close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûnus Sûresi 100. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ kâne linefsin en tu/mine illâ bi-iżni(A)llâh(i)(c) veyec’alu-rricse ‘alâ-lleżîne lâ ya’kilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse inanamaz. Düşünüp akıl etmeyenlere de azap eder.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hayır!) Allah’ın izni olmadan (gerçeği araştırıp Hakka teslim olmadan) hiç kimse iman edemez. O (Allah), akıllarını kullanmayan (ve nefsi hevâlarına uyan)ları (imandan ve İslam’dan mahrum ve) murdar kılıp (bırakır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimse iman etmez; Allah, azabı ve rezilliği, akıllarını kullanamayanlara musallat eder.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın iradesiyle bilgilendirme gerçekleşmeden hiçbir kimsenin iman etmesi mümkün değildir. Allahın vahiyle, melekle, kitapla, peygamberle iradi bilgilendirmesine rağmen akıllarını kullanmayan, gelişmeyen, iman edip cehaletten kurtulmayan fertlerin ve toplumların boynuna Allah kirli, pis, cahil, kâfir ve ceza mahkûmu yaftası asar.
bk. Kur’an-ı Kerim, 11/118-119; 13/31; 28/56; 88/21-22; et-Tefsîru’l-Kebir, 17/166-169.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah dilemedikçe hiç kimse iman edemez. O, iğrenç azabı akıl erdiremeyenlerin üzerlerine gönderir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah'ın izni olmaksızın, hiç kimse için iman etme (imkanı) yoktur. O, akıl erdiremeyenlerin üzerine iğrenç bir pislik kılar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah'ın izni olmadıkça, hiç bir kimsenin iman etmesi mümkün değildir. Bir de Allah, akıllarını iyi kullanmıyanlara azab verir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hiç kimse Allah’ın izni olmadan inanamaz. Allan manevi azabı, o akıl etmeyen insanların üzerine kılar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. O, akıllarını kullanmayanları murdar kılar.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah tarafından izin olmadan, kimse inan edemez, anlamayan kimseleri o azaba uğratır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah'ın izin vermedikçe (elbette ki) hiç kimse iman etmez. (Ama inanmak iradesi insanın elindedir. Allah) pisliği (huzursuzluğu, kokuşmuşluğu, azabı), akıllarını kullanmayanların üzerine yağdırır.
Bkz. 11/118-119, 13/31, 28/56, 88/21-22İnsanları özgür iradeleriyle yaratan Allah’tır. Allah isteseydi bu iradeyi kuluna vermez, onu iman etmek zorunda bırakırdı ve onun inkâra sürüklenme gibi bir opsiyonu da olmazdı. Ama Allah insanı diğer canlılardan farklı tutarak ona serbest irade verdi ve bu iradeyi insana yaraşır şekilde kullanması için de akıl verdi. Kur’an’da sıkça vurgulanan “aklın kullanılması” Allah’ı anlamanın ve insanca yaşamanın temelini oluşturmaktadır. İnsanın davranışlarını belirleme, denetleme ve yargılaması ya da hayrı şerden, doğruyu yanlıştan, hakkı batıldan ayırması ancak akılla mümkündür. Vahiy ile hayatın şekillenmesi aklın kullanılmasına bağlıdır. Kur’an’da birçok yerde: “Ey akıl sahipleri!” şeklindeki ilahi hitap, akıl sahibi olmanın dolaysıyla aklı kullanmanın önemine bir işarettir. İnsan ne sadece akılla kendini bulabilir ne de sadece vahiy ile yetinebilir. Allah’ın istediği, vahiyle aklın uzlaşarak işletilmesidir. Aklın gerektiği gibi kullanılmaması durumunda ise pislik içerisinde yani zulüm, adaletsizlik, haksızlık, günah, küfür ve şirk içerisinde kalınacağı ifade edilmektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın izni olmaksızın bir insân nasıl mü’min olur? Bunı anlamıyanlara Allâh te’âlâ ’azâb ider.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse inanamaz. O, aklını kullanmayanlara kötü bir azab verir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. Allah, azabı akıllarını (güzelce) kullanmayanlara verir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’ın izni olmadıkça hiç kimsenin inanması mümkün değildir. O, akıllarını kullanmayanları inkâr bataklığında bırakır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah’ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. O, akıllarını kullanmayanları murdar (inkârcı) kılar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Hiç bir kişi ALLAH'ın izni olmadan inanamaz ve O, akıllarını kullanmayanları rezilliğe mahkum eder.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kişinin iman etmesi mümkün değildir. Akıllarını kullanmayanlar üzerine Allah bir uğursuzluk yükler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allâhın izni olmadıkça hiç bir nefs için iyman edebilmek yoktur ve akıllarını husni isti'mal etmiyenleri o pislik içinde bırakır
Emrah Demiryent
swap_vert close
*Allah’ın izni (irâdesi/yaratması) olmaksızın (elbette ki) hiç kimsenin îmân etmesi mümkün değildir. O (Allah), azabı, aklını kullanmayan (ısrarla/inatla hakkı inkâr eden îmânsız) lara gönderir.
* “Allah’ın izni (irâdesi/yaratması) olmaksızın (elbette ki) hiç kimsenin îmân etmesi mümkün değildir”; Kul, kendi fiilinin yaratıcısı değildir. Fiili yaratan Allah Teâlâ, cüz’î irâdesi ile onu kesbeden de insandır. Allah Teâlâ, kullarına peygamberler, kitaplar, sahîfeler göndererek, hakkı-bâtılı bildirmiştir. Îmân edip etmeme hususu, kişinin kendi cüz’î irâdesine bırakılmıştır. Kendilerine bahşedilen cüz’î irâdeleri ile Allah Teâlâ’nın emrine/rızasına göre hareket etmeyi tercih edenler, O’nun rahmetine ve cennetine nâil olurlar, küfrü tercih edenler ise ebedî cehennem azabına düçar olurlar.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'ın bilgisi¹ dışında hiç kimsenin iman etmesi mümkün değildir.² Ve aklını kullanmayanları rics³ ile karşı karşıya bırakır.
1- Uygun görmesi. 2- 96. ayetten 101. ayete kadar şu husus ifade edilmektedir: Zulmedenlere/Zalimlere Allah hidayet etmeyecek. Zira onlar, zulümlerinin karşılığı olarak Cehenneme gitmeyi hak etmektedirler. Allah, yüzlerce ayette kesinlikle zalimleri bağışlamayacağını söylemektedir. Bundan şu gerçek ortaya çıkmaktadır ki, dünün Firavunları da bugünün diktatörleri, kralları, prensleri, toplumun azgın ileri gelenleri, kan dökücü zorbaları, haksız yere cana kıyanları, az bir değer karşılığında din satıcıları da kesinlikle imana eremeyeceklerdir. Eremeyeceklerdir ki, yaptıklarına karşılık Cehennem azabını tatsınlar. 3- Ahlaki kirlilik. Karakteristik kirlilik; ikiyüzlü, çıkarcı ve yalancı bir kişilik. Üzen, sıkıntıya sokan, rahatsız eden, acı veren, çirkin ve ahlaksızlık olan, azaba yol açan her şey “rics”tir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allahın izni olmadan hiç bir kimsenin îman etmesi mümkün değildir. O, akılları iyi kullanmazlara murdarlık (azâb) verir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki Allah'ın izni olmadan hiçbir kimsenin îmân etmesi mümkün değildir.(2)(Fakat O, irâdesini îmâna sarf eden kullarını hidâyete muvaffak kılar.) Azâbı ise, akıllarını kullanmayan (îmânsız)lara verir.
(2)“Îmân, Sa‘d-ı Taftazânî’nin tefsîrine göre: ‘Cenâb-ı Hakk’ın istediği kulunun kalbine, cüz’-i ihtiyârının sarfından (kulun cüz’î irâdesini kullanmasından) sonra ilkā ettiği (bıraktığı) bir nûrdur’ denilmiştir. Öyle ise îmân, Şems-i Ezelî’den (ezelî olan Allah’dan) vicdân-ı beşere (insanın vicdânına) ihsân edilen bir nûr ve bir şuâ‘ (ışık)dır ki, vicdânın içyüzünü tamâmıyla ışıklandırır.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 37)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve Allah’ın izni (kullarına verdiği akıl, irade ve iman etme imkânı) olmasaydı, hiçbir kimsenin (gerçekten) iman etmesi de mümkün olmazdı. Ve ricsi (huzursuzluğu, cehaleti, zilleti, azabı), akıllarını kullanmayanların üzerine bırakır. *
(*) Allah tarafından insanlığın hidayet olmaları için belirlendiği yolda akıl, irade ve gayretini sarf etmeyenlerin gerçekten iman etmeleri mümkün değildir. Yani Allah’ın kendilerine verdiği iradeyle hidayet olmayı gayret edenleri iman etmeye muvaffak eder. Hidayet olmak için irade ve gayretini göstermeyenleri de iman etmeye zorlamaz. Çünkü burada ki (اذن الله)’’iznillah’’ yani Allah’ın izni, Allah’ın kullarına verdiği akıl, ilim, irade ve iman etme imkânıdır. İşte bunun sayesinde insanlar iman edebiliyorlar. Aşağıdaki tefsir metinlerine bkz: ومعنى " الإذن" في هذه الآية الإرادة والتقدير لذلك، فهو العلم والتمكين (المحرر الوجيز في تفسير الكتاب العزيز- اللباب في علوم الكتاب ) ويقال: إلا بأمره وقد أمرَ اللهُ الكلَّ بالإيمانِ، وَقِيْلَ: معناهُ: إلا بتمكينِ الله ) {وَيَجْعَلُ ٱلرِّجْسَ عَلَى ٱلَّذِينَ لاَ يَعْقِلُونَ}: ويجعل العذاب على الذين لا يعقلون، أي: لا يستعملون عقولهم حتى يعقلوا، أو على الذين لا ينتفعون بعقولهم. (تأويلات أهل السنة – الامام ماتريدي) (ويجعل الرجس عَلَى الّذينَ لاَ يَعْقِلُونَ ) أي الّذينَ لا يستعملون عقولهم بل يتمسّكون بتقاليد آبائهم (من كتاب حقائق التأويل في الوحي والتنزيل ) .{عَلَى ٱلَّذِينَ لاَ يَعْقِلُونَ} لا يستعملون عقولهم بالنظر في الحجج والآيات (إرشاد العقل السليم إلى مزايا الكتاب الكريم) أَولا يستعملون عقولهم بالتدبر فى الدلائِل والآيات (تيسير التفسير) {ويجعل الرجس على الذين لا يعقلون} معناه ويجعل العذاب على الذين لا يتفكرون حتى يعقلو فكأنهم لا عقول لهم (مجمع البيان في تفسير القرآن) أو لا يستعملون عقولهم بالنظر فيها، وهذا أنسب بقوله{قُلِ انْظُروا} أى تفكروا {ماذَا في السموات}(هميان الزاد إلى دار المعاد) {عَلَى ٱلَّذِينَ لاَ يَعْقِلُونَ} أي لا يستعملون عقولهم بالنظر في الحجج والآيات (روح المعاني - الالوسي) ويجعل الرجس أى الكفر وما يترتب عليه من عذاب على القوم الذين لم يستعملوا عقولهم فيما يهدى إلى الحق والخير،(الوسيط في تفسير القرآن الكريم) {عَلَى ٱلَّذِينَ لاَ يَعْقِلُونَ} لا يستعملون عقولهم بالنظر في الحجج والآيات (انوار التنزيل واسرار التأويل - البيضاوي):  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Herhangi bir nefsin (kişinin) Allah dilemedikçe iman etmesi yoktur[14]. Allah aklını kullanmayanları pislik içinde bırakır.
[14] Bu ayette Allah insanların iman etmelerine kendilerinin karar vermesini ve imanlarının sorumluluklarını da kendilerinin üstleneceğini, elçisine hatırlatıyor. Yani: Allah zorla iman ettirmeye gücü yettiği halde bunu yapmıyor. O halde sende iman etmeleri için zor kullanma, dileyen şükretsin, dileyende inkâr etsin. “76 İnsan Sur. 3” diyor.  
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah’ın uygunu olmadıkça kimse inanç getiremez. Allah azabı aklını kullanamıyanlara gönderir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/ın izni olmaksızın hiçbir kimse iman getiremez. Allah delâile akıl erdirmeyenlere de mahrumiyet [²] verir.
[2] Yani Allah ayat-ı İlâhiye'yi taakkul etmeyen kısmını imandan mahrum eder, ona azap verir  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah’ın izni olmaksızın hiçbir nefis/kimse inanmaz⁴¹. O, aklını kullanmayanların üzerine pislik/belâ [rics] yağdırır.⁴²
41 Bu ayet bir önceki ayetle beraber ele alınmalıdır. 42 Aklını kullanmayanların yaptıkları işlerden ne kadar pişman oldukları gözler önündedir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse iman edemez. O, aklını kullanmayanların üzerine bir pislik karar kılar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sen ne kadar çırpınsan da, Allah izin vermedikçe hiç kimse iman etmez. Ve şu halleriyle, Allah buna izin vermeyecektir. Çünkü O, akıllarını kullanmayan böyle önyargılı ve kötü niyetli insanların kalpleri üzerine, hakîkati görme yetisini kirletip örten, vicdan ve kabiliyetini körelten, akıllarını kullanma özelliklerini yok eden mânevî pislikler yağdırır! Bu ilâhî kanun gereğince, hakîkate yönelmeyen insanların iman etmeleri mümkün değildir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir kimse için Allah’ın izniyle olmadan inanmak mümkün / olası değildir. Akletmez olanlara Rezillik veriyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah'ın izni olmadan, kimse imana gelmez. Allah, kafasını çalıştırmayanları pis işlere bulaştırır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Unutma ki Allah’ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. Rabbin inanmanın kurallarını önceden bildirmiştir. İnsanlar kendi akıllarıyla, kendi iradeleriyle inkârı veya imanı seçerler. Hiç bir varlık, hiç bir kimse, insanın inanmasına veya inanmamasına hükmedemez. İnsanlar çeşitli nedenlerle birtakım insanların inanmalarını isteseler bile, bu isteme ancak temenniden ibarettir. Sen sevdiklerini iman etmeye zorlasan ne çıkar? İnandım der, ama inanmamıştır. İman eden kişiyi inkâra zorlasalar ne çıkar? İnkâr ettim der, ama inkâr etmemiştir. Rabbin hiç kimseyi zorla söyletilenlerden sorumlu tutmaz. İnsanlar insanların kalbini değiştiremez. Sadece Rabbin insanların kalbindekini değiştirmeye kadirdir. Ancak Rabbin hiçbir insanın kalbini, kendisi istemedikçe değiştirmez. Rabbinin adaleti budur. Rabbin ister ki; kalbiyle inananla, kalbiyle inanmayan ayrılsın! Hiçbir baskı yapılmasın! Çünkü Rabbin insanları özgür iradeleriyle seçtiklerinden, özgür iradeleriyle yaptıklarından sorumlu tutar. Değilse zorla iyilik yaptırılanla, zorla kötülük yaptırılan arasında hiçbir fark yoktur. Zorla yaptırılan şeyler insanlara ait değildir. Kim insanları zorlayarak inkâra sürüklerse katımızdaki cezası çetindir. Kim de iyilik yapmaya zorlandığı için iyilik yapmışsa karşılığını alamaz. Çünkü Rabbin isteyerek, gönülden yapılan şeyleri mükâfatlandırır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’ın izni olmadan kimse inanamaz. [*] Akıllarını kullanmayanlara pislik verir (yağdırır). [*]
Âyette sözü edilen [iznillâhi] tamlaması “Allah’ın izni, müsaadesi, yol göstermesi, gerçeği duyurması, yardım etmesi, kolaylaştırması ve hüküm vermesi” manalarını içermektedir. Rabbimiz, insanlara vicdan, fıtrat, akıl ve irade verip peygamberler görevlendirmesi ve kitap göndermesi ile bu konudaki buyruklarını insanlara duyurmuştur.,Benzer mesaj: Enfâl 8:22. Bu ayet akıl etmenin dindeki vazgeçilmez yerinin ve öneminin en açık ifadelerindendir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Hiçbir kimsenin Allah’ın izni olmaksızın îman etmesi mümkün değildir¹. Ve (Allah dilerse akıllarını kullanarak) îman etmeyen kimseleri pislik (şirk/küfür/azap) içerisinde bırakıverir.
1 Akıllarını/iradelerini kullanarak Allah’a îmanı tercih etmek insanlara, îmanı gönüllere tam olarak yerleştirmek ise Allah’a aittir  
Muhammed Esed
swap_vert close
hem de, hiç kimsenin, Allah’ın izni olmadıkça ¹²³ asla imana erişemeyeceği ve aklını kullanmayanlara alçaltıcı, bayağılaştırıcı [inançsız]lığı musallat edenin O olduğu (gerçeği) ortadayken? ¹²⁴
123 Yani, doğruyla eğriyi ayırd etme yetisi de dahil, insan doğasına yerleştirdiği kuvvet ve yatkınlıklar yanında bir de bizâtihî Allah’ın yol göstermesi olmadıkça. İnsanın ahlakî seçim konusundaki özgün iradesi, insanın kendi Tanrı vergisi doğasına, yani, fıtratına uymaktaki istekliliği ya da isteksizliğiyle kendini belli ettiğine göre, imana erişmenin, son tahlilde Allah’ın hidayet ve inayetine bağlı olduğu söylenebilir. (Bu konuda karş. 2. sure, 19. not; ayrıca, 14. sure, 4. not).124 Karş. 8:22 ve 55; ayrıca ilgili 58. not. Karşılaştırma için işaret edilen ayetlerde olduğu gibi, yukarıdaki ayette de inançsızlık, kişinin ister peygamberlere indirilen vahiyle doğrudan ifade edilsin, ister -Kur’an’ın bundan sonraki ayette bir kere daha altını çizdiği üzere- yaratılmış âlemdeki gözlenebilir olgularda insanın müşahede ve idrakine açık tutulmuş ayetler, alamet ve işaretler yoluyla ifade edilmiş olsun Allah’ın mesajlarını anlamak, algılamak noktasında aklını kullanmaya peşinen isteksiz olmasının bir sonucu olarak gösterilmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah’ın izni (akıl ve irade vermesi) olmasaydı hiç kimse iman edemezdi. Zira O, aklını kullanmayanları pislik içinde bırakır. 21/10, 25/44, 67/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hem Allah’ın (akıl ve irade vermek sûretiyle gerçekleşen) izni olmasaydı, hiçbir insan imana eremezdi! Ve O aklını kullanmayanları pisliğe mahkûm eder![¹⁶⁷⁴]
[1674] Zımnen: Kokuşmuş ve çürümüş bir hayatı yaşamaya. Veya: “onur kırıcı iğrenç musibetlere..” (Ricsin “pislik” anlamı için bkz: 7:71, not 54. Ayrıca bkz: 6:125, not 108). Parantez içi açıklamamız âyetin son cümlesine dayanmaktadır. Aklını kullanmamak, tüm sapmaların çıkış noktası olarak gösteriliyor. Vahyin amacı insana aklını doğru kullanmayı öğretmektir. Yani, insanın kendini pisliğe mahkûm etmesine mani olmaktır. İç dünyasını vahye inşâ ettirmeyenler, değdiği her şeyi önüne katıp sürükleyen bir sel gibi gürül gürül akan duyguların ve güdülerin dünyasına teslim olurlar. Akıl, kalbin duygu selini kontrol altına almak için verilmiştir. Bu yüzden akıl kalbin bağı hükmündedir. Kalbine akılla ferman dinletemeyen kimse, bir müddet sonra eline, ayağına, gözüne, kulağına, diline, dudağına da sahip olamamaya başlar. Nihayet kendine sahip olamaz hâle gelir ve kendini kaybeder. Can alıcı soru şudur: Kendini kaybeden neyi kazanabilir?  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah’ın izni olmadan hiç kimsenin iman etmesi mümkün değildir. O, murdarlığı (azabı) ancak aklını (ve hür iradesini iyi yollarda) kullanmayanların üzerine yükler! (Böylece onları hidayetinden yoksun bırakır)
Osman Fırat
swap_vert close
Allâh’ın izni olmadan hiç kimse iman edemez. Ve (Allâh) ricsi/iğrençliği akıllarını kullanmayanların üzerine bırakır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hiçbir şahıs için Allah Teâlâ'nın izni olmaksızın imân etmek kabil değildir. Ve murdarlığı âkilâne düşünmez kimselerin üzerine kılar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'ın izni olmadıkça hiç bir kimsenin iman etmesi mümkün değildir. (O, akıl ve iradelerini iman tarafına kullananlara iman nasib eder). Fakat akıllarını çalıştırmayanlara ise şeytanı musallat eder, o pislikte bırakır. [11, 118-119; 13, 31; 88, 21-22; 28, 56]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'ın izni olmadan hiç kimse inanmaz ve (Allah) pisliği (huzursuzluğu, azabı), akıllarını kullanmayanların üzerine kor.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh'ın izni olmadıkca bir nefs îmân idemez. Allâh Te'âlâ mundar 'azâbını, ta'akkul itmeyenler üzerine havâle ider.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah’ın onayı olmadan kimse inanıp güvenmiş (mümin) sayılmaz. Allah, aklını kullanmayanların üstünde inançsızlık pisliği oluşturur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse inanamaz. O, aklını kullanmayanlara kötü bir azap verir. Ve pisliği akıllarını kullanmayanların üzerine koyar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hiç kimse Allah'ın izni olmadan iman etmez. Aklını kullanmayanlara ise, O, pisliği(17) musallat eder.
(17) İnkâr ve isyan pisliği. Yahut pek fena bir azap.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez. Allah, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı olmadı hįç nefs kim įmān getüre illā Tañrı destūrıyıla. daħı ķılur 'azābı anlaruñ üzere kim añlamazlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı īmān getürmek yoḳdur bir nefse illā Tañrı Ta‘ālā buyruġı bile. Daḫıḳılur Tañrı Ta‘ālā rüsvāylıġı ol kişiler üstine ki fikr eylemezler delīl‐lerde.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Heç kəs Allahın izni olmadan iman gətirə bilməz (buna görə də əbəs yerə özünü yorma). Allah (Özünün öyüd-nəsihətlərini, hökmlərini) anlamayanları əzaba (kəsafətə) düçar edər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
It is not for any soul to believe save by the permission of Allah. He hath set uncleanness upon those who have no sense.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
No soul can believe, except by the will of Allah,(1481) and He will place Doubt(1482) (or obscurity) on those who will not understand.
1481 To creatures endued with Will, Faith comes out of an active use of that Will. But we must not be so arrogant as to suppose that that is enough. At best, man is weak and in need of Allah's grace and help. If we sincerely wish to understand, He will help our Faith; but if not, our doubts and difficulties will only be increased. This follows as a necessary consequence, and in Qur'anic language all consequences are ascribed to Allah, the Cause of Causes. 1482 Rijs (from rajisa, yarjisu, or rajasa, yarjasu) has various meanings: e.g., (1) filth, impurity, uncleanness, abomination, as in 9:95; (2) hence, filthy deeds, foul conduct, crime, abomination, thus shading off into (1), as in 5:90; (3) hence punishment for crime, penalty, as in 6:125; (4) a form of such punishment, viz., doubt, obscurity, or unsettlement of mind, anger, indignation, as in 9:125, and here, but perhaps the idea of punishment is also implied here.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا كَانَ
ve olmadı
لِنَفْسٍ
bir kim-se için
اَنْ تُؤْمِنَ
iman etmesi
اِلَّا
an- cak
بِاِذْنِ
izni ile
اللّٰهِۜ
Allah'
ın
وَيَجْعَلُ
ve kılar
الرِّجْسَ
pisliği
عَلَى الَّذ۪ينَ
o kimseler üzerine ki
لَا يَعْقِلُونَ
aklını kullanmıyorlar
Allah izin vermedikçe bir kimsenin iman etmesi mümkün değildir. O, aklını kullanmayanların üzerine (şirk ve küfür) pisliği(ni) döker.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اِذْن
İsim
ا ذ ن
İzin
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
رِجْس
İsim
ر ج س
Pislik, murdar, pis olan
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَقَلَ
Fiil-I
ع ق ل
Aklını kullandı, akletti, akıl erdirdi