Ey Âdemoğulları! (Siz dünyada iken) şeytana (şeytani güçlere) tapmayacağınıza (kul ve köle olmayacağınıza) dair (elçiler aracılığıyla) sizden söz almamış mıydım? Şüphesiz o, size açık bir düşmandır." *
(*) Ahd; emir, talimat, taahhüt, antlaşma, yükümlülük, itimat veren söz, bir şeyi korumak anlamlarına gelir. Kur’an’da ayrıca yemin ve misak da kullanılır. Bağlamlarına göre farklı nükteler barındırır. Bir şeyi her durumda koruyup gereğini yerine getirmek demek olan ‘ahid’de kesin söz verme vardır. Yemin, ahdin dinî ve kutsî yönünü; söz verme ise biraz daha ahlâkî ve sosyal yönüne yakındır. Çevresini imar ve inşa edip güzelleştirmeyen, tüketip kirleten ve zarar verenler insanlıktan çıkmış, ahdini bozmuş olur. Allah’a verilen söz, beşerin insan olup yeryüzünün halifesi olma potansiyelinden gelir. Bu donanımı suç ve kötülükte kullanmak ahdi bozmak, şeytana kul olup sıratımustakîmden uzaklaşmaktır. (Kurandan Hayata) Şeytana kulluktan maksat, onun vesveselerine kapılmak ve telkinlerine uymak, Allah’a isyan teşkil eden buyruklarını yerine getirmektir (Taberî, XXIII, 23; İbn Atıyye, IV, 459)