañrı’ya ol kim öldürür sizi. daħı buyrıldum kim olam mü’minlerden.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed ḫalḳa: Eger gümān içinde‐y‐iseñüz menüm dīnümden,men ṭapmaz‐men siz ṭapdu[ġu]ñuz nesnelere Tañrıdan özge. Līkin ṭapar‐men ol Tañrıya ki sizi yaratdı ve sizi öldüriserdür daḫı men buyruldum ki kimü’minlerden olam.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
De: “Ey insanlar! (Ey Məkkə müşrikləri!) Əgər mənim dinim bardəsində şübhəyə düşmüsünüzsə, (bilin ki) mən Allahı qoyub tapındığınız başqa bütlərə ibadət etmirəm. Ancaq sizin canınızı alacaq Allaha ibadət edirəm. Mənə mö’minlərdən olmaq əmr edilmişdir”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say (O Muhammad): O mankind! If ye are in doubt of my religion, then (know that) I worship not those whom ye worship instead of Allah, but I worship Allah who causeth you to die, and I have been commanded to be of the believers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "O ye men! If ye are in doubt as to my religion, (behold!)(1485) I worship not what ye worship, other than Allah. But I worship Allah - Who will take your souls(1486) (at death): I am commanded(1487) to be (in the ranks) of the Believers,(1488)
1485 Other people may hesitate, or doubt, or wonder. But the righteous man has no doubt in his own mind, and he declares his Faith clearly and unambiguously to all, as did al Mustafa. 1486 The worship of the One and True God is not a fancy worship, to be arrived at merely by reasoning and philosophy. It touches the vita! issues of life and death, which are in His hands and His alone. 1487 Nor is the worship of One God an invention of the Prophet. It comes as a direct command through him and to all. 1488 Individual Faith is good, but it is completed and strengthened by joining or forming a Righteous Society, in which the individual can develop and expand. Islam was never a religion of monks and anchorites. It laid great stress on social duties, which in many ways test and train the individual's character.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
يَٓا اَيُّهَا
ey
النَّاسُ
insanlar
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
ف۪ي
içinde
شَكٍّ
bir şüphe
مِنْ د۪ين۪ي
dinimden
فَلَٓا اَعْبُدُ
bilin ki âbd olmam
الَّذ۪ينَ
o şeylere ki
تَعْبُدُونَ
kulluk yapıyorsunuz
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِ
Allah'tan
وَلٰكِنْ
fakat
اَعْبُدُ
âbd olurum
اللّٰهَ
Allah'a
الَّذ۪ي
O zata ki
يَتَوَفّٰيكُمْۚ
canınızı alacak
وَاُمِرْتُ
ve emro- lundum
اَنْ اَكُونَ
olmakla
مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۙ
mü'minlerden
(Resulüm!) De ki: "Ey insanlar! Eğer benim dinim hakkında bir şüphe içindeyseniz bilin ki ben Allah'ı bırakıp da sizin kulluk yaptıklarınıza âbd ol(up kulluk yap)mam; fakat sizin canınızı alacak olan Allah'a âbd ol(up kulluk yap)arım; çünkü ben mü'minlerden olmakla emrolundum."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
شَكّ
İsim
ش ك ك
Şüphe
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لٰكِن
Harf-i istidrak
لٰكِن
Fakat, oysa, ama
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
تَوَفّٰى
Fiil-V
و ف ي
Vefat ettirdi, canını aldı, alıp götürdü
اَمَرَ
Fiil-I
ا م ر
Emretti, buyurdu
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan