close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yâsîn Sûresi 51. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Venufiḣa fî-ssûri fe-iżâ hum mine-l-ecdâśi ilâ rabbihim yensilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Sur üfürülmüştür de o anda kabirlerinden çıkıp Rablerinin tapısına koşuyorlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Dünyada böyle rezil ve zelil edildikten sonra, kıyamette de) Sur’a üfürülecektir; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde ve mecburen) akın edip gideceklerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Artık sonuncu sûr'a üfürülmüştür. Bir de bakarsın hepsi, kabirlerinden kalkmış, Rablerine doğru akın akın gidiyorlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nihayet sûra üfürülecek. Bir de bakarsın ki, onlar kabirlerinden kalkıp koşarak Rablerinin huzuruna giderler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sur'a üflenmiştir. Artık onlar kabirlerinden Rablerine doğru koşup giderler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sur'a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Bir de ikinci defa) Sûr'a üfürülmüştür. Ne baksınlar, kabirlerden Rablerine doğru akın ediyorlar!
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Ve ikinci patlama olarak) Sur’a (borazana) üfürülür. O zaman kabirlerinden çıkarak Rablerinin huzuruna akıp giderler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sûr'a üfürülünce bir de bakarsın ki onlar bulundukları yerden kalkıp, koşarak Rabblerine giderler.
Besim Atalay
swap_vert close
Sûr üfrülünce, onlar mezarlarından kalkarlar, Tanrılarına koşuşurlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve (sonra yeniden diriliş) Sur'una üfürülünce, mevzilerinden çıkıp Rablerine koşacaklar.
Cemil Said
swap_vert close
Sûr nefh olunacak ve mezarlarından çıkub rablerinin nezdine koşacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sura üflenince, kabirlerinden Rablerine koşarak çıkarlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sûra üfürülür. Bir de bakarsın, kabirlerden çıkmış, Rablerine doğru akın akın gitmektedirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sûra üflenmiştir. Artık onlar kabirlerinden kalkıp rablerine doğru koşmaktadırlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nihayet Sûr'a üfürülecek. Bir de bakarsın ki onlar kabirlerinden kalkıp koşarak Rablerine giderler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Boruya üflenince, onlar mezarlarından kalkıp Rab'lerine koşacaklar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sûr'a üfürülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de sur üfürülmüştür ne baksınlar kabirlerinden rablarına doğru akın ediyorlardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Derken, mahlûkatın yeniden dirilişi için, görevli meleğimiz İsrâfîl tarafından, emrimiz üzere, ikinci kez) Sûr’a üfürülür, böylece onlar kabirlerinden (diriltilip, hesap vermek üzere hızlı bir şekilde), Rablerinin (manevi) huzuruna giderler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sur'a¹ üflenmiştir! İşte o zaman onlar, kabirlerinden Rabb'lerine akın ederler.
1- Sûr'a üflenme; toplanmayı veya tehlikeyi, bir şeyin başlamasını veya bitmesini haber vermek için bir borunun, düdüğün veya sirenin çalınmasına benzer bir şeyi çağrıştırmaktadır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Suur» a üfürülmüşdür. Artık bakarsın ki onlar kabirlerinden (kalkıp) Rablerine doğru koşup gidiyorlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve sûra (ikinci def'a) üfürülmüştür de bakarsın ki onlar kabirlerinden (kalkıp)Rablerine koşuyorlar!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (daha sonra yeniden diriliş için) Sûr’a (ikinci defa) üfürülmüş olacaktır; böylece onlar (dirildikten sonra) bulundukları yerlerden Rablerine doğru (hesap vermek için dalgalar halinde) süzülüp giderler. *
(* ) Sûra üfleme iki sefer olacaktır. Birincisi dünyanın sonu ve ölüm, ikincisi de yeniden diriliş ve ahiret içindir. (Bkz. Hâkka:13, Tâhâ:102, Neml:87–90, Nebe:18, Kehf:99, Müminûn:101, Zümer:68, En’âm:73… Ecdas için kabirler manası vermek isabetli ve doğru değildir. Zira Âdiyat sûresinde kabir “kubur” olarak zikredilmiştir. Yani (أجداث) ‘’ecdas’’diriliş için süra’’üfürüldükten sonra insanların bulundukları yerler demektir, zaten her ölen insan kabre de gömülmüyor. Bu nedenle ecdas’ın anlamı, kabrin anlamından daha geniştir. Arapça metnine bkz: فإن المعنى الثابت للقبور يظل هو المكان الذي دفن فيه الموتى أما الأجداث فقد ذكرت ثلاث مرات في القرآن الكريم ، وذلك في ( ونفخ فى الصور فإذا هم من الأجداث الى ربهم ينسلون ) يس : 51 ( خشعا أبصرهم يخرجون من الأجداث كأنهم جراد منتشر ) القمر : 7 . . ( يوم يخرجون من الأجداث سراعا كأنهم الى نصب يوفضون ) المعارج : 43 .ونلاحظ أن الآيات الثلاث هنا لم تتحدث عن موتى ، بل تحدثت عن أحياء ، لأنهم في آية يس ينسلون ، وفي آية القمر يخرجون وأبصارهم خاشعة ، وفي آية المعارج يخرجون سراعاً ، وهذا يعني أن الأجداث لم تعد قبوراً .ومن هنا ندرك الفرق بين القبور والأجداث ، حيث القبور هي الأماكن التي دفن فيها الموتى ، وأما الأجداث فهي نفس الأماكن ولكن بعد أن بُعِث منها الموتى وعادت إليهم الحياة مرة أخرى (لطائف قرآنية...هل تعلم ما الفرق بين"القبور"و "الأجداث"؟)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Diriliş işareti verildiğinde, hemen kabirlerinden kalkarak Rablerine doğru (hesap vermek için) insan seli halinde akıp giderler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Boru üfürülünce kabirlerinden kalkıp çalaplarına doğru koşacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kıyamet borusu çalındıkta hemen onlar mezarlarından kalkıp Rablerine doğru koşacaklar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sura üfürülünce,¹⁴ bir de bakarsın ki bulundukları yerlerden/kabirlerden [ecdâs] kalkıp, Rablerine doğru koşarak gidiyorlar.¹⁵
14 Krş. En’âm, 6/73; Kehf, 18/99; Tâhâ, 20/102; Mü’minûn, 23/101; Neml,27/87; Zümer, 39/68 15 Krş. İbrâhim, 14/43; Kehf, 18/31; Sâd, 38/51; Kâf, 50/44; Tûr, 52/20; Kamer, 54/7-8; Rahmân, 55/54; Vâkıa, 56/15-16; Meâric, 70/43-44; İnsan,76/13;  
Kadri Çelik
swap_vert close
Sur'a üflenince, hemen kabirlerinden rablerine doğru koşarak çıkarlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Derken, sûra bir kez daha üflenecek ve yeniden diriliş için sura üflenecek; işte o anda, bütün insanlar mezarlarından kalkıp Rab’lerine doğru koşacaklar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sur’a üfürüldü; onlar rabb’lerine doğru Ecdâs’dan / Kabirler’den akın ederler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İkinci sur üflenince, insanlar kabirlerinden derhal fırlayıp, Rab'lerine doğru sessizce akarlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Günü gelince Sûr’a üfürülecek. Onlar; Sûr’a üfürüldüğünde kabirlerinden kalkıp, isteseler de istemeseler de koşarak Rabbinin hesabına gelirler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sûr’a üflendiğinde, [*] bir de bakarsın ki (hemen) mezarlar(ın)dan (kalkarak) Rablerine koşacaklar.
Benzer mesajlar: En‘âm 6:73; Kehf 18:99; Tâhâ 20:102; Mü’minûn 23:101; Neml 27:87; Zümer 39:68; Kâf 50:20; Hâkka 69:13; Nebe’ 78:18.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Onlar, kıyamet günü) sur’a üfürülünce; bir de bakarlar ki kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) akın ediyorlar.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [sonra yeniden diriliş] sûru üflenecek; işte o zaman tümü kabirlerinden çıkarak Rablerine doğru koşacaklar!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İkinci sur’a üflenince, bir de bakarlar ki kalkıp, Rablerinin huzuruna doğru koşmaktalar. 39/68...74, 50/19...35. 69/13.37
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken sura üflenmiştir;[³⁹⁶¹] ve işte o zaman hemen mevzilerinden çıkıp Rablerine koşacaklar.
[3961] Veya Katâde’nin sûru suver okuyuşuna dayanarak: “..suretlere (ruh) üflenmiştir.”  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sûr'a (tekrar) üflendiğinde (ikinci nefha) ise onlar kabirlerinden (kaldırılıp) Rablerinin huzuruna doğru akın akın koşarlar (sevk edilirler)
Osman Fırat
swap_vert close
Sûra üfürülür. O zaman bulundukları yerden çıkmış, Rablerine doğru akın akın gitmektedirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Sûr'a üfürülmüş (olacak)dır. Artık onlar o zaman kabirlerinden (kalkıp) Rablerine doğru sür'atle yürümekte bulunurlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sura üflendi, “Kalk! ” borusu çaldı! . . İşte mezarlarından kalkıp, Rab'lerinin huzurunda duruşmaya koşuyorlar. . .
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sur'a üflendi. İşte onlar kabirlerden Rablerine koşuyorlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve sûra nefh olundukda kabirlerinden kalkarak rableri tarafına doğrı sür'atle giderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sura üflenince derhal kabirlerinden kalkacak, hızla Rablerine doğru akın edecekler;
Şaban Piriş
swap_vert close
Sur'a üflenince, kabirlerinden kaldırılıp, Rab'lerinin huzurunda sıralanacaklardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve sûra üfürülür. O anda onlar kabirlerinden çıkmış, Rablerine doğru koşmaktadırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sûra üfürülmüştür! Bak, işte kabirlerden, Rablerine doğru akın akın gidiyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ürildi śūr içine pes ol vaķt anlar sinlerinden çalabı’larındın yaña yügrişeler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ürile ṣūr içine, pes anlar ol vaḳtda sinlerden Tañrıları ḥażretineyügürişürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sur (ikinci dəfə) çalınan kimi (qiyamət günü) qəbirlərindən qalxıb sür’ətlə Rəbbinin hüzuruna axışacaqlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the trumpet is blown and lo! from the graves they hie unto their Lord,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The trumpet shall be(3997) sounded, when behold! from the sepulchres (men) will rush forth to their Lord!
3997 Traditionally, the angel who will sound the Trumpet is Israfil, but the name does not occur in the Qur'an. The Trumpet is mentioned in many places: e.g., 6:73; 78:18, etc.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَنُفِـخَ
nihayet üfürülür
فِي الصُّورِ
Sûr'a
فَاِذَا
hemen birden
هُمْ
onlar
مِنَ الْاَجْدَاثِ
kabirlerinden
اِلٰى رَبِّهِمْ
Rabblerine
يَنْسِلُونَ
koşarlar
Nihayet Sûr'a (ikinci defa) üfürülür. Bir de bakarsın ki onlar, kabirlerinden (kalkıp akın akın) Rabblerin(in huzuruna doğr)u koşarlar.
نَفَخَ
Fiil-I
ن ف خ
Üfledi, nefhetti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
صُور
İsim
ص و ر
Sûr
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَجْدَاث
İsim
ج د ث
Kabirler
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
نَسَلَ
Fiil-I
ن س ل
Akın etti, koşturdu